10 Mayıs 2015 Pazar

ÇROP 8 Yaşında On Üçüncü Yazı: Batman - Yeni Dünya

Berke KADAM
---
Batman: Yeni Dünya İncelemesi

Batman’i nasıl yeniden yaratabilirsiniz?

Superman: Yeni Dünya’yı çok beğenmiştim. DC, Marvel’ın Ultimate’ine benzeyen  evreninin ilk aşamasında doğru bir adım atmıştı, en güçlü süper kahramanlardan birini gençleştirmiş ve insanileştirmişti, hedef kitlesinin anlayabileceği bir karaktere dönüştürmüştü. Şimdi ise sıra Batman’de. Ancak çizgi romanı okumadan önce büyük bir şüphem vardı. Sevmediğim Geoff Johns’un yazmasının getirdiğinden de büyük bir endişe: Batman’i nasıl yeniden yaratabilirsiniz? 

Batman değişikliğe açık bir karakter değil, oldukça kalıplaşmış; çizgi roman okumayan kitlenin bile yakından tanıdığı; trajedisiyle, yan karakterleriyle, orijin hikayesiyle çok beğenilen bir karakter. Superman böyle değil mesela, uzaylı olması, inanılmaz güçlere sahip oluşu pek sevilmez ama Batman her açıdan mükemmel olduğundan yeniden yorumlanması da güç bir karakter. Johns bu yaratım sürecinde birçok şeyi değiştirmiş ve beklediğimden başarılı olmuş. Önemli bir eksiği olsa da başardıkları şeyler yanlışlarını örtüyor.

Bilindiği üzere Batman, ailesinin ölümüne sebep olan şehrin yozlaşmışlığını düzeltmek için kahraman olur. Fakat bu çizgi romanda kahraman olmak için değil de intikam almak için yola çıkan bir Bruce Wayne var. Ailesinin ölümü sıradan bir hırsız tarafından vurulması değil, arkasında cildin kötüsü Penguin’e kadar uzanan bir komplo var. Bu da intikam hikayesini karmaşıklaştırıp Penguin’le kesiştirirken Bruce’un kahraman olmaya karar verişinin işlenmesini sağlıyor. Johns’un genç ve acemi Bruce’unun gelişimini görüyoruz yani, ailesinin ölümünü aydınlatmak ve intikamlarını almak isterken bütün Gotham’ın koruyucusu olmaya giden gelişimi. Karakter gelişimlerine aşırı önem veren biri olarak bu gelişimin çok iyi işlendiğini söylemeliyim. Ancak Bruce’un çok acemi olması Johns’un hatalarından biri. Batman, Superman’den bile güçlü görünüyorken, “Because I’m Batman” esprisi bu kadar yaygınken acemi bir Batman görmek şaşırttı açıkçası. Umarım ilerleyen ciltlerde Batman’in işinde ustalaşmasını başarıyla işlerler.

Johns, yan karakterlerde Batman’de olduğundan daha başarılı. Özellikle yeni Komiser Gordon’u beğendim. Gordon hikayeye kötü polis olarak başlıyor, mantıklı da bir sebebi var: Kızını korumak. (Kızı Barbara’nın ilk ciltten Batgirl’lüğe yol alması hoşuma gitti bu arada) Harvey Bullock ise Gotham’ı bilmeyen iyi polis olarak hikayeye dahil oluyor ve cilt boyunca ikisinin de değişimlerini görüyoruz. Gordon’ın bu halinden sevdiğimiz haline dönüşümü çok güzel işlenmiş. Bir türlü sevemediğim Geoff Johns, Yeni Dünya’daki karakter gelişimlerini işleyişiyle gözüme girmiş bulunmakta.

Batman’in kahyası Alfred de değiştirilmiş tabii ki. Wayne’lerin sadık kahyası, eski bir asker olarak karşımıza çıkıyor. Artık aksiyona girebilen bir Alfred’imiz var, bildiğimiz Alfred’den genç görünüyor üstelik ve ben bu halini çok beğendim. Ailesi öldüğünden beri Bruce’un yanında durmuş olan Alfred, Bruce’un Batman olmasında da büyük rol oynuyor.

Başka Batman karakterleriyle de karşılaşıyoruz. Harvey Dent, Lucius Fox... Hepsi de farklılaştırılmış, ancak Earth One evrenine uygun hallerdeler. Her karakterin yeni hikayeleri oldukça hoş yani. Geoff Johns acemi, hata yapabilen bir Batman sunuyor ama –ki bunu şahsen beğenmesem de Batman’in tecrübesiz hallerini görmek birçok okurun hoşuna gidebilir- karaktere verdiği yeni amaç çok güzel. Batman evrenindeki karakterleri harika bir şekilde yenileyen Johns, temposu yüksek bir öykü de sunarak çok iyi bir Batman hikayesi okutuyor. Tabii Gary Frank’ın çizimlerine ve JBC Yayıncılık’ın başarılı işine de dikkat çekmek lazım. Cildin esas başarısı Kara Şövalye’nin yeni orijini ve hikaye kurgusu olsa da çizimler ve baskı-çeviri kalitesi okuma keyfini daha da artıyor. Sözün özü, oldukça farklı ama bir o kadar da güzel bir Batman çizgi romanıyla karşı karşıyayız, kesinlikle okuyun.

Hiç yorum yok:

Linkler

Related Posts with Thumbnails