Sayfalar

30 Ekim 2010 Cumartesi

"Strangers in Paradise" çıktı!

"Strangers in Paradise" (Cennetteki Yabancılar) belki de "erkekler kadınları anlar" gibi bir tezin basılı halidir. Terry Moore'un yazıp çizdiği öykü iki genç kızın dayanışmasını, sorunlarını, aşklarını, sorunlarını ele alıyor. Dahası çok ekşın olmayan yolla iç yoğunluğu yüksek bir aksiyonu okura sunuyor. Ben bir erkek olarak tüm seriyi büyük bir keyifle bir kaç kez okudum. Kimbilir kadın okuyucular nasıl bayılacak? Teşekkürler Gerekli Şeyler. - Ümit Kireççi

Planet Hulk!

Reed Richards, Dr. Strange, Iron Man, Black Bolt ve Namor toplantı yapar Hulk'u dünyadan kovma planı yaparlar. Namor tepki gösterir ama plan yürürlüğe konur. Hulk uzaya fırlatılır. Bir gezegene düşer... Muhteşem bir hikayenin sonunda dünyaya geri döner ve intikam almaya karar verir. Savaş alanı Manhattan yarımadası, hedef dünyalı kahramanlar, kaybeden...!
Gerekli Şeyler akıllardan çıkmayacak bir Incredible Hulk hikayesiyle buluşturuyor okurlarını.

Diabolik yeni sayı bayiilerde

Diabolik, Gerekli Şeyler farkıyla raflarda!

1602 Çıktı!

Nail Gaiman'ın yazarlığını yaptığı özel seriyi Gerekli Şeyler Türk okurlarına sunuyor.

"Gizli Savaş" çıktı

Gerekli Şeyler Yayıncılık, Marvel Comics'in en büyük hikayelerinden olan "Secret Wars"u dilimize kazandırdı.
Beyonder adlı tanrısal varlık dünyaya gelir ve duyguları, insanlığı, erdemi, iyiyi ve kötüyü anlamaya çalışır. Gözlem yetmeyince bazı kahramanlarla bazı kötü karakterleri bir gezegene gönderir ve onları bir tür deneye tabii tutar savaştırarak. Kaçırılmaması gereken bir comics klasiği.

Gölge e-Dergi 38. Sayısı Paylaşımda

Gölge’nin Kasım ayı kapağını efsanevi Zagor çizeri Ferri’nin İstanbul’a gelişini fırsat bilerek hazırladık. Umarız kızımızın yanına Zagor’u yakıştırmışsınızdır.

Bu sayıda bir Gölge kasiğini bozmadık, Hasan Nadir Derin okurlarımız için Altın Portakal Film Festivalini izleyip güncesini Gölge’de yazdı. Masis Üşenmez Rahatsız edici filmlerden bir top ten yaptı hatta onu da aştı 15 rahatsız edici filmi yazdı. Barış Saydam Son Hava Bükücü’yü inceledi. Ozancan Demirışık 5 Şehir 5 İnsan’ı yazdı. Hakan Tunç Legend Seeker dizisini sizin için izledi.

Mehmet Berk Yaltırık’ın kaleminden Drakula’nın İstanbul Macerası’nı okuyabilirsiniz bu sayımızda. Meryem Çimen’de uzun soluklu çizgi romanı Lanet’i bu sayıda nihayetlendiriyor. Berçem Gözde Ölmez ve Fatih Yürür’ün hazırladıkları Yağlı İlmek ve Anıl Şahal’ın yazıp çizdiği Alacadoğan ‘Soğuğun Dişleri’ bu sayının diğer çizgi romanları. Tunç Pekmen Blankets, Gökçe Mehmet Ay Crossed çizgi romanlarını inceledi.

Gölge’nin öykü sayfalarında Yağmur Telorman, Engin Dikkulak, Sadık Yemni, Funda Özlem Şeran, Atilla Bilgen, MelahatYılmaz, Gökcan Şahin, Fatih Danacı ve Oğuz Özteker’den geldi.

Rafet Tolga Cankurt ve Merve Veral’da Gölge’ye denemeleri ile katıldılar.

Bu sayıda illüstrasyonları ile katılan arkadaşlarımız ise; Deniz Beyazkanat, Mehmet Kaan Sevinç, Gülhan Duman Sevinç, Celalettin Ceylan, Selim Kurt, Nihal Akkuş. Bu sayının kapağı Devrim Kunter’den geldi.

Gölge e-Dergi ile ilgili her türlü görüş öneri ve yorumunuzu Gölge e-dergi editörü Mehmet Sevinç’egolgeedit@gmail.com den iletebilirsiniz.

İyi okumalar.

Dergiyi pdf okumak için

http://www.mediafire.com/?8rc1oi53lb55sgl

dergiyi flash okumak için

http://issuu.com/golgedergi/docs/golge_dergi_kas_m_2010_say__38

Gölge Blogu http://golgedergi.blogspot.com/

29 Ekim 2010 Cuma

1001 Roman - GREYSTORM ÇIKTI!!!

Victoria Çağı İngiltere'sinde geçen,
fantastik ve bilim-kurgu ögelerle
dolu ve sürükleyici bir macera...

Alışık olmadığınız tarzda bir baş karakter...

3 orjinal sayı bir arada...15.2x21 cm ebatlarında...
292 sayfalık bu kitap 16 TL etiket fiyatıyla piyasada...

28 Ekim 2010 Perşembe

1001 Roman - Korkut Bey



Türkiye'nin en başarılı ressamlarından, kapak
çizerlerinden ve çizgi romancılarından bir olan
Ömer MUZ tarafından 1990 yılında çizilmiş olan
bir çizgi roman...

Macar topraklarında kralın ölümü üzerine ortalık karışır.
Tahtın varisi olan kardeşler arasındaki mücadele
sonunda olay Osmanlı'ya da sıçrar ve akıncılar adaleti
sağlamak için Macar topraklarına yürürler....

1001 Roman - Arslan Bey

Ünlü ve başarılı çizerimiz Ersin BURAK'ın 1972 yılında
çizdiği Arslan Bey karakterinin ilk kitabı...
Piri Reis'in fedaisi Arslan Bey'in başrolde olduğu
bir tarihi kahramanlık hikayesi...

TÜYAP'ta "Bıcırık" Çizgi Roman Atölyesi

TÜYAP ÇOCUK KULÜBÜ
14.45-15.45
Atölye: "Çizgilerle Öykü Atölyesi
Uygulayan: Nurettin İğci, Ümit Kireççi
Düzenleyen: Bu Yayınevi

Queenie Chan TÜYAP'ta

ŞİMDİ MANGA ZAMANI!
Geçtiğimiz Nisan ayında ülkemizi ziyaret ederek pek çok okulda ve kültür merkezinde çizgi roman atölyeleri gerçekleştiren ‘Tılsım’ kitaplarının yazarı/çizeri Kazu Kibuishi, çalışmalarıyla herkesi kendine hayran bırakmış ve atölyelerine katılan tüm katılımcılara unutulmaz anlar yaşatmıştı. Bu başarının rüzgarıyla, yepyeni projeler düzenlemek için harekete geçen Desen Yayınları, bu sefer rotasını mangaya çevirdi.
Türkiye’de geniş bir hayran kitlesine sahip, Çin menşeili Avusturalyalı yazar/çizer Queenie Chan, 29. İstanbul Kitap Fuarı vesilesiyle İstanbul’a gelerek 30 Ekim - 7 Kasım tarihleri arasında Türk okurlarıyla buluşacak.
San Francisco merkezli Tokyopop çizerlerinden biri olan Queenie Chan, Desen Yayınları’ndan çıkmış ‘Okuldaki Sır’ adlı üç kitaplık serisiyle son yılların en beğenilen ve en çok satan manga dizilerinden birine imza atmıştı. Chan, dar alanda geçen bir olayı mükemmel inceliklere buluşturarak, klasik bir okul içi gerilim-korku hikâyesini Viktoryen detaylarla süsleyerek son derece sürükleyici, tempolu ve nefes nefese okunacak bir seri kaleme almış.
Çizim yapmaya 18 gibi geç bir yaşta başlayan Queenie Chan, sıradan bir manga kitabında görmeye pek de alışık olmadığımız ince çizim detayları, bölümleri birbirinden ayıran ‘usta işi’ sanatsal pin-up* sayfaları ve derin karakter analizleriyle rakiplerinden kolayca ayrışıyor.
Queenie Chan herkesi kendi manga karakterini yaratmaya davet ediyor.
Atölye çalışmalarının, sanatsal ifade biçimini zenginleştirdiğini belirten Queenie Chan, 7 Kasım Pazar günü, 13.15-14.45 saatleri arasında, Beylikdüzü Tüyap fuar alanındaki Interexpo Salonu’nda çizim yapan veya yapmayan herkesi kendi manga karakterini yaratmaya davet ediyor. Doksan dakika boyunca genç - yaşlı her yaştan manga ve çizgi roman okurunun ücretsiz olarak izleyebileceği atölyeye katılmak için herhangi bir ön şart gerekmiyor.
Üstelik halihazırda çizim yapanların portfolyolarını Queenie Chan’la paylaşmaları ve 11.30-13.00 saatleri arasında 2. Salon, 401 numaralı Tudem Yayınları standında ‘Okuldaki Sır’ kitaplarını imzalatmaları da cabası!..
Sıklıkla karşılaşılmayacak, yıllarca unutulmayacak böylesi güzel bir çalışmayı kaçırmamanız dileğiyle…

80'lerde Çocuk Olmak

Bu sadece bir kitap mı? Hayır! Bu kitap, canlı bir şey! Yaşayan tarihin ta kendisi! Dikkatle, özenle okuyun...
80’lerde Çocuk Olmak, hem bir kitap ismi, hem de bir kuşağın en büyük özlemlerini, yaşanmışlıklarını içinde barındıran yolculuğun özel ve güzel adı. Bu kitapta bir araya gelmiş 90 kadar yazar var. 1980’lerde çocuktu onlar... Hepsi aynı kuşaktan… Sayfalarda gizlenen anılarda herkes kendinden bir şeyler buluyor. Fazıl Say’dan Gürgen Öz’e, Eylül Duru’dan Bülent Çolak’a, Onur Behramoğlu’ndan Erdem Aksakal’a, Göksel Bekmezci’den Ahmet Büke’ye, Barış Müstecaplıoğlu’ndan Yiğit Değer Bengi’ye dek, adları buraya sığmayacak onlarca yazar ve sanatçı bu kitap için çocukluklarını, anılarını, aşklarını, oynadıkları oyunları, 1980 darbesinin kendilerinde ve ailelerinde bıraktıkları kara tortuyu, yüzlerce ayrıntıyı bazen bir çocuk, bazen bir yetişkin gözüyle kaleme aldı. Yaklaşık üç yıllık bir çalışma sonucu doğan 80’lerde Çocuk Olmak kitabı, her kuşağın el kitabı olacak nitelikte. Dönemin pembe dizileri, ünlü oyuncuları, en çok izlenen çizgi filmleri, mahalle abileri, sokak kavgaları ve oynanan unutulmaz oyunlar, atari salonları, fırlamalıklar ve ergenliğe geçiş hikâyeleri, birbirimizle konuşurmuş gibi doğal bir şekilde anlatılıyor. Evet, bizler büyüyoruz ama çocukluğumuz ve yaşanmışlıklar orada öylece duruyor. Yolculuğumuza siz de katılın...
Kitabımızı 80’lerin aydın insanlarına, halk kahramanlarına, üniversite gençliğine ve 80’lerde doğup kaybettiğimiz tüm çocuklara ithaf ediyoruz.
Kadir Aydemir’in yayına hazırladığı bu kitap ayrıca anlamlı bir doğum günü hediyesi. 80’ler çocuklarının hiç yaşlanmadığının, hep çocuk kalacağımızın bir ispatı... Bu yıl, Türkiye sanal âleminin en eski ve köklü şiir-edebiyat sitelerinden Yitik Ülke’nin (www.yitikulke.com) 10. yaşını kutlarken, bu kitapla, anılarına sahip çıkan herkesin de doğum gününü kutluyoruz.
Bu toplum belleksiz değil! Bizler de unutmadık ve yazdık!
Yaşasın 80’lerde çocuk olmak!
“80’lerde Çocuk Olmak” kitabında yazılarıyla, anı ve anlatılarıyla yer alan 80’lerin çocukları:Yeşim Ağaoğlu, Onur Akbudak, Alper Akdeniz, Erdem Aksakal, Neyran Savaşman Akyıldız, Çiğdem Aldatmaz, Figen Alkaç, Sema Aslan, Hürcan Âşık, Mustafa Atapay, Kadir Aydemir, Eda Aytekin, Nil Esra Başaran, Ezgi Başkır, Suat Başkır, Barış Behramoğlu, Onur Behramoğlu, Göksel Bekmezci, Sinem Bengi, Yiğit Değer Bengi, Ersan Bengisu, Hasip Bingöl, Ahmet Büke, Elmira Cancan, Gökçenur Ç., Şebnem Çağlayan, Tunca Çaylant, Kader Çekerek, Serdar Çekinmez, Murad Çobanoğlu, Bülent Çolak, Elçin Demiröz, Özge Ç. Denizci, Ömer Faruk Dizdar, Eylül Duru, Galip Dursun, Sine Ergün, Azim Raşit Ersoy, Elif Savaş Felsen, İdil Giray, Pınar Gözpınar, Nilay Sağ Gülalp, Eda Günay, Koray Günyaşar, Yasemin Gürkan, Sanem Güven, Nefin Huvaj, Aydın İleri, Necla İret, Deniz Yalım Kadıoğlu, Gülay Kalkan, Bekir Arslan Kopuz, Ulaş Kurugüllü, Ahmet Küçükkayalı, Ece Erdoğuş Levi, Barış Müstecaplıoğlu, Engin Neşeli, Pınar Nurhan, Pelin Onay, Esra Ovalı, Yaprak Öz, Gürgen Öz, Şahin Özbay, Özlem Özyurt, Hatice Topal Özçoban, Nilüfer Özgeren, Sedef Özkan, Erol Özyiğit, Murat Prosciler, Tomris Sakman, Fazıl Say, Hakan Sim, Güray Süngü, Melih Süsleyen, Müjgan Şahinoğlu, Melike Aslı Şahinsoy, Ümit Şener, Seda Tansuker, Filiz Tanya, Erkut Tokman, Alper Turgut, Murat Türkücüoğlu, Serkan Türk, Papyon Tayfun Türkkan, Ferhat Uludere, Gül Yaşartürk, Özlem Yıldız, Hande Yöremen, Zeynep Zişan ve Güncem Topçu.
Kapak tasarımı Savaş Çekiç ustamıza aittir...
Kitabımız ilk olarak TÜYAP'ta okur karşısına çıkacak, ayrıntılı bilgi www.yitikulke.com 'da

ANİME VE MANGA; YILLAR SÜREN PAYLAŞIM!

Okuması kolay ya da zor olsun, bir dünyayı okumak çalışmak, sonuna kadar götürmek ve onu başkaları ile paylaşmak… Bu çizgide en zoru sanırım onu paylaşmak…
Bundan yaklaşık 10 yıl önce başladım yazmaya ve o zamandan beri kendimi bu konuda oldukça geliştirdiğimi düşünüyorum; lâkin halen çok eksiğim, çok hatalarım oluyor, bunun da bilincindeyim. Yine bundan yaklaşık 7 yıl kadar önce başladım anime ve manga izlemeye, izledikçe o yöne doğru daha da çok yönelmeye, manga ve anime konusunda daha da çok paylaşımlar yapmaya. 6 yıl kadar öncesinde, Türkiye’de hiç anime çevirisi yokken başladım anime çevirileri yapmaya ve yaklaşık aynı zamanlarda başladım animeler hakkında her bulduğum yerde bir şeyler yazarak bahsetmeye.

25 Ekim 2010 Pazartesi

"Tarkan" TÜYAP'ta

Yeni TARKAN kitaplarının yayıncısı TURKUVAZ KİTAP'ın davetlisi olarak TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı'nda bir söyleşi etkinliğine konuk olacağız.
Tüm TARKAN ve Sezgin Burak okurlarını, çizgiroman tutkunlarını ve etkinliklerimizi destekleyen değerli üyelerimizi, dostlarımızı bu keyifli söyleşide yanımızda görmek isteriz.
Sevgilerimizle,
TASEYAD
PROGRAM DETAYI:
İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI
30 EKİM 2010 CUMARTESİ, BÜYÜKADA SALONU Saat:15.00-16.00
SÖYLEŞİ KONUSU: “Bir Çizgi Roman Efsanesi Tarkan ve Yaratıcısı Sezgin Burak”Konuşmacılar: Türkay Burak, Tan BurakDüzenleyen: Turkuvaz Kitap
İMZA ETKİNLİĞİ:
30 EKİM 2010 Cumartesi, Saat 16:00-17:00
TURKUVAZ KİTAP Standı, 2. SALON 405 No’lu Salon
Paylaşım - Yener Çakmak

Pakistan'a Yardım ÇR'si

Merhabalar,
DrivethruRPG ve Drivethrucomics'in Pakistan'daki felakete yardım için sınır tanımayan doktorlarla başladığı yardım kampanyasına katılırsanız 15TL'ye 250TL'lik çizgiroman PDF'i, yaklaşık 40TL'ye 1000TL'ye yakın FRP kitabı PDFi alabilirsiniz. Çizgiromanlar arasında World of Darkness Artbook ile Exaltad çizgiromanı da var. FRP kitapları arasında kült olmuş Don't Rest Your Head gibi kült indie oyunlarla DnD için modüllerden harita programlarına kadar herşey var. Çizgiromanları tanıttığım Türkçe sayfaya buradan, Drivethrucomics'e buradan ve DrivethruRPG Pakistan sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaşım - Şener Yelkenci
Kaynak - FRP.net

"Çizgili Pijama" Çıktı

Uykusuz Dergisinden grafiker Fırat Yaşa’nın daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış çizgi romanı Çizgili Pijama çıktı!
İstanbul’da geçen öykü, tarihi şehrin atmosferini büyük bir başarıyla sayfalarına yansıtırken, fantastik ve gerçek arasında, kendini arayan bir kahramanın iç yolculuğuyla beraber bir aşk öyküsü anlatıyor. Aşk, özgürlük, aile, kimlik ve sosyal adaletsizlik gibi sorunlarla ilgilenen herkesin zevkle okuyacağı Çizgili Pijama, aynı zamanda Fırat Yaşa’nın da ilk kitabı.

22 Ekim 2010 Cuma

"Beşir'le Vals" çevirisi Sabri Gürses Röportajı

Everest Yayınları'nca dilimize kazandırılan "Beşir'le Vals" çizgi romanının çevirmeni Sabri Gürses'le röportaj yapmış paylaşmak için sıraya koymuştum ki aşağıdaki video gündeme düştü... Vals, göbek havası, işkence... Önce izleyin sonra da filmden bağımsız yapılmış olan röportajı okuyun lütfen ve lütfen barışsever tüm İsraillileri düşüncelerinizin dışında tutun. Barışsever tüm insanlara ve İsraillilere "Şalom"
Ümit – Sabri bey, devamlı seriler yerine grafik novelleri çevirmek hakkındaki düşünceniz nedir?
Sabri - Grafik roman çevirmek, benim için Shakespeare’in sözlerini balonlarda verebilmekten görece biraz daha kolay oldu. Sonuçta, Türkçede pek belli olmasa da, Beşir’le Vals, “comics” ya da “manga” değil, adı üstünde “grafik roman.” Görüntülü roman çevirmek gibi bir şey, film altyazısı çevirmekten de farklı.
Ümit – Beşir’le Vals örneğinden hareket edersek, aksiyonu az, metni az çr’ler sözkonusu olunca çeviride içeriği tam aktaracak doğru kelimeler üzerinde mi yoğunlaşıyorsunuz?
Sabri - Evet, doğru kelimeler, doğru cümle yapıları vb. aranıyor. Fakat normal çeviriden farklı olarak, asıl etki çeviri resimlere uygulandıktan sonra ortaya çıkıyor, yani uygulamadan sonra tekrar bakıp tekrar çevirmek gerekiyor.
Ümit - Beşir'le Vals'i çevirirken ne hissettiniz?
Sabri - İlk, ham çeviri sırasında çevirirken okudum bir bakıma, o yüzden okur gibi ne olacak diye bekledim. Daha ne olacak, nereye varacak bu iş? Katliam etkisi bende de oldu yani.
Ümit - Katliam, gerçek katliam hikayesi çevirmek nasıl bir duygu?
Sabri - Katliam çevirisinin özel bir duygusu var mı acaba? Belki de var. Hem sürekli katliam haberleri veren, bununla beslenen, bunun kesilmesi durumunda ne yapacağını bilmeyen bir medya var. O yüzden artık modern duygulardan biri de, insan katliam yapan hayvandır gibi bir duygu. Diğer yandan, katliamla suçlanan bir halk olduğumuzdan, insan-çevirmen olarak sürekli kendi kendini sorgulama yaşanıyor: benim ülkemde bunlar yaşanıyor mu, geçmişte yaşandı mı, bu ruh hali neye karşılık geliyor, bu durumdan bu gelecekten kaçınmak mümkün mü? Çevirideki sözcük, yapı seçimleri ister istemez bunları yansıtacaktır sanıyorum.
Ümit - ÇR'de bu denli ciddi konuların ele alınmasını nasıl buluyorsunuz?
Sabri - ÇR konusunda kavramak gereken temel şey – çr ciddi bir iş, başından beri ciddi konuları ele alıyor. Sorunuzun bunun farkında olmayanlara yönelik olduğunun farkındayım, ne yazık ki Türkiye’de hâlâ görsel algının-düşüncenin gücünü kabul etmiyor, yazıyla birleşme olanaklarını değerlendiremiyor medyadaki elitlerin çoğu. Müzik kliplerinin bile köşe yazısından daha etkili ve ciddi olduğu bir dünyada (Michael Jackson’ın Bize Aldırmıyorlar klibi örneğin), çr nasıl ciddi olmaz. Bugünlerde yayınlanan bazı çr’leri (Filistin örneğin) daha önceden biliyordum, yayımlanmalarını sevinçle karşıladım – ama Beşir’le Vals yayınevinin sürprizi oldu bana.
Ümit - Son sayfalardaki fotoğraflara gelene kadar metin sarsıyor sonra tokadı basıyor adeta. Çevirmen olarak buna katkı sağlayacak çevirmenlik kararlarınız oldu mu?
Sabri - Fotoğraflara doğru çizgiler sessizleştikçe, metnin ve çevirisinin de sessizleşmesi gerekliydi. Onu yapmaya çalıştım. Ama bakıyorum şimdi, “dar, bir buçuk insan genişliğinde bir geçit” demişim metnin aslına sadık kalıp. “Daracık bir geçit” diye geçirmek lazımdı bunu. “Göğüs hizasına kadar genç erkek cesediyle tıkanmıştı” demişim ya da “genç erkek ölüleriyle dolmuştu” demek daha iyi olurdu belki. Ama sonrasında “ansızın kafama dank etti” demekten hoşnutum: “baktığım şey bir katliamdı.”

Ümit - ÇR'mizin geleceği acısından bu tür eserlerin önemi sizce nedir? Okuyucuya etkisi ve katkısı var mıdır?
Sabri -Türkiye’de çizgi romanın gelişimi açısından bu işlerin gelmesi çok önemli elbette, harika bir dönem yaşıyoruz. Bütün sorun bu dönemi doğru değerlendirebilecek kişileri, hem fırsatlarından yararlanabilecek, yaratıcı, girişimci çizer ve senaristleri ortaya çıkarabilmek, yani onların ortaya çıkması; hem de bu ortamı olumlu şekilde yönlendirecek yorumcuları, eleştirmenleri, çizgi roman eleştirmenlerini ortaya çıkarabilmek gerekiyor. Yayın ortamının durumu belli: bu yayınların tanıtımını da her zamanki tanıtımcılar yapıyor, bu olabilir, fakat işin kötüsü, yeni bir eleştiri anlayışı geliştirmek, yeni, yani düz edebi vb. metinden farklı bir sanat eserine bakma yeteneği geliştirmek gereği duymuyorlar. Köşe ve tanıtım yazarları hâlâ genellikle çizgi romanları “sevdim-sevmedim” diyerek “tavsiye ediyor-etmiyor.” Shakespeare mangaları için “pek hoşuma gitmedi” mealinde bir şey yazan bir çocuk kitapları uzmanının yazdığını okurken bu işin çok zor olduğunu anladım: çizgi romanı senaryosu, sahne yerleşimi, karakterlerin çizgisel betimlemesi vb. açılardan ele almıyorlar, “sevdim-sevmedim” diyorlar. Ben yine de umutluyum: Beşir’le Vals’in yayıncısı Everest, iki ilgi çekici yerli ürünle çizgi roman tarihine katkıda bulundu. Biri Ayşe Kulin’in Veda adlı romanının uyarlaması, diğeri Hüseyin Rahmi’nin Gulyabani’sinin. Kulin’i uyarlayan Cemil Cahit Yavuz bence romanı dengeli bir şekilde aktaran, klasik bir çizgi roman çizgisi ve anlatımı benimseyerek başarılı bir iş ortaya çıkarmış. (Fakat bir yorumcu, “elbiseleri görmek isteyen okuyabilir” gibi şaşırtıcı bir yorum yaptı!) Gulyabani’de de Oğuz Demir hem romanı çizgi yoluyla modernleştirmiş, daha önceki algıları sarsıcı bir etki bırakacak bir çizgi anlayışı benimsemiş. Bunlar başka işlere cesaret verecek olmalı. Türkiye ciddi konular konusunda malzeme sıkıntısı çekecek bir yer değil. 90’larda mizah dergilerinde çok iyi çizgi romanlar yayınlandı. Şimdi, yeniden, günceli ve klasiği kaynaştırarak çizgi romanın bağımsız bir piyasa edinmesinin mümkün olabileceğini umut ediyorum. Bence bizde iyi bir çizginin popüler konularla kaynaşarak estetik ve finansal etki bırakan işler yapması mümkün: Düşler Evi’nin yaptığı Çanakkale Geçilmez adlı, çizgileri eski Heidi çizgilerini hatırlatan, ama senaryosu ve sahnelemesi, kurgusuyla ciddi bir etki bırakan bir çizgi film seyretmiştim. Benzer çizgi ürünlerin çıkmaması, belki de yine, medyayı yönlendirenlerin çizgi estetiği ve piyasası açısından yeterince perspektif sahibi ve girişimci olmamasıyla açıklanabilir, kesin hüküm vermekten kaçınıyorum.
Ümit – Şu sıralar ne gibi çeviri işleriniz var? Onları da şimdiden paylaşsak okurlarınızla mümkün mü?
Sabri - Son olarak bir biyografik Kazıklı Voyvoda kitabı çevirdim. Bence bunun kadar iyi bir kitabı burada yapacak çizerler fazlasıyla var. Manga Shakespeare dizisini tamamlıyorum diğer yandan.
Ümit –Dilerim çizgi roman çevirisini uzmanlık alanı olarak belirleyen sizin gibi daha çok çevirmenimiz olur. Okuyanınız bol olsun.

Dans, Vals denince akla eğlenceli şeyler geliyor aslında ya... Cesur çizgi roman sanatçılarına başarılar dileirm.

Ümit Kireççi

"Çizgi Roman Hayatın İçinde"

18 Ekim 2010 Pazartesi

"ÇROP ÇR Yapalım Atölyesi" Kongre'de

"ÇROP Çizgi Roman Yapalım Atölyesi" 7. Uluslararası Çocuk ve İletişim Kongresi'nde çocuklarla buluşuyor. Yazar Ümit Kireççi ile çizer Hande Dilek Akçam bu etkinlikte iki gerçekleştirecekler.
Anaokulu - 3. sınıflara yöneliktir (6-9 yaş)
20 Ekim 2010 Çarşamba
saat 14.15 - 14.45
14.50 - 15.30
Gözlemci olarak katılmak isteyen yetişkinler ve detaylı Kongre bilgisi edinmek isteyenler croplatform@gmail.com'a yazabilirler.

14 Ekim 2010 Perşembe

GON'da Değişiklik

15 Ekim Cuma günü yapılacağı duyurulan Jean Dufaux imza günü, bizim dışımızda gelişen sebepler yüzünden 14 Ekim Perşembe saat 17:30-18:30 arasına kaydırılmıştır.

Ödüllü Zagor Yarışması

1001ROMAN, "ÇİZGİ ROMAN GÜNLERİ" etkinlikleri kapsamında 6.11.2010 günü Mr.Galliano FERRI'ye imzalatabilmeniz için bir " ZAGOR " basıyor. "HAYALET MANGA" isimli ve Türkiye'de ilk kez basılacak olan "strip" formatlı ZAGOR'a sahip olabilmek için aşağıda gördüğünüz 13 Zagor'dan en az 6 tanesinin çizerini bilmeniz gerekiyor."HAYALET MANGA",doğru cevap veren ilk 50 kişiye hediye edilecek.
Cevaplarınızı lütfen en geç 15.10.2010 tarihine kadar info@1001roman.com 'a gönderiniz.

13 Ekim 2010 Çarşamba

Cenaze Evi / Şenlik Evi

Geçenlerde Alison Bechdel'in hem yazıp hem de çizmiş olduğu grafik roman türünde olan "Cenaze Evi/Şenlik Evi"ni bitirdim.
Bilgesu Yayıncılık bu kitabi yayınlamakla gerçekten çok güzel bir iş yapmış, kesinlikle sıkı çizgi roman okurları ve edebiyata düşkün kişilerin okuması gereken bir eser !

Ele aldığı konu itibarıyla şu an için oldukça ayrıksı bir yerde duruyor eser - eşcinsel bir babanın eşcinsel bir kızıyla olan ilişkisi - nden ziyade; onla birlikte "her şeye karşın" - kitabı okuyanlar ne demek istediğimi sanırım daha iyi anlar - bir kızın babasına olan sevgisini anlatan harika bir kitap - kitabın son sahnesinin, babasının Alison'u severken ki haliyle kapanışı da harika bir final olmuş - bitirdiğimde hüzünlendirdi beni -
Cenaze Evi, pek çok farklı okumaya açık bir yapıt; Amerikan ailesinin eleştirisi, eşcinsellik; kişinin kendi cinselliğini ve bana kalırsa cinsel kimlikten öte bir yerde ne olduğunu, nereden başlaması gerektiğini keşfetmesi, küçük takıntıların kendi küçüklüklerine tezat şekilde hayatımızda kapladığı büyük yerlerin irdelenmesi ve sanırım, bütün bunlarla birlikte kitabi okuyan herkesin hem fikir olacağını düşündüğüm edebiyat göndermelerinin - ki bir yerinden sonra varlıkları giderek artıyor - hayatımızda ki anlamlarına dair tartışmaları ve bizzat gönderimde bulunduğu edebiyat eserlerinin yorumlanmasına dair -
Kitap kesinlikle kendisine has üslubuyla birlikte bir eşine az rastlanır, pek çok kez geriye dönük olarak okumalara, anlamlandırmalara açık bir çalışma...
Kitapla ilgili kısaca söyleyebileceğim iki şey daha ise;
Birincisi; yazı balonları; anlatılanlar ile çizilenlerin birbirini tamamlayan ama ayni zamanda birbirinden de bağımsız olma halleri; şöyle ki; hiç çizimleri görmeden sadece konuşma balonlarını okuduğunuzda size resmedecek o kadar çok fazla seçenek, olanak sunuyor ki; ama bu kitabın bütünlüğüne zarar vermiyor, grafikler ve balonlar bağımsızlar, ama birbirlerini de bütünlüyorlar; fakat bir başkasının okumasında - farklı bir çizerin - bambaşka bir kitap ortaya çıkartabilir, çok daha farklı çizimler gerçekleştirebilir - yeniden üretebilir - ben bu durumu şahsen çok etkileyici buldum -
Diğeri ise; zaten otobiyografik olan konusunun vermiş olduğu özendirme ile; iyi anlatıldığı - ve konu çizgi roman olunca resmedildiği sürece de - her hayat bir kitabın konusu olabilir; yeter ki bayağılığa, aşırılığa dönüştürmeden, kendi sesini, akışını bulabilsin..
Yazan - Gökhan Metin

12 Ekim 2010 Salı

Bugün "Tom Miks"in Ölüm Yıldönümü

"Çizgiroman Tom Mix'in gerçek bir insan olduğunu biliyor muydunuz? Bugün Tom Mix'in ölüm yıldönümü."

Thomas Edwin Mix (doğum adı Thomas Hezikiah Mix; 6 Ocak 1880 - 12 Ekim 1940) İlk dönemVahşi Batı filmlerinin yıldızı Amerikalı oyuncu. 1910 - 1935 yılları arasında 336 film çevirmiştir. 9 tanesi dışındakiler sessiz filmlerdir. Hollywood'un ilk Vahşi Batı filmleri mega yıldızı olan Mix'in, kendisinden sonraki oyuncuların kovboy tipi çizmesinde önemli rolü olmuştur.

Türkiye'de de bir dönem ünlü olan Tom Mix karakteri, Türkiye çizgi roman'a adını veren iki çizgi romandan biri olan Tommiks'e (Capitan Miki) de Türkçe adını vermiştir


Paylaşım - Altuğ Gürkaynak

Kaynak - http://tr.wikipedia.org/wiki/Tom_Mix

Red Sonja 2 Çıktı!

Yine muhteşem bir Red Sonja yorumu ve muhteşem çizgiler ve Marmara Çizgi'den muhteşem bir baskı: Red Sonja / Ok Ustası

11 Ekim 2010 Pazartesi

1. Uluslararası İstanbul Çizgi Roman Festivali

Frankofon ÇR İmza Günü

İMZA GÜNÜ
Fransız çizgi roman dünyasının üç dev ismi Jean Dufaux, Philippe Xavier ve Philippe Wurm okuyucuları ile buluşuyor

GON ÇİZGİ ROMAN KİTABEVİ
15 Ekim 2010 saat 16:00 – 18:00 arasında

Yeni Çarşı Caddesi 34/A
Galatasaray-Beyoğlu , İstanbul 34433

8 Ekim 2010 Cuma

Takashi Murakami’den Batı stilinde Manga Sanatı

Günümüzde dünyanın en başarılı çağdaş sanatçılarının ticari zekaları da oldukça iyi. Tıpkı İngiliz Damien Hirst ve Amerikan Jeff Koons gibi Japon sanatçı Takashi Murakami de piyasadaki ‘niş’ işleri başarıyla yürütüyor. Murakami, bugün, sanat eserlerinden sevimli oyuncaklara, moda aksesuarlardan CD kapaklarına kadar geniş bir yelpazede eserler üretmeyi başaran zeki bir işadamı. Katsushika HOKUSAI ve Tsuguharu FOUJITA’dan sonra Batı’da oldukça popüler olmayı başaran Japon sanatçı Murakami, Andy Warhol’un manevi mirasçısı olarak görülüyor.

Murakami’nin 1996’da kurduğu Hiropon Fabrikası’nın ismi 2001’de Kaikai Kiki Co. (http://english.kaikaikiki.co.jp/whatskaikaikiki/) olarak değiştirilmişti. Özgün parçalar, sınırlı sayıda üretimler, anime filmler ve CD kapakları üzerine çalışan yaklaşık yüz kişiden oluşan bu atölye, Murakami’nin hırslarını tatmin etmek için mükemmel bir ortam sağlıyor.

Kaikai Kiki etkisi, 2002’de Paris’teki Fondation Cartier’deki özel görünümü ve Louis Vuitton’la olan iş birliği inanılmaz bir satış dalgasına neden olmuştu. 2003’te ihale işlem sayısı % 650 yükselerek yıllık toplam müzayede gelirini 258% artırmıştı. Aslında Louis Vuitton’la başarılı iş birliğine başladığı 2003 yılı , Murakami’nin kariyerinde gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu ortaklıktan her iki taraf da yararlanmıştı: Fransız lüks markası Louis Vuitton başlıca pazarlarından biri olan Japonya’da satışları patlatacak yeni kampanyasının lansmanını yaparken, Murakami’nin çalışmaları da dünya çapında birçok şehir ve sokakta görünerek moda olmuştu. Toplam müzayede geliri 2002’de 1m €’dan az olan sanatçının 2003 yılı geliri 3m € oluyor ve 2008’ deyse 21.4m €’a fırladı!

Murakami’nin bu heyecan verici fırlayışının çok önemli bir nedeni de hiç şüphesiz “Benim Yalnız Kovboyum” (My Lonesome Cowboy) isimli 2,54 metre yüksekliğindeki, şehvet düşkünü ve muzaffer bir edayla boşalan Manga benzeri heykeli… Mayıs 2008’de, tahmini olarak 3m$ - 4m$ arasında satılması beklenen çalışma New York’taki müzayedede 13.5m $’lık (8.7m €) bir rekor kırınca ana haber olmayı başarmıştı. Murakami’nin bu şehvetli kovboyunun dört kopyası vardır ve biri François Pinault Koleksiyonu için Venedik Çağdaş Sanat MerkeziPunta della Dogana’da saklanmaktadır.

2009’da bu ünlü koleksiyoncu, Murakami’nin 7-metrelik “Kaderin Tersine Dönmesiyle Tanrı’nın Doğuşu” (The Emergence of God at the Reversal of Fate) tablosunu satın alarak Palazzo Grassi’deki (Venedik) koleksiyonunu daha da genişletmiştir.

Temmuz 2009/ Haziran 2010 dönemi süresince Murakami’nin müzayede gelirleri, çağdaş sanatçıların toplam müzayede gelirleri sıralamasında 25. sırayı alıyor olsa da, aslında geçmişine kıyasla büyük ölçüde daralmıştır. Sanatçının Temmuz 2008/ Haziran 2009 arasında yıllık müzayede geliri 8m $’dan 3.4m $’a düşmüştür. Pazardaki spekülasyonlardan oldukça keyif alan ve faydalanan Murakami, geçtiğimiz yılki müzayedeleri nispeten sessiz geçirdi. Temmuz 2009/ Haziran 2010 arasında çoğu satın alınabilir nitelikte 223 parçayı satışa çıktı ve sadece 9’u 100,000€’nun üzerine satıldı, hiçbir parça 7 basamaklı rakamlara ulaşamadı.

Takashi Murakami bugünlerde efsanevi satış rakamlarına ulaşamıyor olsa da 12Aralık 2010’a kadar sürecek olan Château de Versailles’deki teatral sergisiyle yine ilgi odağı olmayı başarıyor. Görünen o ki, cebinde Murakami’nin resimlerine ya da büyük boyutlu heykellerine verebilecek parası olmayan hayranları, geniş bir seride üretilen ve on ile birkaç yüz euro arasında satılacak olan minyatür figürler, taş baskılarla kendilerini avutabilecekler.

Haber: web.artprice.com

Çeviren: Pınar Turanlı

7 Ekim 2010 Perşembe

Sezgin Burak'ı Yitireli 32 Yıl Olmuş

‎32 YIL ÖNCE. 4 EKİM 1978 GÜNÜ KAYBETTİĞİMİZ SEZGİN BURAK'I SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ...
SEZGİN BURAK KİMDİR?
Türk ve Avrupa basınında değerli eserler veren Sezgin Burak 1935 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk karikatürleri ilkokul çağlarında DOĞAN KARDEŞ dergisinde yayınlandı. Sezgin Burak, profesyonel anlamda ilk eserlerini Güzel Sanatlar Akademisine girdiği 1952 senesinde üretmeye başladı. AKBABA’da karikatürler, AYDABİR, YİRMİNCİ ASIR, BÜTÜN DÜNYA ve HAFTA mecmualarında da resimler, kompozisyonlar çizdi. 1957 yılında resim ve dekorasyon öğrenimini tamamlayarak İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’den mezun oldu. Aynı yıl çalıştığı Cumhuriyet gazetesinde Fakir Baykurt'un Yunus Nadi roman ödülünü kazanan YILANLARIN ÖCÜ isimli eserini resimledi.
1958’de Cumhuriyet gazetesinde günlük karikatürler çizmeye başladı. Çeşitli tiyatrolarda sahne dekorları hazırlayan sanatçı yine CUMHURİYET gazetesinde ALA GEYİK romanını resimlendirdi. Sanatçı, SES ve HAYAT mecmualarında roman ve hikaye resimlerinin yanı sıra roman, kitap kapakları ve sinema reklamları da hazırlamıştır. Sezgin Burak, 1964 yılında BİZİMKİLER (HÜDAVERDİ) adlı bant karikatür tipini yarattı. Bu eseri uzun yıllar günlük olarak Hürriyet gazetesinde yayınlanmıştır. Sanaçı 1965 yılında gittiği İtalya'nın Milano şehrinde bulunan zamanın ünlü sanat ajansı Studio D'Ami de çalıştı ve burada EL-COUGAR kahramanını yarattı. Bu sırada İtalyan bir ressamla beraber KOLOSSO adlı Herkül benzeri bir çizgi kahramanı resimledi. Yine İtalya'da, 1966 yılında Milano’da düzenlenen Avrupa Reklam Yarışmasında iki birincilik aldı.1966 yılında yine İtalya'da bulunduğu dönemde, ünlü resimli roman kahramanı TARKAN’ı yarattı .TARKAN, 1967 yılında HÜRRİYET gazetesinde günlük olarak yayınlanmaya başladı. Daha sonra beyazperdeye aktarılarak 5 adet Tarkan Filmi çevrildi. Sezgin Burak, 1968-69 yılları arasında Yaşar KEMAL’in ünlü romanı İNCE MEMED’i (1.ve 2.bölüm), bunu takiben 1970’de AĞRI DAĞI EFSANESİ romanlarını resimlendirdi. 1976 da ÇOBAN ÇANTASI adlı çizgi kahramanını yarattı. Son olarak çeşitli akrilik ve yağlıboya çalışmaları da yapan sanatçı 1978 yılında hayata veda etti.

5 Ekim 2010 Salı

İstanbul Modern – Manga’yı Keşfet Sergisi

İstanbul Modern, “2010 Türkiye’de Japon Yılı” etkinlikleri kapsamında, Japon kültürünün farklı yüzlerinin ve manga sanatından örneklerin sunulduğu Manga’yı Keşfet!: SHONENJUMP Dünyası sergisine ev sahipliği yapıyor.

5 – 17 Ekim 2010 tarihleri arasında müzenin alt katında yer alacak sergiyle İstanbul Modern, Türkiye ve Japonya dostluğunun 120. yılında, kısa süreli sergilerini dünyada milyonlarca hayranı olan Japon mangasını genç kuşaklara tanıtarak sürdürüyor.

Japonya’nın en büyük yayın kuruluşlarından olan Shueisha Inc.’in katkılarıyla düzenlenen sergi, ülkede gündelik yaşamın bir parçası haline gelmiş büyük bir kültürel fenomen olan ve dünya çapında giderek yaygınlaşan çizgi roman sanatı mangayı kapsamlı biçimde tanıtıyor. Serginin proje yöneticiliğini Türkiye’den Lora Sarıaslan Japonya’dan ise Yu Omura yapıyor.

Japonların geleneksel rulo resimleri gibi sanat formlarıyla aynı üslubu taşıyan özgün bir tür olan manga bugün Japonya’daki yeni yayınların büyük bölümünü oluşturuyor. Manga, kültürel bir fenomen olmanın yanı sıra, Japonya’nın uzun ve özgün sanat ve yayıncılık tarihi hakkında önemli ipuçları da veriyor.

Yetişkinlere ve çocuklara yönelik olarak yayınlanan mangalar okuyucuları aksiyon, macera, komedi, dram, fantezi, aşk ve bilim kurgu dünyasına taşıyor. Manga’yı Keşfet!: SHONENJUMP Dünyası sergisinde bir manga eserinin yaratım aşamaları, ilk çizimden yayına uzanan yolculuğu, orijinal eskizler, manga yaratım sürecini manga ustalarının ağzından dile getiren bir belgesel, çizimler ve enstalasyonlarla sunuluyor. Japonya’da “manga sanatçısı” anlamına gelen mangakaların dünyasını da gözler önüne serecek bu sergide, izleyiciler manga kitapları, manga karakterleri üzerine kurulu oyunlar, VOMIC (sesli çizgi roman) ve animasyon gösterilerinin yanı sıra düzenlenen yaratıcı atölyeler ve manga editörleriyle söyleşilerle bu renkli dünyayı keşfetme olanağı buluyor.

Sergide, karakterlerin büyük boy maketleri, izleyiciyi içine katan bilgisayar oyunu, özellikle gençlerin önünde fotoğraf çektirebileceği manga karakterlerinden oluşan görseller, ses ve çizgi filmi bir araya getiren VOMIC’ler, SHONENJUMP’ın Japon popüler kültürünü yansıtan ve aynı zamanda etkileyen mangalarının kronolojisi, manga yaratım sürecinde kullanılan malzemeler, monokrom çizimlerin yanı sıra, yıllar boyunca basılmış mangaları okuyabilecekleri ve aynı zamanda Japon kültürü hakkında bilgi alabilecekleri mekânlar bulunuyor.

Ziyaretçiler sergide, Türkiye’de daha önce hiç basılmamış mangaları okuyabiliyor ve değişik ülkelerde manganın nasıl sunulduğunu, İngiltere’den Japonya’ya 16 farklı ülkede yayınlanmış mangalarda görebiliyor. Sergide Dragon Ball’un yaratıcısı Akira Toriyama’nın (d. 5 Nisan 1955) çizimleri ve ondan etkilendiğini belirten, One Piece mangasının yaratıcısı Eiichiro Oda’nın (d. 1 Ocak 1975) orijinal çizimleri de yer alıyor.

Sergi etkinlikleri

· 5 Ekim’de saat 18.30’da sinema salonunda SHONENJUMP Baş Editörü Sasaki Hisashi ile serginin proje yöneticisi ve İstanbul Modern Küratörü Lora Sarıaslan bir söyleşi gerçekleştirecek. "JIGOKU SENSEI NUBE" serisinin editörlüğünü üstlenen ve "Rurouni Kenshin" serisinin popülaritesinde önemli bir payı bulunan Sasaki, etkinlikte manga yaratım sürecini ve kendi deneyimlerini anlatacak.

  • İstanbul Modern Sinema, ‘Manga’yı Keşfet!’ sergisine paralel olarak 5-17 Ekim tarihleri arasında üç büyük manga kahramanının ekrandaki maceralarından bir seçki sunuyor. Naruto, One Piece ve Dragon Ball’un her biri 30 dakikalık televizyon dizilerinden üç bölümlük bu program manga meraklılarını bekliyor.
  • İstanbul Modern, Manga’yı Keşfet!: SHONENJUMP Dünyası sergisine paralel olarak 5-17 Ekim 2010 tarihleri arasında çocuklar ve gençler için bir eğitim programı düzenliyor. Manga yayınevi Shueisha Inc. ile birlikte tasarlanan bu eğitim programında katılımcılar kendi manga dergilerini yaratıyor.

İstanbul Modern Sinema’da Manga Filmleri

Program İstanbul Modern Sinema Salonu’nda 5 Ekim Salı, 6 Ekim Çarşamba, 12 Ekim Salı ve 13 Ekim Çarşamba saat 12.00, 13.30, 15.00 ve 16.30’da; 7 Ekim Perşembe,8 Ekim Cuma, 9 Ekim Cumartesi ve 10 Ekim Pazar saat 12.00’de; 15 Ekim Cuma saat 13.30, 15.00’da; 16 Ekim Cumartesi ve 17 Ekim Pazar ise saat 12.00, 13.30’da gösterime sunulacak.

  • NARUTO

Yaratıcısı: Masashi Kishimoto

Bir başka dünyada en büyük güç ninjalardır ve dünyanın en sinsi ninjası Konohagakure köyünde yaşamıştır. Ama on iki yıl önce Konohagakure’ye korkunç bir saldırı olur ve Dokuz Kuyruklu Tilki canavarı, köyün şampiyonu Hokage’yi öldürür. Hokage ölmeden önce tilkinin ruhunu masum bir çocuğun, Naruto Uzumaki’nin bedenine hapseder. Bugün köye artık barış hâkimdir. Yaramaz Naruto Uzumaki ise Ninja Akademisi’nden mezun olmak için uğraşmaktadır. Amacı bir sonraki Hokage olmaktır. Ama içinde korkunç bir gücün gizlendiğinden ne kendisi, ne de sınıf arkadaşları haberdardır.

  • ONE PIECE

Yaratıcısı: Eiichiro Oda

Monkey D. Luffy’nin en büyük çocukluk hayali Korsanların Kralı olmaktır. Ama kazara lastik gibi esneme yeteneğini kazandığında hayatı değişir. Bunun için büyük bir bedel de ödemiştir: bir daha asla yüzemeyecektir. Luffy, korsan olmak isteyen bir grupla birlikte, dünyanın en büyük hazinesi olduğu söylenen One Piece’in peşine düşer.

  • DRAGON BALL

Yaratıcısı: Akira Toriyama

Dragon Ball, Goku adında maymun kuyruklu bir çocuk hakkındadır (Bu, Çin’in klasik “Maymun Kral” efsanesine güncel bir göndermedir). Goku’nun sakin hayatı, yedi ejder topunu toplamaya çalışan Bulma adlı bir kızla tanışmasıyla değiştir. Bulma topların hepsini topladığında çok güçlü bir ejder belirecek ve onun bir dileğini yerine getirecektir. Ama değerli küreler dünyanın her yanına dağılmıştır ve Bulma’nın bu güçlü çocuğun yardımına ihtiyacı vardır.

Manga Eğitim Sergisi: “Kendi Manganı Yarat”

Müzenin eğitim odasında çocuklara ve gençlere özel hazırlanan Manga Eğitim Sergisi’nde manganın büyülü dünyası, usta manga yaratıcısı Eiichiro Oda ile gerçekleştirilen röportajın videosu ve manga yaratım süreçlerini aşamalı olarak anlatan grafik tasarımlar bir araya geliyor. Katılımcılar bu eğitim sergisinde ilk olarak manga üretim sürecinin aşamalarını izliyor, ardından kendi mangalarını yaratmaya başlıyorlar. Program 5-17 Ekim 2010 tarihleri arasında hafta içi ve hafta sonu her gün 10.00-11.30, 13.00-14.30, 15.00-16.30 saatleri arasında, 7-12 ve 13-17 olmak üzere iki farklı yaş grubu için düzenleniyor.

  • 7-12 Yaş Grubu

Çocuklar bu eğitim sergisinde kendilerine dağıtılan çalışma kâğıtlarını boyayarak iki manga ile tanışıyor: Masaşi Kişimoto tarafından yaratılan NARUTO ve Eiichiro Oda tarafından yaratılan ONE PIECE. Japonya’da “manga sanatçısı” anlamına gelen mangakaların eğitimlerinde kullandıkları özel çalışma kâğıtları, çocukların ellerinde kendi yorumlarını kattıkları NARUTO ve ONE PIECE sayfalarına dönüşüyor. Çocuklar bu kâğıtlardaki çizimleri renklendiriyor, konuşma balonlarını sözcüklerle dolduruyor. Ardından tamamladıkları sayfaları bir araya getirerek NARUTO ve ONE PIECE özel sayıları oluşturuyorlar.

Program hafta içi okul grupları için 10.00-11.30, 13.00-14.30, 15.00-16.30 saatlerinde, hafta sonu çocuklar için 9 Ekim, 10 Ekim, 16 Ekim ve 17 Ekim tarihlerinde 10.00-11.30, 13.00-14.30 saatlerinde gerçekleştirilecek.

  • 13-17 Yaş Grubu

Gençler bu eğitim sergisinde bir manga yaratmanın incelikleriyle tanışacak. Manga yaratım sürecine dair örnekleri inceledikten sonra, karakterler yaratacak, hikâyeler oluşturacak, taslaklar hazırlayacak, çizimler yapacak, arka planları oluşturacak, konuşma balonlarını dolduracak ve gölgelendirmelerle kendi mangalarını yaratacaklar.

Program hafta içi okul grupları için 10.00-11.30, 13.00-14.30, 15.00-16.30 saatlerinde, hafta sonu çocuklar için 9 Ekim, 10 Ekim, 16 Ekim ve 17 Ekim tarihlerinde 15.00-16.30 saatlerinde gerçekleştirilecek.

4 Ekim 2010 Pazartesi

Harry Potter'ın Galası Türkiye'de Olsun!

http://www.hp7trgala.com/ Harry Potter ve Ölüm Yadigarları filminin galasının Türkiye'de yapılması için imza topluyoruz siz de destek olursanız çok seviniriz.
Teşekkürler,
Berk Fidan

Gölge e-Dergi 37. Sayı Çıktı!

37. sayımızla yine karşınızdayız.
Bu ayın öyküleri Funda Özlem Şeran’dan Met1n, Sadık Yemni’den H499, Can Çelikel’den Kızıl Elmas, Ege Görgün’den Küçük Kırmızı Balık, Yağmur Telorman’dan Tanrı Beni Bağışlasın, Atilla Bilgen’den Dedenin Dişleri, Engin Dikkulak’tan Ölümün Fısıltısı, Fatih Danacı’dan Katil Kim, Şeyda Koç’tan Şantaj Merasimi, Mustafa Kılcı’dan Wellcome to Hell ve Ova Ceren İncekaraoğlu’dan Şeytan’la bir antlaşma.
Bu sayının çizgi romanları fatih Yürür’ün yazıp Görçem Gözde Ölmez’in çizdiği Rüyadam ‘Gölge’, Hakan Tacal’ın yazıp çizdiği Taştan Mafya 2. bölüm, Firuz Kutal’ın yazıp çizdiği İnsanlık İçin Küçük, Haydar İçin Büyük Adım. Çizgi roman incelemelerinde bu sayıda Tunç Pekmen’in Bir Marvel Çıkmazı; Mutantlar dosyası, Gökçe Mehmet Ay’ın The Red Star: The Battle of Kar Dathras Gate incelemesini okuyabilirsiniz.
İlk defa Türkiye’de yayınlanan Dart Vader çizgi roman özel albümü için gelen Dave Prowse ile arkadaşımız Hasan Nadir Derin Gölge’ye özel bir röportaj yaptı, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Gulyabani’si çizgi roman oldu. Çizer Oğuz Demir’le yaptığımız özel röportajı ve Mehmet Berk Yaltırık’ın İlk Gayri Resmi Korku Romanımız Gulyabani dosyasını bu sayımızda okuyabilirsiniz.
Mehmet İhsan Tatari’nin e-kitap olarak yayınlanan Yemin ve Öç romanı şimdi de Kayıp Rıhtım yayınları tarafından yayınlandı. Hem yazarının kaleminden kitabın öyküsünü okumak hem de hakan Tunç’un kaleminden bu kitabın incelemesini okumak isterseniz Gölge’ye bir bakın derim. Ayrıca bu sayıza Merve Veral ve Rafet Tolga Cankurt’da denemeleri ile katıldılar.
Gelelim bu sayıda okuyacağız film incelemelerine; Masis Üşenmez’den The Little Shop Of Horrors, Barış Saydam’dan Gece ve Gündüz, Ozancan Demirışık’tan paramparça Aşklar ve Köpekler, Melahat Yılmaz’dan Where The Wild Things Are, Fikret Karakurt’tan Resident Evil: Afterlife ve Yasin ‘Devilboy’Karakaya’dan Dawn Of The Dead
37. Sayı kapağımız Gökberk Kaya’dan geldi.
İyi okumalar.
Dergiyi pdf okumak için
http://www.mediafire.com/?2va7b1110tek5c7
dergiyi flash okumak için
http://issuu.com/golgedergi/docs/golgedergi37
Gölge Blogu http://golgedergi.blogspot.com/

Ehbap 5 Fanzin Çıktı!

Beşinci sayımızı da yayınladık. İndirmek için tıklayınız: Ehbap 5Ehbap

3 Ekim 2010 Pazar

"Heavy Metal" ağır ağır geliyor

Heavy Metal denince aklımda hemen anılar canlanıyor. İlk anı Dünya dağıtımın şubelerine koşup yeni sayısının gelip gelmediğini sormak. İkincisi, sıkı bir comics okuru olmama rağmen “ana çizgi buymuş meğersem” dedirten eserleri içime sindire sindire okumam. Üçüncüsü, kalem tutan ve biraz da dünyadan haberdar onlarca arkadaşımın “bu dergide çizmeliyim” diyerek hayal kurmaları. Beşincisi, ona öykünen bir çok; maalesef, başarısız çizgi roman yayınlarımızın olması. Şimdi bu anılara yenisi eklenecek ve Heavy Metal’i Heavy Metal yapan ustaların çizimlerini Türkçe takip edeceğiz.

Bu yayını türkçemize kazandıracak olan yayınevine ve nasıl bir edisyon yayınlayacağına geçmeden önce özellikle bilmeyenler için az Heavy Metal tarihi bilgisi paylaşmak istiyorum:

Halen yayını sürmekte olan Heavy Metal bir bahar sabahı okurlarıyla buluştu. Sene 1977 aylardan Nisan. Amerika’da ilk sayısının çıkmasıyla birlikte bazı çizgi roman alışkanlıklarının değişeceği belli olmuş oldu. “Yetişkinler için Fantastik illüstrasyon Dergisi” ibaresi bile okur profilinin belirlendiğine işaretti. Daha çok alışılmış haliyle komik, eğlenceli, basmakalıp kahramanların içinde yer almayacağı bir çizgi roman dergisi…

Ancak Amerika için orijinal bir çalışmaymış gibi görünse de aslında Heavy Metal Aralık 1974’de yayınlanmaya başlanan Fransız “Métal Hurlant”ın bir benzeri idi. Dergiyi iki çizer; bizlerin Moebius olarak tanıdığı, Jean Giraud ile Philippe Druillet gazeteci-yazar Jean-Pierre Dionnet ve yapımcı Bernard Farkas kurmuşlar.

Moebius ve Druillet’in ortak yaratımları olan ölümsüz çizgi romanlar işte bu dönem ortaya çıkmış: Arzach, Gailand, Lone Sloane.

Yine bugün büyük ustalar olarak anılan bir çok çizer de bu yayınla seslerini duyurmuşlar dünyaya: Richar Corben, Alejandro Jodorowsky, Enki Bilal, Caza, Serge Clerc, Alain Voss, Berni Wrightson, Milo Manara, Frank Margerin ve birçokları.

İki defa basılan ve iki defa yayını duran dergi ilkinde Aralık 1974 - Haziran 1987 yılları arasında, ikincisinde Temmuz 2002 – Ekim/Kasım 2004 aralığında okurlarla buluşmuş. Sonra da efsaneler arasına katılmış.

Bugün basılacak diye sevindiğimiz Heavy Metal aynı konsepti günümüzde de sürdüren başarılı bir yayın olarak hala çizgi dünyasındaki yerini koruyor.

Heavy Metal’in yayıncısı ve sahibi bizim daha çok Teenage Mutant Ninja Turtles çizgi romanından tanıdığımız Kevin Eastman’dı.

Aralarında milli gururumuz Tayyar Özkan’ın da bulunduğu dergi sanatçıları olarak Giger, Esteban Maroto, Terrance Lindall, Pepe Moreno, Moebius, Philippe "Caza" Cazamayou, Corben, Zha & Claveloux, Montellier, Drulliet, Howard Chaykin, Simon Bisley, Enki Bilal, Arthur Sudam, Dan Steffan, Howard Cruse, Bernie Wrightson ve daha onlarcasını saymak mümkün.

Peki kim basacak Heavy Metal’i ve nasıl basacak? Dergiyi yakından bilenler içeriğinin hayli reklamlı olduğunu bilirler. Galeriler, sergiler, pin-uplar…

Aldığım duyumlara göre Heavy Metal’i “Arkabahçe Yayıncılık” basacakmış. Şimdiden bir çok öykünün telifini almış ve üzerinde çalışmaya başlamış. Şu sıralar planları dergi içinde yer alan eserleri dergi formatından çok bağımsız albümler olarak basmakmış. Bu şekilde her albüm farklı ustaların veya bazı ustaların ortak eserlerinden oluşacakmış.

Ne diyelim, yolları açık olsun, okuyanları çok olsun. Dilerim, Arkabahçe Yayıncılık, isimleri zikredilince bir dönem akla ilk gelen “kötü baskı” yaftasından kurtulur eserleri gerekli ihtimam ve özenle basarak okurları ve çizgi roman severleri Heavy Metal’den de soğutmazlar.

Daha Detaylı Bilgi İçin - Heavy Metal Fan Page

Ümit Kireççi

2 Ekim 2010 Cumartesi

Müjde "Heavy Metal" Türkçe Geliyor!

Aldığımız duyumlara göre Çizgi Roman Efsanesi HEAVY METAL türkçe olarak yayınlanmaya başlayacakmış.
Heavy Metal tanıtımı, yayıncısı ve yayın formatı bilgilerini yarın okuyabilirsiniz. Bilgi bugün derginin kendisi... Yakında inşallah.

Laika Yayıncılıktan Son Çıkan Kitaplar


Korkut ALDEMİR
Ankara'da Soğuk Gece
....
Keskin bir ayaz.
Tüm yaz, yıkıcı Anadolu sıcağının taarruzlarını atlattıktan sonra, bu seferde çimentosuna kadar dondurmaya niyetli Ankara’nın sert soğuğuna maruz kalan; Tandoğan’da, cadde üstünde bir apartman.
...
Ankara’da Soğuk Gece; elflerin, orkların ya da ejderhaların olmadığı bir fantastik roman. Okurken üşüyen ellerinize dikkat edin; bir sonraki sayfada eliniz yanabilir...


P.N. Elrod
Çeviren - Kerem Karaerkek
Bir Vampirin Anıları-Ravenloft Efsaneleri
I, STRAHD: THE MEMOIRS OF A VAMPIRE
Sararmış parşömen yapraklardaki akıcı el yazısını okumak başta biraz güçtü; yazarın kullandığı kaligrafi tarzı üç yüzyıldır pek kullanılmıyordu. İçindekiler kısmı yoktu ama atılmış olan tarihlere bakılırsa bu bir tarihçeydi. İlk sayfayı açtı ve okumaya başladı:
"...Ben, Strahd, Barovia Lordu... İyi biliyorum ki hükümdarlığım sırasında gelişen olaylar, tarihi kaydetmek yerine çarpıtmakta usta olanlar tarafından korkunç bir şekilde yanlış anlatılmıştır. Bu yüzden olayların bir kaydını tutmaya karar verdim ki sonunda gerçekler anlaşılsın..."
Sislerin, kuzgunların diyarından tutkunun, ölümsüzlüğün, lanetin destanı...

1 Ekim 2010 Cuma

Wolverine Klasik 2. Cilt Çıktı!

Gerekli Şeyler Kaliteli Şeyler basmayı sürdürüyor. Essential Wolverine Larry Hama yazarlığı ve Marc Silvestri çizerliğiyle devam ediyor.
Marvel Evreni’nin En Karanlık Kahramanı Wolverıne’in Maceraları Sürüyor. Bu Ciltte Orijinal Wolverıne Maceralarının 54-60’ıncı Sayıları Mevcut. Bu Sayılarda Wolverıne’e Mojo Dünyasından Bir Mülteci Olan Shatterstar, X-Men’in En Romantik Üyesi Gambıt, Japonya’nın En Hırçın Mutantı Sunfıre, Başı Beladan Kurtulmayan Jubılee, Gururlu Sılver Samuraı Ve Eksantrik Terror Eşlik Ediyor. Ayrıca Wolverıne’in Büyük Aşkı Marıko İle Olan İlişkisinin Çarpıcı Finali De Bu Sayfalarda Anlatılıyor.

Vampirella 3 çıktı!

Gerekli Şeyler Vampirella'nın 3. cildini yayınladı. Yazar Flaxman Loew'in kaleme aldığı senaryoyu Jose Gonzales çizmiş.

Kapak- Enrich

Kapak - Jusko

Drakulon’lu Güzel Vampirimiz Gösteri Dünyasındaki Yerini Her Geçen Gün Biraz Daha Sağlamlaştırıyor. Bu Sayede En Yakın Dostu Ve İş Ortağı Pendragon İle Dünya Üzerinde Gitmedikleri Yer Kalmıyor. Seyahetlerinde Onlara Bazen Dostları, Bazen De Dünyanın En Önemli Adamları Eşlik Ediyor. Ama Her Zaman Gittikleri Yerde Karşılaştıkları Şey...Kan

Linkler

Related Posts with Thumbnails