15 Mart 2010 Pazartesi

Kazu Kibuishi’yi karşılarken...

Tudem Yayınları’nın çizgi roman markası Desen Yayınları, ülkemizde yeni tanınmaya başlayan, Amerika’da ise efsane olma yolunda ilerleyen çizgi roman yazarı ve karikatürist Kazu Kibuishi’yi Türkiye’ye getiriyor.
Çizgi Roman Okurları Platformu (ÇROP) adına Kazu Kibuishi ile ilgili bir yazı yazmam istendiğinde “acaba nasıl bir başlık atsam?” diye düşündüm. Yazının içeriği belki başlığı da yönlendirebilirdi ya bu defa da içeriği düşünmeye başladım. Kibuishi, yalan olmasın benim de çok tanımadığım bir sanatçıydı. Ancak biraz araştırma yapınca anladım ki oralarda, Amerikalarda bir yerlerde ÇROP’la aynı düşünen biri yaşıyordu ve bize düşen de bizden birini 'karşılamaktır'. Kazu Kibuishi eserlerini Amerikalı okurların ne kadar sevdiğini anlatmanın belki de en iyi yolu The New York Times gazetesi ve internet sitesi Book Review’in en çok satan listesine bir göz atmaktır. 20 Ekim 2009 tarihli listede “Tılsım, Taşmuhafızının Laneti” Alan Moore’un dünyaca ünlü; sinema filmi de çekilen, “Watchmen”inden hemen sonra ikinci sırada yer alıyor.
Ama biz Türk çizgi roman okurlarının sevdiği yanı satış rakamları değildi tek başına. Elbette türkçede ikinci cildi de basılan eserin içerik ve çizgisel gücü de olağanüstü bir beğeni kazandı. Bunun yanı sıra çocuklarla bilgimizi paylaştığımız interaktif çizgi roman atölyelerimizde Kazu’nun Tılsım’ını anlattığımızda çocukların kitapçılara hücum ettiğini de yakından biliyoruz. Bu bakımdan çocuk ve çizgi romanı yan yana koyan ve iç içe geçirebilen sanatçının geleceğin çizgi roman okurunu hazırlama becerisi belki de en çok hayranlık duyduğumuz yanı oldu. Ancak Kazu Kibuishi’nin çocuklara çizgi roman atölyeleri düzenlediğini öğrendiğimizde çok daha fazla mutlu olduk. Çizim becerisini ve sanatsal birikimini kendine saklamayan, eserleriyle okur kazandıran ama atölyeleriyle de çizgi romana sanatçı yetişmesi noktasında bir kapı açan sanatçının bu özverili çalışması bizi kendisine daha da hayran bıraktı.
İşte şimdi bu sanatçı ülkemize geliyor ve üniversitelerde ve liselerde atölyeler açacak. Elle çizen ve çizgi roman ruhunu kaleminden uzak tutmayan, Kibuishi renklendirmeleri bilgisayarla yaptırıyor. Atölyelerinde karakterlerini, öykülerini, yaratımlarını ve tekniklerini anlatan Kibuishi çizim yaptırmanın yanı sıra bilgisayar tekniğiyle renklendirme yapmanın inceliklerini de ekibindeki sanatçılara bırakıyor. Bizde de bu süreç işleyecek şanslı çizgi roman okurları ve çizim meraklıları da bundan faydalanacak.
Kendi kısır çizgi roman dünyamıza kapanarak dünyaya açılmaya çalışmamızın artık nafile olduğu anlaşılmış gibi dünyaca ünlü çizerler ülkemize davet edilmeye başlandı. Dünya çizgi romanını sadece kağıt üzerinde takip etmek yerine sanatçısından doğrudan bilgi edinme fırsatları doğuyor artık. Başarılı ve örnek sanatçılar yeni ufuklar açmak üzere bize, adeta ayağımıza geliyorlar. Bize düşense taşın altına elini sokan yayınevlerine destek olmak, bu etkinliklerden azami faydalanarak çizgi romanımıza kaliteli katkı yapmanın yollarına düşmektir.
Kazu Kibuishi TUDEM’in katkılarıyla ülkemize ekibiyle birlikte geliyor. Geleceğin çizgi roman okurunu ve sanatçısını yetiştirmek için gayret eden sanatçıya ÇROP olarak, çizgi roman okurları olarak, çizgi roman severler olarak gereken desteği vermek boynumuzun borcu. Hem zaten aynı kafada olduğumuz birini karşılamayacağız da ne yapacağız? Kazu bizden biri!..
Ümit Kireççi
"Çizgi Roman Hayatın İçinde"

14 Mart 2010 Pazar

Karikatürlü Ev

Çocukların ve her yaştan gençlerin, karikatür sanatıyla ilgili, ürettikleri, düşünceleri, etkinlikleri gibi birbirleriyle ortak duygu ve paylaşımlar yaratabilecekleri çalışmalar için destek ortamı.
2008 yılı sonlarında, üstat Kamil MASARACI'nın fikir babalığı ile gündeme gelen çalışma, değerli Konak Belediye Başkanımız Muzaffer Tunçağ ve Eşlerinin sponsorluğunda, Belediye Başkanımız Serdar YASA tarafından 6 Aralık 2008 tarihinde yapılan açılışla kuruluşunu gerçekleştirmiştir.Eğitim sisteminde, diğer sanatların yanında, karikatürün de artık yerini alabilmesi inancını kanıtlayabilmek için desteğini esirgemeyen
"ÇROP Çizgi Roman Yapalım Atölyesi"nde de çocuklara bir çok kez çizgi romanı anlatmış olan başarılı çizgi sanatçısı Hande Dilek Akçam yine tahta başında.

Artefact'ın Ölüm Konulu 6. Sayısı Çıktı!

İstanbul Üniversitesi öğrencisi bir grup öğrencinin gayretiyle çıkmaya başlayan dergi çığ gibi büyüyen katılımlarla kendini aşmaya doğru gidiyor.
"Ölüm konulu 6. sayımız uzun bir bekleyiş sonunda sizlerle! Şimdilik Taksim Mephisto ve Simurg'ta bulabileceğiniz Artefact, ilerleyen günlerde diğer illerdeki temsilcilerimiz sayesinde Türkiye'nin birçok bölgesine ulaşmaya başlayacak. Diğer satış noktalarının duyurusu hafta içi yapılacaktır.
İyi Okumalar"
Simge Aydın

İTÜFEST 2010

İTÜFEST 2010 geliyor ve bir de ödül töreni düzenliyor
İTÜFEST' 2010 organizasyonu kapsamında açılış gecesi gerçekleştirilecek ödül töreninde İTÜ öğrencilerinin belirlediği ünlü isimlere verilecek olanaltın arı ödülünün tasarımında Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümündeeğitimine devam eden ve bu konuda başarılı olan arkadaşlarımızdanyardım bekliyorum.
İlginize şimdiden çok teşekkür ederim...Kolay gelsin, iyi çalışmalar...
Yunus KAYAİTÜ İnşaat Fakültesi
İTÜFEST'2010 Yönetim Kurulu Üyesi
Mail : yunus_kaya@live.com

facebook paylaşım - Ufuk Gürgenç

Red Sonja: Kılıçlı Dişi Şeytan 1 Çıktı!

“Şunu bilin ki Prensim, Kimmeryalı’nın Hyboria Krallığını kasıp kavurduğu günlerde...onunkine karşı koyabilen çok az sayıda kılıçtan biri, Hyrkanialı kadın savaşçı Red Sonja’nınkiydi. Kraliçe olmayı kabul etmek yerine Kralı öldürmeyi tercih ettiği için yurdunu terketmek zorunda kaldı. Batıya, Turania bozkırlarına ve karanlık efsanelerin kucağına doğru sürdü atını.” --
Nemedia Günlükleri
Vahşi ve medeniyetten uzak bir dünyada yaşıyordu; erkeklerin yönettiği, kılıcın yönetimde söz sahibi olduğu bir dünya. Ona, ateş kırmızısı saçları ve kor alevi gibi kızgın gururu yüzünden Red Sonja diyorlardı. Bu gururu, çok az erkeğin sahip olduğu ve kimsenin altedemediği bir güç sağlamıştı ona.
Dün Enki Bilal'in "Dört? - Son Perde" albüm baskısını gördüm, "Yürüyen Ölüler"in baskıya gidişine şahit oldum ve elimde tuttuğum Red Sonja cildinin öykü, çizim ve baskısının ne kadar başarılı olduğu yakından inceledim. Dark Horse Conan'dan daha başarılı bir seriye imza atmış Red Sonja'da. Marmara Çizgi de hakkını vermiş ve muhteşem basmış. Red Sonja'yı çok önceden sevmiş idiyseniz şimdi aşık olacaksınız.
Ümit Kireççi

O TIPKI KANDİNSKİY İDİ

A.Mümtaz İdil
Odatv.com

Turhan Selçuk ölmüş.
Hastaydı, 88 yaşındaydı, ölüm beklenen bir şeydi, ama yine de her ölüm bir acı doğuruyor.
Dünyanın sayılı çizerlerinden biriydi.
Bu, öylesine söylenmiş bir söz sayılmamalı.
Turhan Selçuk, resimde Kandinskiy neyse, karikatür sanatında da oydu.
Ünlü Rus soyut ressamı Kandinskiy, geometrik şekilleri resim sanatına kabul ettiren büyük bir ustaydı.Turhan Selçuk da aynı yöntemi karikatür sanatına kazandırmıştı.
Cetvelle ve pergelle çizilmiş izlenimi veren üslubuyla, dünya karikatür sanatına önemli bir katkı sağladı ve böyle tanındı.
1984 yılında ilk kitabım “Gerçeklik ve Roman”ı yazdığımda, orada şöyle bir kuram geliştirmiştim: Ünlü Alman sanat tarihçisi Wolflin, sanatın soyuttan başlayıp somuta doğru gittiğini savunur.
Buna İtalyan sanat tarihçisi Gombrich, sanatın somuttan tekrar soyuta doğru ilerlediği eklemlemesini yapar.Kendimi kuşkusuz onlarla aynı yere koymuyorum, ama ben de teorilere, sanatın soyuttan tekrar somuta doğru ilerlediğini ve sonuçta sanatın kısır bir döngü içine girdiğini savunarak katılmıştım. Bu herhalde önemsenmiş olacak ki, Rusya’nın (o zamanlar SSCB idi) en büyük edebiyat dergisi sayılan Literaturnaya Gazeta’da bu kuramla ilgili bir inceleme çıkmıştı. Yine aynı kitapta, bu kurama girmeyen iki sanatın olduğunu belirtmiştim: Karikatür ve fotoğraf sanatları.F otoğraf sanatı somuttan başlamak zorundaydı.
Deklanşöre basıldığı anda, gümüş sır üzerine düşen her türlü imge doğadaki ile aynı olmak zorundaydı. Bu yüzden de somuttu. Bunu Şahin Kaygun, David Hamilton gibi fotoğraf sanatçıları değiştirmeye uğraştılarsa da, pek başarılı çalışmalar olarak görülmedi. Böylelikle de fotoğraf sanatı somuttan başladı ve hep somut kaldı. Nesnelerin gerçek görünümlerinden bağımsız hale gelemedi. Kurgu fotoğraflar ise bu çabadan çok uzaktı.Karikatür sanatı ise doğuştan soyuttu ve bu soyutluğu hiç bir zaman aşamadı. Aştığı anda, kendi varlığını da yok etmesi gerekiyordu.
Nesnelerin mutlaka “deforme” edilmesi gerekiyordu.
Karikatür sanatı hep soyut üzerinde kalmak üzerine kurgulanmış bir sanat koluydu ve bu haliyle kendisine ayrı bir yer ediniyordu sanat tarihinde.
İşte tam bu noktada da, Turhan Selçuk, tüm dünyaya kabul ettirdiği bir çalışmayla karikatür dünyasına girdi. Somut imgelerle karikatürlerini soyuta taşıdı.Yani, geometrik şekilleri karikatüründe kullanarak, yepyeni bir üslup ortaya attı. Ülkemizde işin çizimdeki üslup değişikliğinden çok, yaptığı siyasi hicivler ve Abdülcanbaz tiplemesiyle tanındı.
Turhan Selçuk ile ilgili birçok anı, düşünce, sempati, güzellikler anlatılacaktır mutlaka.
Bunları fazlasıyla da hak ediyor büyük usta.Ama işi karikatür boyutunda irdelemek de gerek. Bu yapılmazsa, Turhan Selçuk’un ne denli büyük bir “sanatçı” olduğu anlaşılmayacaktır.
Bu yüzden onu soyut resmin en büyüklerinden sayılan Kandinskiy ile karşılaştırma ihtiyacı duydum.
Kandinskiy tablolarını bilenler, bu ikili arasındaki yakınlığı da hemen fark edecektir zaten. Bir sanat kolunda, alışagelmiş veya daha başka deyişle geleneksel çizgiyi aşan sanatçılar, büyük bir risk alırlar.Bu, yok oluşlarını hızlandırabilir.
Sanat ve sanatçı bu demektir zaten. Yok olmayı göze alarak, toplumsal değişime katkıda bulunmak.
Turhan Selçuk, siyasi hicivleri ile tüm cumhuriyet dönemine damgasını vurmayı başarmıştır. Ancak bunu hangi yolla kendisini izleyenlere aktardığı ve bunda ne kadar etkili olduğu da düşünülmeli.
Dünyanın herhangi bir yerinde, karma bir karikatür sergisinde gezinirken, duvarda asılı karikatürlerden birini görüp de, “işte bu Turhan Selçuk” diyorsanız eğer, sanatın gücü orada kendini göstermiş demektir.
Sanırım Turhan Selçuk karikatürünü, onu tanıyan herkes, binlerce çizer içinden tanıyabilir.
İmzadır o çünkü, benzersiz bir imzadır.
A.Mümtaz İdil

Paylaşım - Özlem Dağ
Turhan Selçuk'a saygıyla.. Işıklar içinde yatsın...

13 Mart 2010 Cumartesi

Gün olur devran çağlar

Ayça Şen

Okuyucu Conan’ı gibi olan yazılarımıza bir kez daha hoş geldiniz değerli okur! Aslında fırsat olsaydı şahane yazılar yazardım ama memlekette fırsat eşitliği olmadığı için bizi verdiler ‘Yaşam’ bölümüne, politikadan uzak kaldık.
Zaten sene 82’de derginin arkasında Okuyucu Conan’ları bölümüne bir Conan resmi yapıp yollamıştım ama yayımlamamışlardı. Şans işte.
Çocukken ‘Süper Korku’ diye bir çizgi dergi vardı. Aman bir dandikti bir dandikti... Aslında daha çok pornografikti. Anneannemin başucunda Teksas, Tommiks, Gırgır, Fırt, Çarşaf durur, geceleri onları okurdu. Bir gün baktım Süper Korku duruyor. Milletin anneannesi örgü örer, Deniz Baykal’ınki namaz kılar, bizimki çizgi roman okurdu.
Geçenlerde arkadaşım bize gelirken Memo’ya nostaljik bir hediye, Teksas’ı getirmiş.
Hani Çelik Bilek olan.
Çocukken bunların çizgileri çok şahane gelirdi. Ya son zamanlarda çizgicileri değişti, çizimler baştan savmalaştı, ya da büyük ihtimalle biz büyüdük ve çizgi hassasiyetimiz arttı.
Çelik Bilek’i okurken gark olduklarım sadece çizgileri değildi. ‘Defineyi viranede ara’ derler; çocukken kötü gelen çizimler büyüyünce hayal kırıklığına uğratınca, çocukluk değerlerimize sadece görsel meseleler yüzünden hıyanet etmek istemedim. Ne de olsa politikaya en yakın olduğum zamanlardı Çelik Bilek okuduğum yıllar.
Çelik Bilek, bilmeyenler için söylüyorum; İngilizler’in Amerika’ya yerleştikten sonra bir grup asinin İngiliz askerlerine karşı sürdürdüğü özgürlük mücadelesini konu alıyor. Çelik Bilek de bu mücadelenin kahramanı; yani kendi ülkesine karşı başkaldıran bir asi. Aslında seneler önce Türk hükümetinin konuya vakıf olsaymış derhal yasaklayacağı Çelik Bilek, geçenlerde tuvalette okurken komiğime gitti. Zamanının her tür kitabının yakılıp yasaklandığı Türkiye’sinde nasıl oldu da bu çizgi roman serbest kaldı...
‘Gün olur devran döner’ sözü bu aralar hayatımda o kadar etkisini gösteriyor ki, Amerika’ya yerleşen Çelik Bilek’in de İngilizler ile olan mücadelesi zamanları (gerçi bunu yayımlayanlar Fransızlar) devran döndü ve şimdilerde Amerika ile en iyi dost olduğu için övünüp duran İngilizler’e vardı. Video kliplerde Bush’un tasma ile Tony Blair’i gezdirmesine kadar vardı hatta. Fransızlar da İngilizler’e olan gıcığından dolayı Amerika ile bacılık oldu ama şimdi araları yine çok kötü.
İnsanlarda da bu var.
Sanılıyor ki, istediğin kadar yak yık, nasıl olsa barışılır, nasıl olsa devlet politikaları gibi istediğin zaman işler düzelir, ‘Yeter ki ben isteyeyim!’
Hatta annemin bir arkadaşı bu ‘ben’ meselesine son noktayı koymuş ve çok bencil biri için “O ‘ben’ değil ‘Bem’ der” demişti. Hakikaten bu tip aşırı ego manyağı olan kişilere bencil sözü çok hafif kalıyor, ‘Bemcil’ demek daha akıl kârı.
Bencileyin durum böyle.

Kaynak - Radikal

12 Mart 2010 Cuma

Cihan Demirci Antalya'da

Cihan Demirci, 12 Mart Cuma günü, Antalya'da Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesinde, Saat: 15.30'da "Akla Ziyan Bir Ülkede Yaşamak" başlıklı söyleşide "Bir Kiii-Üüüççç Tıp Bayramı (!)" öncesi doktorlarla ve doktor adayı öğrencilerle birlikte olup akıl sağlığımız üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek...

Dilek Keskin

11 Mart 2010 Perşembe

Usta Turhan Selçuk'u Kaybettik

KARİKATÜRİST Turhan Selçuk, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde karın içindeki aort damarının yırtılması nedeniyle ameliyat oldu. Yoğun bakıma alınan Turhan Selçuk, hayati tehlikeyi atlatamadı. Selçuk, gece yaşamını yitirdi.

Cumhuriyet Gazetesi karikatüristi Turhan Selçuk, 88 yaşında İstanbul’da vefat etti.

Alınan bilgiye göre, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu Acıbadem Maslak Hastanesinde ameliyat olduktan sonra yoğun bakıma alınan Selçuk, gece saat 01.30 sıralarında hayatını kaybetti.

Türk mizahının önde gelen isimlerinden olan ve Türkiye’de mizaha yön veren karikatüristlerden biri olan Selçuk, Muğla’nın Milas ilçesinde 1922 yılında dünyaya geldi.

Semih Balcıoğlu ve Ferit Öngören ile beraber Karikatürcüler Derneği’nin kurucularından olan Selçuk, Akbaba, Aydede, Yön, Devrim Örneği gibi dergilerin yanı sıra Milliyet ve Akşam gibi günlük gazetelerde çalıştı.

Özellikle Abdülcanbaz tiplemesi ün kazanan Selçuk’un Türkiye ve Avrupa’da birçok müzede karikatürleri sergilendi.

Cumhuriyet Gazetesinde çizen Selçuk, gazeteci-yazar İlhan Selçuk’un da kardeşi.

Kaynak: Milliyet

H. P. Lovecraft Raflarda

Çizgi roman dünyasına sessizce giren April Yayıncılık Jack London, O. Henry, Edgar Alan Poe çizgi roman uyarlamalarından sonra H. P. Lovecraft'ı da okurların beğenisine sundu. Bizde sadece mizah çizgisi olarak tüketilen çizgi tarzının kalıcı eserler yaratmakta da kullanılabileceğinin açık kanıtı bu seri.

Farklı çizgi tarzlarına sahip bir çok çizer, birer öyküyü ele alarak hazırlamış çalışmasını. Kimisi öykü metnini vinyetlerle süslemiş, kimisi çizgi roman senaristlerinin çizgi roman diline çevirdiği özel senaryo uyarlamalarını çizmiş, kimisi de hayli serbest ve cesur çizimlerle tek başına yorum getirmiş ustaların öykülerine. Bu arada serinin değerini anlayan okuyucuların ilgisi az olmasa gerek ki Jack London albümü yeni bir kapak tasarımıyla ikinci baskısını yaptı... sessizce... derinden gelerek...
Ümit Kireççi

10 Mart 2010 Çarşamba

KAZU KIBUISHI

Amerika’lı çizgi roman yazarı Kazu Kibuishi, 1978 yılında Japonya’nın başkenti Tokyo’da doğdu. En bilinen işleri arasında yaratıcısı ve editörü olduğu Flight/Uçuş çizgi roman antolojisi ve bir gazetede sürekli yayımlanan Copper bulunmaktadır. Başka bir süreli yayında çizer olan Scott McCloud, Kazu Kibuishi’nin çizgi karakterlerine baktığında ve hikâyelerini okuduğunda şunları hissettiğini söylüyor: “Kazu’nun işleri o kadar iyi çizilmiş işler ki, sadece bakarken bile ellerim acıyor”.
Kibuishi, Santa Barbara’daki Kaliforniya Üniversitesi’nde sinema okurken okul gazetesi The Daily Nexus için Clive ve Cabbage / Clive ve Lahana Kafa adında bir çizgi dizi hazırladı. Mezun olduktan sonra reklam ve video oyunu stüdyosu Shaded Box’ta animatör olarak çalıştı. Ama tam zamanlı olarak çizgi roman ve çizgi diziyle ilgilenmek için animasyon işini bırakmaya karar verdi. Ve böylece Copper adlı çizgi dizisini aylık olarak kendi web sitesi Bolt City’de yayınlamaya başladı.
Flight / Uçuş” ise hem Kibuishi hem de arkadaşlarının kariyerlerindeki, en dikkat çekici ve başarılı iş oldu. Alternatif basın kanallarında yayımlattıkları Kazu ve arkadaşlarının elinden çıkan bu çizgi dizi, kısa zamanda Image Comics adlı yayınevinin sahibi Erik Larsen’ın ilgisini çekti. Akabinde çizgi dizi öyle bir patladı ki, ekipteki tüm isimler yetenekli ve başarılı çizgi yazarlar olarak öne çıktılar.
Kazu’nun son dönemdeki en büyük işi, çocuk ve gençlere yönelik olarak Skolastik Yayınevi tarafından çıkarılan çizgi roman dizisi Amulet/Tılsım. Serinin ilk kitabının ismi "Tılsım 1: Taşmuhafızı", ikinci kitabın ismiyse "Tılsım 2: Taşmuhafızı’nın Laneti". Serinin üçüncü kitabı ise farklı bir isimle önümüzdeki aylarda ABD’nin hemen ardından Türkiye’de de yayımlanacak.

09 Mart 2010 Salı

Örümcek Adam Evleniyor

Başta "Örümcek Adam" olmak üzere, Tommiks, Teksas ve Swing gibi bir çok çizgi kahramanın maceralarını Türkiye'de okurlara ulaştıran HozComics şirketinin sahibi Haşim Öz, cumartesi günü evleniyor. "Örümcek Adam" karakterinden yola çıkarak özel bir davetiye hazırlayan Haşim Öz, yaklaşık dört ay önce tanıştığı Başak Aksel ile Kadıköy Evlendirme Dairesi'nde saat 15.45'te kıyılacak nikahla dünyaevine giriyor.

Bir dönem yıllarca Hürriyet Gazetesi'nin Magazin Servisi'nde de görev yapan arkadaşımıza mutluluklar diliyoruz.

Kaynak: Hürriyet

Kazu Kibiushi Türkiye'ye Geliyor!

“TILSIM”LI BİR İSTANBUL BULUŞMASI
KAZU KIBUISHI - ÇİZGİ ROMAN ATÖLYESİ
15 - 21 MART 2010
Japon asıllı, dünyaca ünlü ABD’li çizgi roman sanatçısı Kazu Kibuishi, 25 yılını kutlayan Tudem Yayınları’nın çizgi roman markası Desen Yayınları’nın davetlisi olarak 15 - 21 Mart tarihleri arasında İstanbul’da olacak.
Ustasından yaratıcı düşünme, yazım ve çizim atölyesi…
Geçtiğimiz aylarda Desen Yayınları’nın yayımladığı Tılsım kitapları (Taşmuhafızı ve Taşmuhafızı’nın Laneti) ile büyük beğeni kazanan Kazu Kibuishi, bir haftalık İstanbul ziyareti süresince 10 ilköğretim okulu ve lisenin yanı sıra iki üniversite ve iki de kültür merkezinde, okurları, meslektaşları ve basın mensuplarıyla bir araya gelecek.
Gerçekleştireceği atölye çalışmalarında Kazu Kibuishi, kişisel asistanı ve desenlerinin renklendiricisi olan Jason Caffoe ile birlikte katılımcıların görme, yazma, algılama, sorgulama, analiz etme ve eleştirme yetilerini geliştirmelerine yardımcı olacak ve katılımcıların yaratıcı yönlerini açığa çıkarmaları için olanak sağlayacak.
Atölyelerde katılımcıları pek çok sürpriz bekliyor!
İstanbul’daki atölye çalışmaları için heyecanla çalışan ve yepyeni bir konsept geliştiren Kazu Kibuishi, ilköğretim, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra sektör profesyonelleri ve basın mensupları için de birbirinden ilginç sunumlar hazırladı.
Kazu Kibuishi, katılımcıların belirli bir çizim altyapısı olmadığını varsayarak temel çizim konularını kapsayan eğlendirici ve bilgilendirici bir atölye gündemi oluşturdu. Buna göre Kibuishi, atölye çalışmalarında, çizgi roman kahramanı oluşturma tekniklerini gösterecek, katılımcıların kendi kişisel uygulamalarını yapmalarına olanak sağlayacak, çizgi romanlar üzerine forumlar düzenleyecek, çizgi romanda hikâye anlatım tekniklerini aktaracak, nasıl çizgi roman yazılıp çizildiğini gösterecek ve atölyesinin en ilgi çekici yönü olduğunu belirttiği dijital boyama gösterisini gerçekleştirecek.
Türkiye’de bir ilk: Basına özel atölye çalışması…
Desen Yayınları, Türkiye’de ilk kez basına yönelik kapalı devre özel bir etkinlik düzenliyor. Bu çerçevede Kazu Kibuishi, 15 Mart Pazartesi akşamı sınırlı bir basın topluluğunun katılımıyla Pera Müzesi eğitim salonunda özel bir atölye çalışması gerçekleştirecek.
Atölye çalışmasının başlangıcında, eğitmen Kazu Kibuishi tarafından tüm katılımcılara basit çizim teknikleri gösterilecek. Daha sonra, kendi çizgi roman kahramanlarından örnekler gösterecek olan Kibuishi, katılımcılardan kendi çizgi roman kahramanlarını oluşturmalarını veya kendilerini çizgi roman kahramanı olarak resmetmelerini isteyecek.
Siyah beyaz veya renkli olarak resmedilebilecek bu çalışmalar, daha sonra Kazu Kibuishi tarafından taranarak MacBook ile bilgisayar ortamına aktarılacak ve yeniden kurgulanıp bir araya getirilerek özgün bir kompozisyon oluşturulacak.
Böylece, yaklaşık iki saat sürecek bir çizim atölyesinin ardından tüm katılımcılar ortak bir esere imza atmış olacaklar.
Kazu Kibuishi santralistanbul’da!..
Çizgi romana profesyonel bir çerçeveden bakmak için özel bir buluşma…
Kazu Kibuishi ve Jason Caffoe, 20 Mart Cumartesi günü saat 14.30’da İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Çizgi Roman Okurları Platformu’nun değerli işbirliği ile santralistanbul kampüsünde hayranlarıyla buluşacak. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek ve halka açık olacak etkinliğe katılımın yoğun olması öngörülüyor. santralistanbul’daki atölye çalışmasına özellikle çizgi roman okuyucularının, görsel iletişim, grafik vb. görsel sanatlarla ilgilenen kişilerin, üniversite öğrencilerinin ve sektör profesyonellerinin ilgi göstermesi bekleniyor.
Atölyeye katılmak isteyenler, 20 Mart Cuma akşamı saat 18.00’e kadar Tudem Yayınları’nı arayarak isimlerini kayıt ettirebilirler. Tel: 0(216) 418 16 17

08 Mart 2010 Pazartesi

Red Sonja aramızda

Marmara Çizgi, günlerce hangi kapağı basması gerektiğini düşündü ve sonunda karar verdi: İki kapaklı Red Sonja'yı okurlara sundu. Dark Horse'un Red Sonja serisi yıllar önce Marvel'ın yarım bıraktığını tamamlayacak gibi. Türün meraklılarına duyurulur.

07 Mart 2010 Pazar

Dr. Yahya Kanbolat Öykü Yarışması

Aalen-Antakya Kültür Derneği; Uluslararası Çukurova Sanat Günleri etkinliğinde, Dr. Yahya Kanbolat anısına öykü yarışması düzenlenmektedir.
Dr. Yahya Kanbolat anısına düzenlenen yarışma, yazın dünyasına öykü dalında özgün yapıtlar kazandırmayı amaçlamaktadır.

Yarışma koşulları
Konu : Serbest
Amaç : Politikacı ve aydın bir yazar olarak; ülkesine ve halkına bağlılığını kanıtlamış merhum Dr. Yahya Kanbolat’ı anmak, hatırasını yaşatmaya devam ettirmek için düzenlenen öykü yarışması ile yeni yeteneklere fırsat sunmak.
1. Yarışma, Türkiye’de ve başka ülkelerde yaşayan, Türkçe yazan, bütün edebiyatseverlere açıktır.
2. Öykü uzunluklarının serbest olduğu yapıtlar bilgisayar ortamında, Arial yazı karakteri ile 12 punto büyüklüğünde, 1.5 ara ile yazılmış olmalıdır.
3. Yapıtlar 7 nüsha olarak gönderilecektir.
4. Yarışmacılar açık kimlikleri ile hazırlayacakları yapıtları ile birlikte, açık adreslerini ve öz yaşam öykülerini belirttikleri ayrı bir zarf da göndereceklerdir.
5. Ayrıca her yarışmacı katılım formunu (alttaki) eksiksiz doldurması gerekmektedir.
6. Her yarışmacı, daha önce ödül almamış, en fazla üç öykü gönderebilir.
7. Yarışmaya seçici kurul üyeleri, seçici kurul üyelerinin birinci dereceden yakınları ve Aalen-Antakya Kültür Derneği üyeleri katılamaz.
8. Yapıtlar elden, posta veya kargo yoluyla en geç 25 Mart 2010 tarihine kadar Aalen-Antakya Kültür Derneği, Kurtuluş Caddesi No: 20, 2. Kat, Antakya-HATAY adresine ulaştırılacaktır.
9. Yarışmaya gönderilen yapıtlar, yazarlarına iade edilmeyecektir.
10. Gönderilen yapıtlar Aalen-Antakya Kültür Derneği arşivinde dosyalanacaktır.
11. Yarışmada ilk ona giren öyküler kitap haline getirildiğinde; yazarlarına telif ödenmeyecektir. Her yarışmacı bunu kabul ederek yarışmaya dosya göndermiş sayılacaktır.
12. Özgün olmadığı sonradan anlaşılan eserlere verilen ödül geri alınacaktır.
13. Katılımcılar, yukarıda belirtilen yarışma koşullarını peşinen kabul etmiş sayılır.
14. Yarışma ile ilgili sorular için elektronik posta adresi: aalen.antakya.kultur.dernegi@gmail.com
yazi.atolyesi@hotmail.com

SEÇİCİ KURUL:
Mehmet Başaran
Mehmet Karasu
Semir Arslanyürek
Dr. Ayten Çelebi Kural
Saadet Kanbolat
Sinan Seyfittinoğlu
ÖDÜLLER
1. 500 TL ve plaket
2. 300 TL ve plaket
3. 200 TL ve plaket
Yarışma Takvimi
Son başvuru tarihi: 25 Mart 2010
Sonuçların açıklanması: 30 Mart 2010
Ödül Töreni: 9 Nisan 2010
Yahya Kanbolat Öykü Yarışması Katılım Formu:
Yarışmacının;
Adı ve soyadı:
Adresi :
Elektronik Posta Adresi:Tel & GSM
İlişikte gönderdiğim …………………………………adındaki öyküm/öykülerim ile katıldığım yarışmanın koşullarını kabul ediyorum.

İmza
Related Posts with Thumbnails