30 Haziran 2009 Salı
FrpWorld
Site Adresi: http://www.frpworld.com
Sitenin Kuruluş Tarihi: 2003
Sitenin Tanıtımı: Frpworld, fantastik rol yapma oyunları ya da fantastik kurgu edebiyatı meraklılarının fikirlerini, eserlerini ve yorumlarını paylaşabileceği, forum ortamı üzerinden rol yapma oyunları oynayabileceği bir platformdur. FRP teması üzerine kurulmuş olmasına rağmen bilim kurgudan çizgi romana, animelere hatta klasik edebiyata kadar geniş bir yelpazede kullanıcılarına özgür ve düzeyli bir ortam sağlar. Forumlarda hikaye ve şiir gibi alanlarda amatör edebiyatın örnekleri dikkat çekmektedir. Site kurulduğundan bu yana bir çok yönetici değiştirmiştir. Yönetimde uyguladığı demokratik yaklaşım kullanıcıların siteyi benimsemesini sağlamakla birlikte sitenin bugüne kadar taşınmasını sağlamıştır.
Sitenin Amacı: FRP ve fantastik edebiyatla ilgilenen her kesimden insana kaliteli bir ortam sağlamak, akıllarındaki fikirlerin internet ortamında gerçekleştirilmesine yardımcı olmak ve başlıca fantastik kurgu alanında olmak üzere amatör edebiyatı desteklemektir. Bunun yanında Frp ve fantastik kurguya karşı oluşmuş anlamsız önyargının ve yanlış anlaşılmaların giderilmesinde hassasiyet gösterir.
İlgili: Sinan Onur ALTINUÇ (efla@frpworld.com)
9. ULUSLARARASI AKDENİZ KARİKATÜR YARIŞMASI
Yarışmanın jürisi şu isimlerden oluşuyor: Ercan Akyol (Karikatürist), Cihan Demirci Karikatürist), Faik Melih Kaptanoğlu (Turizmci-Alanya Turizm Tanıtma Vakfı Başkanı), Mahmut Karatoprak (Karikatürist-ressam), Natasa Kostovska (Karikatürist-Makedonya), Kamil Masaracı (Karikatürist), Nüvit Özkan (Turizmci), Kamil Deniz Som (Gazeteci), İbrahim Tapa (Karikatürist)
Sonuçları 3 Ekim 2009 tarihinde açıklanacak olan yarışmanın ödül töreni 24 Ekim 2009 tarihinde gerçekleşecek. Yarışmanın bu yılki ödülleri ise şöyle:
ÖDÜLLER:
1.lik Ödülü: 2500 USD + Tek kişi gidiş dönüş uçak bileti + 2 kişilik Alanya tatili (Herşey dahil)
2.lik Ödülü: 1500 USD + Tek kişi gidiş dönüş uçak bileti + 2 kişilik Alanya tatili (Herşey dahil)
3.lük Ödülü: 1000 USD + Tek kişi gidiş dönüş uçak bileti + 2 kişilik Alanya tatili (Herşey dahil)
http://www.alanya.cc/tr/Karikatur-Yarismasi/769-9.Uluslararasi-Akdeniz-Karikatur-Yarismasi.html
Doğan Kardeş 18 Raflarda
Doğan Kardeş’te Yeni Maceralar…18. sayısında Doğan Kardeş’te dört macera noktalanıyor; Okko - Su Devri II, Genç Blueberry serisinin Blueberry Adında Bir Yanki albümünün son macerası Erbaş M.S. Blueberry, Kırmızı Kuşak Jodorowsky öykülerinden Sadık Akbaba ve Cartland. Yerlerini hangi albümlere bırakacakları Ağustos sayısının sürprizi olacak.
Sayının yeni macerası, Komançi’nin Umutsuzluk Savaşçıları adlı albümü. Öykünün sürükleyiciliği açısından bir öncekini aratmayacağı daha ilk sayfalarından anlaşılacak.
Haziran sayısında Doğan Kardeş çizgileri arasına katılan “Gölgesinden Daha Aptal Köpek” Rintintin’in maceraları, Fransa’da 2008 yılında piyasaya çıkan ve Türkiye’de daha önce hiç yayımlanmamış olan son albüm Bêtisier 7’den.
Doğan Kardeş 18
48 sayfa, 7,5 TL
29 Haziran 2009 Pazartesi
"Death and the Maidens" ve koca bir boşluk
Ariel Dorfman ("Vak Vak Amca Nasıl Okunmalı" kitabının yazarlarından) muazzam bir esere imza atıyor cunta, polis devleti, demokrasi, insan hakları üzerine düşünmemizi sağlıyordu oyunda. Hala izlememiş olanlara iyi bir reji ve oyunculukla kotarılmış oyununu bulur bulmaz izlemelerini şiddetle öneririm. Olmadı filmini bulup izlemeyi de önerebilirim herkese ama tiyatronun bırakacağı etkiden mahrum kalınacağını da hatırlatayım.
Yazıyı yazma nedenim yıllar önce okuduğum "BATMAN: Death and the Maidens" çizgi romanı.DC Comics'in bu kısa Batman serisini yazan Greg Rucka, çizen Klaus Janson. 2003 yılında yayınlanan kısa seri 9 sayı sürdü.
Ebedi düşmanı Rha's Al Ghul'un kendini sürekli hayata döndürdüğü "Lazarus pit" (çukuru) çevresinde geçen öyküde Rha's'ın olası kalıcı ölümü ve kızı Talia'nın Batman'a gerçek duygularını açıp açmayacağının beklentisiyle dolu kısır bir öykü. Batman ve Talia'nın "Son of Demon" öyküsünden hatırlayacaklar vardır "çocukları" oldu ve Batman'in bu sıralar ölmüş (!) olmasıyla da velet ortaya çıktı: Demian... Hani neyin duygusu açıklanacak dert ne...?
Kısır ve neden "Death and the Maidens" adının verildiği belli olmayan bir kısa seri. Bana kalırsa ilerleyen yıllarda Bruce Wayne-Batman'i ölümsüz yapmak için o çukura sokacak DC Comics. Sonuçta öldü sanılan Jason Todd (Robin II) de o çukurdan hayata dönmedi mi geçenlerde? Böyle ara ara okuyucuyu hazırlıyorlarmış gibi gerçekleşecek sürprize. Bilemiyorum. Tabii ölümden sık sık dönen Ra's ve kızları sözkonusu olunca edebiyat eserinin adını ödünç alma da tercih edilmiş olabilir. İçerik... Fazlaca boş olmuş ama olsun.
"Death and the Maiden" (Ölüm ve Bakire) motifi bir çok sanat dalına ilham vermiş.
Merak edenlere sunulur: http://en.wikipedia.org/wiki/Death_and_the_Maiden
| Tepkiler: |
Jackson Five Çizgi Filmi
Çizgi dizi ABC kanalında yayınlanan Saturday morning cartoon serisi için Rankin/Bass ve Motown Productions tarafından yaratıldı ve 11 Eylül 1971-1 Eylül 1973 yılları arasında yayınlandı. ABC yıllar sonra 1984-1985 arasında kendi kanatlarıyla uçan Michael Jackson'un yıldızlaşmasını fırsat bilerek seriyi tekrar yayınladı.Toplamda 23 bölüm çekilen seri Jackson Five grubunu oluşturan beş kardeşi de ekrana çizgi olarak yansıtmıştır. Jackie, Tito, Jermaine, Marlon ve Michael kardeşlerin dışında çizgiye aktarılan tanınmış iki kişiden biri yapımcı Gordy Barry ile Diana Ross'dur; ki kendi uyarlamasını kendisi seslendirmiş.
Nostalji yapmak isteyene:
www.dailymotion.com/video/x1k7by_jackson-5-cartoon-1-part-2_fun
Beyaz Zenci Çizgi Roman Karakterler
İşte bu gerçeklere rağmen "Zenci geldi beyaz gitti" gibi zibidik başlıklarla, Jackson'un ölümünü duyuran haberlerden yola çıkarak Marvel comics'in aslında zenci olup şu ortada beyaz olarak gezinen iki kötü kahramanını tanıtmak istedim:
TOMBSTONE (Mezartaşı)

Dikkatli çizgi roman okurları onu hem Bilka Yayınlarının "Örümcek Adam" serisinden hatırlayacaklardır hem de tv'de yayınlanan çizgi film dizisinden.
Asıl adı Lonnie Lincoln olan Tombstone Peter Parker'ın çalıştığı gazete Daily Bugle'ın editörü Joe "Robbie" Robertson'un çocukluk arkadaşıdır.
Dünyaya albino olarak gelen Lonnie "beyaz zenci" olduğu için herkesin kendisiyle alay ettiği bir dönemde Robbie'yle tanışıyor ve Robbie onunla alay etmeyen tek çocuk olunca da arkadaşlık kuruyorlar. Diğer bir deyişle, Lonnie çizgi filmdeki gibi "bir fabrika soygununda kimyasallara maruz kaldığı için" beyazlaşmış değil. Robbie'ye olan kini de o soygun değil.
Farklı hayatlar peşinde olan ikiliden Lonnie sokak dövüşçüsü olup Tombstone lakabını alırken Robbie gazeteci olur ve 20 yıllık bir ayrılık yaşarlar. Görünüşünü daha da korkunçlaştırmak isteyen Lonnie tüm dişlerini vampir gibi sivriltir. Yıllar sonra karşılaştıklarında Robbie ifade verir ve Lonnie hapse girer. Sonrası çok güzel bir intikam hikayesidir.
Yıllar sonra DIOX-3 adlı kimyasala maruz kalan Lonnie gerçekten de taş kadar soğuk ve sert bir cilde sahip olur. Ve evet hala beyaz bir zencidir.
NEKRA
Los Alamos National Laboratory nükleer tesisinde çalışan hamile zenci temizlik işçisi olan kadın radyasyona maruz kalır ve vampir dişli bembeyaz bir kız dünyaya getirir.14 yaşına gelen Nekra (gerçek adı aynı zamanda), bir gün evden kaçar ve çölde yaşamaya başlar. Burada Jerome adlı bir gençle 6 yılını geçirir. Jerome da radyasyona maruz kalmış bir anne-babanın çocuğudur ve psişik güçleri vardır. Zamanla değişim geçiren genç Mandrill adlı Babun benzeri kötü adama dönüşür.
Ülkemizde pek bilinmiyor olabilecek olan Nekra'nın bir çok süper gücü vardır: Üstün kaba kuvveti yanı sıra çevresindekileri kontrolsüz öfke ve nefret nöbetlerine sokabiliyor, yaralanmıyor, zombie yaratma da dahil bir çok sihirleri yapabiliyor.
Bu beyaz zenci hanımın Daredevil, Avengers, Shanna the She-Devil, Spider-Woman gibi bir çok kahramanla dövüşmüşlüğü var.
28 Haziran 2009 Pazar
Temel Reis "Pipo'yu " Bırakıyor
İhtiyar Delikanlı Temel Reis

Telif haklarının Avrupa Birliği yasalarına göre 70 yıl korunduğu düşünülürse Temel Reis resmini tişörte, postere, kupaya basmak; karikatür kitabını yayımlamak için artık izin almaya ve telif ödemeye gerek kalmadı. Temel Reis, Kabasakal ve Safinaz, Türk Patent Enstitüsü’ne hem İngilizce hem de Türkçe isimleri ile kayıtlıydı ve izin alındığı takdirde kullanılabiliyordu. Bazılarınızın hatırlayacağı üzere 2004 yılındaki yerel seçimlerde CHP, Temel Reis’ten esinlendiği “Deniz Kaptan'ın Maceraları” propagandasını yürütürken patenti elinde bulunduran Hearts Holding tescilli karakterlerinin izinsiz kullanılması nedeniyle CHP’ye bir ihtarname göndermişti.
Resmi web sitesine göre kısa boylu, seyrek saçlı, huysuz ve resmen çirkin olan Popeye nam-ı diğer Temel Reis ilk kez 19 Ocak 1929’da Elzie Crisler Segar’ın Thimble Theater adlı karikatür bandında yayımlandı. Popeye bu köşede kendini ilk kez gösterdiğinde Thimble Theater 10 yılını geride bırakmıştı. Bu karikatür bandının esas karakterleri sıska Safinaz (Olive Oyl), sevgilisi Ham Gravy ve Safinaz’ın müteşebbis ağabeyi Castor Oyl’du. Temel Reis, Segar’ın karikatür bandında ihtiyaç duyduğu konuklardan biriydi. Bu patlak gözlü, pazılı, çapa dövmeli ve pipolu huysuz denizci bir süre sonra Thimble Theater’ın gözde adamı oldu. Segar, tüm dünyada herkesin seveceği bir kahraman yaratmayı başarmıştı. Birçok yazar/çizer yarattığı karakterlerin otobiyografik olduğunu inkâr ederken Segar, Temel Reis için “Tamamen benim duygularımı yansıtan bir kahraman. Ahlaksızları kesmek, birçok insanı da pataklamak isterdim ama hiçbir zaman aklım ve cüssem buna müsaade etmedi. Ben de hayal gücümü kullanıp bu işleri denizcinin yapmasını sağladım,” diyerek samimiyetini göstermişti.
Temel Reis, karikatür kahramanı olarak yayımlandıktan dört yıl sonra beyaz perdeye transfer oldu. Karikatürden animasyona geçişte karakterlerin daha basit olması gerekiyordu. Temel Reis, Safinaz’ı lunaparka götürdüğü ilk animasyon macerası “Popeye The Sailor”da Betty Boop ile aynı sahnede kısa da olsa hula dansı yaptı, Kabasakal’ı (Bluto) patakladı.
Ağzından düşürmediği piposunun da etkisi ile kendine özgü bir konuşması olan bu kahraman aslında sınırları zorlanana kadar makul tavırlar sergiliyor. Yüksek sesle içinde bulunduğu duruma daha fazla tahammül edemeyeceğini beyan ettikten sonra kaba kuvvete başvuruyor. Üstelik doğaüstü gücünü pek de güzel olduğunu söyleyemeyeceğimiz sevgilisi Safinaz’ı Kabasakal’dan korumak için kullanıyor.
Yumruklarını konuşturmasının çocuklar üzerinde olumsuz etkisi yaratacağı endişesi ile Segar’ı uyaran yöneticiler şimdilerde yayımlanan çizgi filmleri görmüş olsalardı kendilerinden utanırlar mıydı bilmem.
Doğaüstü Ispanak
Temel Reis, karikatür karakteri olduğu dönemde nadiren ıspanak yiyen bir denizci olduğu halde çizgi filmlerde gücünü ıspanaktan alan bir kahramana dönüştü. Safinaz’ın tek rakibi ise ıspanaktı. Ispanağın çizgi filmdeki diğer karakterler üzerindeki etkisi de aynı oldu. Mesela bir bölümde boğa tarafında kovalanan Temel Reis’in yardımına bahçesindeki ıspanakları yiyen bir köstebek koşar ve boğayı kuyruğundan tuttuğu gibi alt eder. Çünkü ıspanak doğaüstü güçleri olan bir sebzedir!
Temel Reis çizgi filmleri yayımlanmaya başladıktan sonra Birleşik Amerika’da ıspanak tüketiminin arttığını dönemin üreticileri ve rakamları söylüyor. Hatta bir şehir efsanesine göre Segar, ıspanak tüketimini artırmak için hükümetle işbirliği yapmıştı. Çocukların beslenme alışkanlığı üzerindeki olumlu etkisi inkâr edilmeyecek bu kahraman, ıspanak üreticilerinin gelirlerinde artış sağladı. O kadar ki 1937 yılında Teksas’ın ıspanak başkenti olarak bilinen Crystal City’de üreticiler Segar ve Temel Reis’i onurlandırmak için bir Temel Reis heykeli diktiler. Böylece Temel Reis heykeli dikilen ilk çizgi film kahramanı oldu.
Demir deposu olarak bilinen ıspanağın tahtı 1981 yılında British Medical Journal’da T.J. Hamblin tarafından yayımlanan bir makale ile sarsılsa da Temel Reis dünyanın en sağlıklı çizgi film kahramanları arasında yer almaya devam ediyor. Hamblin, bu makalesinde ıspanağın aslında içerdikleri için değil bir virgül hatası yüzünden demir deposu olarak bilindiğini yazmıştı.
Elzie Segar’ın 1938 yılındaki erken ölümünün ardından Popeye patentine sahip olan King Features, Thimble Theather bandının devam etmesi için aralarında Segar’ın asistanı Bud Sagendorf’un da bulunduğu birçok çizerle çalıştı. Uzun soluklu bir band olarak varlık gösteren Thimble Theatre’ın adı “Thimble Theatre Starring Popeye” en sonunda da “Popeye” olarak değiştirildi.
Popeye ülkemizdeki nadir çeviri harikalarından biri olan Temel Reis adıyla tanındı. Olive Oyl Safinaz; Bluto ise Kabasakal olup çıktı. Bu muhteşem çevirileri kimin yaptığı bilgisine maalesef ulaşamadım. Madem kimin çevirdiğini bulamadım bari televizyonda yayımlanırken kimler tarafından seslendirilmiş onu yazayım dedim; bu sefer de TRT’den bir yanıt alamadım. Sadece Temel Reis’i tiyatrocu Ertan Savaşçı’nın seslendirdiğini teyit edebildim.
Temel Reis, oyuncakları ve konservesi ile ticari mala dönüşen ilk çizgi film kahramanlarından biri oldu. 1930’lu yıllarda çizgi roman kültürü etkili olduğu için neredeyse dönemin tüm çizgi roman kahramanlarının oyuncakları yapıldı. Temel Reis’in bu dönemlerde üretilen oyuncakları, koleksiyon meraklılarının peşine düştüğü nadide bir parçaya dönüştü. Müzelerin de en değerli parçalarından biri oldu. Ne şanslıyız ki birçok oyuncak müzesine nasip olmayacak kadar çok Temel Reis oyuncağı İstanbul Oyuncak Müzesi’nde sergileniyor. Müzenin koleksiyonunda biri bebek dördü teneke olmak üzere 5 adet Temel Reis oyuncağı yer alıyor. Temel Reis bebeği müzenin en nadide parçalardan bir tanesi. Teneke oyuncaklarda ise Temel Reis marifetlerini sergilemeye devam ediyor; bir tankı kaldırıyor, kuş kafeslerini taşıyor, pilotluk yapıyor. Asıl vurucu oyuncak ise müzenin “Yabancı Oyuncaklarda Türkiye İmajı” altında sergilenen Temel Reis’in el arabası ile bir valizi taşıdı oyuncak. Temel Reis’in taşıdığı valizin üstünde 3 etiket var; birinde Asia, diğerinde China ve en sonuncusunda Turkey yazılı. Meraklıları İstanbul Oyuncak Müzesi’ni ziyaret edebilir.
Temel Reis, dünyanın en sevilen çizgi kahramanlarından biri olmaya devam ediyor. Temel Reis var oldukça ıspanağın nelere kadir olduğunu hep beraber göreceğiz.
---
Sayın Ebru AKKAŞ KUSEYRİ, 19.04.2009 tarihli Taraf Pazar Eki'nde yayımlanmış olan yazısını bize göndererek büyük bir incelikte bulunmuştur. Kendisine desteğinden dolayı teşekkür eder basın hayatında başarılar dileriz.
| Tepkiler: |
27 Haziran 2009 Cumartesi
"Die Suche" (Arayış) çizgi romanı Nazi'leri sorguluyor

1. Balon "Hitler Sovyetler birliğine özel kuvvetler göndermişti. Bunların görevi mümkün olduğunca çok Yahudi vurmaktı" 2. Balon "Bunu Führer ve Ana vatanınız için yapıyorsunuz!"
Nazi dönemini çizgi roman olarak okumak bazılarına göre gerçeklikten uzak, bazılarına göre ise öğretici bir değere sahip olabilir. Ama Hitler’in çizgi romanı Almanya’da Die Suche dergisi sayesinde bu dönem okullarda ders olarak okutulmaya başlanıyor. Die Suche’de hayal ürünü Yahudi kahraman Esther Hecht, 2. Dünya Savaşı’nda Naziler’den kaçmayı başarıyor. Ama ailesi o kadar şanslı değil. Aile, trenle sürgüne gidiyor ve orada öldürülüyor. Esther ise hayatta kalıyor. Torunu Daniel bu hikâyeyi öğrenmek isteyince Esther de yaşadıklarını anlatmaya başlıyor. Holokost’un Yahudiler için çok derin bir anlamı var ve çizer Eric Heuvel’in stili ile bu bakış anlam “renkleniyor.” Çizgi romanın yayımcısı, Amsterdam ve Berlin’deki Anne Frank Merkezi. Bir pilot projeyle tarih derslerinde okutan çizgi roman hakkında bilgi veren Dürren’deki Anne Frank Lisesi tarih öğretmeni Jutta Weiler, “Bu çizgi roman sayesinde gençlerin konuya ilgilerinin artıp artmadığını test ediyorum. Çizgi romanın biyografik yönünün öğretici özellikte olduğunu düşünüyorum” diyor. Öğrenciler ise farklı düşüncelere sahip. Sınıftaki herkes bu 60 sayfalık renkli çizgi romanı okumaya can atmıyor. Öğrenci Carmen Bönsch, “Çizgi roman çok mizahî ve Nazi dönemini zararsız gösteriyor. Bence çizgi roman çocuklar için bir eğlence aracıdır. Bu yüzden gerçeği yansıtmıyor” diyor. Ancak kimse çizgi roman sayesinde Hitler Dönemi’nin daha anlaşılır olduğu gerçeğini inkâr etmiyor.
Çizgi roman ve Örgütsel Döküman
"Mahalle ve okuldaki örgütsel (sol) dökümanlarımız içinde edebiyat klasiklerinin çizgi roman olarak yayınlandığı, “Milliyet Çocuk” dergisi ve muhtelif ebatta çizgi romanlardı."
"Ama arkası gelmedi. Sonra heavy-metalde bulduk aradığımız gürültüyü, yokluk yıllarında. Örgütsel dökümanlarımız da erotik dergiler yanında önce GırGır sonra da Limon-Leman mizah dergileri oldu."
26 Haziran 2009 Cuma
Çizgi roman Senaristliği Üniversite'de Kurs Oldu
Michael Jackson Öldü!

Çoğu kendi bestesi olan şarkılarına eşlik eden ilginç kıyafet ve danslarıyla da dünya pop müziğinde çığır açan, Jackson ilginç ve üzücü "beyazlaşma ameliyatları"yla, "hastalık tripleriyle", "cinsel tacizleriyle" de akıllarda kalacak.
Yıllar önce çizgi romanı da yapılan ve kendisi de çizgi roman okuru olarak da bilinen şarkıcının ölümü kesinlikle büyük üzüntü yaratacaktır.
Daha fazla bilgi edinmek isteyenler: Mj Türk Fan'a bakabilirler.
25 Haziran 2009 Perşembe
Aykırı Çağrışım - TFB
Site Adresi: http://arka-sokak.blogspot.com
Sitenin Kuruluş Tarihi: 27.01.2007
Sitenin Tanıtımı: Fantastik Edebiyat üzerine kurulu bir blogdur. Yazarı tarafında kendi oluşturduğu evrende geçen bir uzun metrajlı hikayeye sahiptir. Şu ana kadar 30+1 bölümü yazılmış ve yayınlanmıştır. +1 bölüm ise, ara bölümü temsil etmektedir. Ayrıca, kısa hikayeler de bulunmaktadır. Bu hikayeler çoğunlukla sembolik olarak fantastik öğeleri taşır. Doğrudan yansıtmaz. Bunların dışında, blogta epik şiirler de yer alır. Yazar ve kadrosuna dahil olmayan bir arkadaşı tarafından yazılmaya devam ediliyor. Bunların dışında birçok inceleme, tanıtım (bu ikisi sadece kitap üzerine değildir) ve eleştiriler yer almaktadır.
Sitenin Amacı: En başta, tamamen şahsi amaçlı kurulmuştur. Yazar tarafından yazılan hikaye ve her türlü eserini, incelemesini vs. okuyucularla paylaşma amacındadır. Ama zamanla bu amacına bir de fantastiği sevdirme ve önyargıları yıkma eklenmiştir. Bu bakımdan, kendi eserlerini paylaşma ve kalemini güçlendirme dışında, fantastik üzerine tabuları yıkma amacın da benimsemiştir.
İlgili: Hazal Çamur (lady_solamniya_knight@hotmail.com)
Oğuzhan Özbay'ın Kitabı Sipariş Bekliyor
Kitabın konusu ise şöyle"Zamanın ve boyutun ötesinden varlığı emen bir makine ile ruhu çekilen Ouzalm'in bütünlüğünü koruyabilmesi ile Dr. Harbinz'in amaçladığı düzeylerde yükselerek bir zaman boyut kaşifi yani ZABKAF olması ile başlıyor. Ardından Ouzalm'in bu gücünü kullanması ile kitap bilim kurgu olmaktan çıkıp bir fantastik hikayeye dönüşmektedir. Kitapda Ouzalm Hayâleminde yer alan Lingorya ve Antaryon diyarları üzerinde duruluyor ve bu diyarlarda meydana gelen olaylar anlatılıyor. Aslında bir romandan çok hayâlemin temelini kurmayı amaçlayan bir rehber gibidir. Ama bunu direk salt olarak değil bir olay örgüsü içinde anlatmıştır. Kitapda iki farklı hikaye birden yürümektedir. Biri Ouzalm'in çevresinde döner diğeri ise uzaylı bir tür olan saran Natuzk'un başından geçenlerdir. Kitapda bir çok yerde olaylara yaradılışa var oluşa felsefik yaklaşımlarda bulunulmuştur. Bunun devamı olan kitap İblis'in Vârisi Vechun için temel oluşturulmuştur."
Kitapla ilgili görsellere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
http://www.antaryon.com/images/cisim/zabonka.jpg
http://www.antaryon.com/images/cisim/zabarka.jpg
http://www.antaryon.com/images/cisim/zabyanka.jpg
http://www.antaryon.com/images/cisim/zabic.jpg
Halil Gökhan'ın Son Kitabı 17 Temmuz'da Çıkıyor
24 Haziran 2009 Çarşamba
Şeker Portakalı'yla Harika Hafta Sonu Etkinliğimiz
Şeker Portakalı Eğitim Kooperatifi, Tülay Çakır Çocuk Kütüphanesi'nin düzenlediği şenliklere ÇROPİlk Kez 2008'de bir araya geldiğimiz oldukça dinamik ve idealist insanlarla tekrar buluşmaktan son derece büyük keyif aldık. Bu sene bizi temsilen etkinlikte yer alan arkadaşların işgüzarlık yapmaması ve başkalarının emeklerini sahiplenmeye kalkışmaması da bu buluşmaya ayrı bir tat kattı. Geçen sene etkinlikte yer alan sevgili dost ve Hipnoz Çizgi Roman Dergisi sahiplerinden Ömer Bahadır'ın bu sene işleri sebebiyle katılamadığı (gözümüz onu çok aradı :), geçen seneki diğer şahsın olmadığı; çok şükür, etkinlikte bizi daha önce de Ankara'da ağırlamış olan hocamız Necla Ülkü Kuglin ile tekrar buluşurken Elif Erarslan, Süleyman Şahin, Nedret Abi, ziyaretimize gelen Ümit Kaptan Çizgi Romanı yazarı-çizeri sayın Hakan Karabey, Rıdvan Şoray, Ümit Kireççi onlarca çizgi roman okuruyla bir araya geldiler. olarak bu ikinci katılışımız.
Helin Sevgi Yazan
Ezgi Taşkın
22 Haziran 2009 Pazartesi
JBC Yayıncılıkla Star Wars Röportajı
21 Haziran 2009 Pazar
Maymun adam Tarzan Paris’te

Amerikalı yazar Edgar Rice Burroughs’un iki düzine Tarzan romanı günümüzde okuyucuların ilgisini fazla çekmese de, karakter televizyon, çizgi roman ve sinema dünyasında kendine önemli bir yer edindi.
Musee du Quai Branly, genellikle Afrika, Asya ve Pasifik bölgelerinin kültürlerini inceleyen bir müze. Bu açıdan bakıldığında müzenin Amerikalı bir yazar tarafından yaratılmış İngiliz karakteri inceleyip onunla ilgili bir sergi açması oldukça ilgi çekici. Müzenin yöneticisi Stephane Martin, Tarzan fenomeninin incelenmeye değer bir konu olduğuna inandığını söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Popüler kültürün Batılı olmayan bir vizyon yaratması son derece ciddi bir konu...”
İlk Tarzan filmi 1918 yılında çekilmiş ancak Johnny Weissmuller ile Maureen O’Sullivan’ın başrolleri paylaştığı ve günümüzde daha çok bilinen versiyonu Tarzan: Maymun Adam/Tarzan the Ape Man, 1932’de gösterilmişti. Çoğu Tarzan filmi gibi bu da Burroughs’un kitabını baz almış, üzerine eklemelerde bulunmuştu.
Sergi Tarzan’la ilgili görüntüler, filmlerden alıntılar, çizimler, Tarzan’ın Jane ve Afrikalılarla olan ilişkisi, Tarzan filmlerinin müzikleri ve karakterin popüler kültür üzerindeki etkilerini anlatan yazılar içeriyor. 16 haziranda başlayan sergi, 27 eylüle kadar devam edecek.
| Tepkiler: |
20 Haziran 2009 Cumartesi
Saat Kulesi Söyleşileri
"Türk Mizahı ve Karikatürü" hakkında yapılan söyleşiye Mizah Yazarı Savaş Ünlü, Karikatürcüler; Mustafa Yıldız, Hande Dilek Akçam ve Özhan Mercan katıldı. Tahir Merzeci İlköğretim Okulu Çok Amaçlı Salonunda gerçekleştirilen söyleşide çocukların ilgisi oldukca fazlaydı. Daha sonra yapılan şiir dinletisinde duygulu anlar yaşandı. Okul Müdürü Mehmet Orman, kendisinin yazıp seslendirdiği "İzmir Geceleri" şiiri ayakta alkışlandı.
| Tepkiler: |
19 Haziran 2009 Cuma
Kaptan Amerika dönüyor
1 temmuzda yayımlanacak olan Captain America Reborn yani, Kaptan Amerika Yeniden Doğuyor adlı çizgi romanın yaratıcıları, Steve Rogers’ın nasıl hayata döneceğini ise açıklamıyor. Rogers 2007 yılında mahkeme çıkışındaki merdivenlerde vurularak öldürülmüştü. O zamandan beri 68 yıllık çizgi roman dizisinde Rogers’ın yardımcısı Bucky Barnes, pelerinini sırtına geçirmişti. Süper kahraman, öncelikle İkinci Dünya Savaşı sırasında vatanseverliği ateşlemek ve insanları cesaretlendirmek için yaratılmıştı. Çizgi romanın editörlerinden Tom Brevoort’un yaptığı açıklamaya göre çizgi romanın hayranlarının büyük bölümü Rogers’ın geri dönmesini istiyordu. Kaptan Amerika dergisi dünya çapında 75 ülkede satılıyordu. Beyazperdede de sinemaseverlerin karşısına çıkacak olan Kaptan Amerika, 2011 yılında gösterime girecek. RTÜK'ten bir ceza da prezervatif reklamına
RTÜK prezervatif reklamlarının ''Gençlerin ve çocukların ahlaki gelişimini zedelediği'' kararına vardı. RTÜK bu nedenle prezervatif reklamlarını, çocukların TV izlediği saatlerde yayınlayan CNN Türk'e ''Uyarı'' cezası verdi.
CNN Türk'te bir süre önce gündüz saatlerinde ''Fiesta'' adlı prezervatif reklamı yayınlandı. Çizgi film biçimindeki reklamda, masada yemek yiyen bir çift görünüyor. Bu sırada erkek, cebinden bir mücevher kutusu çıkarıyor ve kadına veriyor. Kutunun içinden ise ''Fiesta'' marka prezervatif çıkıyor. Bunun üzerine kadın çizgi roman kahramanı, toplu olan saçlarını açarak dağıtıyor ve ekrana da '' Asıl eğlence şimdi başlıyor. O kadar ince ki varlığını siz bile unutabilirsizin'' yazsı geliyor.
AKP'LİLERE GÖRE AHLAKİ GELİŞİMİ ZEDELİYOR
RTÜK toplantısında, bu reklamın çocukların TV izlediği saatlerde yayınlanmaması gerektiği vurgulandı ve yasada belirtilen ''Gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden programların, bunların seyredebileceği zaman ve saatlerde yayınlanmaması” ilkesinin ihlal edildiği öne sürüldü. Bu nedenle CNN Türk'e uyarı cezası verildi.''
CİNSELLİK GENÇLERE DE ANLATILMALI''
Karara, RTÜK'ün CHP kontenjanından seçilen üyeleri Şaban Sevinç ve Mehmet Dadak karşı çıktı. Sevinç yazdığı muhalefet şerhinde şöyle dedi:
'' Çizgi film şeklinde komedi yoluyla bu ürün tanıtılırken, bu anlatımın özellikle izleyebilecek çocuklar üzerinde yanlış etki bırakmamasına azami dikkat edilmiştir. Prezervatifin başlı başına çağrıştırdığı cinsellik, Üst Kurul çoğunluğu tarafından çocuk ve gençlerden gizlenmesi gereken bir yetişkin ihtiyacı olarak algılandığından, bu cezanın verildiği düşüncesindeyim. Oysa cinselliğin bu yayındaki gibi yöntemlerle, çocuk ve gençlere anlatılması, günümüzde çağdaş eğitim sistemi tarafından kabul edilmektedir. Bu nedenlerle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Kaynak - İnternet Haber
Bahadır Boysal'ın karakteri BÜŞRA Sinema Yolunda
Bahadır Boysal'ın seveni de, sevmeyeni de, hiç sevmeyeni de çok. Çizer bu konuda net: "Bu alemde tutunamayanlar bizi sevmiyor." Cihangir'deki masonik çizer tayfasının sapkın konulara meraklı superstarı o. Bilen bilir, Büşra diye bir karakter vardır. Kendisinden dinleyelim: "Hiç böyle bir niyetim yoktu. Türbanlı bir karakter çizdim. Ama niyetim türbana gönderme yapmak filan değildi. Büşra gerçekten de uçuk kaçık bir tip oldu. Zengin bir ailenin kızı... Normalde böyle birinden dingin ve sıradan bir yaşam beklersiniz ama Büşra karakteri öyle değil. Gönül ilişkileri tekno partiler filan... Son derece kozmopolit, son derece tuhaf..." Büşra şimdi sinema filmi oluyor. Film ekibi proje için oyuncu bulmakta zorlanmış. Türban meselesi pek çok oyuncu adayının kafasını karıştırmış. Projeyle ilgili detaylar yakında!18 Haziran 2009 Perşembe
DOLU DOLU Çizgi Roman Dergisi Geliyor!

Çizgi Roman çizerlerine yeni bir dergi Dolu Dolu Temmuz'da bayiilerde olacak. Çizmek ve yayınlatmak isteyenlere iletişim adresi:
17 Haziran 2009 Çarşamba
Onur Yiğit Çiziyor
"Söz-çizgi olunca" diye bir projem var, özet olarak bazı özel parçaların sözlerini çizgiyle yorumluyorum, şiir örnekleri mutlaka var ama müzik parçaları için daha önce böyle birşey yapıldığını sanmıyorum, şu an yalnız "Deli Kasap" dergisinde bulunuyor ve dergimizi kendi imkanlarımızla dagıtıyoruz.
Neden böyle bir çalışmaya kalkıştığımı anlatayım:
Çocukluğumdan beri gelen bir çizgi hevesim var, 80'lerde evimize her haftasonu GırGır alınırdı, ben de okuyamasam bile Avanak Avni'ye bayılırdım, zaten Avni'yi anlamak için okuma bilmek gerekmiyordu, diğer karikaturleri de ilgiyle incelerdim sonra çizgi-romanlarım oldu, 'Nils&Uçan Kaz' ve diğerleri.. tabi bir taraftan kendimce çiziyordum. İlk gençlik yıllarıyla birlikte Rock müzik tutkusu da başladı, baştan en ağır metal müzik parçalarıyla başlayan müzik hevesim yıllar geçtikçe genişleyerek ve çeşitlenerek devam etti. İyi bir müzik arşivim olduğunu söylemeliyim, tabi bir süre sonra bu ikisinin yanyana gelmesi kaçınılmaz oldu. Parçaları seçerken içeriğine ve duygunun yoğunluğuna bakıyorum, benimseyemediğim parçaları zaten çizemem. Çizerken oldukça serbest çalışıyorum, içimden geldiği gibi parçanın sözlerine uygun kareler oluşturuyorum. Parçalar mutlaka dolu bir içeriğe ve enerjiye sahip olmalı, siyasi-politik bir dünya görüşünü ya da duygusal bir yoğunluğu yansıtmalı, özet olarak sevdiğim parçaları böyle paylaşıyorum. Çizgideki idolum Enki Bilal diyebilirim, Türkiye'den de bir çok kuvvetli kalem var, mesela 'ruhaltı' ile B.Baruter, bence farklı tarzlar gibi görünse de ikisi de serbest ve duygusal formla çalışıyor. Bence önemli olan serbestçe çizebilmek, tarzım ne yönde gelişecek hep beraber göreceğiz :)
Deli Kasap dergimizin satıldığı yerler: Kadıköy Hammer (Akmar Pasajı), Kadıköy Nazım Hikmet, Bakırköy Kirke Müzik, Bakırköy Riot, Beşiktaş Pena, Beyoğlu Mephisto
Kuzgun Figürin Ödül Aldı
"Herhangi bir odada yatağın yerini değiştirdiğinizde oda değiştirdiğiniz söylenebilir mi? Eğer değilse değişen nedir?”
Georges Perec, Especes d’espaces, 1974
Başarı Ödülleri...
Nebahat Dokuzoğlu ve İsmail Ulusoy (97031)
15 Haziran 2009 Pazartesi
"ÇROP Çizgi Roman Yapalım Atelyesi" Tekrar Ankara'da
Tüm Çizgi Roman okurları bu kadar mı? Bir silkelenin hele eminim etkinliğe gelip bize yardım edecek bir çok Ankara'lı okur vardır oralarda :)

ŞEKER PORTAKALI EĞİTİM KOOPERATİFİ
Şeker Portakalı Eğitim Kooperatifi, 1998 yılında Batıkentli bir grup arkadaşın ortak aklıyla doğdu. Çocukların kendi seslerini bularak , onlara dayatılan dünyayı sorgulayan yetişkinler olmasıydı amaç. “Gelişim, hayaller ve sorularla başlar, hayalse kitaplarda can bulur”
Ve
ilk iş olarak atık kağıt satışından elde edilen gelirle1500 den fazla çocuk kitabıyla donanmış, Tülay Çakır Çocuk Kütüphanesi kuruldu. Güvenç Sitesi’nde başlayan çocuk kütüphanesi çalışması; satranç, drama, doğa ve çevre gezileri, çocuk kitabı yazarlarıyla söyleşiler, masal saatleri, kütüphane gezileri,anne baba eğitim çalışmaları, müzik ve şiir dinletileri, tiyatro gösterileri, atıklardan oyuncak yapımı, matematiği sevme çalışmaları ve “Yaza Merhaba Çocuk Panayırı” etkinlikleri ile zenginleştirildi.
Bu güne değin Batıkentli çocuklarla coşkuyla buluşmayı başaran Şeker Portakalı Eğitim Kooperatifi, Batıkent Toplum Merkezi’nde çocuklarla buluşmaya devam ediyor.
“KİTAPTAN MÜZEYE ŞENLİĞİMİZ VAR ”
Değerli Dostlar,
Şeker Portakalı Eğitim Kooperatifi, Tülay Çakır Çocuk Kütüphanesi
2008 yılında ilkini gerçekleştirdiği “Kitap Şenliği” etkinliğini her yıl farklı konuları öne çıkararak sürdürmektedir. 21 Haziran 2009 da Kültür Bakanlığı, Batıkent Kültür Eğitim Vakfı, Eğitim- Sen 2 Nolu Şube, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Çankaya Şubesi, Çağdaş Drama Derneği, SEDER, Çocuk Müzeleri Kurma Derneği ve Kök Yayıncılık’ın katkılarıyla ikincisini gerçekleştireceği “Kitaptan Müzeye Şenliğimiz Var” adlı etkinliğin amaç ve programı aşağıdadır. Kuruluş ilkeleri arasına dayanışma ve paylaşma kültürünü geliştirmeyi koymuş olan kooperatifimiz,
21 Haziran 2009 Pazar günü sabah saat 10.00 da başlayıp tüm gün devam edecek şenlikte çocuklarla birlikte olmaktan mutlu olacaktır.
ŞENLİK PROGRAMI
Çocuk Kitapları Yazarlarıyla Söyleşi ve İmza, Çocuk Kitapları Stantları ,Yetişkin Kitapları Değişim Stantları, Sanal Müze Oluşturma Stantları, İşte Bizim Müzecilerimiz Standı, Küçük Kaşif Kazıda ve Arkeoloji Oyunları, Geçmişten Günümüze Kitap ve Yazı Tüneli, Kağıt Katlama Sanatı Uygulama Standı, Eski Oyun ve Oyuncakların Tanıtıldığı Stantlar, Eğitime Yönelik Set, Tahta Oyuncak vb. Ürünlerin Olduğu Stantlar, Ebru Yapım Standı, Bez Bebek Yapım Standı, Çizgi Roman Tanıtım Standı - Çizgi Roman Okurları Platformu (ÇROP), Çizgi Roman Atelyesi - Çizgi Roman Okurları Platformu (ÇROP), Yiyecek, İçecek Stantları (Ev Yapımı ), Yetişkinlerle Oyun Standı, Filateli ( Pul Kolleksiyonculuğu) Tanıtım Standı, Etkinliğe Katılan Örgütlerin Tanıtım Stantları
AMAÇ:
* Çocukların kaliteli kitapla buluşmasını sağlamak,
* Yıl boyunca, her 15 günde bir düzenli olarak devam eden “Masal Saatiyle” çocuklarda oluşturulmaya çalışılan kitap sevgisi ve okuma bilincine katkıda bulunmak.
* Çocukların, Çocuk Edebiyatı yazarlarıyla buluşmasını sağlayarak okumaya ve yazmaya ilgilerini artırmak.
* Çocukların, bütün bir yıl boyunca Çengelhan Rahmi Koç Sanayii Müzesinde devam ettirdikleri müzede eğitim konulu çalışmayı oyunlar ve sergilerle pekiştirmek.
* Müzecilik vurgusuyla değişimi ve gelişimi sezdirmek.
* Ülkemizde müzeciliğe gönül veren isimleri ve müzelerimizi tanıtarak, müzelerin kültürün aktif birer halkası haline gelmesine katkıda bulunmak
* Çocuklara müzeciliğin varlık sebebini ve temel mantığını sezdirmek
* Çocuklar için çalışan sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği sağlayarak, bu kuruluşlarının toplum yaşantısındaki etkinliğini artırmak.
* Çocukların birlikte grup oyunları oynamasını sağlamak
* Eski sokak oyunlarını tanıtarak çocuk kültürüne katkıda bulunmak.
* Ailelerde, çocukların bilgi ve becerilerini geliştiren ortak kullanım alanlarının varlığına ve talep edilmesine yönelik farkındalık yaratmak.
YER: İlk Yerleşim Mah . 10.cadde No:24 BATIKENT TOPLUM MERKEZİ
TARİH: 21 Haziran 2009 Pazar
Başlama Saati: 10.00
Batıkent Toplum Merkezi Tel: O 312 354 87 92
Mail:sekerportakalikoop@
http://www.sekerportakali.org.tr/
Tüm etkinlikler ve katılım ÜCRETSİZDİR.
14 Haziran 2009 Pazar
Türkçe Star Wars Çizgi Roman serileri yolda!
Evet uzun süren uğraşlarımız sonunda lisanslarımıza kavusmus bulunmaktayız. Çok küçük yaşlardan beridir bir Star Wars Fanı olarak hayatımdaki en mutlu günlerden birini yaşıyorum.
Serimiz Toplam 9 Sayı , herbiri yaklasık 130 - 145 sayfa. Yine daha önce 30 Days Of Night'ta bastığımız gibi ülkemizde var olan en kaliteli malzemeler ile çıkartacagız romanlarımızı.
Kısaca bahsetmek gerekirse romanlarımız Episode 2 ve Episode 3 arasında yaşanan olaylara ışık tutuyor , hatırlarsanız Episode 3 te Obi Wan ve Anakin aralarında bazı olaylardan bahsediyordu , bu boslukta kalan olayları anlatan Star Wars ile alakalı en güzel serilerden biri.
Ama serinin en guzel yanı Master Quilan Vos , Aayla Secura , Shakk Ti gibi filmlerde arkada kalmıs muthis karakterleri daha yakından tanıyoruz.
İlk Sayımız Temmuz ayında raflardaki yerini alıcak.
Jbc Yayıncılık
Ertan Ergil
ANNIHILUS: Klişe Kötüden Dehşete Evrim
İlk kez 1968 yılında Fantastik Dörtlü'nün 6 yıllığında ortaya çıkan bu karakter oldukça klişe yanlarının yanı sıra bilimkurgu çizgi romanı özelliği taşıyan serinin farklı boyuttan gelen diktatörü olarak oldukça akılda kaldı. Annihilus ve benzer karakterli Blastaar, Negativ Zone (Eksi Boyut) adı verilen bir boyutta hüküm süren yöneticilerdir ve ha bire bir yolunu bulup artı boyuta yani bizimkine geçerek dünyayı ele geçirmeye çalışırlar, dünya kahramanları tarafından her deafsında geri püskürtülürler. Öyküleri kısa ve akılda kalıcılıktan uzaktır. Şu zamana dek.Annihilus'un hikayesi şöyledir: Tyannan adlı çok gelişmiş bir ırkın bir uzay gemisi Eksi bölge gezegenlerinden Arthros'a düşer. Gezegenlere bir takım yaşam tohumları (spor) eken Tyannan gemisi volkanik Arthros'ta kazaya uğradıktan binlerce yıl sonra tohumlardan (sporlardan) biri evrim geçirmeye başlar. Tyannan gemisinin düşmesine sebep olan meteor bir tür mutant gelişime neden olur. Evrim geçiren spor gemiyi keşfeder. Bir çok bilimsel bilgi edinen ve beynen de gelişme gösteren yaratık kendine "Cosmic Control Rod" adı verilen enerji silindirini geliştirir. Sonra da tüm eksi bölgeyi işgale kalkışır. Ara ara da dünyayı ve dünyaya her gelişinde de dayak yiyerek geri kaçar... Ta ki...
Tarihler 2006'yı gösterdiğinde uzun ve başarılı bir öyküyle Annihilus'un hafızalara kazınacak yeni ve başarılı "kötü adam" kariyerinin başlangıcına şahit olacağımız "Annihilation (İmha)" serisi başladı. Daha çok DC Comics'in yaptığı Marvel'in ise yine sonradan; bir anlamda, taklit ettiği yöntemle muazzam bir öykü serisi başladı.

DC Comics bir takım serileri bitireceği, bazı kahramanları öldüreceği veya değiştireceği, evrene çeki düzen vereceği zaman kıyıda köşede kalmış karakterlerin de aktif rol üstlendiği seriler yapar, evrenindeki değişiklikleri damdan düşer gibi değil bazı sebeplerle gerçekleşmiş gösterir. Marvel da aynını yapıyor ve hem Marvel evrenindeki bir çok yan karakteri ön plana çıkarıyor, hem evrene çeki düzen veriyor, hem de yeni serilerin okunması için muhteşem bir zemin hazırlıyor bu seriyle.
Keith Giffen yazarlığında ve Andy Schmidt editörlüğünde gelişen seri bir çok kola ayrılmakta.
28 Eylül 2005 tarihli ön giriş öyküsü "Drax The Destroyer"le başlıyor seri. 2 sayılık bu hikayede Drax the Destroyer Marvel okurlarının bildiği üzere Hulk kalıbında, uçabilen, ışın atabilen güçlü bir kahramandır. Bir gün ailesiyle gezmeye çıkmışken Titan Thanos tarafından öldürülen baba reenkarnasyona uğratılarak yaşama Drax olarak döndürülür. Amacı Thanos'u öldürmektir. Bunda başarılı olamaz ama kendisi üç kez ölür ve her defasında farklı biri olarak yaşama döner. Nitekim "Warlock and the Infinity Watch" serisinde aptaldır! Güçlüdür ama gerçekten aptaldır. Bu son seride ise yaşama dönüşünde ışın atmamakta, bir takım bıçaklarla önüne geleni doğrayan son derece akıllı biri olarak çıkar okuyucunun karşısına. Ve evet bu defa seride Thanos'u öldürür!
Annihilation serisi bir çok kahramana ev sahiliği yapar. Başta kötü adamımız olmak üzere: Annihilus, Nova, Galactus, Silver Surfer, Super-Skrull, Ravenous, Quasar, Ronan the Accuser, Drax the Destroyer, Thanos, Firelord, Gamora, Phyla-Vell, Moondragon, Star-Lord ve daha niceleri...
Son derece başarılı bir kurgu ve senaryoya sahi öykünün ilk sayısı 15 Mart 2006 tarihli 48 sayfalık tek sayılık "Annihilation: Prologue"dur. Bunu sırasıyla 4 sayılık seriler takip etmiştir: Annihilation: Silver Surfer, Annihilation: Super-Skrull, Annihilation: Nova and Annihilation: Ronan. Annihilation, 6 sayılık kendi serisiyle de diğer kısa serilerden aldığı destekle hayli etkili bir başarı grafiği çizmiştir.
Hikayeyi kısaca özetleyecek olursak sadece bazı ipuçları verebilirim:
Annihilus eksi boyuttan bir şekilde çıkarak artı boyuta geçiyor ve kendine muhteşem bir böcek ordusu kurarark uzaya açılıyor. Bu şekilde bir çok gezegeni yok ediyor ve evrenin kozmik güçleriyle uzaylı güçleri bir araya gelerek onu engellemeye çabalıyorlar. Ancak Galactus'un bile yenildiği bir savaşta nasıl bir umut olabilir ki?
Kanın gövdeyi götürdüğü ve yıkıcı bir savaşın tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiği bu seride Marvel evrenini yerinden sarsan değişikler oluyor, Annihilus başlattığı dehşet dalgasıyla gezegenleri yok ediyor, evrendeki dengeleri alt üst ediyor... Ama yeniliyor.
Bu seriyi de hemen 2007-2008 arası süren "Annihilation_Conquest" serisi takip ediyor. Bu kez sarsılmış olan evreni Phalanx adlı kötülük orduları tehdit ediyor. Başlarında da Marvel evreninin en kötü robotu Ultron var. Nova, Quasar, Star-Lord ve yeni karakter Wraith, Ronan the Accuser, Moondragon, Super-Skrull, Gamora, Mantis, Rocket Raccoon ve geri dönen Adam Warlock serinin kahramanları.
İlki kadar başarılı olan bu seri sürükleyici olduğu kadar ülkemizde yayınlanmış olan "ROM Uzay Şövalyesi"nin ırkı başta olmak üzere onlarca uzay ırkını okuyucuya sunuyor, Annihilus'u kısmen müttefik yaparak tekrar hatırlatıyor ve yeni kurulan bir grubun da tohumlarını atıyor: Guardians of the Galaxy.
Adam Warlock, Bug, Drax the Destroyer, Gamora, Groot, Mantis, Martyr, Rocket Raccoon, Star-Lord, Major Victory, Jack Flag, Moondragon, Cosmo the Spacedog bu seferki üyeler ve seri son derece sürprizlerle ilerliyor.
Daha yazacak şey çok ama yerim dar :)
İkinci sınıf bir kötü karakter nasıl olur da koskoca bir yayınevinin onlarca yıllık alışkanlıklarını yıkacak kadar değiştirilir diye merak eden olursa bu serileri mutlaka okusun derim başka bir şey demem.
Ümit Kireççi
12 Haziran 2009 Cuma
Gölge e-Dergi Çizgi Roman Özel Sayısı Paylaşımda
RÜYA GEZER ile Emre KÜÇÜK, KIRMIZI DUDAKLI KIZ ile İlker GAZİOĞLU, PAPATYA ve GEZGİN ile Sibel BOZKURT, KANLI BAHİS ile Aycan TANERİ, BEDEL ile Galip KARADENİZ, AYYILDIZ ile Emrah ÇILDIR, CART ile Emre Ozan ŞİRİN, İLK HİKAYE ABDÜL ile Onur DİLER, WISHMASTER ile Yunus KOCATEPE, CHROME ile Burak GAYRETLİ ve AVCI ile Yusuf EMES çizgi romanlarını beğeninize sunuyorlar.Gölge e-Dergi olarak Türkiye’de çizgi roman yapılmasını, çizgi roman okunmasını ve çizgi roman konuşulmasını istiyoruz. Siz de çizgi roman yapmak-okumak-konuşmak isterseniz, Gölge’de buluşalım.
Fazla söze ne hacet, dergiye aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Bol çizgi romanlı günler.
http://GolgeDergi.blogspot.com
pdf link
http://rapidshare.com/files/243527225/golgedergicizgiroman2.pdf
flash link
http://hayalsaati.com/index.php?option=com_flippingbook&Itemid=69
Gölge okur-çizer-yazar grubu
http://www.facebook.com/group.php?gid=36357116499&ref=mf
11 Haziran 2009 Perşembe
KIRSTEN DUNST SPIDER MAN 4 İÇİN GERİ DÖNÜYOR, KÖTÜ ADAM YAKINDA SEÇİLECEK

Yapımcı Todd Black, New York Post'a yaptığı açıklamada, Kirsten Dunst'ın Spider Man 4'te de Mary Jane Watson olarak rol alacağını belirtti.
Genç yıldız, serinin yeni bölümünde bir kez daha Peter Parker'ın sevgilisi olarak yönetmen Sam Raimi ve aktör Tobey Maguire ile bir araya gelecek. Filmin 6 Mayıs 2011'de gösterime girmesi planlanıyor.
''Bununla beraber, Peter ve Mary Jane için evlilik çanlarını da beklemeyin'' diyen Black, yaptığı açıklamada filmin böyle bir alt konusu olacağına yönelik bir bilgisinin olmadığını söyledi. Spider man 3'ün finalinde - ayrılmalarına yol açan olaylardan sonra - Peter ve Mary Jane, duygusal fakat anlamı belirgin olmayan bir şekilde yeniden bir araya gelmişlerdi.
Ek olarak, Black filmin kötü adamı hakkında da ipucu verdi ve nette dolanan, yeni düşmanın yaşayan vampir Morbius olacağına ilişkin söylentileri yersiz çıkardı.
Bunun yerine, yapımcı kötü adamın New York ile önemli bir bağlantısı olacağını belirtti.
Black, "Şimdiki kötü adamın kim olacağına henüz karar veriyoruz. Yeniden New York'ta çekim yapacağız. Bana güvenin, insanlar seçtiğimiz düşmandan çok memnun kalacak. Çünkü bu New York'un büyük bir parçası olacak.'' dedi.
Önceki filmlerde,Spider Man Green Goblin, Dr. Octopus,Venom ve Sandman ile yüzleşti ve beyaz perdede ilk çıkışını Spider Man 4 ile yapabilecek bazı ünlü kötü adamları geride bıraktı.
Popüler seçenekler arasında Avcı Kraven, Chameleon, Hobgoblin (80'lerde Bilka Yayınları'ndan çıkan örümcek adam serisinde '' Hob Cin '' olarak geçerdi), Mysterio, Venom'dan türeyen Carnage (Eddie Brock hapisteyken canlı kostümü gelerek kendisini kaçırır. Ne var ki, kostümden bir parça hücrede kalır ve Brock'un hücre arkadaşı, sadist seri katil Cletus Kasady ile birleşir.Böylece Venom'dan çok daha güçlü ve tehlikeli bir yaratık olan Carnage doğar) ve insan alter egosu Dr. Curt Connors (2. ve 3. filmlerde kendisini izlemiştik) olan The Lizard var.
Bir diğer potansiyel düşman New York suç kralı Kingpin olabilirdi. Ne var ki, karakter 20th Century Fox'un ''Daredevil'' filminde yer aldığı için, Sony Pictures'ın haklarını alması gerekiyor.
Fakat Kingpin filme bir New York bağlantısı sağlayabilir ve Hollywood Access eleştirmeni Scott Mantz'ın favori seçeneklerinden biri olabilirdi.
''Kingpin gerçeğe dayanan bir karakter. Örümcek Adam'ın cazibesi de bu'' diyen Mantz, femme fatale Black Cat ile başka bir öneri yapıyor ve ''Kingpin ile Black Cat'in, Peter ve Mary Jane'in ilişkisini karıştırdığını görmek hoşuma giderdi'' diye ekliyor.
9 Haziran 2009 Salı
TFB - AKVADİ

Site Adı: Akvadi
Site Adresi: http://www.akvadi.net
Sitenin Kuruluş Tarihi: 01.09.2004
Sitenin Tanıtımı: Akvadi, her yaştan ve her kesimden insana hitap edebilen, kendi fantastik dünyasına, dünyasına özel frp sistemine, özgün hikayesine ve forum üstünden yıllardır oynanan Akvadi Dünyası oyunuyla büyük bir oyuncu kitlesine sahip olan, Türkçe rol oyunlarını destekleyen ve kurulduğu günden beri yükselişini sürdüren bir kültür&sanat ve rol yapma oyunları sitesidir.
Sitenin Amacı: Akvadi’nin amacı, fantastik dünyayla henüz tanışmamış, ilgili oyuncuları dünyaya dahil ederek oyuncuların frp kültürünü ve bilgisini arttırmak, kendi hikayesi ve sistemiyle internet üstünden sürekli devam eden aktif bir rol yapma oyunu yaratmak, Türkçe rol oyunlarının gelişimini sağlamak, üyelerine Akvadi’nin sadece bir internet sitesi değil, hepimizin hayal gücüyle yaratılmış fantastik bir diyar olduğunu hissettirmek ve şu ana kadar başarıyla yerine getirdiğimiz bu amaçları önümüzdeki yıllarda da geliştirerek sürdürmektir.
İlgili: Altuğ Can Onat
8 Haziran 2009 Pazartesi
Teksas-Tommiks'e kurban giden tarihimiz

Murat Bardakçı, 19. yüzyıldan kalma Üsküdar Kadı kayıtlarının (Şeriye Sicili yani mahkeme kayıtları) bir çizgi romana nasıl kurban edildiğini gözler önüne serdi.
Üzerine Teksas-Tommiks ve benzeri çizgi romanlar yapıştırılan Osmanlı belgeleri, aslında 19. yüzyıl İstanbul sosyal yaşantısının en değerli kanıtlarıydı...
Bu duruma isyan eden Murat Bardakçı, "Bir toplumun sosyal yaşamını ortaya çıkartmak için en önemli belgedir. Üsküdar kadı kayıtları, yani mahkeme kayıtları... Kim böyle bir şey yapmış, üstüne Tommiks Teksas yapıştırmış? Böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde yoktur. İbret alınacak bir hadisedir bu" diyerek isyanını dile getirdi.
Bardakçı, çizgi romanı yırttıkça altından çıkan bu önemli belgeler, tarihimize verdiğimiz değerin de göstergesi niteliğindeydi.
Erhan Afyoncu, "Ne akılla yapılır bu, anlamak mümkün değil" derken, Pelin Batu ise, "Çocuğun birisi yapmıştır" görüşünde olduğunu ifade etti.
"19. yüzyıl İstanbul'unun sosyal tarihi bunlarla yazılır. Adli tarihi bunlarla yazılır. Çok eşeklik numuneleri geçti elime ama böyle bir şey görmemiştim" diyen Murat Bardakçı, okuduğu bir belgedeki yılın 1323 olduğunu, yani 1900'lü yılların başlarına tekabül ettiğini anlattı.
7 Haziran 2009 Pazar
Bülent ÜstünKaç yaprak var bilmiyorum
Kendimi bunun için mi yorucam ben
Yok ki senin bir yedeğin.
Kendimi bulamıyorum
Otisabi “Dokunaklı Temaslar” Çıktı
Yılmaz Aslantürk’ün kahramanı Otisabi’nin maceralarını konu alan üçüncü kitabı “Dokunaklı Temaslar” Uykusuz Çizgi Dizisi’nden çıktı. En çok satanlar sıralamasında ilk sıraya yerleşen “Dokunaklı Temaslar” tüm kitapevlerinde aynı anda satışa sunuldu. Renkleri ve çizimleriyle de daha çok resimsel veya fotoğraflaştırılmış kareler sunan ve karikatürden giderek uzaklaşırken abartısız, durumu tespit eden çizgi romana yaklaştıran Yılmaz Aslantürk’ün kahramanı Otisabi’nin maceralarını erkekler kadar kadın hayranları da ilgiyle takip ediyor!
Otisabi, yazarın kendisinden esinlenmeler taşıyan bağımsız bir tipoloji kuruyor. Okurda bir ilüzyon yaratmayı başarıyor ve hikayelerin gerçek hayatta bizzat yaşandığı izlenimi veriyor. Bu yanıyla özellikle erkek okurlarda kendi serüvenleriyle kesişme noktaları yaratırken, öykünün başlangıcından öncesi ve sonrası bir manada okurların hayal dünyasını “karikatürize” ediyor. Aslantürk, kadın okurlarda ise Otisabi’nin bünyesinde erkekleri daha yakından tanıma merakı uyandırıyor. Bu yanıyla, erkek erkeğe muhabbetlere, kadınları da ortak ediyor.
Yılmaz Aslantürk, ilk kitabı “Otisabi-Başımdan Geçti Bunlar” ile bir üniversite öğrencisiyken sırt çantasına doldurduğu erzak kabul edilebilecek öyküleri konu etmişti. İkinci kitabı “Otisabi - Münasebetsiz İlişkiler”de hikayeleri farklılaştırdı. Otisabi artık gençlik hayallerinden daha çok somut gerçekleri yaşamaya başladı. İlk gençlik deneyimlerindeki çıkış yolları giderek daha da ustalaşarak kestirmeleşti. Bu kez işin içine daha çok akıl ve entrika; “Bir an önce bitsin” telaşı da girdi. Öyküye duygular pek fazla müdahale etmediğinden, akıl çizgisinde ilerleyen maceraların çoğunun sonunda hem kadın hem de erkek kendi hayatlarına hasarsız iade ediliyorlar.
Yılmaz Aslantürk, dünün ve günümüzün mizah dergilerinde karikatür dünyasına girse de, çizgileri ve renkleriyle genelden farklılık gösteriyor. Otisabi’deki çizgileri daha çok çizgi roman dünyasına yakın olan Otisabi öykülerinin ortak fikri şöyle;
* Otisabi bir “anti-kahraman”dır. Dünle ve yarınla ilintisizdir. Bugün bunlar olur, yarın da onlar… Kendi dünyasında kadınları elde etmek ya da kurtulmak, çevresindekileri kendi “çıkarı” için kullanmak için çevirdiği küçük oyunlar ve entrikalar onu yarınki bir başka maceraya hazırlar.
* Otisabi öyküleri, kadın-erkek ilişkilerindeki o çok özel anlarda yaratılmıştır. Sonradan hatırlanmaz, geçmişten çıkıp gelmez, geleceğe dair düşünceler yoktur. İçinde bulunulan an bugün ve en fazla ertesi günler yer alır...
* Öyküler kısadır. Genç bir erkeğin, tam da yaşına özgü maceraların peşine takıldığında başından nelerin geçebileceğine tanık olursunuz; ama içinde korku barındırmaz. Olabildiğince cesurdur, hatta riske girme arzusu vardır.
* Her genç kızın ve her genç erkeğin yaşama olasılığı yüksek öykülerdir bunlar, ama bir farkla: Maceraya yatkın bir ruh haliniz; karşı cinsi tanımak, onunla “baş edebileceğinizi” bilmek için “donanım”larınız olmalıdır... Çünkü Otisabi’de kendi maceralarınızdan büyük veya küçük anekdotlar bulacağınız kesindir. Okurlara, öyküleri kendilerine uyarlama alanları da açar... Buna, “Zaman akıp gidiyor! Yaşamı yakalamak gerek!” uyarısı da diyebilirsiniz... Bütün bunlar öykülerdeki dürüst ve yakınlık kurmayı sağlayan, “neyse o”yu çizen, üzerinde oynanmamış duyguları öne çıkarır...
“Dokunaklı Temaslar”ı ilgiyle, gülerek, aynı konulardaki kendi tavır ve düşüncelerinizin ne olacağını düşünerek okuyacaksınız: Öyle üzerinde fazla düşünmeden, kendinizi maceranın gidişatına bırakacaksınız Güzel bir çizgi roman okumuş olmanın tadına varmak isteyeceksiniz. Yılmaz Aslantürk’ün kendine özgü “sinema kareleri” tadındaki çizgilerinden okuduğunuzda “Dokunaklı Temaslar ”ı bir yerlerden tanıdık bile bulabilirsiniz.
Brüksel, Türk çizgiroman kültürüyle tanışacak
Binfikir, Brüksel 2009 Çizgi Roman yılı etkinlikleri kapsamında "Türkiye'de Çizgi Roman" konulu bir panel gerçekleştirecek.
Istanbul Centre in Brussels'da gerçekleşecek etkinlikte Mimar Sinan Üniversitesi'nden Murat Mıhçıoğlu, Türkiye’de çizgi roman üretimi ve yayıncılığı konusunda bilgi verecek.
Türkiye’de çizgi roman üretimini kamçılayan kültürel temeller; bu üretimin sistematik yayıncılığa geçişi önündeki ekonomik engeller; Türk kamuoyunda Frankofon çizgi’nin etkileri;Frankofon, Amerikan ve İtalyan çizgi roman kültürlerinin Türkiye’deki etkileşimi; mizah yayıncılığının çizgi roman yayıncılığına olumsuz etkileri ve gelecek yıllardaki Türk çizgi romanının yeni akımları, Mıhçıoğlu’nun başlıca konuları olacak.
Ünlü çizer Gürcan Gürsel'in de konuşmacı olarak katılacağı etkinlikte, Türkiye ve Avrupa’daki çizgi roman kültürleri arasındaki farklılık ve benzerliklere değinilip, yayıncılığın ve okur kitlelerinin de değerlendirmesi yapılacak.
Konferans’ın moderatörlüğünü üstlenecek olan Erdinç Utku, Belçika ve Türkiye’de çizgi romana bakışı/yaklaşımı, çizgi roman kahramanlarının çizerin önüne geçişini Avni ve Tenten örnekleri ile değerlendirecek
Batman Barcelona’da
HAYALİ Gotham şehrinin milyarder kahramanı ve Joker’in bir numaralı düşmanı Batman şimdi Barcelona’da.İspanya’nın Katalan şehrinde 4 günlük çizgi roman fuarında satışa sunulan, “Batman in Barcelona: Dragon’s Knight” macerasında efsanevi kahraman, Barcelona’daki bir dizi gizemli cinayeti çözmeye çalışıyor. 48 sayfalık çizgi romanın kapağında Batman, ünlü Sagrada Familia kilisesi önünde görülüyor. Her zaman olduğu gibi gölgelerin ışığında geçen hikâyeyi renklendiren Marta Martinez, fuarda “Barcelona’nın büyülü mimarisini hikâyeye katmamız kaçınılmazdı” dedi. İspanyolca ve Katalanca yayımlanan macera, geçtiğimiz haftasonu İtalya ve ABD’de de ülke dillerinde satışa sunuldu.
6 Haziran 2009 Cumartesi
YAĞMUR
Yağmurlu bir bahar günü kasabanın ana caddesi çamur içindedir. Hava güneşli ama bir o kadar da kasvetlidir. Bir takım iri kıyım kuvvetli adamlar bu sıkıntılı havayı fırsata dönüştürüp kasabanın kadınlarını sırtlanarak caddenin karşısına geçirmekte ve günlüğü doğrultmaktadırlar. Ancak bu manzara kasabanın çamurlu sokaklarında dolaşan tanıdık biri için başka anlamlar da içermektedir. Dostumuz Çiko, aç bilaç kasabada dolaşırken "hamalların yaptığı işi görür!!!". Hem Mayıs sıkıntısı, hem de açlık! Tahmin edilebileceği üzere aç karnını doyurmanın peşinde, başka şey düşünemeyen dostumuz anında kendini araziye uydurur ve hamalların arasına katılır. Sonrasında olayları tahmin etmek zor değil. Ancak iş o kadarla da bitmez. Müthiş dedektifimiz Bat Batterton'un katıldığı ve çamur üstünde sırat köprüsü gibi bir tahtanın üstünde gerçekleşen muazzam silahşör gösterisi ile perçinlenen girişteki olaylar 40 sayfaya yakın bir Çiko sayısı gibidir. Sonradan ortaya çıkan Zagor adeta "üstüne biçilmiş rolü" oyanmaktan öteye gidemez. Çiko ve Bat harika performanslar sergilerler.
Sonrasında Amerika'ya eski Kelt uygarlığının izlerini araştırmaya gelen Profesör Charles Mc Leod'la tanışma, ilginç bir konvoy eşliğinde geçen yol hikayesi, bir seri katil (Çiko'nun seri katilin kimliğini teşhis ettiği sahneler unutulur gibi değil) ve nihayet Colemanların çiftliği!.. Konvoy'da aralarına katılan Kazamkürek Bill'de bu arada kadroyu tamamlamış olur. Bu kadar "star"ın biraraya gelmesiyle oluşacak hikayenin sıradan olması zaten imkansızdır. Colemanların çiftliğinde gelişen olaylar tüyler ürpertici, biraz komik, ve son derece çekicidir. Özellikle çiftlik sahibesi sayabileceğimiz Margie Coleman Ferri'nin fırça darbeleriyle güzelliğine güzellik katılmış gibi durur. Çiftlikte geçen günler, eski kelt uygarlıklarının kalıntılarının yörede estirdiği dehşet, kızılderili Musky Han liderliğindeki "kızıl fırtına" öylesine hızlı ve sürükleyici gerçekleşirki kitaptan kafayı kaldırdığımızda önümüzde Mc Leod'un kelt efsanelerini anlatırken yüzüne düşen gölgeler(Ferri gölgelendirmeyle gizem oluşturma konusunda gerçekten bir dahi) gözünüzün önünden gitmiyor. Hikayenin bu bölümleri Martin Mystere hayranlarını oldukça tatmin edecek gibi duruyor. Önemli bir ayrıntı da Zagor'un öyküye yerleştirilme biçimidir. Pek çok silahşör, uzman ve diğer karakterler önemli oranda rol kapmış olmasına rağmen Zagor olayların ekseninde kalmayı ve herkesin güvenliği ve kurtuluş için ilit adam rolünde kalmayı başarıyor. Macerayı okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Maceranın sade ama sade olduğu kadar olağanüstü finali Zagor'u çocukluğumun ölümsüzleri arasına koymaya yetmiştir...
Arkadaşlar yukarıda spoil vermeden öykü hakkındaki hislerimi yazmaya çalıştım ama yine de bir şeyler kaçırmış olabilirim kusuruma bakmayın. Hakikaten efsane bir Zagor öyküsüyle yeniden birlikte olmanın mutluluğudur bu. Toplamda 96 sayfalık 4 albüm ve ekstra 26 sayfa sürecek Yağmur'u-ya da yeni adıyla Öldüren Delilik-okumadan geçmeyin. Pişman olmayacaksınız...
LamiTiryaki
5 Haziran 2009 Cuma
Marmara Çizgi Atağa Geçti!
Marmara Çizgi, bugün; 5 Haziran Cuma, "Savage Sword of Conan" serisini orjinal sırasıyla basarak okurlarımıza sundu. Çevirilerini Emre Yavuz'un yaptığı seri orjinal kapaklarıyla da ilgi çekecek gibi görünüyor.Dergi içindeki haberlere göre sırada Dark Horse yayınlarının "Walking Death" serisi varmış ve Enki Bİlal de kaldığı yerden okurlarla buluşacakmış...
Zamanı gelmişti :)
Ankara'da Deli Gücük İmza
"6 Haziran 2009 Cumartesi Saat 14:00 Ankara AnkaMall'de Deli Gücük imza ve eskiz günü düzenliyoruz. Tüm dostları, deli gücük sevenleri ve merak edenleri bekliyoruz..."Kamra Yayıncılık
CİHAN DEMİRCİ Kitaplarını İmzalıyor
4 Haziran 2009 Perşembe
Deli Dolu Bu Hafta Da Güldürüyor
ÇROP Yazar ve üyesi Ümit Kireççi'nin 10. sayfada yer alan "Ümit'li Vak'a" köşesine bu hafta Mustafa Göçer'le hazırladıkları "Nasreddin Hoca ve Tayyip" karikatürleri de eklendi. Mizah, sanat ve çizgi adına iş üreten onlarca deliyle dolu Deli Dolu "Dolu Dolu" adlı yeni projesini de bu sayıda açıklıyor. Çizgi roman çizen, yazan, okuyan herkese duyurulur.
Çekirge'nin Son Sıçrayışı...

1970'lerin "Kung-Fu" dizisiyle şöhreti yakalayan ve son olarak "Kill Bill" filmiyle ününü perçinleyen ünlü oyuncu David Carradine Bangkok'taki otel odasında ölü bulundu. 72 yaşındaki Carradine'in tavana asılı olarak bulunduğu gelen haberler arasında. Şimdilik yorumlar intihar ettiği yönünde.
3 Haziran 2009 Çarşamba
HİPNOZ'a hazırlanın!
Yeni bir çizgi roman dergisi çıkıyor, Hipnoz. Yerli ve yabancı çizgi romanların bir arada bulunacağı dergi 48 sayfa ve aylık olarak yayınlanacak.Dergide bu ay yayınlanacak yerli çizgi romanlar Umut Çalışan'dan Madalyonun Öteki Yüzü, Melih Yılmaz'dan Av, Mustafa Yavuz'dan Karabasan.
Ömer Bahadır'ın Yayın Yönetmenliğini, Lami Tiryaki'nin editörlüğünü yaptığı derginin sahibi İlhan Yılmaz.
Editör sayfasında "Bize yabancı olmasın diye bizden çizerlere yer vermeye çalıştık. Bundan sonra da olabildiğince yerli çizgi romana destek olmaya gayret edeceğiz" denilen çizgi roman dergisi Hipnoz'un 6 Haziran cumartesi gününden itibaren satış noktalarına ulaşacağını ve 6 TL den satışa çıkacağını hatırlatalım. iletişim için posta@hipnozdergisi.com'dan ulaşabilirsiniz.
Doğan Kardeş 17. sayı Yeniliklerle Geldi
Ünlü Köpeği“Rintintin” Doğan Kardeş’te…
Doğan Kardeş yaza yeni bir macerayla giriyor. Jean Dufaux-Philippe Xavier ortak çalışması “Haçlı Seferi”. Selahaddin Eyyubi’nin zaferiyle son bulan Hıristiyan bozgunu 3. Haçlı Seferi’nden yola çıkılarak yapılmış kurgu oldukça çarpıcı. Komançi’nin Red Dust albümü, 6 6 6 Çiftliği’nde yaşanan akıl almaz olayların nedeninin ortaya çıkmasıyla sona eriyor. Conan Doyle’da kahramanlarımız Ölüler Nehri’ne ulaşmayı, Gecelerin Efendisi’nde ise Vincent, Kergan’ın izini bulmayı başarıyor.17. sayıda iki yenilik daha yer alıyor: Kırmızı Kuşak’ın kısa öyküsü Sadık Akbaba ve “gölgesinden daha aptal” olmasıyla ünlü Rintintin’in kadroya katılması.
Doğan Kardeş 17
Haziran 2009, 50 sayfa, 7,5 TL
2 Haziran 2009 Salı
"ÇROP Çizgi Roman Yapalım Atelyesi" Şişli'de
9 Haziran 2009, Salı • 10.00-18.00
Haldun Dormen Sahnesi • Feriköy, Şişli
Fuaye Etkinlikleri-
"Çizgi Roman Atölyesi" Rıdvan Şoray, Ümit Kireççi (Katılım 10 öğrenciyle sınırlı)
Tam Program -
ÇOCUK ŞENLİĞİ
9 Haziran 2009, Salı • 10.00-18.00
Haldun Dormen Sahnesi • Feriköy, Şişli
PROGRAM
Tiyatro Salonu Etkinlikleri
10.00-10.20 Barış müzikçileri
10.20-10.50 Köstebek Kuki ve Kuklası, Betül Sayın (1 ve 2. sınıflar)
10.55-11.30 Öykü Okuma Saati, Zeynep Cemali (3, 4, 5, ve 6. sınıflar)
11.30-12.00 Masal da Masal, Aytül Akal (1, 2 ve 3. sınıflar)
12.00-12.45 Ara
12.45-13.00 ÇYDD-Şişli Çocuk Korosu
13.00-13.30 Sihirli Mozart (Müzikli etkinlik), Göknil Genç ve arkadaşları (3, 4, 5 ve 6. sınıflar)
13.30-14.10 Buluşlar ve Çatalhöyük, Bilgin Adalı (4, 5 ve 6.sınıflar)
14.15-14.45 Oyuncak Koleksiyoncusu Bir Yazarla Sohbet, Yeşim Armutak
(1, 2, 3 ve 4. sınıflar)
14.45-15.15 Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler, Süleyman Bulut (4, 5 ve 6. sınıflar)
15.15-15.45 Herkes Sihirbaz Olacak! Kubilay Q Tuncer (Yaş sınırı yok)
16.00-16.45 Çocuk-Kitap İlişkisi Üzerine Bir Sohbet Özlem Mumcuoğlu
(Anne, baba ve öğretmen etkinliği)
Fuaye Etkinlikleri
Mitolojik Öyküleri Maskelerle Canlandırıyoruz, Işık Soytürk (Katılım 15 öğrenciyle sınırlı)
Kısa Öyküler Yazıyoruz, Seza Kutlar Aksoy (Katılım 10 öğrenciyle sınırlı)
Sessiz Kitap, Çiğdem Gündeş (Katılım 10-15 öğrenciyle sınırlı)
Çizgi Roman Atölyesi, Rıdvan Şoray, Ümit Kireççi (Katılım 10 öğrenciyle sınırlı)
Karikatür, Behiç Ak
Kitap Sergileri ve imza günleri: Ayşe Yamaç, Aytül Akal, Behiç Ak, Betül Sayın, Bilgin Adalı, Çiğdem Gündeş, İncila Çalışkan, Mavisel Yener, Mine Soysal, Sevim Ak, Seza Aksoy, Yeşim Armutak, Zerrin Cebeci, Zeynep Cemali…
Ayrıca, Alper Kul, Ilgaz Kocatürk, Tarık Papuççuoğlu vb sürpriz konuklar...





