12 Kasım 2012 Pazartesi

Bülent Arabacıoğlu Sergisinden İzlenimler

10 Kasım 2012 Cumartesi günü başlayan ve 17 Kasım 2012 tarihine kadar sürecek olan Bülent Arabacıoğlu sergisi son derece güzel bir açılış yaşadı. Bülent Arabacıoğlu ustanın dostları, sevenleri, okurları, meslektaşları onu yalnız bırakmadılar... mı desem? Ya da aslında bıraktılar mı desem? Bilemedim şimdi...

En Kahraman Rıdvan ve Tipi Tip gibi uzun soluklu mizah çizgi roman kahramanını hayatımıza sokan ve belli bir dönem çizgi roman okumuş herkesi çizgi romana bağımlı kılan ustanın bildiğim kadarıyla bu ilk sergisiydi. Bunca yıl usta olarak anılan bir sanatçımızın ilk defa sergi açıyor olması bence çizgi roman tarihimiz açısından kocaman bir kara lekedir. Bununla birlikte şu anda onun izinden gelmiş olan genç karikatürist ve çizerlerin bu serginin ilk gününde hazır bulunmamış olması da üzücüdür. Hatta sergi salonundan sadece 500 metre uzakta bir araya gelen bir çizgi roman forumunun ondan fazla üyesinin zahmet edip de sergiye kadar gelmemiş olması da şaşırtıcı ve vahimdir. Hatta Bülent ustanın iki senedir katıldığı sanatçılar-çizerler buluşmasından neredeyse kimsenin orada olmaması bir başka düşündürücü durumdur.
Yurt dışında çizgi romana bu kadar hizmet etmiş ve klasik sayılabilecek bir çizgi romanı yaratmış olan çizer el üstünde tutulurken, okurlarından yayıncılarına, bakanlığından firmalarına kadar herkes arkasında dururken Bülent Arabacıoğlu gibi bir değeri ve eserlerinin bugüne kadar layık olduğu derecede önemsenmemiş olması çizgi roman sanatımızın taş devri düzeyinde olduğunun acı bir göstergesidir. Ülke içinde yeterince tanınmayan, yeni nesle eserleri okutulmamış olan ve yurt dışına göğsümüzü gere gere "sanatçımız" diyerek taşıyamadığımız Bülent Arabacıoğlu ve nice değerli sanatçımızın uğradığı haksızlığa isyan etmek gerektiğini düşünüyorum.
Bununla birlikte bence bu ve bunun gibi etkinliklere katılmayan, destek vermeyen ama çizgi romana gönül verdiğini söyleyen okurlarımızın artık çizgi roman okumayı bırakarak yeni bir meşgale bulmasında da hiç bir zarar olmayacaktır. Eminim bazı yayınevleri maddi zarara uğrasa da çizgi roman sanatı kesinlikle bir şey kaybetmeyecektir. Evde oturup ağızlarını sildikleri peçetelerdeki izlere baksınlar mesela o arkadaşlarımız çizgi görmek istiyorlarsa, mutlu olsunlar, onu sanatsal bulsunlar falan...! En azından harcadıkları emek kadar sanatsever olmuş olurlar, peçeteciler de üzülmez bize neden yeterince değer verilmiyor diye. 
Sergi açılışında adını öğrenemeğim ziyaretçilerin yanı sıra isimlerine ulaşabildiğim şu isimler yer aldı: Ressam Türkan Arabacıoğlu, Turkut Çeviker, Raşit Yakalı, Cihan Demirci, Cevat Özer, Sadık Üçok, Aydın Gündüz, Akdağ Sadut, Sonay Yılmaz, Şeref Umut, Ahmet Yüksel, Mustafa Bayramoğlu,  Oğuzhan Kayhan, Özgür Ateş, Bayhan A. Gökhan Gültekin, Kubilay Bayar, Ümit Kireççi (ben)

Bu mu olmalıydı? Hayır...!!!! Güzel miydi? Kesinlikle evet! Peki 17 Kasım'a kadar sürecek sergiye bu saatten sonra gerçek çizgi roman severler gider mi? HAYIR! Rüzgar eser, yel çıkar, güneş açar, denizde dalga olur, TÜYAP gelir... Zor... Ama çizgi roman sevilir mi memleketimizde? Çok, çok, çok ama çok sevilir!

Şaka bir yana 2011 yılı çizgi roman oylamasında Türk Çizgi Roman Okurlarının oylarıyla yarattığı kahraman EN KAHRAMAN RIDVAN onlarca yıl sonraki tekrar basımında "En İyi Mizah Çizgi Romanı" seçilen Bülent Arabacıoğlu ustayı eminim okurlar yalnız bırakmayacaktır.

Bülent Arabacıoğlu'na sanat hayatında başarılar diliyor yeni Rıdvan hikayeleri beklediğimizin altını çiziyorum.

Sergi fotoğraflarını görmek için - ÇROP Facebook Sayfasına bakabilirsiniz

Sergiyi ziyaret etmek isterseniz:

"BÜLENT'İN ÇİZGİ DÜNYASI" Bülent ARABACIOĞLU - SERGİ ve SÖYLEŞİ



Ümit Kireççi
"Çizgi Roman Hayatın İçinde"

1 yorum:

ck dedi ki...

Merhaba,
Bir çizgiroman sever olarak ilk günden soluğu Bülent Arabacıoğlu'nun sergisinde aldım.Serginin yer aldığı İstanbul Hatırası ofisi mekan olarak biraz dar olsada bence bu tarz sergileri canlandırması açısından çok başarılı bir girişim olduğunu düşünüyorum. Bu sergiye sadece Gırgır daki bir gecelemeyi betimleyen panaromik Arabacıoğlu karikatürünü görmek için bile gidilmeli.Orjinal çini darbeleri hatta tamamlanmamış orjinallerin kurşun kalem çizimlerini inceleme fırsatı bulabilirsiniz.Hatta neredeyse yarım saate yakın Oğuz Aral'a verdiği ilk Rıdvan macerasına hayranlıkla bakakaldım.Son Rıdvan'dan çok farklı bir prototipti. Fransa'da Spirou ekolü neyse Bülent Arabacıoğlu'nun yarattığı Rıdvan maceraları da teknik olarak aynı ağırlıkta bir ekoldür bence.Zamanının çok ötesinde bu müthiş çizer ve sanatçı nın değişik dönemlerdeki karikatürlerinin yanısıra grafik ve poster çalışmalarını, hatta ailesine yaptığı özel işleri de görebilirsiniz, tabi Tipitip orjinallerini hiç saymıyorum bile.Kaçırmayın...

Linkler

Related Posts with Thumbnails