Sayfalar

30 Nisan 2009 Perşembe

Ben Çizgi Roman Okuruyum 26

Merhabalar,
Ekte yarışma için iki fotoğraf yolluyorum umarım beğenirsiniz.
Teşekkürler,
Evren Çağlayan
1. Çocuk: Şşşt haydi futbol oynayalım.
2. Çocuk: Evet ya belki büyüyünce futbolcu oluruz.
1. Çocuk: Ünlü oluruz o zaman.
2. Çocuk: Para da kazanırız.
1. Çocuk: Haklısın
2. Çocuk: Haydi Futbol oynayalım
1. Çocuk: Oynayalım.
2. Çocuk: Evet ya belki büyüyünce futbolcu oluruz...
Anne: YETEEEERRR... Saatlerdir çizgi roman okuyup aynı sohbeti yapıyorsunuz. Kafamız şişti burada. Aaa... Kabullenin işte çizgi romanlar bitmeden futbol oynayacağınız yok sizin. Of be.
1. Çocuk:...
2. Çocuk:...
1. Çocuk: Futbol oynayalım mı?
Anne: Kız, ben de ne yapıyor bu odasında diyorum. Çizgi roman okuyorsun ha.
Kız: Evet anne kızdın mı?
Anne: Yok kızım çizgi roman okuduğun için kızmam sana.
Kız: Sağol anne.
Anne: Ama odanda cep telefonunla mesajlaşıyorsun sanarak kızdım az. Sonra "acaba kızım chat mi yapıyor ders çalışmak yerine" diye düşünerek daha da kızdım. "Aynanın karşısında boyanıp sürünüyor mu bu kız yoksa" diye düşününce de tepem attı. Gel eğ bakalım kafanı biraz.
Kız: Ne oldu anne, kafamda bir şey mi var?
Anne: Bir şey yok kafanda ama benim kafamda var. O kadar kurdum ki şimdi seni yolmazsam rahatlayamam. "Aferin kızıma, çizgi roman mı okuyormuş".
Kız: Ah, of, aman.
Anne: Oku kızım oku tebrik ederim.
Kız: Ah, amaaaan, of... Teşekkür ederim anne ah...

Ben Çizgi Roman Okuruyum 25

1. AMCABEY
Sibel Bozkurt,
27
Elsanatları Teknikeri
İstanbul.
(fotoğrafı ben çektim,fotoğraftaki kardeşim :)) )
2.
Enver Gökhan Altun
Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Hekim Fakültesi
4.sınıf öğrencisi

3.

Özel DEHA Bilim Sanat Eğitim Kurumları öğrencileri çizgi roman yarışmamıza katıldılar tekrar. öğretmenleri Bağdagül'e poz veren minikler "çizgi roman okuma keyfini" her fotoğrafa yansıtmışlar. Alttaki arkadaşımızın adı Defne... O çizgi romana özel bir değer veriyor gibi :o)

29 Nisan 2009 Çarşamba

Ben Çizgi Roman Okuruyum 24


MEHTAP BAYRAM
SELAM, 22 YAŞINDAYIM, SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİNDE MİMARLIK BÖLÜMÜNDE OKUYORUM:))

KAYSERİLİYİM,ÇİZGİ ROMAN OKURUYUM,KİTAP OKUMAK, MÜZİK DİNLEMEK VE YAPMAYA ÇALIŞMAK,TASARIM YAPMAK, EN BÜYÜK ZEVKLERİMDEN,
ONUN DIŞINDAA HERŞEYİ GÖRÜP YAŞAYABİLCEK KADAR HAYAT İSTİYORUM :)
KRONİK DELİYİM:))

"Enki Bilal İstanbul'da" Sergisi Uzatıldı

Yaşayan en önemli çizgi roman ustalarından Enki Bilal’in Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu’ndaki sergisi uzatıldı. Açıldığı günden beri yoğun ilgi gören “Enki Bilal İstanbul’da” adlı sergi, 14 Haziran 2009 Pazar gününe kadar ziyaret edilebilecek.

“Enki Bilal İstanbul’da”adlı sergide; gerek çizgi roman albümleri, gerekse filmleriyle her zaman gündemde kalan sanatçının orijinal eserleri Türkiye’de ilk kez sergileniyor. Sergide, orijinal eserlerin yanı sıra Murat Cem Şerbetci Koleksiyonu’na ait imzalı-sayılı serigraf ve litograf baskılar, afişler, heykel ve saat tasarımları, posta pulları ve kartpostallar gibi eserler yer alıyor. Bu eserler arasında çok nadir bulunan Horus heykelciği ve Hyperion saati de bulunuyor.

Çok yönlü bir sanatçı olan Enki Bilal kendini sadece bir çizgi romancı ya da film yönetmeni değil, hikâye anlatıcısı olarak tanımlıyor. Sanatçının orijinal eserleri her zaman satışa sunulmuyor ancak iki yıldır eserleri müzayedelerde satış rekorları kırıyor. Geçen yıl Paris’teki Artcurial Müzayede Evi’nde satılan 32 esere toplamda 1,5 milyon avronun üzerinde değer biçildi. Bu eserlerden biri 177 bin avroya alıcı bularak rekor kırdı.

“Enki Bilal İstanbul’da”

Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu

28 Mart – 14 Haziran 2009

Ankara "ÇROP Çizgi Roman Atölyesi"

26.06.2009 Cumartesi Devlet Tiyatroları "Küçük Hanımlar Küçük Beyler" çocuk Tiyatroları Festivali, Kuğulu park'ta yapılan bir şenlikle açıldı.

Biz Çocuk Müzeleri Derneği olarak başlatıığımız 6 günlük çalışmanın ilk gününü geride bıraktık. Hazırladığımız çocuk boyutlarındaki ankara odası çocukların çıkmak istemiyecekleri kadar güzel oldu. Minik kömür ütüsüne, dokuma ve baskı el aletlerine, küçük kundaklı bebeklerin yattığı salıncağa, oturup hamur açabilecekleri boydaki hamur tahtası ve oklavaya, hele hazırladığımız kostümleri giyip-çıkarmaya bayıldılar. Kızlar beyaz tafta kurdeleleri bağladı, oğlanlar tahta ata bindi.

Odayı iyice tanıdıktan sonra grubu ikiye böldük. Büyük grup Ümit Kireççi ve çizer Rıdvan Şoray'la "Çizgi roman Atölyesi" yaptılar. bu çalışma sevgili ümit Kireççi'nin iki aydan beri gelip yapmak istediği, ama Sarp bebek geldiği için ertelediği bir çalışmaydı. AMA BEKLEDİĞİMİZE DEĞDİ. Çocukların kahkahası dinmek bilmedi,esprilerin hızından nerdeyse çizmeye fırsat kalmayacaktı. Etrafta oturup çocuklarını bekleyen anne-babalar da atölyeye katıldı ve çocuklar kadar hevesle çizdiler. Çalışma bittiğinde herkes Ümit'e aşık olmuş, ayrılmak istemiyordu.

Dışardaki grup bu kadar eğlenirken, içerdeki küçükler (7-8 yaş grubu) de ciddiyetle 23 Nisan'ı "oynadılar". Sonra da bir gazete hazırladılar. Yağmur başlamadan yemek arası verip börek-içecek-domates- salatalık ikramı yaptık. Oyuncakçı ustamız Salih usta o arada ahşap oyuncaklarını tanıtmak ve isteyenlere boyatmak, topaç çevirmeyi öğretmek fırsatı buldu.
etraftaki çimenlerin üstünde koşmaca, elimsende ve saklambaç oynadık, boş havuzda koşuştuk ve sonra tekrar atölyelere girip çalışmaları bitirdik.
Yorgunluk atmak için birer elma yiyip çay içerek dinlendik ve atölyeler değişti. Küçükler de Ümit'e kahkahalar ve onu bastıran esprilerle katıldılar, onlarla birlikte ürettiler. (Bu arada, sevgili Ümit: hepimiz senin enerjine 'maşallah' çektik, coşkuna ve sıcaklığına kapıldık. Umarız, ilk fırsatta tekrar birlikte çalışma fırsatı doğar!) Çocukları anne-babaları na teslim edip bir çay içimi oturduk ve Sarp'ın (Ümit'in iki aylık oğlu) çizgi-roman ifadeli fotoğraflarına baktık. Allaaah, bir kaç sene sonra o da gelecek etkinlik yapmaya!!!!!


Burdaki çalışma bu tempoyla 30 Nisan'a kadar sürecek. Gelmek isteyip de gelemiyen herkese: "katılamadım kahırlanma ne olur-bir gayret et, senin de gelme fırsatın olur!" .. . Fotoğraf göndermiyorum, çünkü ben de sağa-sola koşuşturmaktan çekemedim. Ancak tüm çalışma bittiğinde çekilen grup fotoğrafları var ki, ne çocukların kahkahaları, ne de Ümit'in enerjisi görünüyor orda, eminim Ümit'in kendi çektikleri arasında çok daha güzel ve canlıları vardır, bizimle paylaşır.
Necla Ülkü Kuglin

Çocuk Müzeleri Derneği Başkanı


not: Necla öğretmenimizin yazısını Rıdvan Şoray'ın çektiği fotoğraflarla süsledik. O gün bizi yalnız bırakmayan Elif Erarslan'a, Şeker Portakalı Eğitim Kooperatifi'ne, Polis radyosu program yapımcısı sayın Nurhayat Ünlü'ye, çocuklara, anne-babalarına, Necla öğretmenimize teşekkür ediyoruz. ÇROP'u temsilen katıldığımız en canlı en eğlenceli atölyemiz oldu desek yalan olmaz. Bir sonraki projelerin planlarını yaptığımızı düşünürsek... Çok da verimli geçti atölye :)

Ümit Kireççi

28 Nisan 2009 Salı

Ben Çizgi Roman Okuruyum 23

TuValet SıraSı BeKlerKeN :O)

Ad-Soyad: H.Doğu PAKDİL
Özgeçmiş: 4 Kasım 1998'de Frankfurt'ta doğdum. Kadıköy Belediyesi ait Hasan Ali Yücel Kreş ve Gündüz Bakımevinde 5,5 yılımı geçirdikten sonra İstanbul Cemal Diker İÖOkulunda 1. sınıfı bitirdim. Babamın görevi nedeniyle 2-3 ve 4. sınıfları Antalya Başöğretmen Atatürk İÖOkulunda tamamladım. Halen Nuh Çimento İÖOkulu 5-A Sınıfında okumaktayım. Lisanslı satranç oyuncusuyum. 3,5 yıldır piyano dersi alıyorum. Fazıl SAY'ı, bilgisayar oyunlarını, Ben10-Cedric çizgi filmlerini, Pıtırcık'ın tüm maceralarını ve bütün çizgi romanları çok seviyorum. www.ilkicatlar.blogspot.com isimli en son 10 ay güncellediğim bir de blogum var:))) Yarışmaya 1. olmak için katıldım. Herkese bol şans...
Yaşadığım Şehir: İzmit

TAY YAYINLARI LOGOSU NEREDEN ÇALINTI İDİ

Çizgiroman meraklıları gayet iyi bilirler, 1970'lerden 1990'ların başına kadar Türkiye'de çizgiroman sektörünün lokomotif yayınevi Tay Yayınları'ydı..
Sezen Yalçıner'in sahipliği ve Yazı İşleri Müdürlüğü'nde kurulan Tay, ilk olarak (ilerki bir yazımda detaylarıyla bahsetmeyi umduğum) İtalyan esseGesse üçlüsünün 'Tom Braks' başlığını yayınlamıştı..
Konusu Vahşi Batı'da geçen hikayede kılık değiştirme konusunda çok maharetli, seri tabanca kullanabilen ancak güleryüzlü bir kovboydur Tom Braks. Gerçi kankaları Tonton ve Baron ile birlikte maceralar yaşan kovboyun ismi ülkemizde Tom Braks yapılmıştır. Yoksa İtalya'daki orijinal yayın ismi 'Alan Mistero'dur..

Tay Yayınları, Tom Braks'ın ardından ülkemizde de bir çizgiroman efsanesine dönüşen 'Zagor'u ve onun ardından da (1951'de Alaattin Kral'ın sahibi olduğu Kral Ofset'inin meşhur ettiği bir başka Vahşi Batı kovboyu olan) 'Pekos Bill'i okurlarıyla buluşturmuştur..
Duran Ofset Matbaasında basılan Tay Yayınları'nın haftalık çizgiroman mecmuaları (o dönemde dergilere bu isim veriliyordu) genelde 64'er sayfa ve her biri 125'er kuruştu. Çünkü o tarihlerde ülkemiz ne yüksek enflasyonla, ne de sayfa sayısı azaltılarak maliyet/kazanç dengesinin kurulma yöntemleriyle henüz pek tanışmamıştı..
İtalya'da yayınlanırken basılan orijinal kapakları, Tom Braks'ın Tay versiyonunda 'bize özel' hale getiriliyordu. Yeniden tasarlanan ve western filmlerinden ve yıldızlarından enstantaneler taşıyan yeni Tom Braks kapaklarını Yücel Köksal çiziyordu..
Bu nedenle de Tom Braks'ın ilk birkaç sayısı hariç, kapaklarda mecmuanın baş kahramanının (veya kankalarının) hiçbir figürü yer almayacaktı.. (Yeniden çizilen ve Tom Braks'ın kendisinin hiç yer almadığı bu kapaklarda Clint Easwood'u veya Cüneyt Arkın'ı görmek işten bile değildi..)
Bu arada 47. sayıya değin yayınevinin adı bile yoktu ve 'Sezen Yalçıner'in yayınevi' henüz Tay Yayınları adını almamıştı.. Tay Yayınları, 1969'da yayına başlattığı Tom Braks'ın ilk 46 sayısı boyunca mecmualarında Sezen Bey'in ismi, yayınevinin adresi ve dergilerin basıldığı yer hariç hiçbir yazılı ve görselliğe yer vermedi.. (Tabii okurları arasında yapılan çekilişler ve yeni çizgiroman serilerinin tanıtım sayfaları hariç..)
Yine bu tarihlerde başlayan ve benim 'dolgu çizgiromanı' adını verdiğim türden az sayfalı bir başka western çizgiromanı da Tom Braks'ın arka sayfalarında yayına başlatılmıştı. Üstelik de bu dolgu çizgiroman, kullanılan isminden bile mecmuasına dahil olduğu Tom Braks'a öykünüyordu: 'Tom Braks'ın Oğlu Tom Billy'..)
Ancak yayınevi, Tom Braks'ın 4 Mayıs 1970 tarihinde yayınlanan 47. sayısında tarihe mal olacak güzellikte 'logosunu' devreye sokacaktı..
Bu logo, Tay Yayınları imzasıyla 47. sayının arka kapak içinde çıkan açıklayıcı metinde şöyle anlatıldı:
"Sizlere yeni ve nefis mecmualar hazırladığımızı biliyorsunuz. Karşınıza mutlaka beğeneceğiniz en güzel mecmualarla çıkabilmek için bugünlerde hummalı ve titiz bir faaliyet içindeyiz. Bu arada yeni mecmualarımızla birlikte neşriyatımızın tümüne; diğer neşriyatlardan ayırt edilebilmesi için bir isim vermek ve bir amblem seçmek lüzumunu hissettik.
Amblem ve isim olarak; dünyadaki mahlukların en sevimlisi, en cana yakını ve hareketlisi olan TAY'ı seçtik: TAY YAYINLARI...
Bu ismi ve arka sayfada gördüğünüz amblemimizi beğeneceğinizi ümit ediyoruz.
Sevgili okuyucularımız bu ambleme güveniniz. Sizlere burada açıkça söz veriyoruz!
TAY YAYINLARI... daima yeniliklerin ve daha mükemmelin peşinde koşacaktır.
TAY YAYINLARI... elinize her zaman en iyi, en güzel ve en kaliteli mecmuayı verecektir.
TAY YAYINLARI.. okuyucularının zevkine ve arzularına saygı gösterecek ve bu yolda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaktır.
Günleriniz mutlu ve başarılarla dolu olsun sevgili okuyucularımız..."
* * *
Tay Yayınları henüz ikinci serisi olan (ve ilk kez 1962'de Tay'dan önceki en büyük çizgiroman yayıncısı olan Ceylan Yayınları'nın kısa bir dönem çıkardığı) 'Zagor'u yayınlamaya başlamadan belirlenen bu yayınevi ismi ve logo, Tay Yayınları'nı okurlarının gözünde daha belirgin ve özel bir konuma taşımıştı..
Tay'ın yeni logosunda kırmızı zemin üzerinde, arka ayaklarının üstünde şaha kalkmış beyaz bir at figürü yer alıyordu..
At (daha doğrusu, Tay Yayınları'na göre, 'tay') figürlü kırmızı zeminin hemen üst kısmında ise mavi şerit içinde sarı renkli 3 adet süsleme deseni bulunmaktaydı..
Ve Tay Yayınları'nın 1970'in sonuna doğru 'Zagor' sayılarından birinde yaptığı açıklamaya göre, bu logo ve isim, yayınevinin tüm serilerini fanatiklik düzeyinde takip eden bir okuyucu tarafından önerilmişti..
Ve Tay'ın sahibi Sezen Bey, okurlardan gelen pek çok benzeri önerinin arasından, kırmızı zemin üzerinde şaha kalkmış olan bu beyaz at figürünü beğenmiş ve seçmişti..
Peki, gerçekte durum böyle miydi?..
Yani gerçekten de Tay Yayınları'nın meşhur logosunu bir okuyucu mu önermişti?..
İstanbul'da iken tanıştığım Sezen Bey bu konuda ısrarlıydı ve iddiasına göre, logo bir okuyucusu tarafından teklif olarak kendisine sunulmuştu..
Ancak açıkcası ben, çizgiroman tarihine meraklı ve bu konuda ansiklopedi yazmış biri olarak işin bu kısmıyla pek ilgili değilim.. Sezen Bey öyle diyorsa, öyledir, der geçerim..
Benim ilgilendiğim ve yıllardır, "Darkwood Sakinleri'nin yayınına bir daha başlarsam, onun sayfalarında yazarım," diyerek ertelediğim konu başka.. (Bilmeyenler için not: 'Darkwood Sakinleri Çizgiroman Kültürü Dergisi', benim 1994-2002 yılları arasında yayınladığım ve Yayın Yönetmenliği'ni üstlendiğim periyodsuz çıkan ve ismiyle musemma bir dergidir..)
Çünkü Tay Yayınları'nın 4 Mayıs 1970'te ilk kez kullandığı ünlü logosu, aslında çalıntı bir logodur..
Umarım ülkemizin varolan ve varolacak 'çizgiroman kültürü' heybesine önemli katkılar sağlamış biri olarak, bu tarihi gerçeğin ifşasını kendi dergim olan 'Darkwood Sakinleri'nde yayınlamayı hayal ederek yıllardır saklamamı mazur görür ve yarınki yazımda detaylarıyla anlatacağım ve resmen belgeleyeceğim bu 'çalıntılama' olayına ilgi gösterirsiniz..

***
Sonuçta Mavi Didim okurlarının ancak kısıtlı bir kısmı 'Dokuzuncu Sanat Çizgiroman' ile haşır neşir olduğundan ve ilgi beslediğinden, son yazımla ilgili henüz yeterince geri dönüş alamadım..
Ancak yine de dünkü yazım ve içeriği gerek İstanbul'da olup da yazılarımı takip eden, gerekse diğer illerde yaşayan bazı çizgiroman severler arasında adeta infial yarattı..
Bazı arkadaşlar okuduklarına inanamadıklarını söylediler ve (aralarında o yönümü bilenler olduğu için) şaka yaptığımı sananlar bile çıktı..
Ama bu ne bir şaka, ne de ona benzer birşey..
Tay Yayınları'nın ilk kez haftalık periyodlu 'Tom Braks' serisinin 4 Mayıs 1970 tarihli 47. sayısında kullandığı logo çalıntı bir logodur..
Gerçi logo, Tay adına kullanılmadan önce bir miktar tadilata da uğramıştır, ancak yazımın içinde kullanılan görsel malzemelerden de anlayacağınız gibi ortada bir 'fikir hırsızlığı' mevcuttur..
Yıllar yılı Tay Yayınları'nın sahipliğini üstlenen Sezen Bey'in veya yayınevi yetkililerinin bu durumdan ne kadar haberdar ve bu çalıntılama ile ne kadar ilgili olduklarını elbette ki bilemiyorum..
Belki de bu çalıntılamanın tüm vebali logoyu yıllar önce Tay'a öneren okura aittir..
Bu tespiti ve 'enselemeyi' yaklaşık 5 sene önce, Didim'e yerleştikten hemen sonra yapmıştım..
Yazımın içinde gördüğünüz ve Tay Yayınları'nın logosunun neredeyse tıpkısının aynısı olan logo, Fransa'nın kuzeybatısındaki Normandiya bölgesinde yer alan, Saint-Lô adlı bir kasabanın bayrağıdır ve yüzyıllardır bu kasabada dalgalanmaktadır.. (Saint-Lô'nun armasını ve Tay'ın logosunu birlikte incelerseniz; Tay'ın, XV. yüzyıldan kalma Saint-Lô armasında bazı ufak oynamalar yaptığını ayırt edebilirsiniz. Mesela Tay, logosunu şekillendirirken atın boynuzunu ve arka ayaklarını rötuşlamış.. Ancak hem armanın şeklini, hem de renk kombinasyonu ile mavi zemin üstündeki sarı desenleri aynen almış.. Hoş, aslında bu detayla ilgili zamanında kendi kendime minik bir yanıltmaca oyunu da oynamıştım, şimdi hatırladım. Yazıdığım 'Çizgiroman Ansiklopesi'ni 2003'te tamamlarken, Tay Yayınları maddesinde, Tay'ın logosu öyle olmadığı halde 'tekboynuzlu at figürü' demiştim.. Hiçbir 'çokbilmiş çizgiroman sever' de çıkıp, "Yahu Tay'ın logosundaki at, tekboyznuzlu değil ki, bu nereden çıktı şimdi," diye sormamıştı.. Halbuki ben biri yakalar da sorar ve ben de bu keşfimi 'ukalaca' ifşa etme fırsatı bulurum diye umuyordum.. Herhalde tüm 'çokbilmişler' ıskalamış..)
'Asteriks' okuyanlar çok iyi bilir, bu bölge tarihte Galya ismiyle anılmaktadır.. (Dileyen meraklı okurlar internetteki http://fr.wikipedia.org/wiki/Saint-L%C3%B4 linkinden sevimli Saint-Lô kasabası hakkında daha fazla bilgiye de ulaşabilirler..
22 yıl boyunca Fransa tahtında kalan Kral 11. Louis tarafından çizdirilen ve krala olan bağlılıklarından dolayı Saint-Lô'ya armağan edilen (ve 1970 yılında Tay Yayınları'nın logo seçtiği) bu arma ve üzerindeki 'boynuzlu at' figürü, XV. yüzyıldan beri kasabanın sembolü durumundadır..
Aynı zamanda bir 'hanedan arması' da olan bu sembol, aslında Saint Mary, yani Meryem Ana'nın saflığını temsil etmektedir..
Bundan dolayı da Saint-Lô'da kentin çeşitli yerlerine yapılmış boynuzlu at heykelleri öne çıkmaktadır..
Bildiğiniz gibi, tekboynuzlu at mitolojik bir semboldür.. Genelde bembeyaz rengi olan bu atın kafasının ortasından düz bir kemik-boynuz çıkar..
Mitolojide tekboynuzluların saf ve masum olduğuna, kanını içen kişiyi ölümsüz kıldığına, ancak yine bu nedenle onları öldürmenin kişiye lanet getireceğine inanılan efsanevi bir hayvandır.. Üstelik mitolojiye göre, tekboynuzlular sadece ve sadece bakire kızlara yaklaşırlar ve yakalanmaları da ancak bu şekilde tuzak kurulmasıyla mümkündür..
Latince ismi olan Unicorn, 'bir-tek' anlamına gelen 'uni' ve 'boynuz' anlamına gelen 'cornus' sözcüklerinden türemiştir..
Günümüz dünyasında hemen herkes tekboynuzların gerçekte yaşamadığını bilse de, gerek İlkel Çağ'da, gerekse Orta Çağ'da yaşayan insanlar 'unicornların' yaşadığına inanmaktaydı..
Mesela M.Ö. V. yüzyılda yaşamış bir Yunan filozofunun yazdığı kitapta, tekboynuzluların vatanının Hindistan olduğu iddia edilmiştir.. Ayrıca İncil'de dahi tekboynuzlu atlardan bahsedildiği söylenmektedir..
İşte Saint-Lô da, krala bağlılığından dolayı mitolojideki bu efsanevi at figürünü, kentin sembolü olarak almıştır..
Ancak bu sembol anlaşılan kente pek uğur getirmemiştir..
Zira tarih boyunca Saint-Lô önemli bir ticaret merkezi konumunda olmuştur.. Bu nedenle de tarih boyunca başta İngilizler tarafından olmak üzere pek çok istilaya uğramıştır..
Saint-Lô; önce vikingler ve sonra da efsanevi İngiliz Kralı 1. Şarlman'ın saldırısına maruz kalmış ve Fransa-İngiltere arasında yapılan 100 Yıl Savaşları'nın en ateşli günlerine de kısmen de olsa ev sahipliği yapmıştır..
İkinci Dünya Savaşı esnasında, 6-7 Haziran 1944'te ağır bir bombardıman geçiren ve adeta yerle bir olan Saint-Lô kasabasının o tarihteki nüfusu 6.000'e kadar düşmüştür.. Alman 'panzerlerinden' Rommel'in yolu da bir ara Saint-Lô'dan geçmiştir..
Kaldı ki, ünlü Normandiya Çıkartması da kasabanın hemen ensesinin dibinde cereyan etmiştir..
Bu dev savaşın ardından tamamen yıkılan kent 1950'lerden itibaren yeniden kurulmuş ve inşa edilmiştir..
* * *
Peki, "20-25.000 nüfuslu Saint-Lô kasabasının yüzyıllardır kullandığı flama/bayrak nasıl olmuş da Tay Yayınları'nın logosu olmuş," diyeceksiniz..
Hemen aktarayım, zira yaptığım araştırmalar neticesinde bu soru için şöyle bir çözümleme yapısı ortaya çıktı..
Tay Yayınları henüz beyaz atlı logoya sahiplenmeden 5 yıl kadar önce, 1966'da Fransa'da Saint-Lô kasabasının tarihsel önemini öne çıkartan bir pul serisi basılmış..
Bu pul serisine ait henüz görsel bir ipucu bulamadım, yani pulların fotoğrafları elimde yok..
Ancak internette bulduğum bir sitede, Saint-Lô kasabasına ithaf edilen bu pul serisinden bahsediliyor..
Bu pul serisi ve dolayısıyla bu arma, 1970 yılında ya Tay Yayınlarının, ya da logoyu onlara öneren okurun eline geçmiş anlaşılan..
Nasıl olsa kimse bu pul serisinden ve Avrupa'nın göbeğindeki o zaman için 10.000 nüfuslu bu kasabanın armasından haberdar olamazdı.. Ta ki 2000'lerin başında bayrak, flama ve arma konusunda amatörce uğraşarak koleksiyon yapan bana denk gelinceye kadar..
Eğer pul koleksiyonerliğiyle uğraşan birileri çıkar da, Saint-Lô'nun hanedan armasının (ve tabii Tay Yayınları'nın logosunun) pullara basılmış versiyonlarını da bize bulur yollarsa çok sevinirim..
İşte Tay Yayınları'nın Xv. yüzyıldan günümüze uzanan ünlü logosunun arka planının hikayesi...

Hakan Alpin
Kaynak - Mavi Didim

Türk Fantazya Birliği'nden - Kule Sakinleri

Site Adı: Kule Sakinleri Rol Yapma ve Strateji Oyunları Topluluğu

Sitenin Adresi: http://www.kulesakinleri.org

Sitenin Kuruluş Tarihi: 01.06.2008Sitenin Tanıtımı: Kule Sakinleri, İzmir'de kurulmuş bir rol yapma oyunları topluluğudur. Bu topluluk rol yapma oyunlarının yanısıra Warhammer, Magic the Gathering ve benzeri hobilere sahip oyuncuları da bünyesinde barındıran, ticari amaç gütmeyen bir oluşumdur.
Topluluğumuzun Bornova'daki mekanında tek oturumluk veya uzun süreli rol yapma oyunları oynuyor, rol yapma oyunları tanıtım günleri, canlandırmalı rol yapma oyunları organizasyonları (LARP), Warhammer ve Magic The Gathering turnuvaları gibi aktiviteler düzenliyoruz. Topluluğumuzla ilgili daha fazla bilgiyi SSS sayfamızda ve forumumuzda bulabilirsiniz.
Eğer siz de bu topluluğun bir parçası olmak istiyorsanız lütfen "hermes@kulesakinleri.org" adresinden bize ulaşın.

Sitenin Amacı: İzmir'de benzer ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışarak hobimizi birarada ve daha kaliteli bir şekilde devam ettirmek. Ayrıca, sahip olduğumuz üye potansiyelini yaratım ve üretime teşvik ederek, Türkçe fantastik ve bilim kurgu alanında ürünler ortaya çıkarmak.

Hollywood'un En Pahalı Kahramanı

Pek çok çizgi kahramanı beyazperdeye aktaran Hollywood yapımcıları, sonunda gözlerini yeryüzündeki en popüler, fakat aynı zamanda da uyarlanması en masraflı karaktere diktiler.

Ali Murat GÜVEN'in haberi
Özgün senaryo üretiminde yaşanan büyük tıkanıklık nedeniyle, özellikle son çeyrek yüzyıl boyunca çizgi roman dünyasını hallaç pamuğu gibi atarak bu külliyata ait irili ufaklı pek çok kahramanı ardarda beyazperdeye aktaran Hollywood yapımcıları, sonunda gözlerini yeryüzündeki en popüler, fakat aynı zamanda da uyarlanması en masraflı karaktere diktiler.
Görsel bir şölen hedefleniyor
Amerikalı çizgi roman yazarı Lee Falk’ın ilk serüvenini 1934’de kaleme aldığı “Sihirbazlar Kralı Mandrake”, hayranlarıyla tanışmasının 75’inci yılında, daha önce yapılan bir kaç önemsiz deneme göz ardı edilirse, ilk kez yüksek bütçeli bir sinema filmine dönüştürülüyor. Yönetmenliğini Amerikalı sinemacı Mimi Leder’in üstlendiği film, baş kahramanının sıradışı yetenekleri ve dünyanın dört bir köşesinde yaşadığı fantastik serüvenleri günümüzün dijital teknolojileri eşliğinde beyazperdeye aktaracak görsel bir şölen olarak tasarlandı.
“Acil Servis” (Emergency Room), “Kayıp” (Vanished), “Batı Kanadı” (West Wing) gibi başarılı televizyon dizilerindeki yapımcı ve yönetmenlikleriyle tanınan Leder, 1998 yılında, o dönemin özel efekt açısından en iddialı yapımlarından “Derin Darbe” (Deep Impact) ile bilim-kurgu sinemasına olan yatkınlığını ortaya koymuştu. 1952-New York doğumlu bayan yönetmenin ağırlıklı olarak TV dizilerinden oluşan filmografisinde 1997 yapımı “Arabulucu” (The Peacemaker) gibi ses getirmiş diğer bazı sinema filmleri de dikkati çekerken, kendisi son olarak, halen ülkemiz sinemalarında gösterimi süren Morgan Freeman ve Antonio Banderas’lı “Son Oyun” (Thick as Thieves) adlı bir serüven kurdelasına imza attı.

Filmde ayrıca ABD’nin en ünlü güreşçilerinden biri olup 2007 yılındaki jübilesine kadar pek çok madalya ve şampiyonluk kazanan Randy Duane Couture da Mandrake’nin suçlularla savaşmak üzere kurulmuş Inter-Intel adlı gizli örgütteki yakın arkadaşı Jed’i canlandırıyor.
“Sihirbazlar Kralı Mandrake”nin 4 kişilik bir yazar ekibi tarafından hazırlanan senaryosu, Falk’ın orijinal yapıtındaki ana karakterler ve aynı olay örgüsü üzerine kuruldu. Ian Jeffers, Joshua Oppenheimer, Thomas Dean Donnely ve senaryoya son şeklini veren Kevin Bernhardt’ın yer aldığı bu ekibin, öykünün temel gelişim noktalarına büyük ölçüde sadık kalmakla birlikte, onu 1940’ların ABD’sinden alıp günümüzün dünyasına taşımayı daha uygun buldukları söyleniyor.
Baldwin Entertainment Group ve Hyde Park Entertainment adlı şirketler tarafından ortaklaşa çekilen film, 2010 yılı yaz aylarında gösterime çıkacak.

* * *

Yeşilçam, onu da herkesten önce uyarlamıştı!

Devamı - Haber7.com

27 Nisan 2009 Pazartesi

Ben Çizgi Roman Okuruyum 22

Merhaba,
Adım Efe Karadağlı. 20 yaşındayım ve İzmir'de görsel iletişim tasarımı okumaktayım.Çocukluğumdan beri çizgiroman okumadan duramıyorum ve umarım birgün çizgilerimle bu piyasaya katkıda bulanacağım :) Çizgiroman en rahat odamda okunuyor açıkcası :)

"Şirinler'in Şapkası Eskişehir'indir"

Saadet KEFAL/ESKİŞEHİR, (DHA)

ESKİŞEHİR Turizm ve Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Tekeli, dünyaca ünlü çizgi roman kahramanları Şirinler'deki minik karakterlerin başlarında bulunan şapkaların Frig şapkası olduğunu söyleyerek, “Bu şapka Anadolu'nundur, Eskişehir'indir, bizimdir” dedi.
Porsuk Bulvarı Migros mağazası önünde bir grup dernek üyesi ile birlikte basın açıklaması yapan Mustafa Tekeli, Frig kültürünün Anadolu kaynaklı dünyayı en çok etkilen kültür olduğunu belirtti. Frig şapkasının da dünyada özgürlük ve bağımsızlık şapkası olarak tanındığını kaydeden Tekeli, bu şapkanın ünlü çizgi roman kahramanları Şirinler'in de taktığını söyledi.

Şirinlerin yanı sıra Frig şapkasının 1789 Fransız Devrimi'nde devrimcilerin mücadelelerine de simge olarak seçtiklerini ifade eden Eskişehir Turizm ve Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Tekeli şöyle konuştu: “Frig kültürü, antik dönemin Anadolu kaynaklı olan ve dünyayı en çok etkileyen kültürdür. Kral Midas, Altın Dokunuş Efsanesi, Pan Flüt, Şifalı Sular ve dünyanın özgürlük ve bağımsızlık simgesi olarak kabul ettiği Frig şapkası, Anadolu'nun ve Eskişehir'imizindir. Frig şapkası Fransız Devrimi'nde devrimcilerin simgesidir. Frig şapkası Venezuela, Küba, Paraguay, Uruguay, Meksika, Arjantin, El Salvador, Kolombiya, Haiti, Bolivya ve Nikaragua'nın ulusal, New York ile New Jersey'in amlemindeki simgelerdir. Frig şapkası ABD ordu ve ABD Senato amblemlerindeki simgelerdendir. ABD, Fransa ve birçok Güney Amerika ülkesi Frig şapkasını paralarında kullanmıştır. Frig şapkası dünyada çok sayıda bitkilere, dağlara ve tepelere ismini vermiştir. Dünyaca ünlü çizgi roman Şirinler’in şapkası Frigya şapkasıdır ve Anadolu'nundur, Eskişehir’indir, bizimdir. Frig şapkası dünya bilim, sanat ve sosyal yaşamında Türkiye ve Eskişehir hariç hep hayatın içindedir.

Dernek Başkanı Mustafa Tekeli, bir heykel kenti olan Eskişehir'de Frig şapkası ile ilgili heykelin olmamasın ve belediyelerin, üniversitelerin, sanat, arkeoloji, tarih ile turizm uzmanlarının bu konuyu hiç gündeme getirmemiş olmalarını üzüntü ile karşıladığını söyledi.Frigya uygarlığı

FRİGLER,

Ege Göçleri ile Anadolu'ya gelen Balkan kökenli boylardan biri. Siyasi bir topluluk olarak ilk defa M.Ö. 750 yılından sonra ortaya çıktılar. Midas döneminde ise (MÖ 725- 695/675) bütün Orta ve Güneydoğu Anadolu'ya egemen, güçlü bir krallık düzeyine ulaştılar. Hint- Avrupa kökenli oldukları halde kısa bir süre içinde Anadolululaşıp bir yandan Helen, diğer yandan Geç Hitit etkileri altında kalmış olmakla birlikte özgün ve Anadolulu bir kültür oluşturdular. Friglerin maden ve ağaç işçiliğinde, dokumacılıkta üretikleri eserler, Helen piyasasında beğeni kazanmış ve Helenli ustalar tarafından taklit edildi. Makara kulplu bronz tabaklar ve bronz kazanlar; dönemin teknolojik bir başarısı olan altın, gümüş ve bronzlardan yaylı çengelli iğneler (fibulalar); değerli madenlerden giysi kemerleri, tokalar ve zengin bezemeli tekstil ürünleri; geometrik desenlerle süslü mobilya eşyası bunlar arasındadır. Frigler, Helenlere ayrıca müzik alanında da esinlenme kaynağı olmuşlardır. Başlangıçta Eskişehir, Afyon, Ankara ve Sakarya vadilerini içine alan bir bölgede yerleşen Frigler, sonraları Kütahya'dan Kızılırmak'a, Ankara'dan Denizli'ye dek olan bölgede güçlü bir uygarlık oluşturmuşlardır. Frigler Eskişehir sınırlarında Gordion (Yassıhöyük), Pessinus (Ballıhisar), Dorylaion (Eskişehir kent merkezi) ve Midas'ı (Yazılıkaya) uzun yıllar yerleşim yeri olarak kullandı.

En Popüler Diktatör: Hitler!

Adolf Hitler'in dünya tarihinin en soğukkanlı diktatörlerinden biri olarak övülecek bir yanı yok. Ne var ki buna rağmen sinemadan tasarıma bir pop kültür figürüne dönüştü. Time Dergisi'nin 100 yılın en önemli insanları arasında Gandhi, Albert Einstein, Martin Luther King gibi isimlerle birlikte yer verdiği Hitler, öyle ya da böyle çok popüler!

2005 senesinde Hitler'in otobiyografisi 'Kavgam' yayınlandığında ortalık karışmıştı. Zira kendinden olmayanı dışarıda görme, 'yabancı'lığa tahammül edememe halinin sosyal hayata yansımasının biricik kahramanı Hitler'in kendini anlattığı kitabı, çok satmış; kitapçılarda 'en çok satanlar' bölümünden uzun süre düşmemiş ve hatta 'korsan tezgahları'nın da ön sıralarında yer almıştı. O dönemde eksik ya da yeterli olmasa da Hitler'in neden bu kadar okunduğu tartışmaları da uzun uzun yapılmıştı. 2009 Nisan ayı itibarıyla dünya tarihinin bu acımasız diktatörünü konu ediş sebebimiz Hitler'in nasıl bir popüler kültür figürü olduğuna dair son dönemde gelen haberler. Doğumunun 120. (20 Nisan 1889) ve ölümünün de 64. (30 Nisan 1945) yılında, bir popüler kültür öğesi olarak Adolf Hitler'e göz atıyoruz...

İLK KOMEDİ FİLMİNİ BİR YAHUDİ ÇEKTİ

Adolf Hitler, farklı bakış açılarıyla birçok kez kitaplara konu, film senaryolarına kaynak oldu. Hitler'in 24 saatini anlatan ve Cannes'da ödül kazanan 'Molokh' gibi deneysel yapımlardan Charlie Chaplin ve Menno Meyjes'e kadar birçok sinemacı onun hayatını konu edindi. Ne var ki Hitler'in bir popüler kültür ikonu olabileceği, 2005 senesinden vizyona giren İsviçreli Yahudi yönetmen Dani Levy'nin 'Führer'im: Adolf Hitler Hakkında Gerçekten En Gerçek Gerçekler' isimli komedi filmi ile netlik kazandı. Zira bu filmle Almanların Hitler'e gülmeyi öğrendiği yazılıp çizildi. Yönetmen filmde 'komik' bir Hitler portresi çizerek tabuları yıkmak istediğini söyledi. Zira Hitler gülünmeyecek gibi de değildi; babasına bir türlü yaranamadığı için depresyona giren, uyuşturucu kullanan ve hatta yatağını ıslatan Hitler'in ne bıyığının kesilmediği kalıyordu ne de sahne korkusu yaşamadığı. BBC gibi yerlerde çıkan haberlere göre yerel Yahudi gruplar bile filme güldüklerini anlatmıştı. Bir başka örnekse bundan 3 yıl önce Alman Rudolph Herzog'un Hitler fıkralarından oluşan bir kitap yayınlamasıydı. Ona göre her iki tarafta da yeni jenerasyon, yaşananlara farklı ve mesafeli bir açıdan bakabiliyordu.

Adolf hakkında yazılmış kitap ve çekilmiş filmler bir yana, onu popüler kültüre kaynaştıran en önemli adımlar çizgi filmler ve çizgi romanlar oldu şüphesiz. Disney'in ünlü karakterleri Bugs Bunny ve Donald Duck'ın Hitler olarak göründüğü bölümlerden televizyon tarihinin en sevilen iki çizgi dizisi The Simpsons ve South Park'a ünlü çizgi dizilerde de Hitler figürü resmedildi. Tabii o çizgi dizilerin kendilerine özgü espri anlayışlarıyla...

GÜLÜYORUZ AĞLANACAK HALİMİZE

Bütün bunlar bir yana ama işin bir de gerçekçi boyutu var ki; kendinden olmayanı tanımama, insan haklarını ihlal etme ve ırkçılık konularında yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlar hiç de güldürecek türden değil. Son olarak Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı'nın 27 Avrupa Birliği ülkesinde yaptığı göçmen ve etnik azınlıklar araştırmasında çıkan sonuç; ankete katılan göçmen ve etnik azınlıkların yüzde 12'sinin geçen yıl içinde en az bir kere ırkçı eylemlere hedef olduğu. Üstelik işin bir diğer yanıysa saldırıya maruz kalanların yüzde 80'lik bölümü bu durumu gerekli mercilere bildirmiyor. Bu sonuca göre, manzaranın görünen ve kayda geçenden çok daha karanlık olduğu anlaşılıyor.

Obama Hitler'i döver!Marvel çizgi romanı Örümcek Adam'a 6 hikayelik bir bölümde eşlik eden, rakibi McCaine ile hayatları ayrı ayrı romanlarda çizgilere konu olan ve son olarak da Devil Duo Yayınevi'nin açıklamasına göre 'Barack The Barbarian' yani Barbar Barack isimli bir çizgi roman serisinde başkahraman olan Obama da Hitler konusunda payına düşeni aldı! Zira geçen haftalarda Fox News Radio kanalında programcı olan Tom Sullivan ilginç bir telefon aldı. Dinleyici; Obama'nın hitabet tarzının Hitler'e çok benzediği yorumunu yaptı. Sullivan da Obama ve Hitler'in halka hitap ettikleri konuşmalarını arka arkaya yayınladı ve benzerliğe katıldığını açıkladı. Ona göre her ikisi de hitap ederken; insanları gaza getirecek, harekete geçirecek etkili bir konuşma tarzına sahipti. Bunun üzerine programı bir zenci dinleyici aradı ve teessüflerini bildirdi. Fotoğraftaki Obama-Hitler çizgi roman kapağı tasarımıysa, fotoğraf paylaşım sitesi Flickr'da bir kullanıcının Amerika'nın ünlü süper kahramanı Captain America yerine Barack Obama'yı koyup, bu iki lideri karşı karşıya getirişinin fotoğrafı.

Kaynak - Akşam

Eminem "The Punisher" Oldu!

Eminem, XXL dergisinin yeni sayısı için farklı pozlarla objektiflerin karşısına geçti. Eminem, dergiye verdiği özel pozlarda Marvel Comics'in ünlü çizgi roman karakteri "The Punisher" görünümüyle karşımıza çıkıyor.

Dergi kapaklarında görmeye alışık olmadığımız Eminem, bu sefer farklı fotoğrafları ve uzun bir röportajla hayranlarının karşısında. Dergiye verdiği röportajda T.I. ve new Lil Wayne'in yeni albümlerini beğendiğini söyleyen Eminem, tam da hip hop'un düşüşe geçtiğini düşündüğünde bu iki sanatının albümü sayesinde umutlarının tekrar yükseldiğini belirtiyor. Özel hayatıyla ilgili soruları da yanıtlayan Eminem, uyuşturucu sorununun üstesinden nasıl geldiğini de okurlara anlatıyor. Proof'un ölümü hakkında "O, D12'in her şeyiydi. Sadece grup değildi; daha fazlasıydı, her şeydi benim için." diyor.
Eminem'in "Relapse" albümü 19 Mayıs'ta çıkıyor. Eminem, yeni albümüyle birlikte “Eminem/Punisher: Kill You” ismini taşıyan ve Marvel Comics ortaklığıyla hazırlanan bir çizgi romanda karşımıza çıkacak.

Kaynak - Mtv

26 Nisan 2009 Pazar

İhsan Oktay Anar Çizgi Roman`da

İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü, yazar İhsan Oktay Anar okurlarını “tarih kadar hayal, rüya kadar gerçek” başlıklı sempozyumda ağırlıyor.
Akademisyen, eleştirmen, yazar ve sinemacıların Anar’ın yapıtlarını farklı yönleriyle yorumlayacağı etkinliklerde sergi objeleri, animasyonlar, video-art çalışmaları, dinletiler ve doğaçlama oyunlar da katılımcıları bekliyor.
Sempozyum 25 Nisan Cumartesi günü santralistanbul’da gerçekleşecek. Bezmârâ’nın açılış dinletisinin ardından Murat Belge ve Ahmet İnam’ın konuşmalarıyla başlayacak sempozyumda; Elif Şafak ve Gürsel Korat, İhsan Oktay Anar’ın edebiyatını romancı gözüyle ele alacaklar. Handan İnci, Alâatin Karaca, Asuman Kafaoğlu-Büke, Akın Tek, Berat Açıl, Selma Altıntaş, Ömer Türkeş ve Semih Gümüş ise, Anar’ın yapıtlarını çeşitli yönleriyle değerlendirecekler. Paralel oturumların devamında, Temuçin Tüzecan “denizcilik”, Ersu Pekin “müzik” ve Haluk Örs “mekanik” alanlarında, yazarın Suskunlar, Amat ve Kitab-ül Hiyel eserlerini yorumlayacaklar. Etkinlikte; İlban Ertem, Puslu Kıtalar Atlası’nı çizgi roman olarak yeniden oluşturma çalışmalarını, Turgut Berkes bu romanı İngilizce’ye çevirme sürecini ve Zeynep Avcı ise Efrasiyab’ın Hikayaleri’ni oyunlaştırırken yaşadıklarını paylaşacak. Ezel Akay, Mustafa Altıoklar ve Derviş Zaim, Anar’ın romanlarının sinemaya uyarlanması üzerine konuşacaklar. Etkinlik mekanındaki sergi alanında; Kitab-ül Hiyel’deki üç makinanın maketi, Suskunlar’daki müzik aletleri, roman kahramanlarının oyuncak modelleri, Amat kalyonunun rotasını ve kahramanların güzergâhlarını gösteren kolajlar ve Metin Üstündağ’ın küratörlüğünde, usta çizerler tarafından hazırlanan, yirmi beş roman karakterinin insan boyutundaki kopyaları da sergilenecek. Etkinlikler, ilgilenen herkesin katılımına açık olacak

Kaynak - Haber34

Ç.R.O.P Anlattı, Oynadı, Çizdi. Biz Dinledik, Seyrettik, Baktık!

24 Nisan İlköğretim okullarına tatildi. Oğlum Lise'ye gidiyor diye tatil yapamıyor öyle mi? Mümkün değil kıyamam! Baktım ki Ç.R.O.P'taki haberlerde, Ikea D&R'da özel bir gösteri var. Benim de öğlene kadar işim bitti. Aradım oğlumu okuldan. "Var mısın D&R'a gidelim senle evlat? Geleyim kaçırayım seni okuldan!" dedim. Çocuk nasıl akıllı ve soğukkanlı. Durdu, düşündü biraz, annesi gibi hap deli hop deli hiç değil ki! "Hımm! Olabilir anne." dedi. "Zaten arkadaşlarımın çoğu okula gelmedi." "Tamam!Tam yarımda kapıda ol ozaman." dedim. "Tamam!" dedi. Anlaştık. Hep arkadaşlarıyla mı kaçacak okuldan, bir gün de annesiyle kaçsın öyle değil mi?

Ç.R.O.P Çizgi Roman Okurları Platformu adında bir blog. Benim sevdiğim bloglardan.
Filiz Tosyalı huzur veren sesiyle, nasıl tatlı tatlı anlatıyor bu masalı. Ümit Kireççi seyircilerin gözlerinde canlandırıyor, inanılmayacak sihir gösterileriyle hem de. Rıdvan Şoray üzerinde R harfli tişörtüyle, sanki Süperman'in bir nevi ressam versiyonu, nasıl hızlı ve şahane çiziyor her bir tipi. Görmeden anlatılacak yada inanılacak gibi değil vallahi bu üçlü!
Çocuklar ve büyükler, herbirimiz, kah şaşırdık, kah güldük, kah hüzünlendik, kah kahkaha attık bu gösteride. Memleketimin bu anlatan, oynayan, çizen, okuyan idealist insanlarını çok önemsiyorum. Televizyon, sinema, basın ne yazık kı çocuklarımızı çok ihmal ediyor. Bu kardeşler ise farkındalar mı bilmiyorum ama çocuklara bu yaştan verilecek en güzel dersleri veriyorlar. Yazan,çizen, paylaşan insanlar onlar! Çok mühim işler yapıyorlar!...
Yazı - Vildan Ceyhan
Yazının Tamamı - Hayal Kahvem
Paylaşım - Aşkın Güngör

25 Nisan 2009 Cumartesi

Ben Çizgi Roman Okuruyum 21

Merhaba ÇROP,

Acenteler Toplantısı dönüşü havaalanında beklerken, "Gırgır"dergisini okuyordum. Yanımdaki acente arkadaşıma mizah dergisi yada çizgi roman okuyup okumadığını sordum. Okumadığını söyledi. "Eskiden çok okumak isterdim, evdekiler izin vermezdi. Sonra da okumaya okumaya sanırım alışamadım gitti" dedi.
Sonra Çılgın Bediş'i konuştuk. Hani Özden Öğrük çizerdi ya Gırgır dergisinde. Bizim zamanımızın en aykırı kızıydı. Belki de biz Gırgır okuyanlar, ondan görüp odamızın duvarlarına poster asmaya başlamıştık. Daha dikbaşlıydık da hakkımızı arardık. Anlatmalıydık ailelere çizgi romanlara ihtiyacımız olduğunu. Her yaşta hem de!
Çizgi romanların ve mizah dergilerinin fena bir şey olmadığını anlatıyorsunuz ya siz ÇROP, galiba ondan seviyorum sizi ben:)
Arkadaşıma verdim Gırgır dergisini ve anlattım sizi. "Bir fotoğraf gönder ÇROP'a benden, artık çizgi roman okumaya başlıyorum ben!" dedi. Fotografını çektim. Gönderiyorum ekte... Elçiye zeval olmaz di mi:)
Fatma Yavuz
Kadıköy'de sigortacılık yapıyor.
Nihat'la evli
İnanç (29), Mert (22) in annesi.

Sevgiler,
Vildan Ceyhan
(Gayrı resmi Çizgi Roman elçisi)

24 Nisan 2009 Cuma

Ben Çizgi Roman Okuruyum 20

Puzzle Çocuk Evi çocukları "biz de çizgi roman okuruyuz" demiş ve çeşitli pozlar vermek istemişler. Ancaaakkkk sadece iki fotoğraf çektirilebilmiş :) eh, okurlarımızın yaşları 2-6 arası olacağı bu...
İlk Fotoğraf:
Çocuk evinin içinde yer alan kaydırağın tepesi sevgili Helin'in (5) okuma yeri olmuş. İşte elinde Spider-Man ve kaydırak yolunu tıkayan Helin. Sağda görünen el muhtemelen şu sesin çıktığı ağzın sahibine ait "kızım kaysana bak arkanda kardeş var, hem orada okunmaz ki?"... Okunur! Çizgi Roman her yerde okunur!
İşte son fotoğraf:
Alp (2.5), doğrusunu öğrenmiş ve bankta çizgi roman okumaya karar vermiş... Ama galiba sadece oturacağı yer olayını çözmüş. Ha, bir de Spider-Man'i çözmüş kapağı koparmış :) Ah be Alp, Green Goblin, Kingpin, Elektro, Vultur'un başaramadığını başarıp ikiye ayırmışsın Örümcek Adam'ı :O) Yazık olmuş kahraman yazııııııkkkk... Ha bir de diğer çocuklara. Kapak ayrılınca fotoğraf işi de iki fotoğrafta kalmış. Kısmet.
Puzzle Çocuk:
Mecidiyeköy Mah. Eski Osmanlı Sok. No:40 K:1 Mecidiyeköy Şişli / Istanbul
Tel: 212 212 29 57 - Faks: 212 212 29 58

Hz. Muhammet Karikatürleri Sokaklarda


Foto - Rıdvan Şoray, Mecidiyeköy
Danimarka'da patlak veren ve infiallere neden olan ve halen özürler beklenen Hz. Muhammed karikatürlerine yanıt İstanbul sokaklarından geldi. Uyuşmazlığa infial yerine sanatsal eserlerle karşılık vermeyi tercih eden daha medeni, aklı selim kişiler "Kutlu Doğum Haftası"nda "Efendimiz'in Gösterdiği Ufuk Çizgisi" adlı karikatür çadırları kurdular.
Karikatürlerin kitapçık olarak dağıtıldığını da eklemek lazım. Koleksiyonuna, arşivine böylesi bir çalışmayı eklemek isteyenlere duyurulur. Eser sahipleri Şafak Tavkul, Ufuk Gürgenç, Ragıp Derin, Cem Kızıltuğ.
Düzenleyen - İnsan Ve Medeniyet Hareketi

Haber - Ümit Kireççi

Ülke TV'de CAFCAF Dergisi konuktu

Bugün 24 Nisan 2009 saat 08.50 civarları. Ülke Tv'de yayınlanan "Ülke'de bu Sabah" programına dergi temsilcisi Asım Gültekin, Cafcaf Mizah dergisinin yayın politikasını ve hedef kitlesini anlattı:
- Dergimiz yabancı değil yerli bir dergidir.
- Uzun zamandır eksikliği hissedilen bizden bir dergidir.
- Değerlerine yabancılaşmadan, kendi kültüründen beslenmektedir.
- "Din" denince rahatsız olmayan bir kesime hitap etmektedir.
- İslam ve mizah uyumludur, "islamda mizah uymaz" düşüncesi yanlıştır.
- Esprilerimizde politik konular da yer almaktadır.
- Espri dozumuz "hakaret" sınırına ulaşmaz.
- Musa Kart'ın Erdoğan ile ilgili çizdiği hayvan benzetmeli kapak hakaret değildi ancak sonrası için aynı şeyi söyleyemem.
- Belli bir muhafazakar kesime hitap ediyoruz.
- En geniş kadro bizde.
- Çoğu genç olmak üzere ustalardan da oluşan bir kadromuz mevcut.
- Muhalefet etmeden de mizah üretilebilir. Birilerinin sesi olmamız gerekmiyor.
- Yine de muhalefet vardır dergimizde ama farklı kesimlerden oluşan kadromuzun hassasiyetlerine dikkat ediliyor.

Özetleyerek Aktaran - Ümit Kireççi

23 Nisan 2009 Perşembe

"ÇROP Çizgi roman Yapalım Atölye"lerine Bekleriz

1 - İstanbul Atölyemiz / 25 Nisan 2009 Cumartesi saat 11.00-16.00

Rıdvan Şoray - Ümit Kireççi ikilisinin yönlendireceği atölye saat 11.00'de Ümit Kireççi'nin sunuculuğuyla başlayacak olan şenlikte öğleden sonra yer alacak. İstanbul'lu çocuk-yetişkin tüm çizgi roman okurlarını bekliyoruz.

2- Ankara Atölyemiz / 26 Nisan 2009 Pazar saat:... Sabahtan Akşama Sahnede olacağız.

Geç onaylamalarla gerçekleştiğinden Devlet Tiyatrosu "Küçük Hanımlar, Küçük Beyler" şenlik programında yazılı olmayan ama içinde yer alan ÇROP Atölyesi İrfan Şahinbaş sahnesinde gerçekleşecek.

Ankara'lı Çizgi Roman Okurları Çocuk Müzesi yetkilisi sayın Necla Ülkü Kuglin'in aşağıdaki yönlendirmesine uyarak bize ulaşabilirler:

"Devlet Tiyatroları Atölye Sahneleri Ankara'nın Yenimahalle tarafından çıkışında, ostim-Macunköy yakınlarında, istanbul E-5 yoluna çok yakın, ATB ve A City Outlet'in hemen arkası.... Şehir planından bakılınca hemen bulunabilir, Arabayla gidiş için en iyi yöntem: Ankara çıkışı- Eskişehir yolu- ODTÜ kavşağından sağa- yukarıdaki tabelayı görene kadar fümdüz-tabela görününce sola-sağa... Yayalar için: Kızılay'dan metro- Macunköy'de inip taksiyle iki dakika...."
Sorusu olan el kaldırsın: croplatform@gmail.com

TRT Çocuk Haber'de "ÇROP Çizgi Roman Atölyesi"


14 Nisan 2009 tarihinde İBBŞT 23 Nisan Şenliği kapsamında gerçekleşen "ÇROP Çizgi Roman Yapalım Atölyesi" TRT Çocuk'ta Haberlere çıktı. Ümit Kireççi ile Erkin Ergin'in yönettiği atölyeye çok sayıda Şehir Tiyatroları Çocuk Birimi görevlisi ve oyuncusunun yardımı ve organizasyonuyla Ş. O. Ahmet Onay İ. Ö. Okulu öğrencileri katıldı.
Atölyemizi yararlı ve önemli bularak haberini hazırlayan sayın Burak Turan'a teşekkürlerimizi sunarız.

AtvAvrupa Kanalında "Çizgi Romanın Perde Arkası" İrdelendi

WBR İstanbul'un yöneticisi Ertan Özyiğit' in hazırlayıp sunduğu Kral ve Ben programına ÇROP üyesi ve yazarı Lila Düşler Tiyatrosu Genel sanat yönetmeni Oyuncu-Yazar-Araştırmacı Ümit Kireççi ile Hoz Comics genel yayın yönetmeni-Sosyal Antropolog Haşim Öz birlikte katıldı. Atv Avrupa kanalında yayınlanan programda "Çizgi Romanın Perde Arkası" irdelendi.
25 Nisan Cumartesi saat 22.00 sıraları yayınlanacak olan programı çizgi roman okuyanların kaçırmaması gerekir (Program tekrarı bir hafta sonra aynı gün veya kendi sitesinde internetten izlenebilir).
Okuldaki sınavlar ve hastalıklar sebebiyle yayına katılamayan Levent Cantek'le, İzmir TÜYAP'ta bulunan sayın Raşit Cavaş'a telefonla ulaşılamadığı programa Eisner Çizgi Roman Ödülü adayı çizer Kutluhan Perker, Çocuk ve Gençlik Edebiyatı araştırmacısı İ.Ü. Mütercim Tercümanlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nejdet Neydim, TUDEM yayınları temsilcisi İsa Aykanat'ın telefonla katılarak oldukça değerli deneyim ve bilgilerini aktardılar.

Ben Çizgi Roman Okuruyum 19

"Resimlerdeki : Selenay Sarıkaya (kızım, 8 yaşında)
Kızım; çizgi roman, karikatür ve kitapları çok seviyor:) her türlü ortamda okumak, hobisi:)) evde, okulda, gezmede, otururken, yatarken:)))"
Muğla'dan gelen fotoğraflar... :)
Fotoğrafları çeken çizgi roman okurlarının pek sevdiği modellerden bir anne: Nazan Sarıkaya (Emekli + Özel Eğitimci) (Yaş 39... Sonrası var mı ki hanımlarda :)

Ben Çizgi Roman Okuruyum 18

"Merhaba,
Yolladığım fotoğraflardaki çizgi roman okuru çocugun adı Can Şenyurt, Can'la beraber gördüğünüz kişi de ben, Murat Yavuz. Fotoğraflar farklı yer ve yıllarda Can'ın babası Fatih Şenyurt tarafindan çekildi."
"Can, 2000 Ankara doğumlu. Şu an Galatasaray İlkokulu 3. sınıf öğrencisi. Martin Mystere, Zagor, Conan, Asterix, Ten Ten daha cok sevdiği çizgi romanlar."
"Ben 39 yaşındayım. (Şimdiki halim Mr. No'ya daha çok benziyor). İstanbul'da oturuyor, Türk Ekonomi Bankası'nda çalışıyorum. Yarışmacı olarak Can'ı kaydetmenizi rica ediyorum."
ÇROP - Hoşgeldin Can... Gelecekten umutluyuz :0)

21 Nisan 2009 Salı

Alaylı oyuncunun kitaplı öğrencileri

Usta oyuncu Halit Akçatepe ve eşi, açtıkları Akçatepe Sanat Merkezi bünyesinde öğrencilere, tiyatro, drama, müzik ve dans eğitimi alma imkanı sağlıyorlar.


Sevilen oyuncu Halit Akçatepe ve eşi Rezzan Akçatepe, eylül ayında Koşuyolu'nda Akçatepe Sanat Merkezi'ni hizmete açtı. Üç katlı bir villada hizmet veren merkezde oyunculuk, drama, müzik ve dans alanında eğitimler veriliyor.
...
Akçatepe Sanat Merkezi nasıl ve ne zaman kuruldu?
Rezzan Akçatepe: Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir eğitim kurumuyuz. Diploma verebilmemiz için gereken prosedürleri tamamlayıp eylül ayında açtık merkezimizi. Halit Bey, ben ve oyuncu arkadaşlarımız teorik ve pratik oyunculuk eğitimleri veriyoruz. Dans, yaratıcı sanatlar (pantomim, çizgi roman) müzik, oyunculuk derslerimiz var. Sadece bir tiyatro stüdyosu değiliz. Bire bir müzik ya da oyunculuğun dersi yapılıyor. Tüm öğretmenlerimizin atamaları İl ve İlçe Milli Eğitim tarafından yapılır. Pedagojik formasyonu ve diploması olmayan hiçbir öğretmen bizde eğitim veremez. Buranın konsepti gerçekten farklı.
...
Yazının Devamı - Akşam

Not - Röportajda bahsi geçen "çizgi roman" dersi "Yaratıcı Sanatlar" adı altında ÇROP üye ve yazarı Ümit Kireççi tarafından verilmektedir.

Türklük ve Türkiyelilik (II)

20. yüzyıl başının ilk çizgi-romanı olan ve Fransız desinatör Joseph Pinchon’un Brötanyalı hizmetçi kız "Becassine"yi yarattığı albümlerden birinde şu porte de yer alır:
O "Becassine" bir vapur güvertesinde başı fesli, sırtı stambulinli, karnı göbekli ve dili riyalı bir zata rastlar ki, bu çok tipik "şarkiyatçı" çehre okuyucuya "Türk" diye takdim edilir.
...
Hadi ULUENGİN
huluengin@hurriyet.com.tr
Yazının Devamı - Hürriyet

Ben Çizgi Roman Okuruyum 17

Ninja-Comicslover adıyla gelen fotoğraf www.tersninja.com eseri. Elbette değerlendirme dışı ama gönüllerimizin yarışmacısı :O)

İzmir Con

Türk Fantazya Birliği (TFB) Üyeleri'nden İzmir Con huzurlarınızda:


Site Adı: İzmirCon

Site Adresi: http://www.izmircon.org

Sitenin Kuruluş Tarihi: 15.01.2006
Sitenin Tanıtımı: İzmirCon, 2003 senesinden beri düzenlenmekte olan, İzmir'in tek conventionudur. Odaklandığı konular rol yapma ve başta Warhammer olmak üzere, masaüstü savaş oyunlarıdır. İzmirCon ile ilgili her türlü sorunuz için hermes@izmircon.org adresinden iletişime geçebilirsiniz.
Sitenin Amacı: Etkinliğimiz, başta İzmir olmak üzere, ülkemizdeki tüm rol yapma oyunları, fantastik ve bilim kurgu tutkunlarını buluşturmayı amaçlamaktadır.

İletişim: Burak Sonbudak (bsonbudak@gmail.com)

20 Nisan 2009 Pazartesi

Dikkat Dikkat! Yarışma süresi uzadı!

"Çizgi Roman En Keyifli Böyle Okunur" yarışmamızın aslında 20 Nisan olan bitiş tarihi Jüri ve Okurların talepleriyle 30 Nisan'a uzatıldı. Hala fotoğraf gönderememiş olan varsa bu 10 günlük uzatmayı iyi değerlendirsin artık :)

Ben Çizgi Roman Okuruyum 16

İstanbul, Eyüp, Üçşehitler İ.Ö.O. 4-A öğrencileri Marvel Comics'in "Infinity War" serisini okuyor elden ele aktararak. 6 sayılık seriyi bitiren tenefüste oyuna çıkıyor.

Naruto: Ultimate Ninja Storm (PS3 İnceleme)

Naruto, PlayStation 3'e ilk adımını atıyor ve yeni nesil teknolojisiyle tanışıyor...
Bazı oyunlar vardır, üzerine yazı yazmak büyük sorumluluk ister. Oyundaki karakterin ya da konunun o kadar çok hayranı vardır ki yazılacak her kelime en az 10 kez düşünülür. İşte bir Naruto oyununu yazmak da tam olarak böyle bir şeydir. Bilmeyenler için kısa bir giriş yapalım. Naruto, 1999 yılında Masashi Kishimoto usta tarafından yaratılmış bir Japon çizgi roman karakteri. 2002 senesinde anime serisine de başlanan Naruto, bugüne kadar dokuz sezon yayınlandı ve bugünlerde Naruto: Shippuden ismiyle yayını halen devam ediyor. Çizgi roman, televizyon, sinema filmi, video oyunları, kart oyunları... Anlayacağınız Naruto, hatırı sayılır bir kitle tarafından her şekliyle takip edilen bir marka halini almış durumda. Bu yüzden PlayStation 3 gibi yeni bir platformda çıkacak ilk oyun için beklenti oldukça büyük oldu.
Kaynak - Chip Online

19 Nisan 2009 Pazar

Ben Çizgi Roman Okuruyum 15

İşte Kocaeli/Değirmendere'yi çizgi roman okurları köyü haline getiren Vildan Ceyhan'ın "Vildan Ceyhan Sigorta"sı. Konut, Kasko ve İşyeri sigortalarını "çizgi film" kareleriyle gösteren bu sigorta şirketi çalışanlarının gülücük dolu ve zeka-akıl fışkıran yüzleri acaba çizgi romandan mı geliyor?

Vildan Ceyhan Sigorta Aracılık Hizmetleri, 1992 yılında Gölcük’te acentelik açarak sigortacılık faaliyetine başladı. Yıllar içinde bireysel ve kurumsal sigorta konularında deneyimini arttırarak uzmanlaştı.
1999 depremi Gölcük’ü can evinden vurdu. İşyeri depremde kullanılmaz duruma gelince, iki yıl İzmit’teki ofisinde işini sürdürdü. 2002 yılında taşındığı Değirmendere’deki işyerinde halen faaliyetine devam etmektedir. Depremden sonra memleketin dört bir yanına dağılmış olan müşterilerinin sigorta danışmanlığını sürdürmektedir.
Aile duygusu içinde takım ruhuyla süreklilik gösteren istikrarlı çalışanları Vildan Ceyhan Sigorta'nın en güçlü yönlerinden biridir. Bilgi birikimi ve deneyimiyle müşteri memnuniyetini esas alan politikalar üreterek, iyi hizmetin sağladığı performansını yıllar içinde sürekli olarak yüksek tutmayı başarmıştır..
Vildan Ceyhan Sigorta, tercih ettiği ve güvendiği sigorta şirketleri Genel Sigorta ve Zürich Sigorta’nın Yetkili Acentesidir. İki sigorta şirketinin de ekonomik gücü, iyiniyetli bakış açıları, müşteri odaklı hizmet politikaları acenteliğini daha da güçlü kılmaktadır.

HUZURUN SİHRİNİ BİRLİKTE YAKALAYALIM !“

Merhaba ÇROP,
Fotoğraftakiler bizim bürodaki hanımlar :))

Öndeki Özlem Agacan
32 yaşında. Yaşar'la evli. Özge(12) ve Gözde (6) iki çocuk annesi.
Sigortacı. Gölcük'te oturuyor. Değirmendere'de çalışıyor.

Arkadaki Berna Kulaç
31 yaşında. Barbaros ile evli. Batuhan ( 10), Hakan (3) iki çocuk annesi.
Sigortacı. Gölcük'te oturuyor. Değirmendere'de çalışıyor.

En büyük keyif, iş arasında, öğlen molasında çizgi roman ya da mizah dergisi okumak!
Değirmendereliler bunlar:)))
Bu fotoğrafları gönderiyorum ya sevgili ÇROP işinize yarayacak değil mi? :))

Sevgiler,
Vildan Ceyhan

Ben Çizgi Roman Okuruyum 14

Kocaeli Değirmendere... Çizgi Roman Okurlarının Merkezi'nden Bildiren Vildan Ceyhan

Bu fotografın hikayesi şöyle:
Anne odaya girer. Çocuğu görür. Kendi kendine içinden şöyle der:
- Ah, canım! Her gece gibi bu gece de çizgi roman yada karikatür kitabı okuyarak uyumuş. Ne güzel! Ama bunu bildiğimi anlamamalı. Çünkü anneden gizli okumaktır, mizah kitabı okumanın keyfi!
Çocuk bilmiyor ki annesi de anneannesinden gizli okurdu mizah dergislerini. Bir vakitler annesi Gırgır müdavimiydi. Anneannesi annesine izin vermezdi. İçinde kızlar için fena şeyler var zannederdi. Anneden gizli yapılan herşey ne keyifliydi!!

Anne bu kez sesli konuşur:
- Ah,canım. Her gece gibi bu gece de ders çalışırken uyumuş. Oysa arada mizah dergisi falan okusa keske. Her gece her gece ders kitabı olmaz ki böyle! Hem de Tübitak dergisi okuyor. Emrah Ablak meşhur profosör değil miydi? Ah canım ya!!! Bu çocuk bilim adamı olacak galiba. Ne güzel!!

Anne odadan çıkar. Çocuk içinden kıkırdar:
- Hehhhe! Oh yaaaww!! Bu akşamı da atlattık. Hem annem mutlu bilim dergisi okuyorum diye. Hem ben mutlu gene bir mizah kitabı bitirdim diye. Yarın akşam Selçuk Erdem'in Unplugged kitabına devam.!! Annem bu kez ingilizce çalışıyorum sanacak!!! hehhe!!

Bu olay, Ümit Kireççi'nin Çizgi Roman Senaryosu kitabı okuduktan sonra yazılmıştır.
Bu kitaptan sonra hayatımızın her safhasını senaryolaştırıyoruz da:))

YARIŞMACI ( Çizgi roman en keyifli, anneden gizli okunur, diyor!!)
Cihan Ceyhan
Kocaeli Anadolu Lisesi 2. Sınıf Öğrencisi
Karikatür çizer, çizgi romanları, karikatür dergilerini çok sever.
Değirmendere'de yaşıyor.
Yarışmacı arkadaşlarına başarılar diliyor!!


Fotoğraf - Vildan Ceyhan

Ben Çizgi Roman Okuruyum 13

Vildan Ceyhan, Değirmendere çizgi roman okurlarını göndermeye işte bu fotoğraflarla başlamıştı. Katılan küçüklerin gölzerinden, büyüklerimizin ellerinden öpüyoruz :O) Fotografta goreceginiz bizim evin sevimli ablası Hediye Arık. Ev işlerinden yorulduğunda, Ramize Erer'in "Evlilik" adlı karikatür kitabını okuyor. Köyümüzden insan manzaraları işte bunlar arkadaşlar:))
Hediye Arık
47 yaşında. Mehmet (27), Ahmet (24) yaşında iki çocuk annesi.
Ev idarecisi. Bir evin tüm ev işlerinden sorumlu. Çalışan bir kadın.
Gölcük'de oturuyor.

Yarismacilarinizdan biri... Yoksa hep kucukler mi olmali yarismaci:))
"Bizim köyde herkes çizgi roman senaryosu kitabını okuyor" temalı fotoğraflarımıza devam ediyoruz. Kişilerin onayları alınarak fotoğraflarını çektim merak etmeyin. Amacımız köyce yarışmanıza katılmak:) İlla çizgi roman okumamız şart mı, çizgi roman senaryosu kitabı okuyanları fotoğraflasam yarışmacı olamaz mıyız yani:)
Tuğba Demirer bu fotoğraftaki kardeş. Gerçekten benim kız kardeşim ve bir kitap kurdudur kendisi. Öğretmendir. Elinden düşmüyor Ümit Kireççi'nin kitabi. Otururken... Çocuklarına kek yaparken bile okuyor. Sanırım bu kitaptan epeyce bir faydalanıyor. Aslında balık burcudur. Romantiktir. Şahane şiirler yazar. Anlaşılan son zamanlarda çizgi roman senaryolarına sardı... Eee! Evde iki velet var. Ali ve Emir. Her günleri çizgi film gibidir... Çocuklu olanlar bilir. Belki yaşadıklarını çizgi film senaryosu haline getirecek, kimbilir??? Bu fotoğraflar da böyle işte:))
Bizim köyde herkes Ümit Kireççi'nin Çizgi Roman Senaryosu kitabını okuyor. Bu fotoğraftaki arkadaşımız Nejat Metin. Kendisi has Değirmendereli'dir. Değirmendereli'nin hası sırtını denize döner oturur:))
Nejat da diyor ki "çizgi Roman Senaryosu kitabını bitirmeden, asla manzaraya falan bakmam ben:))"

Fotoğraflar - Vildan Ceyhan

Linkler

Related Posts with Thumbnails