Basın'da Çizgi Roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basın'da Çizgi Roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2026 Perşembe

Asterix Kapağına Rekor Ödeme

Bu haber YZ tarafından hazırlanmıştır.

İmza: Tembel haberci

....

14 Eylül 2026 tarihinde yapılan tarihi bir açık artırmada, efsanevi çizgi roman "Asterix chez les Bretons" (Asteriks Britanya'da) albümünün Albert Uderzo imzalı orijinal kapak resmi, masraflar dâhil 1,47 milyon avroya (İngiliz sterlini bazında yaklaşık 1,3 milyon £) satılarak dünya rekoru kırmıştır. [1, 2]


Belçika'nın Liège kentindeki BD Enchères müzayede evi tarafından gerçekleştirilen satışla ilgili öne çıkan detaylar şunlardır:
  • Beklentilerin Çok Üzerinde: Karton üzerine guaj boyayla yapılan 34x47 cm boyutlarındaki bu eserin ilk başta 150.000 ile 200.000 avro arasında alıcı bulması bekleniyordu. Tahmin edilen değerin neredeyse 8-10 katına satılmıştır. [1, 2]
  • Uderzo Rekoru: Bu satış, 2020 yılında hayatını kaybeden ünlü çizer Albert Uderzo'ya ait bir eser için bugüne kadar ödenen en yüksek meblağ olarak kayıtlara geçmiştir. [1]
  • Özel Anlamı: 1965 tarihli bu ikonik kapak resmi; Asteriks, Oburiks ve Antikotaks'ı rugby oyuncularından kaçarken tasvir eder. Üzerinde ayrıca yaratıcıları René Goscinny ve Albert Uderzo'nun yayıncıları Georges Dargaud'ya yazdığı duygusal bir ithaf yer almaktadır. [1, 2]
Eseri satın alan kişinin, Asteriks serisine büyük bir tutkuyla bağlı olan Fransız bir koleksiyoner olduğu açıklanmıştır. [1]

8 Eylül 2026 Salı

Robinson'un (Serhat Kılıç) Acı Vedası

Birçok role can veren Serhat Mustafa Kılıç çizgi roman okurlarının zihninde Gürcan Yurt'un klasikleşen mizah eseri "Robinson Crusoe ve Cuma"un sinema uyarlamasıyla yer etmişti. 

İlginç ve üzücü bir tesadüf ki; 5 Eylül 2026 tarihinde aramızdan ayrılan oyuncu 5 Eylül 2017'de vefat eden rol arkadaşı John Nyambi ile aynı gün hayata veda etti. 

 

10 Ağustos 2026 Pazartesi

Hacı Ali/Hi Jolly, Red Kit

Paylaşım - Bülent Demirbaş

Kaynak - Oda TV
...

İzmir'den Red Kit'e uzanan bir efsane: Hacı Ali...
Amerikalıların deve birliği için Osmanlı topraklarından götürdüğü develerin bakıcısı İzmirli Hacı Ali, Amerika’da “Hi Jolly” adını aldı. Efsaneye dönüşen hikâyesi Red Kit’e ve beyaz perdeye taşındı. Hacı Ali, her yıl 10 Ocak’ta düzenlenen festivalle anılıyor.

Deve projesinin sona ermesinin ardından Hacı Ali ülkesine dönmedi. 16 Aralık 1902 tarihinde Arizona ile Colorado Nehri arasındaki eski bir çöl yolunda cansız bedeni bulundu. 74 yaşındaydı. Üzerinden çıkanlar yalnızca kırk sent değerinde üç gümüş sikke ve bir paket tütün oldu.

Onun hikâyesi zaman içinde Amerikan kültürünün bir parçası haline geldi. Yazar Jim Kjelgaard tarafından 1959 yılında Hi Jolly adlı roman kaleme alındı. Radyo programlarına konu oldu. Bunlardan biri, develerin hikâyesini anlatan Develer Geliyor adlı programdı. Hacı Ali figürünün yer aldığı ilk sinema filmi ise 1954 yılında çekilen Southwest Passage (Güneybatı Geçidi) adlı western filmi oldu. Amerika dışında da ilgi gören Hacı Ali'nin hikâyesi, Avrupa'da yayımlanan ünlü çizgi roman serisi Red Kit'in sayfalarına da taşındı.
Kaynak: Oda TV.


5 Şubat 2026 Perşembe

Hindistan'da çocuğun midesinden "hulk" çıktı

Kaynak - Haberler.com

...

Hindistan'da bir çocuğun midesinden ameliyatla, çizgi film karakteri Hulk'un oyuncağı çıkarıldı. Küçük çocuğun oyuncağı nasıl yutabildiği merak konusu oldu.


Hindistan'da karın ağrısı şikayetiyle hastaneye kaldırılan küçük bir çocuğun midesinden, yapılan ameliyatla ünlü çizgi film karakteri Hulk'un oyuncağı çıkarıldı. Röntgen filmlerinde fark edilen sert cismin, çocuğun oyun sırasında yuttuğu bir aksiyon figürü olduğu anlaşıldı.

NASIL YUTTUĞUNU KİMSE ANLAMADI

Başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşan çocuğun, bu kadar sert ve büyük bir nesneyi nasıl yutabildiği ise doktorlar arasında hayret uyandırdı.

Kaynak: Haberler.com / Dünya


 

29 Aralık 2025 Pazartesi

Jack Kirby'nin Adı New York'ta Caddeye Veriliyor

Kaynak - Comicsbeat
...
Comics ekolünün en büyük çizerlerinden Jack Kirby'nin adı doğup büyüdüğü New York'un Lower East Side bölgesindeki Delancey ve Rivington Caddeleri arasındaki caddeye veriliyor. Yıllarca bu caddeyi çizgilere taşıdığı bilinen sanatçının adı bundan böyle "Jack Kirby Yolu" tabelasıyla ölümsüzleşecek:



 

17 Kasım 2025 Pazartesi

Ali Kırca'dan TOMMİKS Yorumu

Paylaşım - Selami Akkan
...
Ne yaptın bize Capitan Miki? - Ali Kırca sabah 03 02 2006


Çocukluğunda ve gençliğinde Tarkan, Kara Murat, Teksas, Tommiks, Mandrake, Zembla, Kızıl Maske, vs. okuyan şanslı insanlardan birisiyim. Bizim nesil doğrunun yanında olan, doğruyu yapmaya çalışan bir nesil oldu."
Yorum tetikledi bu yazıyı hatırlamama.
Ne yaptın Tommiks?
Bunu bilmiyorduk. Kahraman yüzbaşı Tommiks'in maceralarının Türkiye'de yayınlanmaya başladığı yıl, tam da bizim "okuma-yazma" yı öğrendiğimiz "yıl" mış meğer.
Elli yıl önce...
Yani hiçbir şey kaçırmamışız.
Yani "tüysüz" bir delikanlının; "ranger" lıkta, yüzbaşılığa kadar yükselip "kötüler" i alt etmesine eşlik ettiğimiz günler, daha her şeyin başlangıcıymış.
Sonra hepsini birlikte yaşadık... O; "binbirsurat" dahil bütün kötülerle baş ettikçe, biz "kahraman" olduk.
Yirmiotuz sayfalık o küçük ve renkli kitapçıklar, bizi hep "iyiler" in kazanacağına inandırdı. İyi bitti her maceranın sonu...
O nedenle de evde ve okulda "Tommiks" okumamızın yasaklanmasını hiçbir zaman anlamadık.
Allah'tan renkli kitapçıkların boyutları tarih ya da coğrafya kitaplarının arasına gizlenecek kadar küçüktü.
Tommiks, bizim ilk cesaretimiz ve yasaklara ilk karşı koyuşumuzdu.
Yasaklara direndik.
Kahramanlar kazandı.
Biz kazandık... Kahraman olduk.
Bugünlerde, Tommiks'le birlikte Teksas da "ellinci yıl" ını kutluyormuş Türkiye'de...
Teksas'ın kahramanının adı da Çelik Blek'ti... Ama onu çoktan Türkçe olarak algılamıştık bile: O, "çelik bilek"li bir kahramandı bizim için...
Kırmızı ceketli işgalci İngilizlere karşı direnen "vatansever" bir avcı...
Kahramanlarımızla mutluyduk. Yasaklara da direniyorduk bir yandan, onların "kötü" lere direnişine eşlik ederek...
Her yerde, her fırsatta okuyorduk.
Sinema önlerinde "macera" değiştiriyorduk gizlice...
Ve gerçekten anlamıyorduk yasağın sebebini de...
TommiksTeksas okuduk diye, ne "Amerikan" laştık bir gün bile; ne silah doladık belimize...
Yalnızca kahramanların kötüleri er geç alt edeceği inancı kaldı zihnimizde...
Bir de okuma-yazmayı hızla geliştirdik binlerce, on binlerce konuşma balonunun sayesinde...
Ve... Okudukça anladık... Anladık başka şeyleri de zamanla...
Hayatı, siyaseti, aşkı, hüzünleri, zaferleri, yenilgileri; emperyalizmi, sosyalizmi, faşizmi, liberalizmi, siyasal İslam'ı, laisizmi; cumhuriyeti, hürriyeti, milliyeti, sabahı, akşamı, şafağı...
Demokrasi macerasını, isyanları, darbeleri, karşıdarbeleri, devrimleri ve karşıdevrimleri; darağaçlarını ve cesaret taçlarını yılgınlık ve başkaldırı sınavlarında...
İşgalleri, savaşları, muharebeleri hudutlarımızda... Ve çok, çook uzaklarda: Vietnam'ı da okuduk, Yom Kippur savaşını da... Salvador Allende'yi de gördük, General Pinochet'yi de...
Ay yüzüne indiğine de tanık olduk insanoğlunun, kansere ve AIDS'e yenildiğine de...
Bolluk-bereket günlerini de yaşadık, zeytinyağı ve ampul kuyruklarını da...
Depremde sustuk kederle, futbolda coştuk...
Her iktisadi depremin sonunda; enkaz altında kalanlar kadar, enkazdan "nema" lananları da bulduk toz-toprak kalktığında...
Kimimiz ağladı aynı şarkının nağmelerinde; kimimiz halay çekti "öteki" yle göz göze...
Sonuçta... Kazanmanın ve kaybetmenin; birbirine, kör bir bıçağın sırtında yaslandığını öğretti bu hayat hepimize...
Velhasıl... Hayatımızın en "hayır" lı yasağı olduğunu nereden bilebilirdik, kişisel
"tarih" imizin ve ulusal "coğrafya" mızın kıvrımlarında gizlediğimiz "yirmi beş serilik" o Tommiks macerasının?
Geç anladık!..
Bize "iyi" lerin hep kazanacağını öğretmeseydin sinema önlerinde; hayal kırıklıklarımız o kadar büyük olmayacaktı belki de!..


 

10 Mart 2022 Perşembe

Bahadır Baruter: Karikatür, çizgi roman sanat değildir

Kaynak - Gazete Fersude

...

Mizahçı kimliğiyle tanınan ressam, heykeltıraş, yayıncı, Lombak’ın yaratıcılarından çizer Bahadır Baruter, “Karikatürü bir sanat olarak görmedim” diyor.


FERSUDE - Mahir Mircan’ın Arjantin’de hazırlayıp Youtube üzerinden yayın yapan Pi Arte TV’nin her Cuma 19.00’da yayınlanan “Gülünce Çok Güzel Oluyon Türkiyem” adlı programa konuk olan Baruter, karikatürü neden bir sanat olarak görmediğini şöyle özetledi: “Çünkü karikatürü tüketen okurunun, izleyicisinin sanatçı olarak onu üreten kişi olarak benden bazı talepleri oluyor. Bende bazı beklentilerine cevap vermem gerektiği baskısını yaratıyor. Karikatür çizerken, sanattaki o özgürlüğü, ferahlığı hiçbir zaman yaşayamadığımı fark ettim. Belki yayıncı, dergici kimliğimden kaynaklanıyor. Dergilerimin tiraj kaygısını, okunan şeyin anlaşılma kaygısını, mesaj kaygısını hep birinci planda tuttuğum için bu baskıyı sanat için fazla buldum.”

 

Uzun zamandır mizahtan, çizerlikten, yayıncılıktan uzak duran Bahadır Baruter, Pi Arte TV’nin kurucusu Mahir Mircan’a konuk olduğu programda “Karikatür bence son derece güçlü sanatkarane bir iştir” dedikten sonra şöyle konuştu: “Sanatkâranedir ama sanat değildir. Arkasındaki yaratıcısının sanatçı vasıfları taşımasıyla alakalı çok sıkı bir güç bağı vardır. Çizgi roman için de aynı şeyi söylerim. Bazı tür çizgi romanlarda pür sanatı hissedebilirsin, bazılarında başka bir şey daha vardır. Sinema da böyledir. Ticari sinemanın kaygılarıyla sanat sinemasının rahatlığı, özgürlüğü kıyaslandığında birinde sanat yoğunluğu daha çok hissedilir. Diğerinde zayıflar, bazısında ise tamamen söner gider. Anlatım kaygısı olan, anlatmama kaygısı, anlaşılma kaygısı olan hiçbir sanatsal eylem net bir şekilde sanat değildir. Aslında karikatürist iki tür yetenekten besleniyor.  Biri açık yara gibi dışarıdaki ısıyı, nemi algılayabilen duyarlılığının olması. Diğeri o sırada toplumda ne olup bitiyorsa onunla bağlantılı bir hassasiyetinin olup, bunu da güzelce ifade edebiliyor olması. Hayatın anlamı sanırım kendini yenileyip taze, güzel inançlarla tekrar tekrar var olabilmek. Ben hâlâ o güzel şeyi içimde hissettiğim için mutluyum.”

 

Leman'da yaklaşık 12 yıl süresince, Fatih Solmaz ile birlikte hazırladıkları Lombak sayfası yayınlanmaya başladığı andan itibaren dönemin en beğenilen köşelerinden birine imza atan Baruter, 4 kitaplık Lombak serisi ve 2012’de Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanan Ruhaltı adlı kitaplar yayınladı. Bunların yan ısıra, mizahçı arkadaşlarıyla birlikte veya bağımsız olarak yayınladığı L-manyak, Lombak, Kemik, Penguen dergilerini yayınlayan Bahadır Baruter, resim heykel ve dijital çalışmalarının yer aldığı sergiler de açtı.

 

Söyleşiden satır başları:

 

“Karikatürde başarılı olacağımı tahmin etmiyordum”

 

“Ben karikatürü hiç sevemeden başladım. Çok zorlanarak, çok sıkılarak ve ızdırap içinde yaptığım bir iş diye hatırlıyorum” diyen Bahadır Baruter sözlerini şöyle sürdürdü. “Sonra sevmeye başladığımda çok başarılı olduğumu fark edip sevdim. Aslında başarılı da olabileceğimi tahmin etmiyordum. Aklım hep resimdeydi, Mimar Sinan Üniversitesi’nde resim okumuştum. Karikatürle ilgili hiçbir merakım da yoktu. Mizah dergisi tüketmezdim, mizahçı arkadaşım yoktu.

 

Karikatürist olduğum için hep söylenip, yakındım. Sonra bir gün mesleğimi birdenbire çok sevmeye başladım. Kendimi o kadar başarılı bir noktada hissettim ki, etrafımda o kadar güzel insanlarla karşılaştım ki mesleğim bitiverdi, dergi kapandı. Bu o çok kısacık zaman aralığına sığdı. Mesleğimin son yılında ben mesleğimi sevdiğimi fark ettim.”

 

LOMBAK KÖŞESİ NEDEN SEVİLDİ?

Baruter, Pi Arte TV’nin kurucusu Mahir Mircan’ın Lombak köşesi ve Lombak dergileri neden çok sevildi? Sorusunu şöyle yanıtladı: “Lombak’ın çok tutması hesaplamadığım bir başarıydı. Ben içimden gelen bir güdüyle karikatürlerimde çok rahat argoya, cinselliğe ve küfüre yer verdim. Benim esprilerimi bulan bir partnerim vardı, Fatih Solmaz. Biz birlikte bu dünyayı kurarken içimizdeki o hergele çocuksu enerjiyi mümkün olduğunca cinsellikle, küfürün rahatlığıyla, argoyla zenginleştirdik. İşe ruhumuzu koyduğumuzda ortaya çok kirli, marjinal, bir ailenin tüketmesi çok zor olan, ergen bir enerji alanı açtık. Bunu risk alarak yaptık. Alaycılığımız, aşırılığımız çok pervasızcaydı” dedikten sonra şöyle devam etti:

 

“Zannettik ki çok küçük bir kitle bunun izleyicisi olur, sever, çoğu insan da ayıplayabilir. Çünkü o zamana kadar böyle bir mizah çok yapılmıyordu. Sonra bu tuttu, köşe yıldız oldu. Biz de onun yaratıcıları olarak tatlı bir itibar kazandık. Ben buna çok şaşırdım. Sonra bu dünyanın üzerine dergiler kurdum. Çıkardığım LeManyak da Lombak da Kemik de böyle bir şeydi. Bunlar da tuttular.

 

Aslında iki tür yetenekten besleniyor karikatürcü, bir açık bir yara gibi dışarıdaki ısıyı, nemi algılayabilen duyarlılığının olması, o sırada toplumda ne olup bitiyorsa onla bağlantılı bir hassasiyetinin olması hem de bunu güzelce ifade edebiliyor olması…

 

Öyle şanslı bir dünyam varmış, hâlâ bunun tadını çıkarıyorum. Bu mizahçıya ait bir şey, sadece sanatçıya değil. Mizahçı bunun için çok avantajlı. Çünkü gülmeyle, güldürmeyle ilgili bu kafayı çok iyi biliyor, hissediyor.”

 

Bahadır Baruter, mizahtan neden uzaklaştığı ise şu cümlelerle anlattı: “Beni mizahtan uzak tutan tek şey, mizah dergilerinin enerjisinin tükenip popülaritesinin kaybolması, büyük bir okur kaybı, akıllı, çok dinamik, çok canlı bir genç, hergele, fırlama, yaratıcı, ilerici, aydınlık tüketici grubunun birdenbire yüz de onlara, yüzde beşlere düşmüş olması ve karikatürist arkadaşlarımın motivasyonlarının düşerek enerjilerinin tükenmesi.”

 

SENİN AİLEN BİR YALAN YAVRUM SERGİSİ

Bahadır Baruter, 2012 tarihinde “Senin Ailen Bir Yalan Yavrum” başlıklı sergisinde dijital resim ve videolara yer vermişti.

 

“Aile benim için çok sorunlu bir yapı, iki yüzlü olduğunu düşünüyorum. İnsanların özgürlüklerini kısıtlayan daraltıcı bir baskı alanı olduğunu, oradaki sevginin çok samimi olmadığını düşünüyorum. Çok sevgi dolu, bir annem çok iyi ilişkilerimin olduğu küçük bir çekirdek ailem var. Annemle, babamla çok güzel, sağlıklı bir ilişkim var, karımla güzel, sağlıklı bir ilişkim var. Kendi gerçekliğimden hareketle bu sonuca varmıyorum, ben aileyi bir yapı olarak eleştiriyorum.”

 

BAHADIR BARUTER’İN BUGÜNÜ

 “Şimdi hem resmin hem heykelin hem de mizahçılığın, hepsinin bir araya geleceği çok değişik bir yere gidiyorum. Geleceğin kurgu dünyalarında yer almakla ilgili yeni bir heyecanım var. Ne resim ne heykel, dijital bir şeyin peşindeyim. Hayatın anlamı sanırım kendini yenileyip taze, güzel inançlarla tekrar tekrar var olabilmek. Ben hâlâ o güzel şeyi içimde hissettiğim için mutluyum.”

 

 

Haberin linki:

https://www.youtube.com/watch?v=tzIEeKVtraQ&ab_channel=PiArteTv 

25 Ocak 2022 Salı

Çocuk Yazını “Çizgi roman ve Manga” konulu 15. dosyasıyla yayında!

Merhaba,

Çocuk Yazını “Çizgi roman ve Manga” konulu 15. dosyasıyla yayında!

İçeriğe gelin birlikte kısaca bir göz atalım;

Dosya yazıları:

https://cocukyazini.com/Dosya/AylikDosya/29

Büşra Güneş l 12 Devrimle Çizgi Romanı Yeniden Keşfetmek


Betül Ulukulu Sönmez l Katharsis Kavramı Bağlamında Demon Slayer Anime İncelemesi

Hümeyra Demirel Dinler l Popülerleşen ve Tüketilen Bir Ürün Olarak Dune’da Sistem Eleştirisi

Eylül Aslan l Manga ve Anime Kültüründe Dinî İnançlar: InuYasha Animesi Üzerine Kısa Bir İnceleme

Gizem Bulut l Mangadan Animeye: Yüreğinin Sesi

Hafize Çetinkaya l Avatar: Son Hava Bükücü'de Kent ve Karakter İnşası

Aybüke Büşra Mumcu l Ms. Marvel & American Born Chinese Eserlerinde Amerikalı Göçmen Gençlerin Kimlik Sorunları

Zehranur Canpolat l Shingeki On Kyojin- Attack on Titan’da Şiddet Dili

Havva Yılmaz l Komşum Totoro, İyiliğe İnanma Rehberi

Ümit Yaşar Özkan l Mıstık’ın Ekolojik Antikapitalist Bilim Kurgusu: Uzay Çocukları

Elif Emiroğlu l İkinci Kuşak: Babama Söylemediklerim’de Çocukça Felaket ve Yahudi Edebiyatı

Soruşturma bölümünde kimler var?

https://cocukyazini.com/Sorusturma/Sorusturmalar/17

Levent Cantek, Aygün Şen, Ümit Kireççi, Ayşegül Utku Günaydın, Mehmet Korkut Öztekin, Gazi Mehmet Emin Adanali, Emre Bilgiç, esrailterdemirbilek, ahmetercan, Ethem Onur Bilgiç, Ümit Yaşar Elif Özkan

Ve cesaretli bir manga okuru olan Nehir Nur Demir’e sorularımızı içtenlikle yanıtladıkları ve alana katkıları için çok teşekkür ederiz.

Soruşturmada bu kez bir yenilik yapıp edebiyat sosyolojisi çalışmalarına teşvik amaçlı çizgi roman satıcılarına ve okurlarına yönelik olarak iki ayrı anket düzenledik.

Okurlara yönelik anketi düzenleyip sorularımızla sonuçlarını bizimle analiz eden Gülçin Pamak’a,

Dosyanın gizli kahramanı Efruze Esra’ya,

Ve tüketici pratiklerine odaklandığımız ikinci ankete katılan Bang Çizgi markası Komik Şeyler’den Sarp Gürvardar'a; Ankara’da Goril Çizgi Roman Kafe’nin sahibi ve aynı adla yayın programı olan Ozan Berkay Aydoğan’a, Zahiri Çizgi Roman’dan Emre Çıldır’a özellikle teşekkür ederiz.

Keyifli okumalar dileriz 


Linkler

Related Posts with Thumbnails