11 Temmuz 2012 Çarşamba

"Mutantlar Yok Olsun" Diyebilmek ve Yok Etmek!

Sıkı bir DC Comics okuru olarak oldum olası Marvel Comics'in sıkıştığı zamanlar ortaya çıkardığı özel öyküleri sevmediğimi söylerdim hep. Sözgelimi DC Comics sıkıştı mı evrenini allak bullak eder, baştan sona değiştirir, bunu da öyle bir öyküyle yapar ki okur yadırgamaz kabullenir. Marvel ise hemen her öyküsüyle eleştiri alırdı. Ancak gördüm ki Marvel bu işi öğrenmiş ve dallanıp budaklanan "mutant" sürüsünü dizginlemek için harika bir yol bulmuş: House of M
Comics evrenlerinde sıkışma deyince DC Comics'i örnek göstermem kaçınılmaz oluyor elbette. Uzayda babasının evindeymiş gibi gezen, canı isteyince zamanı geriye çeviren, uzaydan gelen meteor çarpmasın diye dünyayı yörüngesinden çıkaran bir Superman'in abartılı hali üzerinden bakarsak DC'nin ayakları yere basan ve bazı eylemleri bazı gerekçelerle yapabilen kahramanlara ihtiyaç duyması kült "Crisis of İnfinity Earths"i ortaya çıkarmasına sebep olmuştu. Bu şekilde Superman oksijen tüpsüz uzayda uçamazken gezegeni de yerinden oynatamıyordu. Hatta çok güçlü bir düşman karşısında da ölüyordu dayak yiyerek devamında. Zero Hour, Underworld, Final Crisis ve diğerleri hep evreni düzenlemek için yapılmış ayak oyunlarıydı ve kabul görürdü, son New 52 de gördü.
Buna karşın gerçekçi dünyaya yakın olan Marvel sıkışmamak için elinden geleni yaparken farkına varmadan yavaş yavaş DC Comics'in kült Crisis'i öncesine yaklaşmaya başladı tarz olarak. Tabii sıkışmalara da başladı. Örümcek Adam'ın evlenmesi ve çocuk sahibi olması bunlardan biridir bence. Örümcek'in baba olmasının yarattığı baskı o derece arttı ki bebek doğumdan sonra çalınıverdi mesela. 
Yine İç Savaş (Civil War) sırasında Spiderman'in maskesini açarak gerçek kimliğini halka göstermiş olması onu ve ailesini hedef haline getirmiş, bunun üzerine Peter Parker "Bir Gün Daha" (One More Day - Marmara Çizgi) şeytan Mephisto'yla anlaşarak dilediği gibi bir gerçeklik yarattırarak bütün dünyayı istediği hale getirtmiştir; ki bu zurnanın zırt dediği nokta olmuş okurlar Marvel Comics'in sıkışınca daha da sıkıştığını görerek hayli söylenmiştir. 
Ancak bu söylenme hali bende de devam ederken House of M'in basılması fikrimi değiştirdi dersem yalan olmaz. Marvel, inandırıcı sorunlara inandırıcı öykülerle çözüm bulabiliyor artık diyebildim desem yeridir.  
Marmara Çizgi'nin İlke Keskin'in Türkçesiyle dilimize kazandırdığı House of M son derece başarılı bir kurgu ve ustaca kıvraklıkla "mutant" sorununa çözüm getirmiş.
Marvel Comics'in sürekli en çok satanları arasında yer alan ve her okur kitlesine, her beğeniye ve beklentiye göre sündürebildiği X-Man sürüsü son zamanlarda içinden çıkılmaz bir hal almıştı. Onlarca X dizisi ve binlerce mantıklı veya abuk güçlü mutantın yığınlar halinde sayfalarda yer alması bir süreden beri özellikle yayınevini yakından takip edemeyen Türk okurlarının da canını sıkıyordu. Hemen her çizgi romanda karşımıza tanımadığımız bir mutant kahraman çıkabiliyor, üstelik bir sürü öyküye atıfta bulunularak okurun karakteri ve öyküyü daha iyi anlaması için referanslar veriliyordu. Ama bizim o referanslardan haberimiz bile yoktu.
İşte Marvel Comics, 2005 yılında bu sorunu toparlamaya karar vermiş olacak ki Brian Michael Bendis'in yazdığı Olivier Coipel'in çizdiği 9 sayılık House of M ile mevzuuyu çözmüş. Hatta bu sorunu çözmeyi öyle istemiş ki 2004 yılından itibaren ciddi bir ön hazırlık başlatmış, önce Grant Morrison'un yazarlığını yaptığı  New X-Men 146-150. sayıları arasında yer alan Planet X ile giriş yapmış. Bu hikayede Magneto'nun dönüşü ve  Jean Grey'in ölümü gerçekleşirken yine Brian Michael Bendis'in başyazarlığını yaptığı Avengers Disassembled ile de Scarlet Witch'in ruhsal olarak çöküşünü hızlandırarak House of M'e basamak oluşturulmuştur. 
Sonra... Sonra da 1.000.000 (Bir Milyon) mutant'ın gücü yok edilmiştir... Doğru duydunuz tam 1 milyon mutant veya Iron Man'in deyişiyle "Scarlet Witch doğal olmayan bir şekilde bir milyon - ya da kaç taneyse işte - mutantın mutant genini yok ettiğinde" (The New Avengers 4 - Gerekli Şeyler), işte tam o kadar mutantın gücü Marvel evreninden siliniverdi. Nasıl mı? İyi bir şekilde :) Sadece "Mutantlar Yok Olsun" denilerek... Tek Cümle!
Öykünün içeriğini anlatmak yerine sürecine ve gerekçelerine odaklanmaya çalıştığımdan House of M'in kısa veya uzun özetine dalmayacağım. Bence zaten yeterince ip ucu var yazının içinde. Yine de son söz bir söz söylemem gerekirse şunu belirtmek isterim: Marvel poposunu kurtaracak öyküleri yaratmayı öğrenmiş!

Ümit Kireççi

1 yorum:

Arifoglu dedi ki...

Aslına bakarsanız güçlerini yitiren mutantların güçleri kaybolmuyor, spoiler vermemek için daha fazla söylemek istemiyorum ama onu biraz daha mantıklı bir noktada temellendirmeye çalışmışlar.

Linkler

Related Posts with Thumbnails