30 Kasım 2011 Çarşamba

Örümcek Adam Daha Önce de Avengers'daydı

Bilindiği üzere Marvel Comics'in en büyük kahramanları topluluğu The Avengers şimdilerde Gerekli Şeyler tarafından düzenli olarak basılırken grup elemanları arasında Örümcek Adam'a rastladık. Bu "tek tabanca"nın Avengers'daki ilk üyeliği değil.
The Avengers'in 1990 yılı vol 1 sayı 315'inde Örümcek Adam gruba dahil olmuş, Titan Thanos'un kızı Nebula'nın evreni ele geçirme planlarına karşı uzayda savaşmıştı. Ancak bu grup ve uzay çatışmaları ona pek uymamış 318. sayıda Captain America tarfından gruptan çıkarılmıştı.
Dünyaya döndüklerinde aralarında şöylesi bir konuşma geçiyordu.
Örümcek - Şey, Yüzbaşı, bir sorun yoksa eve gidip karıma evreni maya yardım ettiğimi söyleyeyim.
Yüzbaşı - Tabii, olur, gel az yürüyelim birlikte.
Yüzbaşı - Örümcek, senin güçlerinin daha çok suçlularla savşat işe yarayacağını düşünüyorum. Yeteneklerinin bir grup veya yüzleştiğimiz türden mücadelelerde yetersiz kaldığına inanıyorum.
Örümcek - ... Atılıyor muyum yani?
Yüzbaşı - ... İstifa ettin sayalım.
Örümcek - Tamamdır o zaman. Ben gidiyorum. Galactus geldiğinde haber verin ama... Hoşçakalın!

Şimdilerde gördüğüm kadarıyla Örümcek hala grupta. Bakalım bu defa atılacak mı, istifa mı edecek... Yoksa, yoksa kalacak mı?

Ümit Kireççi

Brendon "reyibçih"de!

1993 yılında DC Comics'in Justice League International dizisini okuduğumda rastlamıştım "Erewhon" ismine. Dr. Light adlı kadın kahraman bedeni olmayan ama istediği bedene girebilen bir "birine" bu ismi veriyordu 58. sayıda: Erewhon! Hatta ismi olmayan karaktere açık açık "Samuel Butler'in bir anagramı, adın bu olsun" diyordu. Bu şekilde 56. sayıda ortaya çıkan, 58. sayıda isim alan, 67. sayıda dizi bittiğinde de hikayesi havada kalan bu karakter DC Comics çöplüğüne atılıyordu.

Yıllar sonra 2011'de 1001 Roman Yayıncılık Brendon'un daha önce yayınlanmamış hikayelerini basmaya başladığında çok sevinmiştim ki 3 fasikülü barındıran 2. cildin ikinci öyküsünde "Animah" adlı öyküde tekrar rastladım Erewhon'a. "Londra'nın Güney Doğusundaki Erewhon Şehri"... Disutopik bir çizgi romanda Utopik bir romanın olmayan ülkesi.

Erewhon, Samuel Butler'in "Erewhon: or, Over the Range" adıyla kaleme aldığı ve kendisinin 1872'de yayımladığı romanda geçen hayali bir yerdir. Nowhere'in anagramıdır. "h" ile "w" yer değiştirmiştir bu sözcük oyununda. Bu yüzden ben de "hiç bir yer"i başlıkta "reyibçih" olarak yorumladım eğlence olsun diye. İşte bu roman Butler'in Yeni Zelanda'da koyun çobanlığı yaptığı dönemlerde gezip dolaştığı ve keşfettiği güney bölgelerini de anıştırıyor. Hatta o kadar anıştırıyor ki o bölgedeki en büyük koyun yetiştirme merkezine onu onurlandırmak için Erewhon adı verilmiş.
Roman, George Orwell'in disutopyası 1984'ün aksine Swifft'in Gülliver'in Seyahatleri'ne, ütopyaya benzetilmektedir. Butler, Erewhon'da Viktoryen tarzda adalet sistemi, cezalandırmaları, dini, insanı evrenin merkezi olarak gören görüşe (Anthropocentrism), hastalıkları kriminal suç olarak gören adalet sistemine ve Darwin'in türlerin Kökeni'nden yola çıkarak makinelerin zararlı olabileceği görüşüyle satirik bir dille eleştirmektedir. Bu şekilde de Büyük Britanya İmparatoluğunu hicvetmiştir.

İşte bir sözcük oyunu ve onu kullanan yaratıcı beyinlerin eserleri.

Nereden nereye? JLE'den Brendon'a, Erewhon'dan Reyibçih'e...


Ümit Kireççi

29 Kasım 2011 Salı

Kadına Şiddete Hayır!

ALO 183...
Kadına, özürlüye, çocuğa, şiddete maruz kalabileceklere yardım hattı! Ve belki de "hayvanım beni durdurun" diyebileceklere de yarayabilecek bir numaradır bu... ALO 183!
Çizim - Ron Frenz

Ömer Muz Resim Sergisi


Paylaşım - Yener Çakmak

Tayyar Özkan'dan Çizgi Roman Kursu

Çizgi Roman Atölyesi:
Atölyede karakter yaratma ve desen teknikleri üzerinde durulacak, bu aşamada yaratılan karakterler öykülerle harmanlanarak çizgi romancılığın temellerine giriş yapılacaktır.Eğitmen Tayyar Özkan Hakkında:
1989 yılında New York'a giden ve burada reklam ajanslarına çizimler yapan Tayyar Özkan, 1993'te Caveman adlı serisini dünyaca ünlü Heavy Metal dergisinde yayımlamaya başladı. 1997 yılında, New York'ta ilk Caveman albümünü çıkaran Özkan, zaman zaman serinin devam bölümlerini çizmeye devam etmektedir.
Eğitim, Çarşamba ve Perşembe günleri 16:00 - 19:00 arası.
Piha Kolektif SanatCaferaga Mah. Bademalti Sok. No:17/B, Moda Istanbul
Ayrıntılar - http://www.sehirfirsati.com/deals/anadoluyakasi/piha/1697474


28 Kasım 2011 Pazartesi

ÇROP Blog ve ÇROP İstatistikleri 2011

2009 yılında paylaştığımız bilgilerin üzerinden iki sene geçmiş. Yine, wordpress'de ilk açılan blogumuzu hesaba katmadan bazı bilgiler paylaşmışız o tarihteki yazımızda. Çok da mutluymuşuz ortalama 300-350 ziyaret alabildiğimiz için :)
Çok şey değişmiş o günden bu yana. Ziyaret sayımız artarken alexa.com üzerinden edindiğimiz veriler son derece üzücü bir grafik izlemiş. Geçen bahar aylarında blogger'ın bir süre kapalı kalışıyla birlikte dünyadaki ve Türkiye'deki konumumuz fena halde dibe vurmuş yeniden toparlanmamız aylar almıştı.
2009 verilerine göre konumumuz "Dünyada en çok tıklanan 956,357 site/blog (geçen hafta 927 binlerdeydi) Türkiye'de en çok ziyaret edilenler sıramalasında da 21,300 (yaz aylarında bir ara 11 bine tırmanmıştı) Bize link veren sayısı - 25 (Çoğu arama motoru) " http://cizgiromanokurlariplatformu.blogspot.com/2009/10/cropun-dunyadaki-yeri.html
Şimdilerde ise dünyada 2,838,478'de iken Türkiye'de sıramız 50,199. Bize link veren kaynaklar ise 90. Aşağıdaki ziyaret verilerini okuduğunuzda bu rakamın neden bu kadar düşük olduğunu siz de sorgulayacaksınız eminiz. Ziyaret ikiye katlandı, link verenler üçe... İşte 2011 Kasım ayı (28 Kasım 201 1) verileri:
ÇROP Blog
http://cizgiromanokurlariplatformu.blogspot.com/
Blog / Yazı / Haber - 1,790
Günlük Ortlama Ziyaret - 500 Kişi
Aylık Ortalama Ziyaret - 15,000 kişi
Günlük En Düşük Ziyaret - 300 kişi
Günlük En Yüksek Ziyaret - 2,491 Kişi
Toplam Ziyaret (2008-2011) - 416.608 Kişi
Blog'u Sürekli İzleyenlerin Sayısı - 229 Kişi

ÇROP Facebook
Grup Sayfamız - http://www.facebook.com/#!/groups/47270884013/
Üye Sayımız - 481 Kişi

ÇROP Facebook Adresimiz
http://www.facebook.com/#!/profile.php?id=100000468831747
Arkadaş Sayımız - 2,250 Kişi

ÇROP Deviantart - http://cizgiromanokurlari.deviantart.com/
Ziyaret - 13, 022

Twitter http://twitter.com/cizgiroman
Yahoo Group http://groups.yahoo.com/group/croplatform/

V.s. Daha önce de söylemişiz, tekrar etmekte fayda var: Daha yolun "çok" başındayız :)
Değerli katkılarınızdan dolayı çizerlere, yazarlara, yayınevlerine, okurlara, meraklılarına, diğer tüm ilişkide olduğumuz internet ahalisine, sevenlerimize, sevmeyenlerimize, kısaca herkese teşekkür ediyoruz.

26 Kasım 2011 Cumartesi

Manga

Yazar : Mehmet Korkut Öztekin
Tür : İnceleme
Yayın Tarihi : 21 Kasım 2011
Yayın Evi : İletişim
Lisan : Türkçe
Sayfa Sayısı : 270
Detay :
"Manga - Bir Kültürel Direniş Aracı" sadece konunun meraklılarına değil, iyi bir inceleme okumak isteyenlere de hitap ediyor. Japon çizgi romanı Manga, popüler kültürün yeni fenomenlerinden. Mangalar, dinamik çizgileri ve güçlü anlatılarıyla bütün dünyada şaşırtıcı genişlikte bir okur kitlesine sahip. Manga dendiğinde, hâkim çizgi roman anlayışından farklı bir şey kastedildiği hemen anlaşılıyor. Üslupsal duruşu, plastik kalitesi, çizgi romana özgü ilkelerin kullanılış biçimi, görsel ve yazılı öyküleme sürecinden, konu seçiminden, yöntem ve uygulamaya kadar pek çok alanda tamamen kendine özgü oluşu, böylesine kesin bir tanımlamanın yapılmasına sebep oluyor. Çok satıyor, gündemde yer tutuyor ve taklit ediliyorlar. Mangalardan çizgi film uyarlamaları yapılması, iyi örneklerinin genç kuşak sinemacıların beğenilerini ve üsluplarını etkilemeleri, farklı alanlarda tartışılmaları kimseye şaşırtıcı gelmiyor. Çünkü karşımızda güçlü, cazip ve bereketli bir mecra var... Mehmet Korkut Öztekin, manganın tarihine, takıntı, tepki ve beğenilerine odaklanarak, global başarısının nedenlerini irdeliyor. Bazen Japon tarihine, kimi zaman siber punk edebiyata ve diğer fantastik türlere değinen, hikâyeleri maharetle tartışan akıcı ve derin bir denge tutturuyor. Manga hakkında yazılmış iyi bir kitap...


Zagor kahramanları bu kitapta buluştu

Milyonlarca çizgi roman sever tarafından yıllardır tutkuyla takip edilen Zagor'un Türk hayranları bugünlerde tüm dünyada ilk kez Türkiye'de yayınlanan ‘Zagor’da kim, kimdir?’ kitabını konuşuyor.
Yine vefalı bir Zagor okuru olan Eren M. Paykal tarafından Zagor tutkunları için kaleme alınan ‘Zagor’da kim, kimdir?’ isimli kitap, piyasa çıkmasından hemen sonra hızla tükendi.
ZAGOR KAHRAMANLARININ TÜMÜ BU KİTAPTA TOPLANDI
Zagor’u çocukluğundan beri takip ettiğini söyleyen Eren Paykal, çizgi romanın Türkiye’de çocukların eğitimini olumsuz etkileyeceği düşünülerek küçümsendiğini belirtti. Paykal, “Aksine ben okumayı Zagor’la öğrendim. Zagor beni okuma yazmaya teşvik etti. Zagor’da adı geçen tüm ülkeleri görmeyi hayal ettim ve çoğunu gördüm. Mesleğimi seçmemi bile etkiledi ve diplomatlık mesleği yaptım” dedi.
İTALYANCASI DA BASILACAK
‘Kim kimdir’ tarzı bir kitap çalışmasının çizgi romanda ilk kez yapıldığını anlatan Paykal, “Zagor’un halihazırdaki sorumlusu ve başyazarı Moreno Burattini ile görüşüp onay aldıktan sonra bunu yapmaya karar verdik. Burattini, bunun çok önemli bir çalışma olduğunu ve en kısa zamanda İtalyanca çevirisini İtalya’da yayımlamayı çok arzuladıklarını söyledi. Bu kitabın Zagor’un 50’nci yıldönümünde çıkması da bizler için ayrı bir önem taşıyor” diye konuştu.

andemir@hurriyet.com.tr
Kaynak - Anıl DEMİR / hurriyet.com.tr

25 Kasım 2011 Cuma

"vay bee.. bir zamanlar Killing fırtınası vardı..."

Bir zamanlar başka çizgi romanların ve fotoromanların da duyurusu yapılırdı... Üstelik gazetelerde boy boy:


Paylaşım - Adnan Şenel

Kutlukhan Perker'den "Kahire" Çıktı!

Amerikalıların Hayran Kaldığı Çizgi Roman Türkiye'de!
Dört yıl önce Amerika'da yayınlandığında en çok satan çizgi romanlar sıralamasında ilk üçe giren, M. Kutluktan Perker'in çizdiği 'Kahire', Doğan Kitap'tan çıktı
New York’u güldüren Türk olarak tanınan, New York Times’a, Wall Street Journal’a, Air Dergisi’ne çizen illüstratör M. Kutlukhan Perker’in 4 yıl önce G. Willom Wilson’la birlikte çıkardığı ‘Cario’ adlı çizgi roman, bu ay Doğan Kitap’tan ‘Kahire’ adıyla çıktı.
Türkiye’de çizgi roman severlerin uzun süredir beklediği Kahire’nin Arap mitolojisinin karakterlerini görmek açısından elverişli olduğunu söyleyen Perker, şu sıralar DC Comics için ‘The Unwritten’ isimli çizgi romanı çiziyor.
Cario, Amerika’da çok ses getirmişti ve şimdi Türkçe’de. Türk okurun ilgisi nasıl?
Bir imza günü yaptık. Çizgi roman seven okurların ilgisi fazlaydı. Uzun zamandır ‘Kahire’nin Türkçe yayınlanmasını bekleyen okurlar zaten vardı.
‘Kahire’ neden okunmalı?
Eğer fantastik öykülerden hoşlanıyorsanız, Kahire’yi çok severek okursunuz. Ayrıca doğu mistisizmi ve özellikle de Arap mitolojisinin enteresan karakterlerinin günümüze uyarlanmış ya da yeniden yorumlanmış hallerini görmek açısından da elverişli bir hikâye Kahire.
‘Kahire’nin alt metninde Musevi, Hıristiyan ve Müslümanların düşman gibi gösterilmelerine rağmen birbirlerine hoşgörü ve sevgi duyabileceklerini ortaya koyuyor. Bu mesaj sizi etkilendi mi?
Bu mesaj ‘Kahire’yi çizme kararımda etkili bir rol oynamadı. Ama uyuşturucu kaçakçısı Eşref, İsrail Özel Kuvvetler üyesi Tova, Lübnan asıllı intihar eylemcisi Şahid, muhalif gazeteci Ali ve Amerikalı genç kız Kate’in varlığının hem muhteviyat hem de görsellik açısından kitabın zenginliğine muhakkak ki tesiri olmuştur.
'ÇİZGİ ROMAN SİLAH DEĞİLDİR'
Sinema, edebiyat ve çizgi romanın toplumu etkileme silahı olmadığını söyleyen M. Kutlukhan Perker, sanatın yan tesir olduğuna inanıyor. Kuvvetli bir hayal gücü, kalitesi yüksek bir çalışma ve didaktik olma tuzağına düşmeyen eserlerin etkili olacağını söylüyor:
“Çizgi roman içerisinden buna verebileceğim en iyi örnek ‘V for Vendetta’dır. Mesela ‘Anonymous’ grubu bu çizgi romandan yola çıkarak sanal eylemler yapmaya başlamıştır.”
Kaynak: haber365.com

"Başkomser Nevzat / Davulcu Davut'u Kim Öldürdü?" Çıktı!

Aptülika'nın çizgileriyle Ahmet Ümit'in öyküsü "Davulcu Davut'u Kim Öldürdü" çizgi roman kitabı olarak Everest yayınlarından çıktı.
http://www.everestyayinlari.com/tr/kitap.asp?id=1025

24 Kasım 2011 Perşembe

Umbrella Academy Aklıma Getirdi: Fiddler

JBC Yayıncılığın dilmize kazandırdığı yapıt "Umbrella Academy" okuyanların bildiği üzere bir grup süper güçlü çocuğun ilerleyen yaşlarında kıyameti engellemelerini anlatıyor alışılmış "super hero" kalıbını kırarak. Sir Reginald Hargreeves, Spaceboy, The Murder Magician, The Kraken, The Rumor, Pogo, The Séance 00.05, The Horror, Vanya Hargreeves adlı üyelerden oluşan eserin asıl yayıncısı Dark Horse Comics, yaratıcı ekibiyse yazar Gerard Way, çizer Gabriel Bá, kapaklar James Jean, renklendirmede Dave Stewart ve kaligrafide Blambot's Nate Piekos.

Bu ekipten Vanya Hargreeves'in kapaktaki haline (Violin) dönüşmesi ve elinde kemanıyla... Dedikoduya girmeyeyim, hala okumayan varsa keyfi kaçmasın :) İşte süper gücünü keman aracılığıyla kullanması bana DC Comics'in eski kötü adamlarından birini, Fiddler'i hatırlattı.


Fiddler, Robert Kanigher ile Lee Elias ikilisinin yaratısı olarak ilk kez 1948 yılında All-Flash dizisinin 32. sayısında, Ocak 1948, okuyucuya sunulmuştur. Belki Flash denince akla DC Comics'in hemen son dönem karakteri Barry Allen veya Wally West gelecektir ya değil, buradaki Flash kapakta da görüleceği üzere ilk yaratılan Flash, Jay Garrick'dir. Süper kahraman ekolünün ilk dönem Gardner Fox ile Harry Lampert yaratılarından olan Jay'in ortaya çıkış tarihi de Ocak 1940.

Bu ikili arasında bire bir başlayan mücadele zaman içinde değişikliğe uğramıştır. Asıl adı Isaac Bowin olan Fiddler'in hikayesini anlatarak bu ilişkinin nasıl geliştiğine de ışık tutabilirim sanırım.

The Fiddler, kötü adamlık kariyerine hırsızlıkla başlayarak kendini Hindistan'da tutuklatmasıyla değişmiştir. Bu cezaevinde kaldığı 5 yıllık süre içerisinde bir Hint fakirinden mistik yollarla müzik yapmayı öğrenmiş bunu kemana uyarlamıştır.

The Fiddler (Kemancı), çalmaya başladığı zaman karşısındakini hipnotize edebilir, nesneleri kırabilir, kendisini koruyan güç duvarları yaratabilir. Zaten cezaevinden de gardiyanları hipnotize ederek kaçarlar ve o ilk fırsatta Hint fakirini öldürerek tek takılmaya karar verir. Sonra da Flash'ın memleketi Keystone City'ye giderek ortalığı birbirine katar.


Jay Garrick'in (son dönemlerde Flash olarak anılmıyor karışıklık olmasın diye) zaman içinde farklı gruplara katılması teke tek mücadelede mağlup ettiği rakiplerini de arayışa itmiş olsa gerek the Fiddler de bazı gruplara üye olmuştur. Jay, Justice Society of America, All-Star Squadron, Justice League gibi gruplarda yer alırken the Fiddler Injustice Society, Secret Six, Underground Society, Crime Champions ve Black Lantern Corps grupları içinde kendine yer bulmuştur.

Bir hikayede Yeni Tanrılar'dan (New Gods) Apocolips'i yaşama döndüren the Fiddler olağanüstü bir güce sahip olmakla birlikte küçük hesaplar peşinde koşan biridir. Daha doğrusu biriydi zira o şimdilerde bir ölü.

Secret Six'e katıldığında öldürülen the Fiddler daha sonra DC Comics'in ölüleri dirilttiği dizilerde siyah yüzüğüyle iyilerin başına bela olan bir Black Lantern olarak dönmüş ancak feci şekilde hepten yok edilmiştir. Bu arada da Kemanı Virtuoso adlı kadın karakter tarafından bulunmuş ve yine kötüler safında kullanılmaya başlanmıştır.


Nereden nereye... Muhteşem bir eserden ikinci sınıf sayılabilecek bir villain'e zihin akışı.


Teşekkürler JBC, teşekkürler DC comics, teşekkürler baba beni çizgi romana alıştırdığın için :O)

Ümit Kireççi

Çizgi Roman Terimleri

Çizgi Roman okuru ve aşığı Adnan Şenel geniş bir "çizgi roman terminoloji sözlüğü" çevirmiş dilimize:
Ongoing Series: Adı üstünde, devam etmekte olan seri anlamına gelir, genellikle uzun seriler için kullanırız. (Spider-Man, Batman, X-Men, Wildcats... gibi)

Mini-Series: Kaç sayıda biteceği baştan belli genelde 4-5-6-8-10-12 sayıdan oluşan serilerdir. Çeşitli durumlarda Seriler uzatılabilir, uzatılmadığı takdirde belirtildiği uzunluktadır, genellikle ongoing seriler 5-6'şar sayılık mini serilerden oluşur.

One-Shot: Tek sayılık hikayelerdir, fasikül formatında bulunurlar. 20-80 sayfa arası değişirler.

Annual: Yıllık anlamına gelir, yılda bir çıkar fakat her yıl çıkacak diye bir kural da yoktur, fasikül formatındadır. One-shot gibi bağımsız bir konu içerebileceği gibi ongoing serideki bir sayının devamında gelen olay olabilir.

Fasikül: Aylık olarak çıkan kenarlıksız, dergi formatındaki çizgi romanlardır. Aylık ongoing serilerin fasikülleri 20-35 sayfa arasında değişir.

Cilt (Trade Paper Back): Ongoing ve mini seriler birleştirilerek oluşturlur, bazı çigi romanlar ise direk cilt formatında çıkar (Graphic Novel'lar örnek verielbilir). Cilt'lerin içinde barkodsuz, yazısız çizgi roman kapaklar, ekstra çizimler, karakter bitografileri, editör yorumları, ekstra kapaklar bulunur. 2000'li yıllarda ülkemizde çoğu çizgi roman sadece cilt formatında çıkmıştır. Ciltler de kendi içlerinde ikiye ayrılır:
1)Softcover: Sıradan bir kitap kapağı gibi yumuşak kapaklardır, daha kolay zarar görür ve yıpranırlar.
2)Hardcover: Ansiklopedi kapakları gibilerdir, sert kapaklardır. Softcover'lara göre daha fazla sayfa alma kapasiteleri vardır.


Crossover: Aynı çizgi roman evreni içerisinde farklı bir karakterin bir ongoing seride diğeri le karşılaşması veya farklı çizgi roman firmalarından karakterlerin kapışması/karşılaşmasıdır.


Imprint: Bir nevi alt firma demektir, kendine has kadrosu ve logosu olmasına rağmen farklı bir çizgi roman firmasına ait olan çizgi roman firmalarıdır.(Örneğin: Wildstorm/DC, Vertigo/DC, Max/Marvel, Top Cow/Image, Maverick/Dark Horse...)


Adaptation: Uyarlama demektir, film- video oyunu uyarlamaları çoktur.


Variant Cover: O ay çıkan dergiye alternatif olarak çıkarılan kapaktır. (genellikle farklı bir çizer tarafından çizilir)


Event: Genellikle bir evrenin tamamını veya evrendeki karakterlerin büyük bir kısmını etkileyen olaydır(First Born, Messiah Complex, Civil War, Blackest Night...)


Evren: Bir firmanın tüm karakterlerini bulundurduğu mekandır. Bir firmanın birden fazla evreni olabilir.


Alternatif (veya paralel) evren: Birçok kişi bu ifadeye yabancıdır, sırf marvel okuduğu ve çizgi romandan bir şey anladığını sandığı için alternatif evren görürse "What If?" diye atlar. What If? de bir alternatif evrendir ama hepsine What If? denmez. Alternatif evrenler, firmaların okuyucuların isteği üzerine (kafasına göre de oluyor) aynı karakterleri kullanarak, biraz değiştirerek, veya öldürerek evren kurmasıdır.


Reprint: Yeniden baskı anlamına gelir. Çok tutan klasik seriler reprint edilir fakat reprint çizgi romanlar orjinalleri kadar değerli değildir(yani 1966'dan kalma spider-man ile 1993 reprint'i aynı değerde olmaz).


Giant-Size: Dev boyuttaki çizgi romanlardır (One-Shot'ın bir türüdür) genelde 40-80 sayfa arası değişir.


Handbook/Guide/Encyclopedia/Sourcebook: Bir karakter, takım, evren hakkında detaylı bilgiler içeren ciltlerdir.


Fumetti: İtalyan yapımı çizgi romanlara verilen genel isimdir. Ülkemizde en popüler olan çizgi roman türüdür de denebilir. (Örneğin Dylan Dog, Mister No, Nathan Never, Tex, Zagor, Martin Mystere...)


Frankofon: Fransız yapımı çizgi romanlardır. Ülkemizde doğan kardeş sayısında birçok Frankofon çıkmıştır. (Okko, Tetikçi...)


Sketch: Çizerlerin genelde çinilenmemiş ve renklendirilmemiş çizimleridir, dilimizde eskiz adı da verilir.


Preview: Çizgi roman tanıtımıdır. Free Comic Book Day'de 15-20 sayfalık preview'lar dağıtılır, aynı zamanda Wizard gibi dergilerin yanında verilir ve bazı çizgi romanların sonunda başka çizgi romanların preview'unu da görmek mümkündür.


Artwork:Renklendirilmiş özel çizimlerdir, genelde tpb ekstrası olarak veya ayrı dergilerde kullanılırlar. Preview'un renkli ve çinilenmiş hali denebilir


Origin:Başlangıç noktası demektir. Karakterlerin başlangıç hikayelerine de bu isim verilir, çoğu zaman sırf originler için ayrı seriler de çıkar.

Bursa ÇR'li Bardan Naklen Yayın :)

Duvarlarını Karikatürist-ilüstratör Erkin Ergin'in çizgi roman kahramanlarıyla donattığı Bursa Demo Bar duvarları çizgi film tadında kaydedildi:

23 Kasım 2011 Çarşamba

Havalimanına Ödül Kazandıran Çizgi Roman Projesi

İkinci baskısı gerçekleşen TAV Havalimanları Holding’in 2007 Faaliyet Raporu Uluslararası Yaratıcılık Ödülü kazandı
***
TAV Havalimanları 2007 Faaliyet Raporu, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kentucky Eyaleti’nde bu yıl 38.’si düzenlenen Geleneksel Yaratıcılık Ödülleri Yarışması’nda “Silver Award”e layık görüldü.
TAV Havalimanları Holding’in 2007 Faaliyet Raporu, Amerika Birleşik Devletleri’nde bu yıl 38’ncisi düzenlenen Geleneksel Yaratıcılık Ödülleri Yarışması’nda 45 ülkeden 2800 proje ile yarıştı ve “Silver Award” almaya hak kazandı.
TAV Havalimanları Holding Kurumsal İletişim Koordinatörü Bengi Vargül, kurumsal metinler ve finansal rakamlardan oluşan raporda finans ve edebiyat gibi iki farklı disiplini değişik bir bakış açısı ile buluşturduklarını söyledi. Vargül, “Rapor, TAV Havalimanları'nın finansal değerlerinin yanı sıra insana yakınlığını ve bakışını da sergiliyor. Klasik finansal raporlama yaklaşımına, merak uyandıran ve alışılagelmiş düşünce zincirini kıran bir örnek kazandırmaktan gurur duyuyoruz” dedi.
Pop-art akımının esintileri ve Buket Uzuner’in İstanbullular romanıyla, finans çevrelerine rakamlara farklı anlamlar da yüklenebileceğinin yolunu gösterdiklerini belirten Vargül, Finar Kurumsal ile birlikte hazırladıkları TAV Havalimanları 2007 Faaliyet Raporu’na ilk basıldığı günden bu yana büyük ilgi gösterildiğini vurguladı. TAV Havalimanları Kurumsal İletişim Koordinatörü Bengi Vargül, “İş dünyası ve finans çevrelerine gönderdiğimiz raporumuzun 1500 adetlik ilk baskısı tükendi. Raporun ikinci baskısı ile birlikte yurtdışında da ilgili çevrelere gönderilmek üzere 1000 adetlik ek baskı ihtiyacımız oluştu. Dünyanın hemen hemen her yerinden aldığımız tebrik mesajları ve rapor istekleri bizler için daha da iyi projeler üretme konusunda itici bir güç oldu” dedi. Vargül şöyle devam etti: “TAV Havalimanları'nın yarattığı değerin ardında farklı düşünebilme becerisine fırsat tanıyan bu yönde projeler üretmek için teşvik eden yöneticilerle çalışmanın avantajını yasıyoruz. Raporumuz, güçlü bir liderlik, sektöründe öncülük ve ekip olabilme kabiliyetinin bir yansımasıdır. Biz inovatif düşünceyi destekleyen bir ortamda çalışıyoruz. Asıl işimizin ‘insan' olduğunu hiçbir zaman unutmuyoruz. Odak noktası yine insan olan bir esere imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”
TAV Havalimanları 2007 Faaliyet Raporu’nda pop-art akımının en önemli unsurlarından, çizgi romanlarda Roy Lichtenstein tarafından ilk kez uygulanan Ben-Day noktacıkları, kaligrafi ve konuşma balonları kullanıldı. Raporun grafik tasarımı ise romanın ruhuna uygun olarak geliştirildi. Tasarımın ana yaklaşımı, roman-çizgi roman çelişmesi/birlikteliği oluşturdu. Pop-art bir tarzın benimsendiği çizgi roman yaklaşımı ile romanın kahramanları, bize göre romanın ana kahramanı Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nin içinde, kendi iç dünyalarıyla birlikte resmedildi. Mekân-insan dengesi dramatize edilmeye çalışıldı. Aynı dramatik etki diğer sayfaların tasarımlarında, boşlukları az, sert ve kuralları açıkça konmuş bir tasarım tavrı ile devam ettirildi. Kâğıt ve boyut seçiminden kutusuna, içeriğinden tipografisine kadar tüm unsurlarının özel olarak tasarlandığı rapor, klasik faaliyet raporu anlayışını farklı bir boyuta taşıdı.


Çizgi Roman Desenli Tablo Rekor Fiyata Satıldı

Amerikalı ünlü ressam Roy Lichtenstein'ın bir tablosu, Christie's tarafından düzenlenen açık artırmada rekor fiyata satıldı
Adı açıklanmayan alıcı, eserlerinde popüler reklam ve çizgi roman ögeleri kullanarak ün kazanan Lichtenstein'ın 1961'de yaptığı "I Can See the Whole Room! ... and There's Nobody in it!" adlı tablosuna 43,2 milyon dolar ödedi. Lichtenstein'ın çizgi roman tarzı eserlerinin ilki olan tablonun açılış fiyatı, 35 milyon dolar olarak belirlenmişti.Toplam 250 milyon dolarlık satış yapılan müzayedede Mark Rothko, Louise Bourgeois, Andy Warhol, Alexander Calder ve Paul McCarthy'e ait eserler de satıldı. Rothko'nun "White Cloud" adlı eseri 18,5 milyon dolara alıcı bulurken, Warhol tarafından yapılan Elizabeth Taylor portresi 16,3 milyon dolara satıldı.
AA
Kaynak - HT

Superman'e yine rekor fiyat!

Superman'in ilk kez görüldüğü, 1938 yılına ait Action Comics'in ilk sayısı internet üzerinden müzayedeye çıkıyor.
2000'de ABD'li bir koleksiyoncunun evinden çalınan, yakın zamanda ise polislerin ele geçirdiği sayının çıkacağı müzayedede rekor bir ücretle 1 milyon 500 bin dolara (yaklaşık 2 milyon 400 bin TL) alıcı bulması bekleniyor. Çizgi romanın satışa sunulacağı ComicConnect. com internet sitesinin CEO'su Stephen Fishler, çizgi romanın iyi bir durumda olduğunu söyleyerek, dünya üzerinde bu sayıdan sadece 100 adet kaldığına inandıklarını söyledi.


Kaynak - Sabah

22 Kasım 2011 Salı

Çizgi Roman Kitaplığına "İsimsiz" Bağış

Çocuk Araştırma Merkezi (ÇAM) kütüphanesinde büyüttüğümüz ÇİZGİ ROMAN KİTAPLIĞIMIZA adını vermeyen bir okurdan bu işe kendini adamış ve emek vermiş kişileri sevindirecek bir bağış geldi:

İtalyanca Walt Disney'leAlmanca Walt Disney örneği1965 yılı Marvel Comicslerinden bir tutam
1960'lı yıllardan çeşitli yayınevlerinden çeşitli comicsler
1980'li yıllara ait Doğan Kardeş dergileri




Teşekkürler "İsimsiz" bağışçı. Umuyoruz ki bu kitaplıktan faydalanarak çocuk ve gençlik edebiyatı-çizgi romanı üzerine tez yazacak, kitap hazırlayacak, araştırma yapacak herkes bir kez olsun kulağınızı minnetle çınlatacak!


NOT - Her dilden çizgi roman, mizah dergileri, çocuk dergileri,kitap, cd bağışınız için croplatform@gmail.com adresinden bize ulaşabilirsiniz!

Çizgi Roman Derneği TÜYAP İzlenimlerim

Bir Çizgi Roman Derneği (ÇRD) Genel Kurul Üyesi olarak derneğin faaliyetleri ve TÜYAP etkinliği hakkında yorum ve özeleştiri yapmayı üzerime alıyorum.
Bilindiği üzere ÇRD 2009 yılında bir grup çizgi roman sever tarafından sessiz sedasız kuruldu ve neredeyse aynı sessizlikte yeni yönetim kuruluna yetkilerini devrederek yeni bir dönemi başlattı. ÇRD de her acemi STK gibi organizasyon, üye toplama, mekan edinme, yönetim, iş bölümü, etkinlik programı çıkarma noktalarında ciddi sorunları aşmaya çabalayarak yol almaya çalıştı, bir şeyler yaptı, başarısızlıkla tanıştı, hala da çabalıyor.
Bir kaç küçük etkinlikteki başarıyı saymazsak TÜYAP ciddi bir sınav oldu dernek için. Öncelikle dernek adına bir stant alındı, sonra dernek adına etkinlikler sunuldu fuar organizasyonuna ve bir panelde karar kılındı ve dernek ilk yayınını bastı...! Bu şekilde okuyunca son derece tutarlı, bütünlüklü ve başarılı bir süreç görülüyor ancak uygulama maalesef hüsranla sonuçlandı.

Her acemi STK gibi bir şeyler yapmak isteyen ÇRD hemen stant kiraladı ve tüm çizgi roman okurlarını, emekçilerini dernek üyesi olmaya çağırdı. Ama dernek yönetiminin organizasyon eksikliği sebebiyle bu uygulama için kiralanan stantta üye olmaya gelecekleri bekleyecek bir kişi ayarlanamadı. 1001 Roman yayıncılığın çabasıyla ara ara stantta biri durduysa da stant çoğunlukla yukarıdaki gibi göründü. Yan stant masamızı aldı, son günlerde de başka yazarlar kitap imzalamak için stantı mesken tuttu. Kendimin de içinde bulunduğu bu eksikliği paylaşmakta zarar görmüyorum. Çünkü dernek demek sadece yönetim demek değildir! Üyeler de en az yönetimi emanet olarak almış kişiler kadar sorumludur bu eksiklikten. Yukarıdaki manzara topyekün hepimizin eseridir. Şimdi düşünmek ve bunu düzeltmek için kafa patlatmak da aynı şekilde hepimize düşmektedir.
İmza gününde ÇRD etkinliğine katılacağı duyurulan Bedri Koraman ve Abdullah Turan ustaların rahatsızlıkları sebebiyle gelememeleri işin bu kısmını Suat Yalaz ustanın ve Tayyar Özkan'ın göğüslemesine neden oldu. İmzaya gelen onlarca okuru karşılayan sanatçılar zaman zaman yorgunluk çektiler.
Ama asıl ÇRD'yi zorlayan ve üzen, hayal kırıklığına uğratan şey "Cici Can" gibi bir eseri satın almaya ve hatta merak edip sormaya çok az kişinin gelmesi oldu. Bir eserin, bir tarihin tek kitapta toplanmasının ve son derece kaliteli bir baskıyla okura sunulmasının ilgi çekmemesi çok yadırgatıcıydı.

Dedim ya, Suat Yalaz usta imzayı sırtlayıp götürdü diye... İşte bu onu çok yordu. Bu sefer de panel sorunu çıktı ortaya. Bedri Koraman yok, Abdullah Turan yok, Suat Yalaz yorgun, Kutlukhan Perker yok, Rahmi Turan yok...

Panel yattı tabii...! Gerekçeler ortada olmakla birlikte yetersiz organizasyon ve iş paylaşımındaki aksaklıklar, iletişimsizlik ve sağlık sorunları bir "ilk"in gerçekleşmesini önledi. Bu ustalarla yan yana oturmaktan alacağım zevk bir yana dinleyiciler arasında oturup onları bir arada görecek olsaydım bile bu tarihi anı yaşamak isterdim ya kısmet olmadı.


Sonuç - Bana göre samimiyet ve içtenlik kısmından bakarsak ÇRD son derece ciddi bir sınavı başarısızlık gibi görünse de başarıyla atlatmıştır. İlk yayınını basmıştır, stant alarak varlığını onaylatma ve duyurma girişimini hızlandırmıştır, büyük bir tarihi fırsatı teperek de olsa bu etkinkliklerin yapılabileceğini en azından yönetimine, üyelerine, çizgi roman camiasına gösterebilmiştir. Yaklaşık 20 yıllık STK ve dernekçilik deneyimime dayanarak bunun bir başarı olduğunu söylemekten kaçınmıyorum. Sadece yayıncıların olduğu derneklerin yayın çıkaramadığına şahit oldum-oluyorum, son derece aktif bir çok derneğin stant alamadığını ve alsa da ancak üç-beş yılda toparlanıp o stantın başına birini koyabildiğini, birçok derneğin bunları hiç başaramadığını, etkinlik yapamadığını, tabelalarıyla ortalıkta dolaştıklarını gördüm-görüyorum... ÇRD, bu aksaklıkları ve eksikleri acemiliği geçtikçe aşacak ve toparlayacaktır inancındayım. Üzgünüm, ama inanıyorum ve aksaklıklarda payım olduğunu bilerek suçluluk da duyuyorum.

"Peki şimdi ÇRD'nin TÜYAP'ta yaşadığı başarısızlık değil de nedir?" sorusunu yine de soracaklaram kişisel görüşümü söyleyeyim: Çoğunlukla düşmeden kalkılamıyor... Dilerim bu düşüş ÇRD'nin tek düşüşü olsun ve yönetimden üyelere, çizgi roman camiasından üye olmayan tüm çrseverlere kadar herkes aksaklıkları düzeltecek yolları yöntemleri düşünerek bundan birlikte ders çıkarmamıza yardımcı olsun!


Yol uzun ve ÇRD'nin programında yapmayı tasarladığı daha çok şey var...


Onlar da sürekli düşülerek yapılmaz!


Düşen şeyler bir süre sonra kırılır!

Kırmayalım!


saygılarımla,

Ümit Kireççi

21 Kasım 2011 Pazartesi

Notos'da "Türkiye'de Manga Yayıncılığı" Röportajları

Öğretim Görevlisi Serkan Parlak'ın öğrencileriyle birlikte Arunas, TUDEM ve Gerekli Şeyler ile gerçekleştirdiği bir dizi röportaj Notos'un 30. sayısında yer alıyor. İlgililere duyurulur:
http://notoskitap.blogspot.com/

Aylık Teks 154. Sayı Çıktı

Teks Altın Dizi 118. Sayı Çıktı!

Dünya Çocuk Kitapları Haftası

Dünya Çocuk Kitapları Haftası başlıyor: http://www.cocukkitaplarihaftasi.org/
Etkinlik Programı
21 Kasım 2011 Pazartesi Saat: 11.0023 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Hayal Etmek Güzel Şeydir “Yolculuk” / Çiğdem Odabaşı Anasınıfı, 12-20 kişi, 45 dk.
21 Kasım 2011 Pazartesi Saat: 14.00 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Çocuk Kitabı Resimleme Atölyesi / Hande Dilek Akçam 9-12 yaş, 25 kişi, 45 dk.
21 Kasım 2011 Pazartesi Saat: 15.15 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Çocuk Kitabı Resimleme Atölyesi / Hande Dilek Akçam 9-12 yaş, 25 kişi, 45 dk.
22 Kasım 2011 Salı Saat: 10.00 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Yazar/Çevirmen Söyleşi: Zeynep Alpaslan / Mavibulut Yayınları 9-12 yaş, 30 kişi, 45 dk.
22 Kasım 2011 Evvel Zaman İçinde Çocuk Dergileri Sergisi (1869-1928) Yer : Sultanbeyli Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi Galeri Istanbulensis Açılış Saat 13.30
22 Kasım Salı Saat: 10.30 Levent Fatma Banat Çocuk Kütüphanesi “Kütüphanede Yaratıcı Atölye Çalışması” / Suzan Geridönmez - Günışığı Kitaplığı 9-10 yaş (4-5. Sınıf), 60 kişi, 50 dk.
22 Kasım 2011 Salı Saat: 12.30 Levent Fatma Banat Çocuk Kütüphanesi Yaratıcı Okuma Atölyesi / Çiğdem Odabaşı 7 yaş, 40 kişi(1.sınıf) 60 dk.
23 Kasım Çarşamba Saat 14.00 Refik Halit Karay Fatih İlçe Halk Kütüphanesi Yaratıcı Yazarlık ve Drama Çalışması: “Dünya Kitaplarda Saklı” Şebnem Gürsoy / Kelime Yayınları 7-8 yaş, 40 kişi, 45 dk.
23 Kasım Çarşamba Saat 14.00 Bostancı Serap Sedat Çocuk Kütüphanesi Yaratıcı Okuma Atölyesi / Çiğdem Odabaşı 7 yaş, 15 kişi 60 dk.
23 Kasım 2011 Çarşamba Saat: 10.00 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Kitap Tanıtımı Yazma Atölyesi / Bir Dolap Kitap 9-12 yaş, 30 kişi, 45+45 dk.
23 Kasım 2011 Çarşamba Saat: 13.30 Bakırköy Rıfat Ilgaz İlçe Halk Kütüphanesi Yazar/Çevirmen Söyleşi: Zeynep Alpaslan / Mavibulut Yayınları 8 yaş (2.sınıf), 50 kişi, 45 dk.
24 Kasım 2011 Perşembe Saat: 09.30 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Eğlenceli Bilim Atölyesi, 6 yaş, 15 kişi, 45 dk.
24 Kasım 2011 Perşembe Saat: 10.30 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk KütüphanesiEğlenceli Bilim Atölyesi, 5 yaş, 20 kişi, 45 dk.
24 Kasım 2011 Perşembe Saat: 13.30 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Eğlenceli Bilim Atölyesi, 5 yaş, 20 kişi
24 Kasım 2011 Perşembe Saat: 15.00 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Eğlenceli Bilim Atölyesi, 5 yaş, 15 kişi
24 Kasım 2011 Perşembe Saat: 13.30 Bakırköy Rıfat Ilgaz İlçe Halk Kütüphanesi Harfler Ülkesinin Renkli Diyarı ile Çocuk Kitapları / Çiğdem Odabaşı 7 yaş, 12-20 kişi, 90 dk.
24 Kasım 2011 Perşembe Saat: 14.00Refik Halit Karay Fatih İlçe Halk Kütüphanesi Ayraç Tasarımı Atölyesi - Esmeray Karataş Ateş / Kütüphaneleri Seviyorum Girişimi 9-12 yaş, 15 kişi, 60 dk.
25 Kasım 2011 Cuma Saat: 14.00 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Kütüphanesi Yazar Fatih Erdoğan ile Söyleşi / Mavibulut Yayınları 9-12 yaş, 30 kişi, 60 dk.
25 Kasım 2011 Cuma Saat: 11.00 Maltepe İlçe Halk Kütüphanesi Kitaplarla Barışmak - Fatih Özen / Okuyan Toplum Projesi7-8. sınıf, 60 kişi, 60 dk.
25 Kasım 2011 Cuma Saat: 14.00 Refik Halit Karay Fatih İlçe Halk Kütüphanesi Kendimi Olduğum Gibi Seviyorum - “Uç Uç Beneğim” / Çiğdem Odabaşı 5-6 Yaş, 10-20 kişi, 60 dk.
26 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 11.00 Refik Halit Karay Fatih İlçe Halk Kütüphanesi "Kemancı Ayı Masalı" Kitap Okuma - Ümran Yaman Kandemir / TKD İstanbul Şubesi 6 yaş(ana sınıfı), 15- kişi, 40 dk.
26 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 14.00 Refik Halit Karay Fatih İlçe Halk Kütüphanesi" Düşünceler Sözleşince" Deneme Atölyesi - Osman Torun / Kelime Yayınları 8.veya 7.sınıf, 20 kişi, 120 dk.

20 Kasım 2011 Pazar

"Ben Darth Vader, bana toprak verin"

Yıldız Savaşları film serisinin kötü karakteri Darth Vader, Ukrayna'da "karanlık tarafa geçtiğini" iddia ettiği yerel yönetimden, "uzay gemisini park etmek için" toprak talep etti
Odessa Belediyesi'nin, kıyı şeridindeki arazileri bazı kişilere bedava dağıtmasının ardından Belediye Sarayı'na gelen Darth Vader kostümlü kişi, kapıda bekleyen güvenlik görevlilerine kendisini "Ben Darth Vader, İmparator Palpatine'in sağ kolu" diye tanıttı.
O ilginç görüntüler! İzle - http://video.haberturk.com/haber/video/darth-vader-ukraynadan-toprak-istedi/55818
Darth Vader kostümlü başvuru sahibi, "Çok sayıda yöneticinin ve Belediye Başkanı'nın karanlık tarafa geçtiğini biliyorum. Ben de, uzay gemim için toprak istiyorum" dedi. Uzun bir şaşkınlığın ardından görevliler, protestocunun başındaki miğferi çıkarması ve kimliğini göstermesi şartıyla dilekçesini teslim aldı. Belediye Başkanının sözcüsü, başvurunun işleme konulduğunu ve değerlendirileceğini belirtti. Sözcü, "Biz karanlık tarafta değiliz, biz ışıktan yana insanlarız" diye konuştu.Belediye yönetimi, toprak bağışının yanlış bir karara dayandığını kabul etse de henüz bu kararın iptal edilmediğini belirtiyor.
AA
Kaynak - Habertürk

19 Kasım 2011 Cumartesi

Bedri Koraman İmzaya gelemiyor

Usta çizer Bedri Koraman ciddi sağlık sorunları sebebiyle "Cici Can" imzasına katılamıyor. Çizgi Roman Derneği duyuru metni aşağıda yer almaktadır:
"Bedri bey ciddi hasta olduğu için gelemeyebilecek. Tayyar Özkan 13.00 itibariyle, Suat YALAZ saat 14'den itibaren kitaplarını imzalamaya başlayacak, imza TRT Türk kanalından canlı olarak yayınlanacak. Abdullah Turhan da, 16 dan itibaren kitaplarını imzalayacak. Bu arada CİCİ CAN baskıdan geldi. Cumartesi günü satışa sunulacak."
Çizgi Roman Derneği

Fuat AKTÜRE

Dampyr ve İsviçre'li Faşist Alman Ergenekon'u

Dampyr okumadınız mı hala? İyi, okumayın!

Her tür faşizan eyleme, sisteme ve baskıcı, sömürücü düzene Vampirler üzerinden göndermeler yaparak yanlışlara dikkat çeken çizgi roman ülkemizde yayınlanan 2004 sayılı "Doymak Bilmeyenler" adlı öyküsüyle tarafsız güzel ve medeni ülke İsviçre üzerinden beyaz Avrupa'nın yabancılara bakış açısını bir güzel özetlemişti zamanında. Almanya'da 8 Türk 1 Yunan'ın öldürülmeleriyle ortaya çıkan bir gerçek, faşist bir grubun bu insanları İsviçre'de aldıkları eğitim sonucu öldürdüklerini ortaya çıkardı. Hatta silahlar bile İsviçre'denmiş...

Dampyr
Orjinal Sayı 32
Süper Cilt 8
"Gli İnsaziabili" - Doymak Bilmeyenler
Yazan - Maurizio Colombo
Çizer - Giuliano Piccininno
Oğlak / Maceraperest Yayınlar

Metaforlar dünyasında semboller konuşur, asıl söylenmek istenenin yerine başka şeyler konularak dolaylı yoldan eğlenceli göndermeler yapılır. Dampyr de karşı çıktığı düzeni sorgularken bu yöntemi kullanmaya hiç ara vermiyor.

"Doymak Bilmeyenler" adlı öykü çocukluğumdan hatırladığım bir olayla başlar: Karlı zirvelere çakılan bir uçak ve hayatta kalmaya çalışan yolcular içlerinden seçtikleri bazı kişileri yiyerek hayatta kalırlar. Son derece sert doğa koşulları, sıkıntı, açlık, çaresizlik, hayatta kalma dürtüsü ve onları kışkırtan bir varlık... Çocukluğumdan hatırladığım ama sonradan ayrıntılarını öğrendiğim olaysa Uruguaylı bir takımı taşıyan uçağın And dağlarına çakılması ve 72 gün boyunca kurtarılmayı bekleyen oyuncuların birbirlerini yedikleridir. Daha sonra kitaplaşan olay 1993 yılında Ethan Hawke ve Josh Hamilton'un oynadığı "Alive" adlı sinema filmine uyarlanmıştır. Şimdi de yazar Colombo sayesinde Dampyr'e.

Evet, olay son derece çizrkin bir hayatta kalma mücadelesiyle başlar, olayları yine rüyalarında gören yaşlıca bir bey ağzına silah namlusunu dayayarak intihar eder ve sahne bir "umuda yolculuk"a bağlanır. Bir kamyon kasasında Avrupa'ya kaçan ve kılıklarına bakarak müslüman diyebileceğim kadın ve erkek ilticacılar kapıların açılmasının ardından kurtuluşa ulaştıklarını sanırken aslında bir mezbahaya sokulduklarını görürler. İçeride onları yaratıklar beklemektedir ve... Onları boğazlarlar...!

İnsanların et çengellerine asıldığı dehşetli sahnelerin ardından harika bir İsviçre manzarasıyla karşılaşıyoruz öyküde. Sanki bunlar hiç olmamış veya çok uzaklarda oluyormuş gibi. Alplerin ferah ve güzel manzarası, küçük İsviçre evleri, yolda ilerleyen bir araba ve arabadan çıkan düşünce balonu: "İsviçre tam tahmin ettiğim gibi bir yer! sakin, temiz, düzenli...". Kare 2, Dampyr'in gülümseyen yüzü "...Bu tür yerler bana göre değil!". Zaten burası göründüğü gibi bir yer değildir. Bir kaç kare sonra "Blumenstock" (Çiçek Saksısı) yazılı bir kamyonun arka kapısının açılması ve kasap çengellerinde asılı insanları görmesiyle İsviçre'nin gizli saklı yüzü de ortaya çıkacak, ona istediğini verecektir.

Bundan sonra işler sarpa saracaktır. Blumenstock adlı et üretim tesisinde yabancı, kaçak göçmen işçilerin çalıştırılması, bunların bazılarının ara ara kaybolmaları ve daha önce uçak kazasından kurtulmuş, zenginleşmiş insanların ritüellerinde Thorke adlı yamyamlık tanrısına kurban edildikleri görülecektir. Sonra... Sonrasını okumak gerekir bence. Bir yerlerdeki bir medeni ülkenin kimler üzerinden refah içinde yaşadığı, kimlerin emeği, alın teri, eti, kanı üzerinden mutlu olduğu gözler önüne seriliyor bu öyküde. Dahası, daha sonra bu öyküyle bağlantısı olan bir başka hikayede nasıl gözlerinizin buğulanacağının da ipuçları veriliyor.

Okuyacaklara işin sürprizini tümden kaçırmamak için ayrıntılara daha fazla girmeden yazımın sonuna yaklaşıyorum. Son bir not daha ekleyeyim, yamyamlık için kullanılan olay her ne kadar 1972'deki gerçek uçak kazasından esinlenmiş gibi görünse de Thorke isminin kült film "Cannibal Holocaust" oyuncusu Carl Gabriel 'nin soyadından türetildiğini düşünüyorum. 1980 yapımı film çekildiğinde öyle gerçekçi bir etki bırakmış ki İtalyan polisi Yorke'nin filmde gerçekten öldürüldüğünü düşünerek yönetmen Ruggero Deodato'yu gözlatına almış.


Dampyr okumadınız mı hala? İyi, Okumayın!

Ümit Kireççi

"Çizgi Roman Hayatın İçinde"

18 Kasım 2011 Cuma

TÜYAP'tan Çizgi Roman yorumu!

Euronews, TÜYAP kitap fuarıyla ilgili istatistik bilgiler verirken çizgi romana da el atmış:
...
Yıllar sonra yeniden canlanan çizgi roman piyasası da fuardaki yerini almış durumda. Türkiye’de daha çok orta yaşın geçmişten kalan alışkanlıklarla tercih ettiği çizgi romanlar artık gençlerden de ilgi görüyor.
“Televizyonda çizgi romanlarla ilgili haberler çıktıkça gençlerin de ilgi göstermeye başladığını fark ettik” diyen Büyülü Rüzgar Çizgi Roman Evi’nden Fatih Erkul aslında farkında olmadan kronik soruna işaret ediyor: Türkiye’nin televizyon düşkünlüğü.

...


Kaynak - Euronews

TÜYAP'ta Tayyar Özkan imza günü yarın

30. Tüyap Kitap Fuarı'nda 19. Kasım 2011 Cumartesi günü Tayyar Özkan Gerekli Şeyler'den çıkan dünyaca ünlü eseri "Caveman"i saat 13.00'de Çizgi Roman Derneği Standında imzalayacak.

Tenten bir sabah uyandığında...

Son haftalarda, özellikle yabancı basında karşılaştığım Tenten’le ilgili yazılarda bir tuhaflık var: İnsanlar Tenten’i hep başka kahramanlarla benzerlikleri üzerinden tanımlamaya çabalıyorlar. Ülke ülke dolaştığı için James Bond’a benzeten mi istersiniz, maceradan maceraya atladığı için İndiana Jones’a benzeten mi dersiniz –bizzat Spielberg mesela!-; Tenten’i tanımlarken insanlar bir tek Tenten’den söz etmiyorlar... Oysa İndiana Jones’u ya da James Bond’u tanımlarken bırakın benzetmeyi, Tenten kimsenin aklına bile gelmiyor! Ama tabii Tenten gibi renksiz, şeffaf –olabilecek en olumsuz anlamda, sanki hiç yokmuş gibi arkasını gösterecek kadar şeffaf!- kahramanlarla karşılaştığınızda başka seçeneğiniz yoktur, onları tanımlayabilmek ancak başka bir şeylere benzetmekle mümkün olabilir. Peki nasıl oluyor da bu kokmaz bulaşmaz karakter bu kadar seviliyor?
Lev Grossman geçen hafta Time’da yayımlanan yazısında Tenten’in her oğlan çocuğunun kolayca özdeşleşebileceği bir kahraman olarak portresini çizerken şunları söylüyordu: “Yaşını kestirmek çok zor: Ergen gibi görünüyor, fakat tek başına yaşıyor ve okula gitmiyor. Nerede ve ne zaman yaşadığını kestirebilmek daha da zor: Yeşil çimenleri, eski kent manzaraları ve üç şeritli caddeleriyle yaşadığı yer Avrupa, yaşadığı dönemse 20. yüzyılın başları olarak tanımlanabilir. Fakat haritada belli bir noktadan ya da takvimdeki belli bir sayfadan bahsedemiyorsunuz. Ne egosu var ne de haksızlıktan hoşlanmaması dışında herhangi bir politik duruşu. Ailesi olmadığı gibi romantik bağları da yok. Mesleği gazetecilik ama, mesela tıpkı Clark Kent gibi, onu nadiren gazetecilik yaparken görebiliyorsunuz. Belirgin sima özelliklerine sahip değil... İster Köln’de, ister Karakas ya da Kalküta’da olun, kendinizi Tenten olarak hayal etmeniz çok kolay.” Fakat ne tuhaftır ki, tam da bu özellikleri yüzünden Tenten kolayca özdeşleşilebilecek bir karakter değil aslında. Çünkü bu genç kahraman, Aristo’dan bu yana kuramsallaştırılan tragedya ve özdeşleşme (mimesis) kurallarının çoğuna uymuyor. Hatta Tenten’in kaba-saba macera arkadaşı Kaptan Haddock bile daha özdeşleşilebilir bir karakter olarak belirginleşiyor. Ama okurlar Tenten’i seviyorlar, çünkü tam da bu haliyle bir tür insanüstü süper kahramana dönüşüyor; 1929 ekonomik buhranı sonrası ABD’nin ürettiği Süperman’e karşı Avrupa’nın pelerinsiz cevabı! Hem daha inanılır, hem de Süperman’den daha etkin, çünkü onun gibi tek kıtada etkinlik göstermekle yetinmiyor!
Tenten anlatısının belki de en ünlü eleştirmeni olan Jean-Marie Apostolides 2010’da yayımladığı The Metamorphosis of Tintin: or Tintin for Adults adlı çalışmasında Tenten’in nasıl bir dönüşüm geçirdiğini şöyle çözümlüyor: Savaştan önce yayımlanan ilk dört macerada Tenten, döneminin politik ortamında verili düzeni yeniden üretecek biçimde tavır alır, ki bu düzen kolonyalizmdir –bkz. meşhur Tenten Kongo’da macerası. Savaştan sonra yayımlanan maceralardaysa Tenten’i bir ‘süper-izci ergen’den ziyade bir dedektif olarak görürüz. Artık ırkçı söylem biçimleri üzerinden işleyen bir politika da söz konusu değildir. Ama Apostolides’e göre bu dönüşümün getirdiği yeni bir şey vardır: Tenten politik bir şeyler yapacağı zaman aksiyon mekânı daima egzotik diyarlar olmaktadır!
Çözümlemesine Herge’in işgalle birlikte Nazi işbirlikçisi Le Soir gazetesinde çizmeye başlaması, çalışmalarını konformist Paul de Man’ın yazıları ve Jam’ın Yahudi düşmanı karikatürleriyle yan yana yayımlamaktan hiç imtina etmemiş olması gibi netameli konularla başlayan Apostolides, kitabını şöyle bitiriyor: “Kökü biraz da kahramanlık mitolojisine dayandığı için Tenten farklı okuma ve yorumlamalara daha açık, daha müsait. Eğer gelecek kuşaklar da onun maceralarına ilgi duyacaklarsa, büyük ihtimalle Tenten’i bambaşka bir şeye çevirecekler. Belki de Tenten’in metamorfozu henüz başlıyor!” Apostolides’in bu metamorfoz tespitini doğrular nitelikteki Spielberg-Jackson filmi de gösteriyor ki bu, bir sabah uyandığında kendini dev bir hamamböceğine dönüşmüş bulan Gregor Samsa’nınki gibi varoluşsal değil, daha beyaz-daha temiz-daha hijyenik yani kısaca ‘uzak durulası’ bir dönüşüm olacak...

ugurkutay@birgun.net
Kaynak - Birgün
Paylaşım - Özge Sevindir

Tenten - "Sıkıcı, ırkçı ve mükemmel"

Tenten Belçikalı çizer Herge’nin yarattığı bir çizgi roman kahramanı. Bu çizgi romanlar zamanında ırkçılık, anti-sosyalistlik ve anti-semitizimle suçlanmışlar. Karşımızdaki film çizgi romanın anti-sosyalist yanını ince bir şekilde koruyor.


Aksiyon filmleri teknik olarak ne kadar iyi olurlarsa olsunlar benim için can sıkıcı olmaktan kurtulamıyorlar. “Tenten’in Maceraları” da saatimi kontrol ede ede seyrettiğim bir film oldu sonuçta. Tabii ki, teknik olarak mükemmel bir film var karşımızda. Zaten sinemanın iki devi Spielberg ve Peter Jackson işin içindeyken başka bir şey beklenemez. Lafı uzatmak istemiyorum. Film kayıp bir hazinenin peşinde koşan kötü ve iyi insanlar arasında geçiyor. Tenten Belçikalı çizer Herge’nin yarattığı bir çizgi roman kahramanı. Bu çizgi romanlar zamanında ırkçılık, anti-sosyalistlik ve anti-semitizimle suçlanmışlar. Karşımızdaki film çizgi romanın anti-sosyalist yanını ince bir şekilde koruyor. Filmin kötü adamları olan dede ve torunun isimleri şöyle: Red Rackham ve Sakharine. Red Rackham yani Kızıl Rackham orijinal kötü adam, kızıllık ne çağrıştırıyor anlatmaya gerek yok. Torunu da babasının kötülük kariyerini devam ettiriyor ve adı da Lenin, Stalin gibi isimleri çağrıştıran bir ad: Sakharine.
Filmde bir de Arap şehri var, Araplar hakkındaki bütün klişeleri tekrar eden. Film elbette Yahudi düşmanı değil, Spielberg’den ve Hollywood’dan böyle bir şey beklenemez. Ama anti-semitizm aslında anti-Sami ırkından olanlar demektir ve Arapları da içerir. Bu anlamda film anti-semit. Filmdeki Arap şehrinin adı Bagar. Bagar’ı bazen begar diye okuyor filmin kahramanları bazen bagar diye. Bu da İngilizcedeki dilenci anlamına gelen “beggar” sözcüğüyle nerdeyse aynı. “Dilenciler eşittir Araplar”, ne güzel denklem! Ama “Medine dilencisi” gibi bir terime sahip güzel Türkçemizde filmin bu numarası pek de aykırı düşmeyecektir.


Kaynak - Birgün

17 Kasım 2011 Perşembe

Karikatürlerle Türk-Yunan Komşuluğu Panel ve Sergi

PANEL: Karikatürlerle Türk-Yunan Komşuluğu
18 KASIM 2011 CUMA / 16.00
TÜRK İNGİLİZ KÜLTÜR DERNEĞİ - TBA
Bestekar Sk. 32 Kavaklıdere/Ankara
SERGİ:Karikatürlerle Türk-Yunan Komşuluğu18 KASIM 2011 CUMA / 18.30
ÇAĞDAŞ SANATLAR MERKEZİKennedy Caddesi No4 Kavaklıdere/Ankara
http://www.turkyunank.org/

DÜNYA ÇOCUK KİTAPLARI HAFTASI KITAP BAĞIŞ KAMPANYASI

Okumak Bir Sanattır!
4. Dünya Çocuk Kitaplar Haftası Etkinlikleri Kitap Bağış Kampanyasını
Siz de Destekleyin!
Dünya Çocuk Kitapları Haftası Etkinlik Programı
19 KASIM CUMARTESİ ...
13.00 -14.00 Picasso Kolaj Tekniği ile Poster Bildiri / Okumak Nedir?
14.00 -15.00 Yaratıcı Drama ve Farkındalık Atölyesi / Söylenmemiş Harfler İdik
15.00 -16.00 Tasarım Atölyesi / Kitap Kapağı Tasarımı
16.00 -16.30 İmza Saati / Bilgin Adalı - Argos Denizcileri
16.30 -17.00 İmza Saati / Roger Norman - Ağaç Zamanı
17.00 -18.00 Edebiyat Atölyesi /Sedat Demir ile Sözcük Sanatları
18.00 -19.00 Kukla Tiyatrosu / Sözcükler Canlanıyor
20 KASIM PAZAR
13.00- 14.00 Müzik Atölyesi / Sesleri Okuyalım
14.00- 14.30 İmza Saati / Göknil Genç - Sihirli Mozart
14.30- 15.00 Felsefe Atölyesi / Estetik ve Sanat Nedir?
15.00 -15.30 İmza Saati / Nuran Direk-Filozof Çocuk
15.30- 16.30 Tasarım Atölyesi / 3 Boyutlu Kitap Tasarımı
16.30- 17.30 Güzel Konuşma ve Yazı Atölyesi / Güzel Konuşma ve Yazma Teknikleri
17.30- 18.30 Mektup Atölyesi / Kitap Bağışı Yapılan Bölgelerdeki Kardeş Okul Öğrencilerine Mektup Yazılacak ve Alandan Postalanacak
18.30- 19.00 KAPANIŞ GÖSTERİSİ
*(3-6 yaş arası için) Boyama atölyesi 2 gün boyunca açık kalacaktır.
YAYINEVLERİ /KİTAP STANTLARI Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık-Doğan Egmont Yayıncılık-Can Yayınları-Altın Kitaplar-Günışığı Kitaplığı-Artemis Yayınları Beyaz Balina Yayınları-Tudem Yayınları-Lal Kitap-Saklambaç Yayınları-Ucan Balık Yayınları-Mavi Bulut Yayınları-Çizmeli Kedi Yayınları Caretta Yayıncılık-Bulut Yayınları
ETKINLIK HAKKINDA:
Her yıl Kasım ayında çocuklara kitap okuma bilinci ve sevgisi aşılamak amacıyla düzenlediğimiz “Dünya Çocuk Kitapları Haftası Etkinlikleri”, içinde bulunduğumuz 2011 yılında 19-20 Kasım tarihlerinde CarrefourSA
BAHÇE PARK Alışveriş Merkezi’nde gerçekleştirilecektir.
4. Dünya Çocuk Kitapları haftası Etkinlikleri; GA Çocuk ve CarrefourSA BAHÇE PARK Alışveriş Merkezi işbirliğiyle, bir Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında, “Okumak Bir Sanattır” temasıyla projelendirilmiştir. Projeye geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da pek çok kurum, kuruluş, yayınevi ve uzman destek olacaktır. Proje dahilindeki etkinliklerle çocuklar profesyoneller denetiminde okumaya sanat atölyeleri yoluyla yakınlaştırılacak; ünlü yazarlarla ve yayınevi yetkilileriyle söyleşiler, imza günleri, tiyatro gösterileri, yaratıcı drama çalışmaları gerçekleştirilecektir. Projenin en önemli yönü ise ve geçtiğimiz yıllarda da yürüttüğümüz ve çok değerli sonuçlar elde ettiğimiz kitap bağış kampanyasıdır. Türkiye’nin ücra noktalarındaki kütüphaneler ve okullara destek olmak ve kitaba ulaşamayan çocukları kitaplara ulaştırmak amacıyla başlattığımız kampanya ile proje, geçtiğimiz 3 yıl boyunca yaklaşık hedefine ulaşmıştır. 2011 yılını daha büyük hedeflerle kapatmayı amaçlayan 4. Dünya Çocuk Kitapları Etkinlikleri Kitap Bağış Kampanyasına siz de destek olabilir, bize yönlendireceğiniz eski veya yeni kitaplarla yardıma muhtaç çocuklarımızı sevindirebilirsiniz.
İletişim ve Bilgi için
Sebla Akın: GA Grup Kurumsal İletişim Direktörü
+90 212 256 00 22
+90 212 256 00 22
İletisim@gelisimatolyesi.com
www.dunyacocukkitaplarihaftasi.org
http://www.gelisimatolyesi.com/
Bağış Gönderimi Yapılacak Adres: Lamartin Caddesi No:19 Birlik Apt. K:4 Taksim/İstanbul

TÜYAP'ta Karikatür ve Mizah Çizgi Romanı İmza Günü "19 Kasım"

PENGUEN DERGİSİ ÇİZERLERİ 19 KASIM'DA İMZA GÜNÜNDE...
Penguen mizah dergisinin çizer-yazar ekibi de, gene 19 Kasım Cumartesi günü, İstanbul Tüyap Kitap Fuarında olacak ve 14.00-17.00 arasında Penguen Dergisi Standında kitaplarını imzalayacaklar

CİHAN DEMİRCİ, "GEREKSİZ TARAMALARDAN KAÇINAMADIM" ADLI KARİKATÜR ALBÜMÜNÜ 19 KASIM'DA İMZALIYOR...

Cihan Demirci de 19 Kasım Cumartesi günü, İstanbul Tüyap Kitap fuarında Say Yayınları standında olacak. Cihan Demirci, bir kaç ay önce yayınlanan, kısa sürede ikinci basımını yapan, 33 yıla ulaşan çizerlik serüveninden izler taşıyan ilk karikatür albümü olan "Gereksiz Taramalardan Kaçınamadım"ı, 19 Kasım Cumartesi günü, saat:14.00-16.00 arasında, 3. Salondaki (603-A) Say Yayınları standında imzalayacak...

BEDRİ KORAMAN "CİCİCAN"I 19 KASIM'DA İMZALIYOR...

Bedri Koraman ustanın yıllar önce Milliyet'te çizdiği "Cicican" adlı çizgi roman kahramanı Çizgi Roman Derneğince basıldı. Koraman usta da, 19 Kasım Cumartesi günü, İstanbul Tüyap Kitap Fuarında, Çizgi Roman Derneği standında "Cicican"ı imzalayacak. Çizgi Roman Derneği'ni organizasyonuyla 30. İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı'nda gerçekleşecek olan Bedri Koraman "Cici Can" özel baskısı imza töreni TRT Türk tarfaından canlı olarak yayınlanacak.

NOT: Kitap dernek üyelerine 30 TL, üye olmayanlara ise 50 TL'ye satılacak.

BÜLENT ARABACIOĞLU 'EN KAHRAMAN RIDVAN'IN 3. KİTABINI, 19 KASIM'DA İMZALIYOR...

Bülent Arabacıoğlu ustadan elimize ulaşan mailde şunlar yazıyor: " 1980 yılında Gırgır mizah dergisinde yayın hayatına başlayan En Kahraman Rıdvan çizgi karakterimin üçüncü öyküsü de Mürekkep Basım Yayın Ltd. Şti. tarafından kitap haline getirildi. 30. Tüyap Kitap Fuarı, Uykusuz standında 19 Kasım Cumartesi saat 14:00 17:00 arasında kitaplarımı imzalayacağımı tüm dostlarıma bildirmek istedim..."

Kaynak - Mizah Haber

Gerekli Şeyler'den TÜYAP'a beş yeni çr

Gerekli Şeyler Yayıncılık TÜYAP kitap fuarına yeni yayınlarını yetiştireceği haberini verdi: Cennetteki Yabancılar, Wolverine "Weapon X", X-Men Klasik 2, One Piece ve Spiderman/Superman...!


İlgililere duyurulur

Umbrella Academy 1 cildi TÜYAP'ta

JBC yayıncılık çok beklenen ödüllü çizgi roman şaheseri "Umbrella Academy"yi TÜYAP'a yetiştirdi. Laika stantında büyük bir indirimle satışa sunulan eser alıştığımız süper kahraman ekolünü çizgisiyle de senaryosuyla da öyküsüyle de yıkacak gibi görünüyor:

Şemsiye Akademisi : Cilt 1 – Kıyamet Senfonisi
Her şey Dünya genelinde gerçekleşen sıra dışı bir olay ile başlar. Daha önce hiçbir gebelik belirtisi göstermeyen kadınlar , ardı ardına 43 çocuk dünyaya getirirler. Milyoner mucit Reginald Hargreeves ise bu çocuklardan 7 tanesini evlat edinir. Kendisine bunun nedeni sorulduğunda ise sadece ' Dünyayı Kurtarmak İçin ' der.
Hargreeves , sıra dışı güçleri olan bu çocukları eğitmek için Şemsiye Akademisini kurar. Bu akademi çocuklar için içlerindeki güçleri keşfetmeyi sağlayacak bir aile olacaktır ; fakat bu aile çok da kalıcı olmayacaktır.
Yirmi yılın yarattığı bir yol ayrılığından sonra üvey babalarının ölümü üzerine tekrar bir araya gelirler. Çoktan kendi hayatlarını kurmuş grup üyeleri, bu toplanmanın ardından hem dünyayı yok etmek isteyen kötü güçlerle hem de kendi aralarındaki yirmi yılın silemediği gerginliklerle amansız bir savaşa girmek zorunda kalacaklardır.
Şemsiye Akademisi piyasaya çıktığı sene, Eisner ödülleri başta olmak üzere, En İyi Grafik Roman, En İyi Hikaye, En İyi Renklendirme, En İyi Kapak Tasarımı gibi pek çok dalda ödüller kazanmıştır. New York Times Best Selling ve Amazon.com tarafından 2008'in En İyi Çizgi Romanı Seçilmiştir.
Eserin Adı : Şemsiye Akademisi Cilt 1 : Kıyamet Senfonisi
Eserin Orijinal Adı : The Umbrella Academy Volume 1 : Apocalypse Suite
Sayfa Sayısı : 184
Materyal : 135 Gr Parlak Kuşe İç Sayfalar : 300 Gr Parlak Kuşe Kapak : Amerikan İplik Cilt
Yazan : Gerard Way
Çizen : Gabriel Ba
Çevirmen : Sina Şehim
Editör : Bora Öngürer
Yayına Hazırlayan : Berk Şentürk
Yayın Sorumlusu : İlker Sözdinler
Yayın Yönetmeni : Ertan Ergil
ISBN : 978-605-62417-0-3
Fiyat : 25.00 TL.
Aldığı Ödüller :
Amazon.com : 2008 En İyi Çizgi Roman Eisner Ödülleri : 2009 En İyi Grafik Roman Ödülü En İyi Kapak Artisti Ödülü En İyi Renklendirme Artisti Ödülü En İyi Çizim Artisti Ödülü Book Expo America : 2009 En İyi Çizgi Roman
New York Times : En İyi Satanlar
Young Adult Library Service Association (YALSA) : Gençler İçin Okunması Gereken En İyi 10 Çizgi Roman Ödülü.

Frank Miller: 'İşgalciler bir grup çapulcu, tecavüzcü'

Ünlü çizgi roman yazarı Frank Miller, ABD'de bir süredir devam eden 'Wall Street'i İşgal Et' ayaklanmasının "bir grup maganda, hırsız ve tecavüzcünün serserice toplaşması" olduğunu söyledi.
'Batman: Kara Şövalye Dönüyor', Günah Şehri ve300 gibi çalışmalarıyla ünlenen ABD'li ünlü çizgi roman yazarı FrankMiller, kişisel blogunda yayımladığı bir yazısıyla pek çok hayranını şaşırttı. Guardian'ın haberine göre, son yıllarda muhafazakar ve İslam karşıtı bir çizgide ilerleyen Frank Miller yazısında, ABD'de bir süredir devam eden "Wall Street'i İşgal Et" (Occupy Wall Street) ayaklanmasının "bir grup maganda, hırsız ve tecavüzcünün serserice toplaşması"olduğunu söyledi. Miller, bu hareketin ABD'nin çıkarlarına zarar vermekten başka bir şey yapmadığını da sözlerine ekledi.
Yazıyı, "Bugüne kadar herkes bu konuda yeterinden fazla kibar davrandı" diye açan yazar, "Burada kullanılan "işgal" sözcüğü tedirgin, kötü ifade edilmiş bir anarşist söylemden başka bir şey değil. Oradaki bir grup Iphone, Ipad hayranı çocuğa çalışan insanların yollarından çekilip kendilerine bir iş bulmalarını tavsiye ederim" diyor. Miller yazısına şöyle devam ediyor: "Uyanın, pislik torbaları! Amerika amansız bir düşman ile savaşıyor. Eğer derdiniz düzgün bir dünyaysa,evlerinize, annelerinizin kucağına koşun, sizi zavallılar. Bir an önce"Lords of Warcraft"ınıza koşun. Hatta daha iyisi, gerçek bir şeyler için savaşın. Belki ordumuz bazılarınızı yola getirir! Ama şimdiden uyarayım, Iphone'larınızı ellerinizden alabilirler." Miller'ın bu yorumları, yazarın pek çok hayranını hüsrana uğrattı. Comicbookmovie.com adlı popüler çizgi roman sitesi ise Miller'a açık bir mektup yazarak, Miller'ın artık grafik roman hayranlarının umrunda olmadığını; onun hakkındaki tek dileklerinin yok olması olabileceğinisöyledi.


Kaynak - Pirsus Haber

Linkler

Related Posts with Thumbnails