Sayfalar

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Harry Potter’ı tahtından indirdi

KAPTAN Amerika, Harry Potter’ın birinciliğini elinden aldı. Marvel Comics şirketi tarafından yayımlanan çizgi roman serisinin sinema uyarlaması büyük ilgi gördü. ‘Captain America: The First Avenger’ isimli film, vizyona girdiği ilk haftada 65.8 milyon dolar hasılat yaparak bir numara oldu. Harry Potter serisinin son filminin vizyona girdiği ikinci haftada elde ettiği 48 milyon dolarlık hasılatı, büyük farkla aştı. Paramount film şirketinin başkanı Don Harris filmin, beklentilerinin çok üstünde bir başarı elde ettiğini söyledi. Film önümüzdeki hafta yirmi üç farklı ülkede vizyona girecek. Kaptan Amerika, Amerika’nın ideallerini korumak için çalışan bir süper kahraman. DIŞ HABERLER SERVİSİ

Kaynak - Hürriyet

Beğenmeyene 1.000 dolar!

Microsoft, Windows Phone 7'yi beğenmeyene tam 1.000 dolar öneriyor! İşte bu bombanın detayları...Eğer internet üzerinde bir üne sahipseniz ve Android tabanlı bir telefon ya da iPhone kullanıyor ancak Windows Phone 7'yi henüz deneyemediyseniz, Microsoft'un size bir teklifi var.


Tüm bu teklif olayı, Dilbert isimli çizgi romanın babası olan Scott Adams'ın blogunda başladı. Blogunda yaptığı bir gönderide Android cihazından şikayet eden Adams'ın bu yakınmalarını gören Microsoft Windows Phone 7 Geliştirici Deneyimi Müdürü olan Brandon Watson, blogda şöyle bir yorumda bulundu: "Bizim geliştirici tabanımız açısından senin okuyucularının önemi büyük olduğundan, seninle bir anlaşma yapmama ne dersin? Sana geliştiriciler için ayarladığımız bir Windows Phone göndereyim, içinde yeni Mango OS olan. Bunu incele, eğer iPhone veya Android'den daha fazla beğenmezsen senin seçtiğin bir hayır kurumuna 1.000 dolar bağışlayacağım. Bu anlaşmada senin kaybedeceğin hiçbir şey yok."


Aynı teklifi daha önce CNet'ten Molly Wood'a da yapan Watson, Adams'ın blogunda yaptığı yorumda Adams'ın onunla iletişime geçebilmesi için telefon numarasını ve e-posta adresini de bıraktı. Scott Adams'ın ise Watson'ın teklifine ne yanıt verdiği ise halen gizemini koruyor...


Kaynak - Akşam

Hayalet ve Batman sahneye indi

Patrick Swayze ve Demi Moore’un performanslarıyla ölümsüzleşen ‘Hayalet’ filmi ve hem çizgi roman dünyasının hem de sinemanın süper kahramanı ‘Batman’ müzikal sahnelerine taşındı.
Jerry Zucker tarafından yönetilen 1990 yapımı ‘Hayalet/Ghost’ popüler kültürün önemli bir figürü haline gelmişti. İngiltere’nin West End Tiyatrosu’nda sahnelenen müzikal, filmin senaryo yazarı Bruce Joel Rubin tarafından sahneye uyarlandı. Müzikal, filmin ünlü kil vazo sahnesi gibi bölümleri de içeriyor. Eurythmics grubunun eski üyesi Dave Steward ve Grammy ödüllü besteci Glen Ballard tarafından müzikleri yazılan eserde, filmde kullanılan ‘Unchained Melody’ versiyonu da korundu.
İngiliz yapımcılar bu müzikal dışında Batman’i de tiyatro sahnesine taşıdı. Gotham şehrinin koruyucusunun, yardımcısı Robin ile ilk nasıl takım olduklarının anlatıldığı ‘Batman Live’ adlı şovda, akrobatik sahnelere ve görsel efektlere yer veriliyor. Bu ay başında Manchester şehrinde yapılan ilk gösterimden olumlu tepkiler alan şov, İngiltere’nin ardından önümüzdeki beş yıl boyunca dünya turuna çıkmayı planlıyor.



Kaynak - Radikal

26 Temmuz 2011 Salı

Yeni Battalgazi Bulunamadı

CÜNEYT ARKIN: "HAYATIMDA BAŞIMA BÖYLE BİR FELAKET GELMEMİŞTİ"
Battalgazi Destanı'nın yeniden sinemaya uyarlanması amacıyla çekilecek olan filmde oynayacak olan kahramanın halk arasında seçilmesi amacıyla başlatılan kampanyada, başvuruda bulunan 3 bin 500 kişi arasında başrolü oynayacak özellikte oyuncu bulunamadı.



Battalgazi Filmi için başlatılan 'Battalgazi Aranıyor Kampanyası' Malatya'da yapılan finalle sona erdi. Anemon Otel'de yapılan finalin son bölümünün ardından kampanyanın değerlendirmesi yapıldı. Oyuncu seçmesinde ünlü aktör Cüneyt Arkın, ünlü oyuncu Turgay Tanülkü, Yönetmen Fehmi Demirdağ ve Betül Arkan, 12 erkek ve 6 ayandan oluşan grup, oyuncu adayları arasında seçme yaptı.
Yönetmen Fehmi Demirdağ, "Bu değerlendirmeler sonucunda kabiliyetli arkadaşları bir arada gördük. Her birinin kendine has özellikleri var. Tam bir Battalgazi tipini bulamadık. Seçmelere katılan tüm arkadaşlarımızı yan rollerde oynatacağız. Bu arkadaşlarımızın eğitimleri noktasında elimizden gelen tüm desteği vereceğiz. Seçmelere 3 bin 500 civarında aday katıldı" dedi.
"BAŞIMA BÖYLE BİR FELAKET GELMEMİŞTİ"
Ünlü aktör Cüneyt Arkın, "Benim başıma hayatta böyle bir felaket gelmemişti. Ben bu arkadaşları çok iyi anlıyorum. Hayalleri var, umutları var, beklentileri var. İçimde hep, acaba o beklentiyi, heyecanı öldürecek miyiz endişesini yaşadım. Battalgazi'yi seçiyoruz. Bu Battalgazi halk kahramanı, bir destan kahramanı. Onu öyle seçeceğiz ki oraya layık olacak. Türk halkı onu kahraman olarak kabul edecek, yiğitliğini, kahramanlığını, duygusallığını, samimiyetini, sıcaklığını, alçak gönüllülüğünü kavrayacak ve onunla özdeşleşecek. Bu seçmeler esnasında çok zorlandım" diye konuştu.
Ünlü oyuncu Turgay Tanülkü de, "Tarihi filmde rol alan arkadaşın ülkesine bakış açısı da önemlidir. Bu tür solist oyuncuların ülkenin her noktasına hitap etmesi gerekir. Günlük yaşantısı bizi de ilgilendiriyor. Duruş biçimi önemlidir. Elemelerimiz yok etmek amacında değil, yön vermek amacındadır. Bu film, kalıcı aktörleri yetiştirme konusunda da bir eğitim merkezi olacak" şeklinde konuştu.
Battalgazi Destanı'nın yeniden sinemaya uyarlanması amacıyla çekilecek olan filmde oynayacak olan kahramanın halk arasında seçilmesi amacıyla başlatılan kampanyada, başvuruda bulunan 3 bin 500 kişi arasında başrolü oynayacak özellikte oyuncu bulunamadı.
Battalgazi Filmi için başlatılan 'Battalgazi Aranıyor Kampanyası' Malatya'da yapılan finalle sona erdi. Anemon Otel'de yapılan finalin son bölümünün ardından kampanyanın değerlendirmesi yapıldı. Oyuncu seçmesinde ünlü aktör Cüneyt Arkın, ünlü oyuncu Turgay Tanülkü, Yönetmen Fehmi Demirdağ ve Betül Arkan, 12 erkek ve 6 ayandan oluşan grup, oyuncu adayları arasında seçme yaptı.
Yönetmen Fehmi Demirdağ, "Bu değerlendirmeler sonucunda kabiliyetli arkadaşları bir arada gördük. Her birinin kendine has özellikleri var. Tam bir Battalgazi tipini bulamadık. Seçmelere katılan tüm arkadaşlarımızı yan rollerde oynatacağız. Bu arkadaşlarımızın eğitimleri noktasında elimizden gelen tüm desteği vereceğiz. Seçmelere 3 bin 500 civarında aday katıldı" dedi.
"BAŞIMA BÖYLE BİR FELAKET GELMEMİŞTİ"
Ünlü aktör Cüneyt Arkın, "Benim başıma hayatta böyle bir felaket gelmemişti. Ben bu arkadaşları çok iyi anlıyorum. Hayalleri var, umutları var, beklentileri var. İçimde hep, acaba o beklentiyi, heyecanı öldürecek miyiz endişesini yaşadım. Battalgazi'yi seçiyoruz. Bu Battalgazi halk kahramanı, bir destan kahramanı. Onu öyle seçeceğiz ki oraya layık olacak. Türk halkı onu kahraman olarak kabul edecek, yiğitliğini, kahramanlığını, duygusallığını, samimiyetini, sıcaklığını, alçak gönüllülüğünü kavrayacak ve onunla özdeşleşecek. Bu seçmeler esnasında çok zorlandım" diye konuştu.
Ünlü oyuncu Turgay Tanülkü de, "Tarihi filmde rol alan arkadaşın ülkesine bakış açısı da önemlidir. Bu tür solist oyuncuların ülkenin her noktasına hitap etmesi gerekir. Günlük yaşantısı bizi de ilgilendiriyor. Duruş biçimi önemlidir. Elemelerimiz yok etmek amacında değil, yön vermek amacındadır. Bu film, kalıcı aktörleri yetiştirme konusunda da bir eğitim merkezi olacak" şeklinde konuştu.

Kaynak - Güneş TV

Ümit Kireççi'den Önemli Rica!

Arkadaşlar Merhaba,
Uzun zamandır ÇROP Blog moderatörlüğü ve yazarlığımı bir çok özel işlerimin yanı aksatmadan sıra sürdürmeye çabalıyorum. Şu ana kadar başarılı olabildiysem ne ala. Ancak kesin olarak başarısız olduğum, eksik bıraktığım bir alan olduğunu biliyorum: YORUMLARA YANIT! Yazılarım veya diğer paylaşımlarıma yorum yazan arkadaşlardan onlara yanıt yaz(a)amadığım için özür diliyor, bana hitap eden "yorum yazmamanızı" rica ediyorum! Açıkçası bunca koşuşturma arasında yetişemiyorum ve bazı işleri boş geçmek zorunda kalıyorum. Bu da bende ciddi bir vijdani sıkıntı yaratıyor. Özür dilerim!
Yine de mail atmak isterseniz önemli bir konuda: umitlila@gmail.com veya kopusca@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.
Diğer haberler ve paylaşımlar konusunda serbestsiniz yorum yazmakta. Eminim ilgili arkadaşlar sohbetlerini sürdüreceklerdir.
Anlayışınıza sığınıyorum,
Ümit Kireççi

25 Temmuz 2011 Pazartesi

ADD 'Genç Mustafa’yı savundu

Atatürkçü Düşünce Derneği, Şahin Mengü'nün dava açtığı Genç Mustafa’yı savundu.


CHP eski Manisa Milletvekili Av. Şahin Mengü’nün, Atatürk’e hakaret ettiğini iddia ettiği kitabı Atatürkçü Düşünce Derneği Savundu.

Yalın Alpay’ın yazdığı ve Barış Keşoğlu'nun resimledigi "Genç Mustafa" isimli çizgi roman hakkında CHP eski Manisa Milletvekili Av.Şahin Mengü'nün "Atatürk'e hakaret" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapıldı.

Sanıklar Yalın Alpay ve Barış Keşoğlu ile müdafiileri Av. Kemal Levent ve Av. Ersan Barkın Genç Mustafa adlı kitabın Atatürk'e hakaret savının aksine Atatürkçü düşünceyi yaygınlaştırmak, genç nesillere M.Kemal'in düşüncelerin oluşum dönemlerini aktarmak amacıyla yazıldığını, şikâyet dilekçesine konu edilen ifadelerin tamamının bilimsel çalısmalarda yer alan ifadeler olduğunu ileri sürerek beraatlerini istediler.

Duruşma, şikâyetçi Şahin Mengü'nün ifadesinin alınması için Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan talimatın dönmesi için 13 Ekim 2011 tarihine ertelendi.

Yalın Alpay ile Barış Keşoğlu’nun avukatlığını gönüllü olarak üstlenen Atatürkçü Düşünce Derneği Eski Gn. Sek. Yrd. Av. Ersan Barkın savunmasında Genç Mustafa için şöyle konuştu: “Atatürk'e hakaret suçlamasıyla yargılanan eser Atatürkçü düşüncenin doğru temeller üzerinde genç kuşaklara aktarılması amacıyla kaleme alınmıştır. M.Kemal'in Osmanlı Devleti askerlerinden Zülüflü İsmail Paşa'dan yediği dayağı tasvir eden, Önder'in yüzünü kanlar içinde gösteren çizgi roman karesindeki konuşma balonlarına dahi bakıldığında M.Kemal'in "önemli olan burnumun kanaması değil, kanamayı elimin tersiyle silip mücadeleye son hızla devam etmem" demesi ve "Beni kimse durduramaz" ifadeleriyle devrimci kararlılığının aktarılması eserin amacının Atatürk'e hakaret olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu ifadelere ve eserin ana eksenine karşın, Atatürk'e hakaret suçlamasını yöneltebilmek en hafif ifadeyle eserin tamamını okunmadığını gösteren bir bilgisizliğin göstergesidir.

Benim yalnızca bir avukat olarak değil, Yalın Alpay ve Barış Keşoğlu'nun okuru ve Atatürkçü Düşünce Derneği eski Genel Sekreter Yardımcısı ve CHP ihyası olarak Atatürk’e hakaretle suçlanan bir eserin savunmanlığını üstlenmemin nedeni de kitabın Cumhuriyet devrimine ve Atatürkçü düşünceye sağladığı/sağlayacağı katkıya olan inancımdır.”

Genç Mustafa’nın diğer Atatürkçü gönüllü avukatı Av. Kemal Levent ise Genç Mustafa adlı eserin uzun yıllar yapılan araştırmalar sonucu, bir çok eser ve kaynaktan yararlanılarak hazırlandığını, eserin bir bütün olarak incelenmesi gerekirken; incelenmeden, eserde Atatürk’ü yücelten kareler, eserdeki amacın tamamen dışına çıkarılarak, ağır beyanlar ve ifadelerle, suçmuş, hakaretmiş gibi gösterildiğini, davaya konu kitabın Atatürk'e hakaret savının aksine Atatürkçü düşünceyi yaygınlaştırmak olduğunu, Mustafa Kemal’in hiç bir zorluktan yılmayan, güçlü, zeki, mücadeleci ve en önemlisi kararlığının vurgulandığını ve genç nesillere M. Kemal'in düşüncelerin oluşum dönemlerini aktarmak amacıyla yazıldığını ifade etti.



24 Temmuz 2011 Pazar

Poe’nun kısa hikâyeleri çizgi romanda

Edgar Allen Poe’nun kısa hikâyeleri yeniden hayal edilip canlandırılıyor; günümüz çizgi romancılarından seçkin isimler Poe’nun sınırsız hayalgücünün oluşturduğu oyun alanına salıveriliyor.



Edgar Allan Poe 150 yıldan uzun bir süredir okurları büyüleyip korkutmaya devam ediyor. Gotik melodram, bedbaht bir romantizm ve dehşet verici bir kader duygusuyla dolu hikâyeleri onu, suç öykülerinin gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından biri haline getirmiş durumda. Şiirleri ve kısa öyküleriyle meşhur olan 1809 Boston doğumlu Poe aynı zamanda modern dedektiflik öyküsü ve psikolojik gerilimin temellerini atan kişi olarak da kabul ediliyor.

Bu büyük yazarı yeni bir okur kitlesiyle tanıştıran bu kitapta, Poe'nun kısa hikâyeleri yeniden hayal edilip canlandırılıyor; günümüz çizgi romancılarından seçkin isimler Poe'nun sınırsız hayal gücünün oluşturduğu oyun alanına salıveriliyor.


Sevdiğini yitirme kederiyle dolu KUZGUN'dan GEVEZE YÜREK'in psikolojik dehşetine ve MORGUE SOKAĞI CİNAYETİ'nin olağanüstü dedektiflik çalışmasına, bu büyük yazarın çok sevilen klasikleri yepyeni bir dirilikle hayata döndürülüyor.


Edgar Allan Poe’nun en sevilen ve nispeten az bilinen öykülerinin bu uyarlamaları, bir taraftan dehşetin ustasıyla yeni tanışan kuşağın hayal dünyasına hitap ederken bir taraftan da eski Poe hayranlarını memnun edecek.


NTV YAYINLARI - ÇİZGİ ROMAN DÜNYA KLASİKLERİ
EDGAR ALLAN POE KISA HİKÂYELERİ

Kuzgun
Kuyu ve Sarkaç
Bay Valdemar Vakasına Dair Gerçekler
Morg Sokağı Cinayeti
Usher Evinin Çöküşü
Kara Kedi
Oval Portre
Geveze Yürek
Kızıl Ölümün Maskesi

Kaynak - Focus Haber

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Gerekli Şeyler Yayıncılık Nargileciliğe Başladı

Şaka bir yana belki de çizgi roman yayıncılığını bıraksalar daha çok para kazanırlar Nargilecilikle ya, neyse...
Kadıköy'deki yeni yerlerine taşınma hazırlıklarını sürdüren Gerekli Şeyler'in Taksim'de boşalttığı dükkanı hemen nargileciler tarafından işgal edilmiş. İçimde bir burukluk oldu bu manzaraya bakarken... Sizinle de paylaşmak istedim:

Foto şip şak - Ümit Kireççi

HeroTurk ve Battal Gazi Sinema Filmi üzerine Röportaj

Bu günlerde Battal Gazi’nin yeni sinema filminin çekileceği ve bir çocuk kahramanın yani HeroTürk’ün çizgi romanının çıkacağı medyadan duyulur oldu. Ben, kendim, romanını ve çizgi romanını daha basılmadan okumuş azınlıktanım. Bu geniş projenin bir takım ayrıntıları da anlatıldı bana ama neden bunları herkes bilmesin? Projenin yaratıcısı Fehni Demirbağ’la gerçekleştirdiğim bu röportaj eminim birçok bilinmezi yanıtlayacaktır:



Fehmi Demirbağ Kimdir?


1965 yılında Tokat ilinin Zile ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise (Turhal End. Mes. Lisesi Elektrik Bölümü) öğrenimini Turhal’da yaptı. 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fak. AMYO nu bitirdi. 1989 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fak. Grafik Bölümünü bitirdi. Çeşitli basın-yayın kuruluşlarında, reklam ajanslarında üst düzey yöneticilik yaptı. Tiyatro oyunculuğu, tv ve radyo programcılığı yaptı. Çeşitli yayın organlarında makaleleri yayınlandı. Laleli San. ve İşadamları Derneğini kurdu. Tekstil Türkiye dergisini çıkarttı. Müsiad’ da danışmanlık yaptı.


Ak Partinin çalışma programının bir kısmını kaleme aldı. Yazdıkları kamuoyuna “Türkiye’nin Kurtuluş Formülü” olarak lanse edildi.


Amerikan ordusu Irak’ı işgal ederken, aynı anda TBMM de teskere müzakereleri görüşülürken, aynı Amerikan ordusu altmış bin kişilik kuvvetiyle İskenderun’dan Nusaybine çıkartma yapmışken, vermiş olduğu bir gazete ilanıyla “Pamuk Eller Cebe Kampanyasını” başlatarak “Go Home Yanki’nin gerçekleşmesine sebep olmuştur.”


Kamuoyunda, “kamu personeline hediye çeki” verilmesi projesini başlatmıştır.


Ve şimdilerde;


“Herotürk” projesinin değişik alanlardaki (çizgi roman- çizgi film) çalışmalarını ve “Battal Gazi” nin 3D sinema filminin senaryosunu hazırlayarak çekimlerinin hazırlığını sürdürmektedir.


Çizgi roman, roman, dizi film, Battal Gazi sinema filmi... Bu projeler nereden çıktı? Kimin aklına geldi? Neden geldi?


Texas, Tommiks, Zagor, Swing derken çocukluğumuzu batının kahramanlarıyla süsledik. Sonralarda kültür emperyalizmi oldu bütün o birikimler. Yaş ilerledi, derken çoluk çocuğa karıştığımız günleri yaşar olduk. Harcanmış çocukluğumuzun farkına varmışlığı kendi çocuklarımıza bizden kahramanlar sunma ihtiyacı hâsıl etti. Lakin ortada günümüzün çocuk dimağına uygun tiplemeler yoktu. Onların da Benten'lerle, He-man'lerle büyümelerini çaresizlikle izledik.


Bir gün, bundan yaklaşık on yıl kadar önce küçük oğlumla kahvaltı sofrasındayız. Yemek alışkanlığı olsun diye aldığım çizgi karakterlerin resmedildiği tabaklardan birinde mısır gevreği (yabancı markalı) yerken, yemeğinin bittiğini ifade etti. Bir an gözüm tabağın dibine takıldı. Aman Allah'ım! Tabağın dibinde bir FARE…


Ürkütücü değil mi? Çocuğunuz öğrettiğiniz "Besmele" ile başladığı yemeğini "fare" resminin bulunduğu bir tabakla nihayetlendiriyor. Ama gelin görün ki "fare" dediğimiz şey aslında "Miki Mause" değil miymiş? Ay ne kadar da şirin! Tabi ki de "fare" başka bir şey, "Miki Mause" başka...


Kahroldum... Yıkıldım...


Mankurtlaşmış ben, nasıl isyan etmem, nasıl kahretmem?


Ne yapmalıydım, ne yapılmalıydı? Uzun yıllar nihayetinde "HeroTürk" ün doğum sancılarına sebebiyet verdi.


J.K.Rowling isimli genç İngiliz bayanın yazdığı Harry Potter isimli kitaptan kazandığı paranın 40 milyar dolar olduğunu öğrendiğimde ise olayın salt kültür emperyalizmi olayı olmayıp bir yandan da ekonomik gerçekliğinin masumane bir geçiştirme ile bertaraf edilemeyeceğini gösterdi.


Yalnızca Simpson isimli çizgi karakterin lisans gelirlerinin yıllık 8 milyar dolar olması, dünyadaki bu tür çalışmaların sahiplerine nasıl bir güç kazandırdığı ise tablonun gücünü ortaya koymaktadır.


Ülkemizin lisanslı okul çantaları için yurt dışına ödediği bedelinde 20 milyar olduğunu da hatırlatarak artık bu arenada biz de yer alalım diyerek "HeroTürk" dedik...


Neden "HeroTürk “ün çizgi filmi olmasın? Kalemi, kırtasiyesi, tabağı-çanağı, kılığı-kıyafeti? Yurt dışına ödenen paralar neden memleketimde kalmasın? Neden memleketin çocukları "Herotürk" kültürüyle büyümesin? Dünya çocukları neden "HeroTürk" le büyümesin?


Ahmet Sekendiz kardeşimle hikâyemi senaryolaştırıp, Efor Ajans’ın çizer grubu ile de resimlendirmesini yaparak çizgi roman hazırlığına başladık, üç yıl öncesinden. Hasan Taşkın kardeşimle de aynı eserin romanını hazırladık. Sema Doğrucan hiçbir zaman moral desteğini ve inancını esirgemedi benden. Siz sevgili okurlarda sahiplenme alicenaplığını gösterirseniz...


Türkiye'nin çocuklar için ilk çizgi roman kahramanı HeroTürk aynı zamanda romanı ile Türk okuyucusunun karşısına çıkarken bir sosyal sorumluluk bilinciyle de “Türkiye’nin 7 bölgesine 7 çocuk hastanesi” yapılmasını amaçlamaktadır.


HeroTürk adına yapılacak her ticari organizasyonda belirli bir meblağ bu kampanya için kaynak teşkil edecektir. Toplumun tüm katmanlarını kapsaması maksadı ile kampanyanın hedef kıldığı il merkezleri ve bu merkezlerde kurulacak olan hastanelere kampanya öncülüğü yapacak; dolayısıyla bu hastaneler bu isimler üzerine yapılacaktır.


Marmara Bölgesi – İstanbul Aydın Doğan HeroTürk Çocuk Hastanesi


Karadeniz Bölgesi - Samsun Cem Yılmaz HeroTürk Çocuk Hastanesi


İç Anadolu Bölgesi - Ankara Sabri Ülker HeroTürk Çocuk Hastanesi


Akdeniz Bölgesi - Adana Fatih Terim HeroTürk Çocuk Hastanesi


Ege Bölgesi – İzmir Sezen Aksu HeroTürk Çocuk Hastanesi


G.D. Anadolu Bölgesi - Diyarbakır Recep Tayyip Erdoğan HeroTürk Çocuk Hastanesi


Doğu Anadolu Bölgesi – Erzurum Acun Ilıcalı HeroTürk Çocuk Hastanesi


Savulun HeroTürk geliyor!


Bu projeler hangi finans kaynaklarıyla gerçekleşecek? Çok kolay şeyler değil hiç biri?


Şu ana kadar bu projeleri kendi gücümüzle hazırlık aşamasına getirdik. Bundan sonrası sponsorlar ve ürünlerin kendi ekonomik getirileri kaynak olarak bir sonraki projeyi sübvanse edecek şekilde planlandı. Sistemli çalışıyoruz, kalifiye bir kadromuz var ve her şeyden öteye inançlarımız var.


Bu projede yer alan isimler kimlerdir? Hangi görevleri yerine getiriyorlar?


Bu konuyla ilgili projenin mutfak aşamasındaki isimleri çokta açıklamak istemiyoruz. İlerleyen aşamada kamuoyu yeterli bilgiye sahip olacaktır.


Herkesin sorduğu soru: Çocuk türkse neden Hero Turk?


Örümcek adam niye örümcek? Süperman neden kripton'lu? Mickey Mouse'nin neden pelerini var? Sanal kahramanlarla ilgili sorduğunuz her gerçek soru gerçek yanıtını bulamayacaktır. Bir kurgu gereği; Türkiye'nin Roma büyükelçisinin oğlu Ertuğrul Venedikte bir gondol gezisinde Venedik belediye başkanının kızı Esta'yı kurtarır. Olay basına akseder, kahraman çocuk telaffuzu bizim ifademizle HeroTürk olarak lanse olur. Projeye yönelik sorular iğdiş edici olmamalı maceraların gelişen sürecinde okuyucuyu tatmin edecek bir cevap oluşacaktır.


Çizgi roman ve romanı daha piyasaya çıkmadan üzerinde konuşuluyor oldu, sizce sebebi ne?


Efor ajans'ın başarılı pr çalışmaları olayın kısa sürede kamuoyuna mal olmasına sebebiyet verdi. Hasseten buradan çalışmalarımızı gönülden benimseyerek cansiparane çalışan sayın Sema Doğrucan hanımefendiye ve ekibine teşekkür ederim.


Böylesi bir Türk kahramana ihtiyaç var mı? Bir eksiklik mi vardı?


1492 yılında üniversitelerimizden fen bilimleri kaldırıldı. HeroTürk'e Kanuni Sultan Süleyman'dan beridir ihtiyaç var. Bu yalnızca bizim için değil tüm dünyanın ihtiyacı var. Belki fazlasıyla iddialı konuşuyorum ama detaylarıyla düşünecek olursak ne demek istediğimi herkes benden öte daha net bir şekilde cevaplandıracaktır.


Sihirli yelek... Herkes duyuyor ama ne olduğunu bilmiyor, açıklamak ister misiniz?


Bu sorunun cevabını Yunus Emre versin istiyorum: " Dervişlik dedikleri yelek ile taç değil, gönlün derviş eyleyen yeleğe muhtaç değil."


Mitoloji ve gerçek bir arada... Bunu nasıl kaynaştırıyorsunuz?


Hayata bakışımız epik daire çerçevesinde. Hani, Allah'ın aslanı, Allah'ın kılıcı denilir ya... Şimdi anlaşılması gereken Hamza ile Ali'dir. Israrla Allah'a aslan ve kılıç yakıştırılırsa lüzumsuz bir pozitivizm olur. HeroTürk'ün başarısı da buradan geliyor. Kurgusuyla ve ifade şekli ile Türkiye'nin alıştığı anlatım tarzının çok ötesinde bir yaklaşımla okuyucuyu yakalamaya çalışıyor.


Başbakanla buluşma ve çocuk hastanesi... Hastane tamam ama başbakanla buluşma fazla popülist bulundu. Bunu neden tercih ediyorsunuz?


Türkiye'de statüko yalnızca yönetim şeklimizde değil, aynı zamanda bireylerimizin de beyin yapısında. HeroTürk herhangi bir ideolojiye mensup bir kahraman değil. Ki bizim nezdimizde çocuğun dini, milliyeti ya da sair unsurları nötrdür. Yani HeroTürk henüz doğarken, dogmatik bir takım beyinlerin işe negatif yaklaşma adına yaftalama kolaycılığına kaçmaları işi ucuzlatır. Buyursun Kemal bey başbakan olsun, Devlet bey başbakan olsun HeroTürk yine yapar yapacağını başbakandan çocuklar adına bir hastane yapılmasını ister.


Okurlar HeroTurk'le ne zaman buluşacak?


Eylül ayından itibaren HeroTürk okula başlıyor. Romanıyla, çizgi romanıyla, çizgi filmiyle ve... hastanesiyle...


Bize de kerevetine çıkmak kalıyor gibi. Başarılar dilerim,

Ümit Kireççi
Temmuz 2011

22 Temmuz 2011 Cuma

Çizgi Roman Kitaplığımız BUTİK Oldu!

Çocuk Araştırma Merkezi (ÇAM)'da büyüttüğümüz çizgi roman kitaplığımıza BUTİK YAYINCILIK desteği geldi. Dünya klasiklerinin farklı bir versiyonuyla okura çizgi roman ulaştıran Butik Yayıncılık'a çizgi roman okurları, ÇAM ve ÇİKEDAD olarak teşekkür ediyoruz.

3 lise öğrencisi, ölmekte olan kızları kurtardı

ESKİŞEHİR’de üniversiteli 19 yaşındaki Sena Berat Varlık yönetimindeki otomobil, sürücünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu sulama kanalına uçtu. Sürücü Varlık ile aynı yaştaki arkadaşları Müge Uçar ile Gülşah Bilge, Tarkan’ın konserine gitmekte olan 3 lise öğrencisi gencin yardımı ile sudan çıkartıldı.
Kahraman gençlerden birinin tişörtü haberi bu bloga taşımıştır. Teşekkür ederiz gençler! Haber için değil kahramanlığınız için :)
Haberin devamı - Milliyet

21 Temmuz 2011 Perşembe

El Kaide'ye karşı süper kahraman

Frank Miller, yeni çizgi romanında El Kaide ile savaşan The Fixer adlı süper kahramanın maceralarını anlatıyor.


Batman ve Sin City gibi çizgi roman serilerinin yazarı Frank Miller, El Kaide ile savaşan The Fixer (İş Bitirici) adlı süper kahramanın maceralarını anlatacağı 'Holy Terror' (Kutsal Terör) adlı yeni bir çizgi romanını piyasaya sunmaya hazırlanıyor.

2006 yılında yaptığı açıklamalarda Süpermen ve Captan Amerika’nın Hitler’e yumruk attığı günleri hatırlatan Miller, Batman gibi bir kahramanın, kendini Amerika’yı yok etmeye adamış El Kaide gibi bir örgütle savaşabileceğini dile getirmişti.


Miller, The Fixer’ın Batman’den çok, Clint Eastwood’un canlandırdığı gözü kara polis memuru Dirty Harry’e benzediğini söylüyor. (sabitfikir.com)


Kaynak - NTV

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Conan'ın Ataları Kimmerler’in izinde 11 yıl


BALIKESİR’in Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’ndeki Antandros Antik Kenti’nde kazı çalışmaları başladı.


Çalışmalar, Ege Üniversitesi’nin yanı sıra İstanbulAnkara ve Trakya üniversitelerinden öğretim üyeleri ve öğrencilerinin de içinde bulunduğu 45 kişilik ekiple sürdürülecek. Kazı Başkanı ve Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürcan Polat, özellikle antik kaynaklarda Antandros’ta 100 yıl yaşadığı söylenen çizgi roman kahramanı Barbar Conan’ın ataları olan Kimmerlerin izini aradıklarını belirtti.

Kaynak: Hürriyet

19 Temmuz 2011 Salı

Tex 146. sayısı çıktı!



Tex Altın Dizi 110 Çıktı!

Yeni Zagor Dev Albüm ve Diğer Bonelli Serileri

1 numaralı Zagor Dev Albüm Il Castello Nel Cielo (Gökyüzündeki Kale), 27 Mayıs 2011de İtalyada piyasaya verildi. Süper Kahramanımızın 50. doğum yılı şerefine üretilen serinin ilk albümünün yazarı Moreno Burattini ve çizeri Marco Torricelli. Baba Ferrinin çizdiği aylık 551. sayı da renkli olarak yayınlanıyor. Aslında Bonelliyi Bonelli yapan iki ana karakterden birisi olan Zagor için, insan daha çok şey bekliyor. Yeni Dev Albüm serisi ve ara renkli sayı dışında şimdilik bir faaliyet yok. Umarım ortalığı şenlendirecek yeni bir şeyler daha çıkarırlar.
Düşünüyorumda, eski karakterlere ait serilerin sayısı öyle fazla değil. Bonelli yayınlarının en büyük kalemi Teksin hepi topu 4 serisi mevcut mesela. Aylık, Dev (Speciale), Maxi ve Almanak. Benzer şekilde Zagor’un da dört ana serisi var(dı). Aylık, Speciale, Maxi ve Cico (Çiko). Çiko’nun kapatılmasıyla bu sayı üçe düşmüştü. Ancak yeni eklenen dev albüm serisiyle tekrardan dört oldu. Oysa yeni kahramanlara bakıyorum, biraz tutunca her birinin türlü türlü serilerini görüyoruz. Dylan Dog mesela; Tekrar serileri dahil 9 koldan yayın yapmakta. Benzer biçimde Nathan Never 10 koldan yayın yapıyor. Martin Mystere cephesinde de yine 9 farklı yayın tipi görüyoruz. Bu farklı yayın biçimlerinden bazılarının her ne kadar yayını sürmüyorsa da, her an yeni bir albüm eklenebilir durumdadır. Oysa klasik serilerden bitenlerin yayını nedense tamamen bitiyor. TÜYAP Kitap Fuarında sevgili Moreno Burattini’ye Çiko serisinin yayınının sona ermesiyle ilgili sorular sormuştum. Bana Çiko serisinin çizeri Francesco Gambanın emekli olduğunu, böylece yayınının sona erdiğini anlatmıştı. Oysa yeni kahramanlar için bildiğim kadarıyla yazar çizerine herhangi bir bağımlılık söz konusu değil. Hani satış kriter ve rakamları da belirleyici olmasa gerek diye düşünüyorum. Teks Bonellinin en çok satan yayını ama seri sayısı sınırlı. Bana göre bu durumun nedeni yeni kahramanların modern anlayışın ürünü olarak seçilmesinden kaynaklanmasıdır. Nathan Never, Martin Mystere gibi kahramanların yaşadıklarını anlatmak için farklı boyutlar, farklı evrenler yaratmak gerekiyor. Sadece Nathan evrenini betimlemek için Alfa Ajansı öykülerinden Asteroide Alfa öykülerine kadar içinde Nathanın olmadığı başka evrenlerdeki olayların da anlatımı gerekmektedir. Modern kahramanlar, başka serilerin oluşumunu da tetikliyor. Martin Mystere’deki Altrove serisi ve Nathan Never’ın yukarıda bahsi geçen benzer serileri bu yaklaşıma iyi birer örnektir. E bu kadar geniş evreni olduktan sonra bu evrenlerdeki farklı olayları birbirine bağlamak için de farklı anlatım biçimleri gerekli görülebilir. Martin Mystere’nin aylıklarda anlatılan pek çok gizemin çözümlerinin-ve ekstra soru işaretlerinin-yer aldığı muhteşem bir dev albüm serisi var mesela. Zagor, Teks gibi klasik kahramanlar için de genişletilmiş evrenler, geçmişe ya da mevcut yaşananlara dair bağlamaların yapıldığı farklı anlatıma sahip başka tür seriler yapılabilir mi? Tabiiki evet! Birilerinin oturup bu işlere kafa yorması lazım. Bunu yapacak yazarlar da mevcuttur eminim(ilk adaylardan biri de, efenim benimJ ). Ancak Bonelli amca buna izin veriyor mu bilinmez onu da araştırmak lazım. Biliyorsunuz klasik serilerin sahipleri eserleri konusunda biraz tutucu...
Zagor’u dev boyutlarda ülkemizde de okuyacağımız zamanların gecikmemesi dileğiyle...

Selamlar


Lami Tiryaki

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Çizgi Diyarı Tanışma Toplantısı

Bu sene 3 yaşını dolduran çizgi roman forumu Çizgi Diyarı 13 Temmuz 2011 akşamı tanışma toplantısı düzenledi. Türkiye'nin bir çok yerinden toplantıya katılan her yaştan çizgi roman okuru boğaz manzaralı bir lokantada bütün gece sohbet ettiler.

Daha fazla görsel ve detay: Çizgi Diyarı'nda

Çizgi Diyarı, ÇROP, Ters Ninja, 1001 Roman ve Yener abimiz

13 Temmuz 2011 günü 1001 Roman'ın Gerekli Şeyler'le yakın zamanda ortak olarak açacakları dükkanın az ilerisinde bir araya gelen grup son derece eğlenceli bir toplantı yaptı. Tanışmayla karışık sohbette hep çizgi roman vardı: Çizgi Diyarı'ndan Savaş Okuyan, İlker Genç, Fuat Aktüre, Ümit Kireççi, Ege Görgün ve hepimizin abisi Tevfik Yener Çakmak.

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Yaşar Fırat Karikatür Sergisi

Karikatürist Yaşar Fırat'ın Karikatür Sergisi 16 Temmuz Cumartesi günü Küçükçekmece HKSM Sergi Salonunda... İlgililere Duyrulur!


Hiç yaşlanmayan kahramanlar: Spirou ve Fantasio

MERAL TAŞDELEN (Arşivi)


Çizgi roman diyarı Belçika kökenli Spirou ve Fantasio serisinin Türkçedeki albümleri dörde tamamlandı. İki kafadar, farklı kötü adamlarla ya da diktatörlerle ve hatta çatlak profesörlerle mücadele etmekteler yıllardır. Çözmeye talip oldukları, sürekli değişen sorunlar içinde, paha biçilemez bir hayat bilgisi sunuyorlar



Spirou ve Fantasio, çizgi roman diyarı Belçika menşeli, çok popüler bir çizgi roman klasiği. İflah olmaz maceraperestler olan iki arkadaş −sincap Spip’in de eşliğinde− yetmiş yıldan uzun süredir dünyanın dört yanında maceradan maceraya koşuyor. Spirou, çizgi roman dünyasında pek de alışıldık olmadığı üzere, yaratıcısı tarafından yayıncısına satılmış; bu da farklı yazar ve çizerler tarafından yaratılmaya devam etmesini ve çizgi dizinin devamlılığını sağlamış.


‘Paris Sular Altında’ ve ‘Ölmek İstemeyen Adam’dan sonra, serinin güncel yazar ve çizeri Morvan ve Munuera tarafından yaratılan iki yeni albüm daha Desen Yayınları tarafından dilimize kazandırıldı: ‘Spirou ve Fantasio Tokyo’da adlı kitapta, kahramanlarımız dostları Itoh’dan aldıkları telefon üzerine Tokyo’ya gidiyorlar. Görevleri, kötü adamların kötü emelleri için kullandıkları doğaüstü yetenekleri olan iki kardeşi kurtarmak. Albüm, başarılı olay örgüsü ve özgün mizah anlayışı sunmakla birlikte, benzersiz bir Tokyo seyahati olarak da okunabilir.
Şehrin tarihi, önemli anıtları ve bu anıtların hikâyeleri; insanlar, insanların alışkanlıkları ve gündelik hayata yansıyan geleneksel kültür, şehir hayatı gibi, bir yetişkinin de ilgisini cezbeden birçok konu maceranın içine ustalıkla yedirilmiş; hem de asla çocuksuluk tuzağına düşmeden. Albümde, aynı zamanda, Doğu/Batı ikilemi de ‘Tokyo’da iki Avrupalı’ fikriyle ortaya koyulmuş. Albümde, sokakta konuşan bir Japon’un ters köşeden gelen tanıdık sesini duyuyorsunuz: “Bu yabancıların hepsi barbar. Gençlerin aklı fikri Batılıları taklitte! Geleneklerimiz öldü artık!” Manga’nın anavatanında geçen macerada, yazar ve çizer, çizgi dizinin ruhunu korumuş, ama ona ince bir manga dokunuşu ve modernizm de katmış.


‘Z’nin Kaynaklarına Yolculuk’ ise olay örgüsü içinde, zaman paradoksu, kelebek etkisi, kuantum mekaniği gibi popüler bilimsel ve felsefi tartışmalara da yer vererek okuyucuyu bu kavramlar üzerine akıl yürütmeye davet ediyor. Didaktik olacak belki ama bu albüm çocukların bu kavramlarla tanışmaları ve üzerinde kafa yormaya başlamaları için çok uygun. Örneğin, ‘kelebek etkisi’ kahramanlar tarafından şu şekilde tanımlanıyor: “Eğer biri Honolulu’da papyonunu kurcalarsa, bu Vladikovska’da korkunç bir gelgite yol açabilir.”
Kahramanlarımız, ölüm döşeğindeki eski dostları Bayan Flanner’ın hayatını kurtarmak amacıyla olayların akışına (radyasyona maruz kalmasını engelleyerek) bir parça müdahil olmak üzere maceraya yelken açıyorlar. Biraz yamuk bakarsanız bilimsel etik tartışmaları bile seçebilirsiniz!


Çizgiden hayata


Spirou ve Fantasio’nun farklı yaratıcıların elinden çıkmaya devam etmesi, dil ve içerik açısından güncelliği yakalamasına fırsat sunmuş ve bu durum, çizgi serinin bir kültürel vintage olmaktan ziyade güçlü ve sağlam bir yapı üzerine oturmasını sağlıyor. Aynı zamanda oldukça ‘yeni’ ve güncel tartışmalarla arasına mesafe koymayan bir okuma/görme deneyimi vaat ediyor.
İlk olarak Rob-Vel tarafından 1938 yılında yaratılan, Franquin tarafından en genel özellikleri eklenerek geliştirilen çizgi dizi, o günden beri zaman zaman kısa aralar vererek de olsa, dergisi ve albümleriyle varlığını sürdürüyor. Spirou ve Fantasio, 1960’lı yıllarda içeriğini tamamen Spirou dergisinden alan Arkadaş dergisindeki varlığı dışında, Türkiye’de pek bilinmez. Bu dizi, ülkemizde, yine Belçikalı olan Tenten’in, Red Kit’in ya da Şirinler’in tahtına erişemese de dünyada önemli bir başarı kazanmıştır. Anavatanında ise hemen her evde mutlaka birkaç Spirou kitabı bulabilirsiniz. Çocuklar, anne babaları, hatta büyükanne ve büyükbabaları gibi, Spirou ve Fantasio’nun maceralarını okuyor.
Çizgi roman, gerçek anlamda bir kültürel fenomen. Öyle ki Brüksel’deki birçok binanın duvarı Tenten’den sahnelerle süslenmiştir. Şehir aynı zamanda dünyanın en büyük çizgi roman kütüphanesine ev sahipliği yapmaktadır. Spirou’nun memleketi sayılan Charleroi şehrinin göbeğindeki dev Spirou ve Fantasio heykeli (yanında sincap Spip; elinde futbol topuyla arkadaşı Fantasio’ya poz veren Spirou) çocukları olduğu kadar büyükleri de büyülemektedir. Charleroi basketbol takımının maskotu da Spirou’nun ta kendisidir. Ancak bu sizi şaşırtmasın, çünkü başlı başına bir sanat dalı olarak algılanan çizgi roman, sunduğu kendine has ifade şekliyle hayatın her alanına işlemiş.
Bu durum bizi, ders kitaplarının arasına saklayıp okumaya yeltenebildiğimiz çizgi romanla kurduğumuz aşk ve nefret ilişkisi üzerine tekrar düşünmeye yöneltiyor. Çünkü çizgi roman, onu okuma tembelliği yaratan boş bir safsata olarak algılayan genel inanışın aksine, okuru farklı alanlara sürükleyerek farklı kapılar açan, az sözle çok şey anlatmanın inceliğine eriştiğinde zoru başaran ve kurduğu imgelemle hayal gücünü besleyen bir tür. Aynı zamanda belirtmek gerekir ki sadece eğlenceli olması bile bir eseri çok değerli kılabilir.


Basit derinlik önemlidir
Farklı kapılar açmak, farklı dünyalarla tanışmak demişken, biraz kahramanlarımızdan bahsetmenin de vaktidir: Spirou ve Fantasio birbirlerinin eksiklerini tamamlayan iki zıt karakter. Öyle ki, Tokyo’daki boş zamanını Spirou elinde fotoğraf makinesiyle tarihi yerleri gezerek harcarken, Fantasio tekno-marketlerden çılgınca alışveriş yapmayı tercih ediyor. Otobüste soyulduklarında, Spirou yakınırken Fantasio durumu şu şekilde değerlendiriyor: “Başımıza bir şey gelmeseydi sıkılırdık!” Şöyle tanımlıyor kendini Spirou: “Dünyayı anlayamasa da daima onu kurtarmaya hazır biri…” Doğu-Batı ikilemi içinde kaldığında, “Ben dünya vatandaşıyım,” deyiveriyor. (Altı onlarca cilt dolu bu cümlelerin ama oldukça basitler.)
Aslına bakılırsa Spirou yola yalnız çıkmış, çünkü yaratıcısı Spirou’yu (Valonca’da sincap ve yaramaz çocuk anlamına gelir) ilk çizdiğinde, onu Le Moustique Oteli’nde çalışan bir asansör görevlisi olarak tasarlamış. Amacı, kahramanına dünyanın faklı yerlerindeki farklı otellerde maceralar yaşatmakmış. Fantasio ise ancak 1944 yılında başka bir çizer olan Jijé eliyle Spirou’ya katılmış. İki kafadar, farklı kötü adamlarla ya da diktatörlerle ve hatta çatlak profesörlerle mücadele etmekteler yıllardır. Çözmeye talip oldukları, sürekli değişen sorunlar içinde, paha biçilemez bir hayat bilgisi sunuyorlar.



Kaynak - Radikal

Spirou ve Fantasio Sayı:4 "Z’nin Kaynaklarına Yolculuk" Çıktı!


Eski dostlarla yeniden buluşmak…


1938’den beri Avrupa’nın en popüler çizgi roman klasiklerinden biri olmayı sürdüren Belçika menşeli Spirou ve Fantasio, Tudem Yayınları’nın çizgi roman markası Desen tarafından okurların beğenisine sunulan yepyeni maceralarıyla raflardaki yerini alıyor. Güçlü sezgilere sahip araştırmacı muhabir Spirou, öfkesi burnunda muhabir Fantasio ve huysuz sincap Spip ile nefes kesici bir deneyime hazır olun!



Yeni görev:


Bayan Flanner’ı kurtarmak. İflah olmaz kafadarlarımız bu maceralarında geçmişe doğru heyecan dolu bir zaman yolculuğundadırlar… Türlü badireler atlatarak Zorglub, Champignac ve Bayan Flanner’ın öğrencilik dönemine giden Spirou, tehlikeli bir buluşun izini süren bu üç eski arkadaşın hayatlarını değiştirecek büyük bir faciayı engellemek zorundadır. Ölüm döşeğindeki Bayan Flanner’ın hayatı bu yolculuğa bağlıdır. Bayan Flanner’ı bu duruma düşüren olay nedir? Zorglub ve Champignac birbirine neden cephe almış olabilir? Üç arkadaşın peşinde oldukları büyük buluş ne işe yarayacaktır? Zaman paradoksu, kelebek etkisi ve kuantum mekaniği gibi bilimsel ve felsefi tartışmaları gündeme taşıyan bu ilginç macerada Spirou ve Fantasio’nun başına neler gelecek dersiniz?.. Tüm bu soruların yanıtı kahramanlarımızın nefes nefese okunacak Spirou ve Fantasio Z’nin Kaynaklarına Yolculuk adlı yepyeni serüveninde sizleri bekliyor!..


“Yaşam oldukça ümit vardır.


Desen Yayınları

Spirou ve Fantasio Sayı:3 "Tokyo'da" Çıktı!

1938’den beri Avrupa’nın en popüler çizgi roman klasiklerinden biri olmayı
sürdüren Belçika menşeli Spirou ve Fantasio, Tudem Yayınları’nın çizgi roman
markası Desen tarafından okurların beğenisine sunulan yepyeni maceralarıyla
raflardaki yerini alıyor. Güçlü sezgiler...e sahip araştırmacı muhabir Spirou,
öfkesi burnunda muhabir Fantasio ve huysuz sincap Spip ile nefes kesici bir
deneyime hazır olun!

Yeni görev: Doğaüstü güçleri olan iki çocuğu kurtarmak.
İflah olmaz kafadarlarımız bu maceralarında “Güneşin Batmadığı Ülke”deler…
Spirou, Fantasio ve Spip, Ortaçağ Japonya’sı tarzını yansıtan Edo-Resort’un
görkemli açılış töreni için Uzakdoğu’ya davet edilirler. Kahramanlarımız ilk
bakışta kendilerini bu ihtişamlı yapının eğlencesine kaptırsalar da asıl geliş
nedenleri illüzyonist dostları Itoh Kata’nın verdiği özel bir görevdir. Doğaüstü
yetenekleri olan iki kardeş korkunç yakuza Mangakana tarafından kaçırılmıştır.
Peki, ama bu çocukların kaçırılma sebebi ne olabilir? Anne ve babaları iki
kardeşi neden Itoh Kata’ya emanet etmiş olabilir?

Spirou ve Fantasio bunlara karşı nasıl bir kurtarma planı hazırlayacaklar
dersiniz?.. Tüm bu soruların yanıtı kahramanlarımızın nefes nefese okunacak
Spirou ve Fantasio Tokyo’da adlı yepyeni serüveninde sizleri bekliyor!..
“Yaşam oldukça ümit vardır.”


Desen Yayınları

15 Temmuz 2011 Cuma

Çizgi romanın en vurucu anları

İyi çizgi roman bazen iyi bir kitap, film, şarkı veya televizyon programının önüne geçebiliyor. İllüstrasyonlar eşliğinde anlatılan derinlemesine hikaye detayları çizgi romana kendine has bir kimlik kazandırıyor. Uzun bir süper kahraman listesi dahil bir çok karakter bu yapımlarla doğmuştur. İlk olarak 1934 yayınıyla ABD bu sektörde dominantlığını sürdürürken, Japonya ve bazı Avrupa ülkeleri de kendi yapımlarını yayınlıyor. Bu kadar uzun bir döneme yayılan neşriyattan en akılda kalan yazıların derlenmesi yadırganmamalı Devamı - NTV


Paylaşım - Aydın İleri

April Yayıncılık Kitaplığımızda :)

Çocuk Araştırmaları Merkezi (ÇAM) için oluşturmaya çalıştığımız çizgi roman kitaplığımıza April Yayıncılık çağrısız katılarak her biri bestseller olan 19 kitabını bağışladı. Duyarlılığından dolayı sayına Nazlı Berivan Ak'a kitaplığı kullanacak tüm araştırmacılar adına teşekkür ediyoruz. Ve, evet, April Yayıncılığın çizgi romanları da yolda :)


14 Temmuz 2011 Perşembe

Marmara Çizgi ÇR Dükkanı Açtı!

Bone, Yürüyen Ölüler, Animalzz gibi çizgi roman başyapıtlarıyla Conan, Red Sonja gibi çizgi roman alışkanlıklarımızı kaliteli baskısıyla Türk çizgi roman dünyasına kazandıran Marmara Çizgi, yenilerde bastığı Astonishing X-Men ile muhteşem yeni bir diziyi de raflara koymuştu.

Şimdilerde yeni sayıların baskısıyla uğraşan Marmara Çizgi okurlarıyla tanışabileceği bir çizgi roman dükkanını Nişantaşı - İstanbul'da açtı. Çizgi romanla birlikte minyatür, ebru gibi sanatlarla ilgilenen koleksiyoner ve sanatçılara da hitap eden nadide kitapları satışa sunan dükkan farklı yıllara ait film afişlerini de unutmamış:






Adres - Marmara Çizgi, Halilbey Pasajı, Akkavak sok. No 19/16 veya Valikonağı cad. 40/16 Nişantaşı İstanbul


0 212 240 29 35 (Bağlanacak)

13 Temmuz 2011 Çarşamba

"Battal Gazi" rolü için ön eleme!

İSTANBUL -AA- Beyazperdede yeniden izleyiciyle buluşacak "Battal Gazi Destanı" filminde "Battal Gazi" ve onun sevgilisi karakterini canlandıracak oyuncu seçimi için İstanbul'da ön eleme yapıldı.
Zeytinburnu'ndaki Olivium Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen, yönetmen ve senarist Fehmi Demirbağ, oyuncu Atilla Yiğit, oyuncu Turgay Tanülkü ve Murat Gülücü'nün jüriliğini yaptığı ön elemede, 20-25 yaş, en az 1,85 boy, akrobatik hareket yapabilme, dövüş sanatlarından birine ve rol yapabilme kabiliyetine sahip olma özellikleri arandı.
Elemeler hakkında gazetecilere açıklama yapan Demirbağ, Battal Gazi'yi canlandıracak kişinin oyunculuk piyasasında olmadığını belirterek, bu karakteri, halk arasından seçmeye karar verdiklerini kaydetti.
Demirbağ, Türkiye ve yurt dışından 3 bin 500 kişinin ön eleme formunu doldurduğunu ve Malatya'nın fiziki şartlarının bunu kaldıramama ihtimalinden dolayı İstanbul'da ön eleme düzenlediklerini ifade ederek, yarın da devam edecek ön elemede, 20 kadın ve 20 erkek seçileceğini, finalin Malatya'da yapılacağını söyledi.
Figüranları da bu elemelerde belirlemek istediklerini anlatan Demirbağ, çekimlerin, Malatya, Hindistan ve Venedik'te yapılmasının planlandığını dile getirdi.
Demirbağ, filmin yapımcılığını "Manas Evleri"nin üstlendiğini ve 3D animasyon tekniğiyle çekileceğini, 6 milyon liraya mal olacağını ve 2013'ün şubat ayında vizyona girmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Mersin'den elemeler için İstanbul'a gelen iş adamı Engin Soy da bu projenin kültürel bir değerinin olduğuna inandığını belirterek, küçük ya da büyük rol almak istediğini ifade etti.
Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencisi Murat Arpaç da bu projeyi televizyondaki bir programda öğrendiğini kaydederek, Battal Gazi'nin hikayeleriyle büyüdüğünü ve tarihe de merakının bulunduğunu söyledi.



Kaynak - Net Gazete

Cüneyt Arkın kendisini arıyor

Mustafa ÖZDABAK/İSTANBUL,(DHA)

BATTALGAZİ’yi, sinema filmi olarak yeni yorumuyla çekmeye hazırlanan, yönetmen Fehmi Demirbağ, genç Battalgazi ve sevgilisi Sarina’yı oynayacak yeni yüzler bulmak için çalışma başlattı.
Ekip, Beyoğlu’nda Battalgazi filmlerinin efsane oyuncusu Cüneyt Arkın, mehter takımı ve atla dolaşarak, yeni yüzler aradıklarını duyurdu. Başvurular internette www.battalgaziaraniyor.com adresinden kabul edilirken, elemelerin 23 Temmuz’da Malatya’da yapılacağı duyuruldu.
Galatasaray Lisesi önünde öğlen saatlerinde yapılan tanıtıma oğulları Kağan ve Murat ile gelen Cüneyt Arkın, ekibin getirdiği atı sevip,
mehter takımı ile kösk vurdu.
Daha sonra yapıl
an toplantıda konuşan yönetmen
Fehmi Demirbağ; "Cüneyt Arkın’ 35-40 yıl önce oynadığı 4 adet Battalgazi sinema filminde, kafamızda bir resim oluşturdu. Dolayısı ile o resmin üzerine çıkmamız gerekiyor. Bunu yapabilmek için ikinci bir Cüneyt Arkın’ a ihtiyaç var. Ciddi olarak zorlanacağımız bir konu. Ne yapalım derken, hiç olmazsa Battalgazi’ yi oynayabilecek, özellikle Cüneyt ağabeyin oluruyla. Öncelikle Cüneyt ağbeyin bu işe olur vermesi gerekiyor. Bunu bir yarışmayla yapalım istedik. Battalgazi dediğimiz bin yıllık bir destan. Anadolu’da İslam sonrası dönemdeki tüm destanlara dayanak teşkil ediyor. Battal gazi destanının içeriği 19 ayrı hikayeden oluşuyor. 9’uncu bölümden sonra fantastik kurgularla örülü bir hikaye. Buna da zemin oluştu. Hollywood sineması da, fantastik hikayelerin, tarihle örtüşmesi aşamasına geldi. Kafamızdaki şablon Yüzüklerin Efendisi ve Karayip Korsanları. Biz bunu harmanlayıp, Battalgazi ile nasıl örtüştürürüz dedik. Sanırım hikayede bunu gerçekleştirdik. Dünya klasmanına adım atalım diye, Bruce Wills, gibi bir isimle temastayız. İçerden zaten Cüneyt ağabeyin üzerine bir isim yok. Destek adına Cem Yılmaz ve Haluk Bilginer’i düşünüyoruz. Ayrıca bir sosyal sorumluluk olarak, filmden gelecek geliri çocuk hastaneleri ve oku
l yapımına harcayacağız" dedi.
Cüneyt Arkın da, uluslararası sinema yarışmalarında doğu filmlerinin ödül kazandığına dikkat çekerek, "Çünkü çok saf, sıcak, samimi. Battalgazi çekilmesi, beni çok sevindirdi. Yıllardır Türkiye’ yi dolaşıyorum. Gençlere alkol ve uyuşturucu konusunda bilgiler veriyorum. Türk gençliği tarihini çok seviyor. Önemsiyor. Bunlar güzel şeyler. Bunlar Türk gençliğine çok şey katacak. Nereye gitsem, her yaştan insan, ‘İyi ki bu filmleri çekmişsin. Biz filmlerini izlerken tarihimizi canlı olarak yaşıyoruz’ diyorlar" dedi. Cüneyt Arkın, "Daha saf, daha bizden, daha içten bir Battalgazi beklerim. Öyle Yüzüklerin Efendisi’nden, Harry Potter’dan bana ne. Taklit bile etmem. Anadolu ne kadar zengindir. Öylesine zengin bir Türkiye’de batıyı örnek almam. İşin içine fazla teknik de katmam. Sen kahramansan, ne yaptığını hünerini görecek. Mümkün olduğu kadar insan. Bizden olan herşey" diye konuştu.



Kaynak - Hürriyet

12 Temmuz 2011 Salı

Gerekli Şeyler ile 1001 Roman Aynı Dükkana Taşınıyorlar!

Üç katlı binasına yakın zamanda taşınmış olan 1001 Roman yayıncılıkla Taksim'e yeni taşınmış olan Gerekli Şeyler yayıncılık ani bir kararla Kadıköy'ün en işlek caddelerinden birinde ortak bir dükkana taşınmaya karar verdiler. Şu anda boya ve tadilatı yapılan mekanın yakında çizgi romanla dolacağını buradan duyuralım. Kadıköy ciddi bir çizgi roman merkezi olma yolunda ilerliyor. Acaba Belediye bu sanat dalına yakışır bir Belediye olup onlar için, okurları için çizgi roman sanatına sahip çıkarak bir şeyler yapmak ister mi? Buradan Belediyeye ve Çizgi Roman Derneğine sesleniyoruz: Daha ne lazım?

Zagor ve Çıplak Kızlar

"Bu bu nedir bu?"... Poşet içinde Zagor ve çıplak bir hatun var kapağında! Korsanı biliriz ama bu derece korsan olabilir mi? Baltalı İlah'ı nelere alet ettiler acaba? Hem de fotoğraf olarak... "Zagor erotik fotoroman mı?"
Sorular arttıkç artıyor... Yanıt... Yanıt Sıtkı Sırıl'da ve haberin yorumlarında:

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Çizgi Roman Kitaplığımız Büyüyor

Çocuk Araştırmaları Merkezi (ÇAM)'da oluşturmaya başladığımız kitaplığımız her gün biraz daha büyüyor. Bir çok yayınevinin katkı sağladığı kitaplığımıza şimdi de Gerekli Şeyler Yayıncılık katıldı. Marmara Çizgi, JBC ve Prestij Yayınları'nın kitaplarına eklenen Gerekli Şeyler çizgi romanları son derece geniş bir alan kaplayacak gibiler.


Çocuk ve gençlik kitapları, çizgi romanları, dergileri... Fantastik, aşk, macera, bilim kurgu, western, çiçek-böcek, okul öncesi, okul ve sonrası... HER Dilden... Kitaplığımıza bağışta bulunmak isteyenler croplatform@gmail.com adresinden bizimle iletişime geçebilirler. Güzel yarınlar için neler yapabileceğimizi birlikte konuşuruz.


ÇAM'ın hikayesi: ÇAM

İlk Kitaplık maceramız: İLK

Not - Kitaplık çok yakında araştırmacıların hizmetine sunulacaktır. Binlerce kitap ve derginin tasnif işlemleri sürmektedir.


Not 2 - Çizgi roman Okurları merhaba, sizden küçük bir ricamız var: Lütfen bu haberi ve kitaplığı olabildiğince çok yerde duyurun. Ne kadar çok ve çeşit eser, o kadar sağlam bir arşiv ve gelecek!

2. Türk Çizgi Roman Okurları Çizgi Roman Ödülleri

2010 yılında ilki gerçekleştirilen "Türk Çizgi Roman Okurları Çizgi Roman Ödülleri" 2011 yılında da gerçekleşecek. Bu sene Çizgi Roman Derneği ile ortak düzenlenecek olan anketle 2010 yılının en iyileri okurların oylarıyla belirlenecek. Belli bir düzenle her sene aynı tarihte olmasını planladığımız anket bu sene Kasım ayına kaldı... Kısmet!2010 Ödüllerini görmek isteyen: Türk Okurları Çizgi Roman Ödülleri
Oy sistemi geçen senekiyle aynıdır:

1 - Kategoriler duyurulduktan sonra okurlar adaylarını bildiren mailler atacaklar bize.

2 - En çok önerilen adaylar ankette yer alacak ve duyurulacak

3 - Okurlar adaylara oy vererek "en"leri seçecekler


***

4 - Aday sunmayanlar "adaylar arasında neden benim sevdiğim yok" diye ağlanacaklar

5 - "En"ler belli olunca oy vermeyenler "ama yanlış kardeşim bu iş" diyecekler

6 - İş işten geçtikten sonra akıl verenler sıraya girecek öğüt verecekler

7 - "Toplasak o öğütleri buradan köye yol olur" şarkısını dinleyeceğiz

8 - "Seneye düzeltirler artık" diye hoşgörüyle bizi sevecekler olay bitecek.

Okurların Dikkatine: Kategoriler aşağı yukarı aynı olacaktır. Bu nedenle okurların şimdiden aday göstermek ve oy vermek istedikleri eser ve sanatçıları not almalarında fayda olacaktır!

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Oğuz Satıcı’nın ‘Atatürk’ kitabı!

Elif Ergu - eergu@gazetevatan.com


Bir dost sohbetinde TİM eski Başkanı Oğuz Satıcı’yla birlikteydik. Yerel seçimlerde AKP’nin Bakırköy Belediye Başkan adayı olan Oğuz Satıcı Ankara’dan henüz dönmüştü. Siyaset mi konuştuk? Doğrusu ‘Hayır’ diyemeyeceğim. Ama ben size sohbetimizin ‘siyasi’ bölümünü değil, başka bir kısmını aktaracağım.
Laf döndü dolaştı Türk sinemasına ve Atatürk’ün hayatı üzerine yapılan filmlere geldi...
‘Hepsini izledim, çok daha iyi filmler yapılabilir, daha büyük bütçeli, ders veriyor gibi bir anlatımı olmayan. Bir ara Atatürk filmi yapmak istedim... Biliyor musunuz Atatürk daha çok gençken Jean Jacques Rousseau okumak için Fransızcasını geliştirmiş...’ diye anlatan Oğuz Satıcı’nın ‘Genç Mustafa’ kitabının fikir babası olduğunu öğrendim.
Genç Mustafa’yı duymuş ama okumamıştım. Genç Mustafa, Oğuz Satıcı’nın ‘dahi bir genç’ dediği yıllarca Satıcı’yla birlikte çalışan Yalın Alpay’ın kitabı. Kitap Satıcı ve Alpay’ın ortağı olduğu Gaia Yayınları’ndan çıktı. Ama bu kitap bir roman değil, bir çizgi roman. Çizeri de Barış Keşoğlu.
Kitabı merak ettik, Oğuz Satıcı hemen edinmemizi sağladı. Akşam geç saatlerde eve döndüm ve elimden düşüremedim. Yalın Alpay, kitabın giriş bölümünde Genç Mustafa’nın devamının geleceğini anlatıyor. ‘Bundan 2 yıl önce birbirinden bağımsız olarak Almanya ve İtalya’da Atatürk biyografileri yayınlandı. Her iki çalışma da birbirinden habersiz aynı tespiti yapıyordu. Atatürk’ün değişen isimleri onun bizzat geçirdiği değişimin göstergeleridir’ diyen Alpay, bu ilk cilt ‘Genç Mustafa’da gencecik bir adamın ‘değişimi’ nasıl kafasına koyduğunu anlatıyor. İkinci bölüm ise Sürgün Kemal olacak...Trablusgarp Gazisi, Filistin Mücahiti, Anafartalar Kahramanı diye devam edecek ciltler. Alpay 20 cilt hazırlamayı planlıyor.
Genç Mustafa hem yetişkinler için keyifli hem de çocuklar için... Tavsiye ederim.
Kimbilir belki bir gün bu çalışma çizgi film haline gelir, neden olmasın?



Kaynak - Vatan

MARVEL KAHRAMANLARI NEVŞEHİR'E GELİYOR

ABD'nin en büyük iki çizgi roman şirketinden biri olan Marvel Comics'in çizgi film kahramanları 15 Temmuzda Nevşehir'e gelecek.ABD'nin en büyük iki çizgi roman şirketinden biri olan Marvel Comics'in çizgi film kahramanları 15 Temmuzda Nevşehir'e gelecek.


Kapadokya Forum Alışveriş Merkezinin düzenlediği organizasyonla Nevşehir'e gelecek olan çizgi film karakterleri, alışveriş merkezinde gerçekleştirilecek olan etkinlikte özel canlı gösteriler sunacak.


Etkinlikte, çizgi film kahramanları çocukların en sevdikleri karakterlerin kılığına bürünerek gösteriler yapacak.


Etkinliğe katılacak çocuklar, çizgi film kahramanlarıyla fotoğraf çektirme imkanı da bulacak.


Kaynak - Haber 3

8 Temmuz 2011 Cuma

Transformers Oyunu Hazır!

29 Haziran’da tüm dünyada aynı gün gösterime giren fenomen serinin son filmi Transformers: Ay’ın Karanlık Yüzü’nde Autobotlar ve Decepticonlar kozlarını son kez paylaşıyorlar. İnsanların müttefiki iyi Autobotlar ile dünyayın ele geçirmeye çalışan kötü Decepticonlar arasındaki savaş beyazperdede bitmiş gibi gözükse de dijital dünyada tüm görkemiyle devam ediyor!!!


TRANSFORMERLAR’IN SAVAŞI DİJİTAL DÜNYADA DEVAM EDİYOR!!!



Filmin web sitesi: www.transformersfilmi.com.tr


Filmin Facebook sayfası: http://www.facebook.com/TransformersFilmi


Web Wars: www.tf3webwars.com


Decepticon Descent: www.transformersfilmi.com.tr/decepticondescent



Tüm web dünyasını bir savaş alanına çeviren ‘Web Wars’, Şikago’yu Decepticon istilasından kurtaran ‘Decepticon Descent’ isimli iki yeni online oyun, Transformers ve tüm oyun severleri heyecan dolu bir maceraya davet ediyor. ‘Deception Descent’ için www.transformersfilmi.com.tr/decepticondescent, Web Wars için www.tf3webwars.com


ya da Transformers Filmi Türkiye Facebook hayran sayfasını (facebook.com/transformersfilmiturkiye) ziyaret ederek siz de aksiyon dolu bu maceraya siz de katılın..



Tüm web dünyası sizin savaş alanınız


Web Wars’u oynamak isteyen kişi önce bir Autobot mu yoksa Decepticon mu olmak istediğine karar vermeli. Ardından favori web sitesini ziyaret etmesi gerekiyor. Çünkü kıran kırana mücadele burada gerçekleşecek. Oyuncu, savaş alanına dönüşecek olan web sitesinin hakimiyetini düşmana kaptırmaması gerekli...



Oyun talimatları:




  • www.tf3webwars.com, ya da Tranformers Filmi Türkiye Facebook hayran sayfası (facebook.com/transformersfilmiturkiye) üzerinden giriş ve dil seçimi yapın.

Tarafınızı seçin: Decepticon mu Autobot mu olmak istiyorsunuz? Sonrasında Transformers ikonunu Sık Kullanılanlar’a sürükleyin.


Şimdi web tarayıcınızdan dilediğiniz bir siteyi ziyaret edin ve Sık Kullanılanlar’da yer alan Tranformers ikonuna tıklayın.


Tıkladığınız Transformers ikonu savaşı başlatacak web sitesinin her yerini savaş alanına çevirecek.


Düşman robotlar websitesini ele geçirmeye çalışacak. Sitenin sizin hakimiyetinizde olduğunu kanıtlamak zorundasınız.


Takım toplayabilir, sıralamaları ve ödülleri gözden geçirebilir, bölgeyi ele geçirmek için taktiksel stratejiler geliştirebilirsiniz.



Decepticon Descent Hakkında:



Decepticon Descent’i oynamak isteyen kişi, askeri birim N.E.S.T’in özel askeri olarak Decepticon’ların dünyayı ele geçirmeye çalıştığı sırada Şikago’da uçaktan atlıyor. Amaç belirlenen özel alana iniş yapmak. Ancak uçaktan atladıktan sonar karşısına Decepticon saldırıları ve diğer engeller gibi birçok zorluk çıkıyor. Ateş ederek tüm bu zorlukların üstesinden gelmek zorunda. Skorlar Facebook’ta da paylaşılabiliyor böylece kimin en çok puanı aldığı görülebiliyor.



Oyun talimatları:



www.transformersfilmi.com.tr/decepticondescent adresini ziyaret edin.


Göreviniz N.E.S.T. askeri olarak Şikago’da uçaktan bırakıldıktan sonra belirlenen bölgeye iniş yapmak. Yanlız bu sırada dünyayı ele geçirmeye çalışan Decepticonlar’a dikkat etmelisiniz.


Serbest düşüşte olan askeri kontrol ederken Decepticonlar ile havada ateş ederek savaşabilirsiniz.


İneceğiniz özel bölgeye yaklaştıkça işler daha da zorlanacak.


Facebook’ta skorunuzu paylaşabilir, kimin ne kadar puan aldığını görebilirsiniz.



Ayrıntılı bilgi için: UIP Türkiye, Ayça Vardarlı ayca_vardarli@uip.com

Linkler

Related Posts with Thumbnails