Sayfalar

30 Eylül 2011 Cuma

Sherlock Holmes'un sırrı açığa çıkıyor

Dünyaca ünlü roman karakterinin yaratıcısı olan Arthur Conan Doyle'un kayıp romanı 128 yılın ardından bugün piyasaya çıkıyor


128 yıl önce bir postanede taslakları kaybolan ve ardından Sherlock Holmes'un yaratıcısı Arthur Conan Doyle tarafından hatırında kalanlarla tekrar yazılan ve 2004 yılında bir özel koleksiyon'da müzayede sırasında ortaya çıkan yazarın ilk romanı "The Narrative of John Smith" bugün piyasaya çıkıyor.

'İLK KEZ YAYINLANACAK KİTAP YAZARIN YARATICI ZİHNİ HAKKINDA FİKİR VERECEK'
İngiliz Independent'a göre, kitabı özel kılan ise kısa öykü yazarlığından roman yazarlığına geçen Doyle'un 23 yaşındayken yazdığı bu ilk romanın onun yazarlık serüvenin başlangıcına dair ayrıntılar sunması.
Kitabı basılmadan evvel okuma fırsatı bulanlara göre, Arthur Conan Doyle'un kayıp olan bu ilk romanı onun edebiyatın en popüler karakterlerinden biri olan Sherlock Holmes'u nasıl yarattığını ortaya koyuyor, genç yazarın zihin dünyası hakkında ilginç detaylar sunuyor.

128 YIL SONRA BULUNDU
2004 yılında taslağı özel kitap koleksiyonun bir parçası olarak 2004'teki bir müzayedede ortaya çıktı. British Library tarafından yaklaşık 1 milyon pounda satın alındı. Dört siyah defterden ve 130 sayfadan oluşan çalışmanın kopyaları çıkarıldı dizgiye gönderildi, British Library'de yapılacak bir Conan Doyle sergisi ile aynı zamanda dünya genelinde çıkarılmak üzere.
Akademisyenler bu kitabın onun sonraki çalışmasını anlamaya ışık tuttuğunu söylüyorlar; " Bu kitap bize bir yazarın yaratıcı zihninin gelişimi hakkında özel bir kavrayış sunuyor" diyor, kitabın editörlerinden biri olan Rachel Foss. " Bu onun kısa öykü yazarlığından bir romancıya dönüşümündeki ilk girişimi."

ROMANIN VAAT ETTİKLERİ
Kitap yaklaşık 50 yaşlarında, gut hastalığından müzdarip ve bir haftalığına kanepesine mahkum olmuş bir adamı anlatıyor. Daha sonra bu roman karakteri bir kitap yazma girişiminde bulunuyor ve tıp, din, edebiyat ve iç tasarım konuları hakkındaki bakış açısını anlatıyor.
Bu konularda roman karakterinin fikirlerin çoğunun açık bir şekilde yazarınkiler ile uyuştuğu tespit ediliyor Örneğin bilim ve tıbbın önemine dair inancı ve dini doğmalara karşı kuşkuculuğu gibi. Conan Doyle bu romanı kişisel-sosyal-politik görünümlü" olarak tanımlıyor ve Sherlock Holmes kitaplarındaki konulara dair ipucular veriyor, mantıksal düşünceye ilgide bu yapıtta gözüküyor.
Yeni edisyonun girişinde " The Narrative başarılı bir roman değil fakat kısa bir süre sonra edebiyatın en ünlü ve zamana dayanan karakterlerinden birisinin yaratıcısı olan deneyimsiz genç bir yazarın düşünceleri ve bakış açılarına dair dikkate değer bir kavrayış sunuyor." deniyor.

ROMAN'DA DOYLE'UN GERÇEKLEŞEN ÖNGÖRÜLERİ
Kitap İngiliz imparatorluğu, bilim ve sekülerliğin yükselişi gibi zamanın meşguliyetlerine dair bir çeşni sunuyor. Aynı zamanda dikkate değer bir şekilde geleceği öngörüyor. Amerika'nın ve Çin'in süper güçler olarak yükselişini, uçaklardaki ve denizaltılardaki ilerlemeyi hatta uzay araştırmalarını öngörüyor.
Kitabı gören Stephen Fry Conan Doyle'un ilgi yelpazesine vurgu yapıyor "o, geniş bir okuyucu kitlesine alkolikler, Ku Klux Klan, mafya, Mormonlar, Amerikan çeteleri, yolsuzluğa bulaşmış sendika patronları ve diğerleri hakkında yazan ilk popüler yazar" diyor.



Kaynak - Habertürk

Zen Budizmi Çizgi Roman Oldu

Jobs'un yaratıcılığını körükleyen meditasyon

Onun vizyonunu etkiledi
Japon Zen Budistlerinin yaptığı kinhin adlı yürüyüş meditasyonu kısa bir süre içinde moda haline gelebilir.

KİNHİN YÜRÜYÜŞ MEDİTASYONU JOBS'UN YARATICILIĞINI TEŞVİK ETTİ
Bu modayı körüklemesi muhtemel etken ise, yakında piyasaya çıkacak "The Zen of Steve Jobs" adlı çizgi roman. Bu kitapta Apple'ın CEO'luğunu yapmış dünyanın en büyük girişimcilik başarılarından birisine imza atmış Steve Jobs'un Japon Zen Budizmi'nin ve Japon kavramlarının onun yaratıcılık vizyonuna etkilerinin izleri çizgilerle ortaya konuyor.
Yürüyüş meditasyonu kinhin nasıl yapılıyor?

60 sayfalık kitap dijital olarak piyasaya sonbaharın sonlarında sürülecek. Kitabın bir bölümünde Steve Jobs'un Zen Budizmi'nde bir yürüyüş meditasyonu olan kinhin'i ona hocalık yapmış olan Japon Zen Budist rahibi Kobun Chino Otogawa'dan öğrenme safhasını anlatılıyor.

KİNHİN NASIL UYGULANIYOR?
Kinhin Zazen denilen ve lotus pozisyonunda(ayaklar üst üste gelerek yapılan bir tür bağdaş kurma) oturarak uygulanan uzun süreli meditasyon aralarında yürüyerek yapılan bir meditasyon tekniği.Bu meditasyonu uygulayanlar bir odanın çevresinde saat yönünde dönüyorlar. Yürüyüş esnasında her bir adım akciğerlere derin bir nefes çekildikten sonra atılıyor ve ardından gelen adımda ise nefes veriliyor ve bu belirli bir süre tekrarlanıyor. Küçük adımlarla yavaş hareket ediliyor.
Dini öğretiler ve yürüyüş kelimelerinden oluşan Kinhin, dini öğretiler ile yürüyüş anlamına geliyor. Bu meditasyonu diğer tekniklere göre günlük hayatta pratik kılan ise büyük şehirlerin temposu içinde uygulanabilir olması.
Adımlar dışında ellerin, parmakların ve kolların belirli bir pozisyonda durduğu kinhin'in çok yakında giderek popülerleştiğini görürsek şaşırmayalım.

Kaynak - Habertürk

28 Eylül 2011 Çarşamba

Yener Çakmak NTV'ye konuk oluyor!

Tevfik Yener Çakmak üstadımız NTV’de Oğuz Haksever’in yönettiği “ÇİZGİ ROMAN SANATI” konulu canlı yayına 29.09.2011, Perşembe günü saat 13.00’de konuk oluyor. Programı kaçıranlar gece tekrarını izleyebilir veya daha sonra kanalı internetteki sitesinden kayda ulaşabilirler.



Çizen - Yıldırım Örer

FANTASTURKA : AVANTÜRPERESTLER TOPLANDIK!!!

Çizgi Roman Derneği (ÇRD)'nin destek verdiği 1. Türk İşi Fantatsik Filmleri Festivali izlenimlerini Fatih Yürür'ün kaleminden okuyoruz:

Avantürperest tabirini ilk olarak Kahraman Abi’nin ağzından duymuştuk. Çağan Irmak, Prensesin Uykusu adlı filmine yerleştirmişti bu hayatından memnun olmayan “renkli” kişiliği! En beylik tabir ile, Fantastik Türk Sineması’na sevimli bir göz kırpmaydı bu!



Yıllarca itelenip, ötelenen Fantastik Türk Sineması, son birkaç yıl içerisinde, yeni nesil izleyicinin de geçmişi eşelemesi ile layık olduğu ilgi ve alakaya geç de olsa nail olmaya başladı. Aslında Anadolu halkı, öteden beri avantür severdi. Fakat ne olduysa kollektif hafızamızı yitirmeye başlamamızla oldu ve “bir takım elitler” Fantastik Türk sineması’nı “keşke” ler ile anlamaya başladılar!


Bu türe hakkını vermek için kollarını sıvamış olan Metin Demirhan ve Giovanni Scognamillo’nun çabası, türün yeniden kıpırdamasını sağladı. Metin Demirhan’ın en büyük hayali ise hiç kuşkusuz Fantasturka gibi bir festival düzenlemekti! Fantastik Türk Sinemasının en büyük aşıklarından biri olan Demirhan’ın hayali geç de olsa gerçek oldu!


23-25 Eylül tarihleri arasında Ankara Kızılırmak Sineması’nda gerçekleşen Fantasturka festivali, izleyicinin, avantür sinemanın devlerine olan vefa borcunu geç de olsa ödemesi açısından oldukça önemliydi. Yılmaz Atadeniz, Safa Önal, Çetin İnanç, Kunt Tulgar ve Levent Çakır gibi usta isimlerden, Fantastik Türk Sineması’na dair gerçek masalları dinledik birer birer! Nedenler ve niçinler ard arda sıralandı önümüze. Öyle yaldızlı yıldızlı fakat kupkuru film festivallerinin samimiyetsiz havasından alabildiğine uzak, keyifli ve lezzetli bir sinema hadisesiydi tanık olduğumuz… Tadı damağımızda kalacak, irili ufaklı anıları yıllar sonra bile suratımıza şapşal bir gülümseme konduracak cinsten!



Festival oldukça zengin bir seçkiyi de izleyici ile buluşturdu! Tam 3 gün boyunca, söyleşiler ve Fantastik Yeşilçam seçkileri ile tıka basa doldurulan festivalin belki de tek kusuru, ihtiyaç molalarının kısa olmasıydı. Nitekim bu kısa molalar, keyifli fuaye muhabbetleri ile, sinema salonunda belki bir daha izleme şansı elde edemeyeceğimiz seçkiler arasında, kritik kararlar vermemize sebep oldu!


Fantasturka’nın diğer önemli özelliği ise, blog konsepti konusunda etmiş olduğum iddialı kelamları destekleyen bir portre çizmesiydi. Blog kültürünün ciddiyetini de bir kere daha kanıtlamış oldu. Dahası, bu kültürün, paylaşımdan ve dayanışmadan ne kadar büyük bir güç aldığını da göstermiş oldu. Bu açıdan bakıldığında, karşımızda minimal görünen fakat devasa bir festival bulunmaktaydı!



Festivale katılım da oldukça tatmin ediciydi. Özellikle genç sinemaseverlerin katılımının dikkat çekici olduğunu söyleyebilirim. Bununla birlikte, sosyal medyada bir şekilde iletişim içerisinde bulunan fakat tanışma imkanı bulamamış blog yazarlarını bir araya getirmesi de maneviyat hanesine bir başka artı puan ekledi!


Başta Ali Murat Güven ve Kerem Akkoyunlu olmak üzere, Duygu Gür, Esma Kor, Alper Dağlı ve İlker Kocatepe’nin durmadan koşuşturduğu bu eşsiz festivali izleyiciye kazandırdıkları için kocaman bir teşekkür etmek istiyorum! Ustalarına uzak kalmış olan fantastik sinemaseverler ile aralarındaki mesafeyi kapadıkları için de ayrıca alkışlıyorum kendilerini!


Sözün özü odur ya! Fantasturka, birkaç küçük teknik aksaklık dışında tıkır tıkır işleyen ve kanaatimce hem katılımcıların hem de bu festivale hayat verenlerin, yorgunlukları ile mutluluklarını katık ettikleri emsalsiz bir festival olarak yılın en önemli sinemasal hadiselerinden biri olarak kayıtlara geçmiş oldu.

Öyle umarım ki gelecek sene yepyeni bir Fantasturka’da görüşmek nasip olur! Ustalarımın da festival süresince sık sık dile getirdiği gibi, sinema vaz geçilmez bir hayal perdesi…Gösterinin devam edebilmesi ve perdeyi ayakta tutabilmek için her şeyden önce insan olmak ve insan kalabilmek şart…sevgi ve saygılarımla…

Fatih Yürür

27 Eylül 2011 Salı

DE'nin Çocuk Dergileri

Çocuk Dergiciliğinin büyük bir kısmını elinde bulunduran DE yayıncılık içi çizgi roman dolu yayınlarıyla çocuklara ulaşmaya devam ediyor:

Teks Altın Seri 114. Cilt Çıktı

Teks 150 sayı "Redville Treni" Çıktı!

26 Eylül 2011 Pazartesi

Sergio Bonelli Vefat Etti!


Tex, Dylan Dog, Zagor, Mister No ile daha birçok çizgi roman kahramanının yaratıcısı ve yayıncısı Sergio Bonelli, ani bir rahatsızlık neticesinde kaldırıldığı San Gerardo Hastanesi'nde bu sabah vefat etti. Bonelli, 79 yaşındaydı, Bayan Beatrice ile evliydi ve David adında bir de oğlu vardı.


Toprağın Bol Olsun Usta, Bütün Emeklerin ve Bize Kazandırdığın Hayaller İçin Teşekkür ederiz!

Beklenen Herotürk çizgi sinema filminin fragmanı çıktı

Gün gelmiş, uzak diyarlardan bu topraklara kahramanlık yapmaya gelmiş olanların, daha fazla kahramanlık yapmalarını gerektirecek sebepleri kalmadığında, hepsi birer birer kendi yurtlarına geri dönmüşlerdir.


Örümcek Adam Peter Parker New York'a, Süperman Clark Kent Metropolis' e yada Kripton'a, Kara şövalye Batman Bruce Wayne de Gotham'a geri dönmüşlerdir.


Ben-Ten, Xman, Texas, Tommiks, Zagor, Asterix, Tenten, Red Kit, Tarzan, Hary Potter ve diğerleri...


Çocukluk hayallerimizi de yanlarına alarak.


Hepsinin görev süreleri bitmiştir bu topraklarda.


Hem bu toprakların kendi kahramanı vardır artık; Herotürk!


O Gün Bugündür.


Bugün artık, Herotürk'ün günüdür.



http://www.youtube.com/watch?v=cPXumCuvcI0


25 Eylül 2011 Pazar

Cafer Zorlu Karikatür Sergisinden

87 yaşındaki usta karikatürist Cafer Zorlu sergisi 24 Eylül Cumartesi günü başladı. Karikatürist, ilüstratör, Gölge e-dergi editörü Mehmet Kaan Sevinç yönetiminde başarılı işlere imza atacağı her gün netleşen SASAV bu sergiyle kalitesini bir ölçü daha arttırmış oldu.

Facebook Sayfamızda Sergiden Fotoğraf Galerisi

24 Eylül 2011 Cumartesi

Çizgi Roman Derneği "Çizgi Roman Atölyesi"nden

IV. Burunda Sanat Festivali'ne "Çizgi Roman Atölyesi" ve Çizgi Roman sergisiyle destek veren Çizgi Roman Derneği (ÇRD) hem atölyeye hem de sergiye yoğun ilgi olduğunu gördü. Derneğe üye olan yayınevleri kadar olmayan yayınevlerinin de çizgi romanlarının sergilendiği masanın önü sürekli kalabalıktı. Dahası meraklıları çizgi romanları alıp diledikleri kadar incelediler veya oturup uzun uzun okudular.

Çizgi Roman Derneği iletişim adresi - cizgiromandernegi@gmail.com

IV. Burunda Sanat Festivali Hızlı Başladı

Hacı Şükrü sokağı trafiğe kapatan Lokomotif, esnaf ve sokak sakinleri sabahtan başlayan hummalı hazırlıklarla festival alanını süslediler önce. Saat 16.00 sıraları ilk duvar boyama atölyesi ile resim sergileri, 16.30'da çocukların sergilediği modern folklor gösterisi, 17.00'de Çizgi Roman Atölyesi, 18.00 itibariyle de konserler festivalin ilk etkinlikleri oldu. Bir sokak dolusu etkinliğe katılmak isteyenlere önerimiz: "Haydi Kadıköy'e!"
Program - Lokomotif




23 Eylül 2011 Cuma

CİHAN DEMİRCİ'DEN MİZAH KÜLTÜRÜ VE KARİKATÜR ATÖLYESİ...

CİHAN DEMİRCİ'DEN MİZAH KÜLTÜRÜ VE KARİKATÜR ATÖLYESİ KADIKÖY'DE HAYMATLOS KÜLTÜR-SANAT'TA BAŞLIYOR...


Cihan Demirci, 33 yıllık çizerlik ve yazarlık deneyimiyle, Haymatlos Kültür-Sanatevi'nde, "MİZAH KÜLTÜRÜ ve KARİKATÜR ATÖLYESİ"ne başlıyor.

Mizah Kültürü ve Karikatür Atölyesi çalışmaları, haftada bir akşam, Salı akşamları, 2 saat olarak gerçekleşecek...

3'er aylık 2 dönemden oluşacak atölyede; teorisi-tarihi-pratiğiyle-görsel sunumlar eşliğinde mizah kültürü ve karikatür atölyesi gerçekleştirilecek...


Atölyenin bir aylık yani 4 haftalık (2'şer saatten 8 saatlik) ücreti; 150 TL.


Yeterli sayıda kayıt olması halinde "MİZAH KÜLTÜRÜ VE KARİKATÜR ATÖLYESİ" 18 Ekim Salı akşamı başlayacak...



KAYITLAR İÇİN BAŞVURU ADRESİ:


HAYMATLOS KÜLTÜR-SANAT


VEDAT YENİÇERİ


Tel: 0216-345 41 09


Moda Cad. No:44 Kadıköy


vedatyeniceri@gmail.com



HABER KAYNAĞI: http://damdakimizahci.blogspot.com/2011/09/cihan-demirciden-mizah-kulturu-ve.html

Cafer Zorlu Karikatür Sergisi

Karikatür ustası Cafer Zorlu Karikatür Sergisi 24 Eylül 2011, Cumartesi SASAV'da başlıyor.

22 Eylül 2011 Perşembe

Ankara'da Fantastik Türk Filmleri Festivali ve Çizgi Roman Derneği

Filmlerin birçoğunu sağlayan Çizgi Roman Derneği faaliyetlerini arttırıyor. Dernek iletişim adresi: cizgiromandernegi@gmail.com


FANTASTURKA BASIN BÜLTENİ


‘Türk fantastik sineması’na vefâ borcu ödeyecek


çılgın bir festival: FANTASTURKA



Başkent Ankara, 23-25 Eylül 2011 tarihleri arasında, Türkiye’deki film festivalleri takviminde şimdiye kadar bir benzeri daha yer almamış, son derece sıra dışı bir sinemasal etkinliğe sahne olacak.


Türk sinema tarihinin, geçmişte her biri çok büyük maddî ve manevî zorluklar eşliğinde çekilen bilim-kurgu, korku, gerilim, polisiye, western, kahramanlık fantazisi v.b. türlerdeki yapıtları arasından oluşturulmuş zengin bir seçkiyle perdelerini açmaya hazırlanan FANTASTURKA / 1’inci Türk İşi Fantastik Filmler Festivali, izleyicilerle buluşturacağı 30 dolayında uzun ve kısa metrajlı filmin yanı sıra, anılan türün ülkemizdeki en önemli ustalarını da sevenleriyle tadına doyulmaz söyleşiler eşliğinde bir araya getirip, zaman içinde her biri “yaşayan birer efsane”ye dönüşen bu sanatçıları “Hayat Boyu Başarı Ödülleri”yle onurlandıracak.


KÜSKÜN USTALARDAN KATILIM İÇİN OLUMLU YANITLAR


Türk kısa filmciliğine 2006 yılından bu yana “Ankara İkinci El Kısa Metrajlı Film Festivali”ni sunan ekibin organizasyonu ve sinema yazarı Ali Murat Güven’in danışmanlığında düzenlenen “Fantasturka”, hem uzun, hem de kısa metrajlı yapıtlardan oluşan ilginç bir film seçkisinin dışında, ya erkenden emekli olup kabuğuna çekilmiş, ya da küskün ve kırgın olduğundan dolayı uzun yıllardır basının önüne çıkmayan bir dizi büyük sanatçıyı da yeniden sinemaseverlerle buluşturacak.


Festivalde filmleri gösterilecek olup kendisi de “Fantasturka” organizasyon komitesinin davetini kabul eden bu kıdemli sanatçılardan ilki, Yeşilçam’a yaklaşık 40 yıl boyunca büyük emekleri geçmiş bulunan yapımcı, yönetmen ve senarist Çetin İnanç oldu. Sektörde “jet yönetmen” lâkabıyla tanınan İnanç, 2000’lerin başlarında sinema-TV sektöründen kopmuş ve münzevî bir hayatı tercih etmişti. Meslektaşları arasında “Çiko” lâkabıyla da tanınan 72 yaşındaki bu değerli usta, yıllar sonra ilk kez “Fantasturka”nın ricalarını kıramayarak Ankara’ya gelmeye söz verdi. Festivalde İnanç’ın bazı önemli filmleri gösterilirken, kendisi de izleyicilerin katılımıyla geniş çaplı bir fantastik sinema söyleşisi gerçekleştirecek. Yaklaşık 10 yıldır ilk kez medyanın huzuruna çıkacak olan bu sıra dışı yönetmenin özellikle 1982 yapımı “Dünyayı Kurtaran Adam”ı günümüzde “trash cinema” kategorisinde dünya çapında bir klasik olarak kabul ediliyor. Süre ve bütçe açısından çok zorlandığında uzun metrajlı bir sinema filmini bir haftada çekip bitirebildiği için “jet” lâkabına lâyık görülen İnanç’ın filmografisinde 150 dolayında sinema ve televizyon dizisi bulunmakta… Sanatçının aynı kategorideki diğer bazı önemli filmleri ise “Çelik Bilek” (1967), “Killing Canilere Karşı” (1967), “Kızıl Maske” (1968), “Demir Pençe: Casuslar Savaşı” (1969), “Demir Pençe: Korsan Adam” (1969), “Çeko” (1970), “Kinova” (1971), “Ölüm Savaşçısı” (1984), “Korkusuz” (1986)…


“Fantasturka”dan gelen daveti kabul eden bir diğer büyük fantastik sinema emektarı ise, özelikle 1960’lar ve 70’ler boyunca bu kategorideki düzinelerce filmde hem yardımcı, hem de başroller üstlenen ünlü aktör Levent Çakır oldu. Doğum yeri olan Edirne’de uzun yıllardır gözlerden uzak bir hayat süren ve pek nadiren İstanbul’a gelerek televizyon dizilerinde yaşına uygun karakter rolleri oynayan bu sanatçı da Türk fantastik sinemasının tarihinde milat oluşturan kimi kült yapıtlardaki başarılı performanslarıyla hatırlanıyor. Aslen çekirdekten yetişme bir ip cambazı olan Çakır, atletik fiziği ve tehlikeli gösterilerdeki çılgınca cesareti nedeniyle 1960’ların ortalarında Yeşilçam’ın ünlü bir yapımcısı tarafından keşfedilmiş, sonrasında ise önce dublörlüğe, ardından da serüven filmleri oyunculuğuna terfî etmişti. Dünya sinema tarihinde, İtalyan kökenli popüler çizgi roman kahramanı “Zagor”u beyazperdede ete kemiğe büründürerek canlandırmış ilk ve tek aktör olan Çakır, 30 yıldır film arşivlerinde kayıp olan Türkiye yapımı iki Zagor filminin uzun arayışlardan sonra geçen yıl yeniden gün ışığına çıkartılması üzerine bir kez daha medyanın gündemine gelmiş ve Zagor karakterinin yaratıcısı, efsanevî İtalyan çizer Gallieno Ferri sırf kendisiyle tanışmak ve bu kayıp filmleri izlemek üzere 2010 yılı sonbaharında ülkemizi ziyaret etmişti. Halen 61 yaşında olan Çakır’ın filmografisinde, Nişan Hançer’in ardı ardına yönettiği 1970 tarihli iki “Zagor” filminin (Zagor: Kara Bela ve Zagor: Kara Korsan’ın Hazineleri) yanı sıra “Tarkan: Gümüş Eyer” (1970), “Süper Adam” (1971), “Maskeli Üçler” (1971), “Kızıl Maske’nin İntikamı” (1971), “Çılgın Kız ve Üç Süper Adam” (1973), “Bedmen / Yarasa Adam” (1973), “Ramo / Türk Rambo’su” (1986) gibi birbirinden nadide örnekler yer alıyor. Levent Çakır, festivalde hem filmleriyle temsil edilecek, hem de özel bir söyleşiye katılarak meslek hayatının birbirinden ilginç hatıralarını sinemaseverlerle paylaşacak.


Fantastik Türk sinemasının “Fantasturka”ya konuk olacak “ağır” isimlerden bir diğeri de yine bu kategorideki filmlerin gözde yapımcı-yönetmen ve aktörlerinden Kunt Tulgar… Sinemaya henüz 4 yaşındayken, Orhan Atadeniz’in yönettiği “Tarzan İstanbul’da” filminde çocuk yıldız olarak giriş yapan Tulgar, o tarihten sonra (sektörde yapımcı olan babasının da katkılarıyla) tam anlamıyla çekirdekten yetişerek birbirinden farklı pek çok alanda usta bir sinema emekçisine dönüşecekti. 60 yılı aşkın bir süredir Türk sineması içinde kâh aktör, kâh yönetmen, kâh yapımcı, kâh senarist, zaman da fantastik filmlerin ses kayıt teknisyeni ve özel efekt uzmanı olarak hizmet veren Tulgar’ın beyazperdede en çok hatırlanan karakteri ise 1973 tarihli bir Yılmaz Atadeniz fantazisi olan “Yılmayan Şeytan”daki acar polis dedektifi Tekin’dir. Yönetmenlik kariyerindeki zirvesine ise 1979 yılında “Süpermen Dönüyor” ile ulaşan Tulgar, Yeşilçam’ın son yıllarda gitgide değişen yapım koşulları ve farklılaşan izleyici beğenilerine rağmen, günümüzde hâlâ sinemadan bütünüyle kopmadığı bir hayat sürüyor. 63 yaşındaki Tulgar da hem birbirinden çılgın filmleri, hem de tadına doyulmaz sohbetiyle Fantasturka’ya renk katacak.


Ve nihayet, Türkiye’de fantastik sinemanın en büyük, en kıdemli ustası olarak kabul edilen yapımcı, yönetmen, senarist ve SESAM (Sinema Eser Sahipleri Meslek Birliği) Başkanı Yılmaz Atadeniz de “Fantasturka”nın davetini kırmayarak, festivalin onur konukları listesinde yer aldı. Sinemacı bir aileden gelen ve 1950’lerin başlarından bu yana sektöre benzersiz emekler veren Atadeniz, inanılmaz zor koşullarda, fakat hiç eksilmeyen çocuksu bir coşku içinde çektiği serüven, bilim-kurgu, korku, gerilim, tarihsel fantazi içerikli düzinelerce filmle, Türk sinemasının günümüzde ulaştığı teknik yetkinliğin, bu türlerde elde ettiği yüksek başarının temellerini atan anıt isimlerden birine dönüştü. Atadeniz’in de festival boyunca hem filmleri gösterilecek, hem de kendisi onuruna düzenlenen bir söyleşide hayranlarıyla buluşup baş döndürücü sinema kariyerinden renkli anekdotlar aktaracak.


Bu arada, Türk fantastik sinemasına yaklaşık 50 yıldan bu yana çok büyük emekleri geçmiş kült aktör Aytekin Akkaya ile de festivale katılımları noktasındaki görüşmeler de sürüyor. Geçtiğimiz günlerde önemli bir ameliyat geçiren Akkaya, festival tarihine kadar kendisini toparlayabildiği takdirde, festivalin en azından ödül törenine katılıp “Hayat Boyu Başarı Ödülü”nü bizzat teslim alacak. Ankara’ya gelemediği takdirde ise halen İstanbul’da nekahet dönemini geçiren sanatçıya ödül heykelciği ve teşekkür plaketi kargo yoluyla gönderilecek.



FELÇ GEÇİREN YUNANLI DOSTA GIYABINDA ÖDÜL



“Fantasturka”nın gecikmeli bir vefâ borcunu ödemek üzere Ankara’ya davet ettiği konuklar arasında bir de sınır ötesi isim bulunmaktaydı. Yunanlı olmasına karşın, Türk filmlerine benzersiz bir aşkla bağlı olan ve onları yeryüzündeki diğer sinemaseverle buluşturabilmek için 2000’li yılların başlarından bu yana takdire değer bir çaba gösteren fantastik sinema gönüllüsü Vassilis Barounis


Atinalı bir lise (İngilizce) öğretmeni olan Barounis, ekonomik anlamda çok da varlıklı bir kişi olmamasına rağmen, 2003 yılında kurduğu “Onar Films” adlı DVD yapım-dağıtım şirketi üzerinden tozlu arşivlerde kaybolup gitmiş Türk fantastik sineması örneklerini tek tek sabırla (sahiplerine telif haklarını da ödeyerek) buluyor ve bunları özenli bir dijital onarımdan geçirdikten sonra farklı dillerde altyazılarla dünya pazarına sürüyordu. 2004-2010 yılları arasında 20 dolayındaki kayıp Türk filmini akıl almaz yöntemlerle gün ışığına çıkartıp dijital onarımdan geçmiş ses ve görüntüleri eşliğinde yeniden DVD olarak yayımlayan Barounis, çalışmalarını hız kesmeden sürdürürken, 2010 yılı sonlarında hiç beklenmedik bir şekilde rahatsızlandı. Geçen yılın sonbaharında beyninde bir tümör tespit edilmesi nedeniyle ameliyat olan Yunanlı prodüktör, aradan geçen dönemde tam da iyileşme belirtileri gösterirken, Ağustos ayının başlarında bu kez de felç geçirerek vücudunun sağ yarısının hareket yeteneğini kaybetti. Türk sinemasına pek çok Türk yapımcısından daha büyük hizmetleri geçen bu eşsiz fantastik sinema tutkunu, “Fantasturka”nın onur konuğu olmasına rağmen üzücü sağlık koşulları nedeniyle Ankara’daki buluşmaya bizzat katılamayacak. Fakat, salonda kurulacak olan bir “video konferans” sistemiyle Barounis’in de kapanış töreninde görüntüsü ve sesiyle yer alması planlanıyor. Bu törende ayrıca kendisine sinemamıza üstün hizmetlerinden dolayı bir de “Onur Ödülü” sunulacak. Ödül törenin ardından ise Atina’da tedavi gören Barounis’e ödül heykelciği ve teşekkür plaketi kargo yoluyla gönderilecek.


Öte yandan, “Fantasturka”ya bizzat katılacak olan bütün emektar sanatçılara, şimdiye kadar Türk sinemasına verdikleri unutulmaz emekler için kapanış töreninde birer “Hayat Boyu Başarı Ödülü” sunulması da festival programının içerdiği anlamlı vefâ gösterileri arasında yer alıyor.



METİN DEMİRHAN’IN ANISINA DÜZENLENECEK



“Fantasturka”, fantastik sinema kategorisine dahil edilebilecek türden düşük bütçeli yerli filmlerin ülkemizde “aşağılama” yerine “saygı” ile karşılanması ve bu zor türün yerli örneklerinin “peşin bir alaycılık”la değil, üretildikleri dönemin sosyal, ekonomik, yönetsel ve kültürel koşullarına göre daha bir sağduyuyla ele alınması için sağlığında çok büyük mücadeleler veren merhum sinema yazarı, sinema tarihi araştırmacısı, karikatürist ve kısa filmci Metin Demirhan’ın hatırasına ithaf edildi.


2007 yılında, henüz 42 yaşındayken geçirdiği bir beyin kanaması sonucunda aramızdan ayrılan Demirhan ile çocukluk arkadaşı olan festival danışmanı Ali Murat Güven, “Türkiye’de fantastik sinemanın adının geçtiği istisnasız her ortamda, sevgili Metin’in isminin de mutlaka sevgiyle, saygıyla yâdedilmesini arzuluyoruz. Bu yüzden, kendisinin sağlığındaki en büyük hayâllerinden biri olan böyle bir toplu gösteriyi de yine ona ithaf ettik. Fantasturka yaşadıkça, sevgili dostumuzun ismi de bu festivalin etkinlik ortamlarında her yıl bir bayrak gibi dalgalanacaktır” şeklinde konuştu.


“Fantastik Türk sineması” konusundaki paradigmayı, sinema kamuoyunun bu türe yönelik beylik yaklaşımlarını uzun yıllar boyunca neredeyse tek başına verdiği bir mücadeleyle kökten değiştirmeyi başaran Demirhan’ın, yaklaşık 25 yıl süren aktif gazetecilik, yazarlık, karikatüristlik ve sinemacılık serüvenine rağmen ömrünün bir tek gününde bile resmî bir iş güvencesi bulunmadan çalışıp didindiğini hatırlatan Güven, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Sevgili meslektaşımızın çileli hayat hikâyesi, fantastik sinemaya emek vermiş olan aktörler, aktristler, senaristler ve yönetmenlerin hikâyesiyle bu anlamda birebir örtüştüğü içindir ki rahmetli Metin fantastik sinemayı çok sevdi, fantastik sinemacılar da Metin’i… Türk sinema kitapları literatürüne Giovanni Scognamillo ustayla birlikte fantastik sinema alanında gelmiş geçmiş en önemli kaynak eseri armağan etmiş olmasına, İngiliz gazeteci-yazar Pete Tombs’a sonradan dünya çapında bir best-seller olacak ‘Mondo Macabro’ adlı fantastik sinema kaynak kitabını yazmasında en geniş çaplı danışmanlığı sunmasına rağmen, 2 Kasım 2007’de hastanede son nefesini verdiğinde, yoksullara dağıtılan bir Yeşil Kart’ı bile olmadığı için, cenazesinin defin için dışarı çıkartılması -biriken tedavi masrafları nedeniyle- ciddi bir bürokratik soruna dönüşmüştü. Tıpkı, hayatı boyunca saygınlıklarını yeniden elde etmeleri için özveriyle mücadele ettiği onca Yeşilçam emekçisinin vefâtında olduğu gibi... Bu yüzden, Metin’i de çabalarını da asla unutmamız söz konusu değil…”


Öte yandan, sinema kamuoyunun 2006 yılından bu yana başarıyla ve her yıl daha da gelişerek devam eden Ankara İkinci El Kısa Metrajlı Film Festivali’nin fikir babası ve genel yönetmeni olarak tanıdığı Kerem Akkoyunlu da düzenledikleri Fantasturka Festivali’nin, Türk sinemasında öteden beri eksik kalan bir erdem konumundaki “vefâ”ya yönelik ısrarcı tutumu dikkate alındığında, yalnızca sıra dışı içeriğiyle değil, sektörün kıdemli emekçilerine yönelik genel duruşuyla da son derece ayrıcalıklı bir sanat olayına dönüşeceğini vurguladı.


“1990’larda doğan genç kuşaklar ne bu sanatçıları, ne onların filmlerini, ne de sözü edilen alana büyük emekleri geçmiş olan araştırmacı-yazar Metin Demirhan gibi ulusal değerlerimizi yeterince tanımıyor. Amacımız, ilginç ve eğlendirici bir film festivali düzenlemenin yanı sıra, aynı zamanda günümüzün görece daha endüstrileşmiş ve teknolojik açıdan daha başarılı bir düzey yakalamış durumdaki sinemasını bugünlere taşıyan bütün o ünlü-ünsüz kahramanların genç sinemaseverler tarafından çok daha derinlemesine tanınmasına vesile olmak” diyen Akkoyunlu, ekip olarak son 5 yıldır “İkinci El”de kazandıkları önemli tecrübeleri bu kez “Fantasturka”ya yansıttıklarını ve organizasyon kalitesi açısından yüz ağartıcı bir sonuç elde edebilmek için var güçleriyle çalıştıklarını belirtti.


“Fantasturka” organizasyon komitesinde Güven ve Akkoyunlu dışında, daha önce de “İkinci El Kısa Metrajlı Film Festivali” bünyesinde görev alan ekipten Duygu Gür, Esma Kor, Alper Dağlı, Anıl Kaya, Erinç Ulusoy, İlker Kocatepe gibi genç sinema gönüllüleri yer alıyor.


Basın sponsorluğunu ülkemizin önde gelen sinema kültürü siteleri arasında yer alan “Sadibey”, “Öteki Sinema”, “Sinematik Yeşilçam”, “Ekşi Sinema”, “Korku Sineması”, “İyi Kötü Film”, “Sinefesto” ve “Ters Ninja”nın üstlendiği “Fantasturka’ya”, Çizgi Roman Derneği, 1001 Roman / Çizgi Romancılık Basım-Dağıtım, Ankara Kısa Filmciler Derneği, 2. El kısa film Festivali, Hermes Ofset, Sinetopya Grubu, Kelle Koltukta Kreatif Ajans, Fanatik Film, Horizon International, Su’Dem Restaurant, EskiYeni Bar, Ankara AnkaMALL Alışveriş Merkezi gibi STÖ ve şirketler de ulaşım, konaklama, toplantı -gösteri mekânları, tanıtım materyallerinin tasarımı ve baskısı, catering, arşiv belgeleri ve filmlerin tedariki gibi stratejik alanlarda çok değerli destekler veriyor.


23 Eylül Cuma günü Ankara-Kızılırmak Sineması’nın 4 numaralı salonundaki film gösterileriyle başlayacak olan festival, 25 Eylül Pazar akşamı aynı sinema kompleksinin 2 numaralı salonundaki ödül töreniyle sona erecek. Sanatçılarla söyleşiler ve medya mensuplarıyla buluşmalar ise Kızılırmak Sineması’na yürüme mesafesindeki bir başka mekânda gerçekleştirilecek.


Türk sinema tarihinde istisnai bir yere sahip bulunan, tamamı “fantastik sinema” genel başlığı kapsamındaki 10 dolayında siyah-beyaz ve renkli yapıtın, yanı sıra da yine aynı türden 15 kadar kısa metrajlı örneğin gösterileceği festivalde, konulu filmlerin gösterimlerin aralarında da (bazıları artık hayatta olmayan sanatçılarla yapılmış) video söyleşiler yayımlanacak. Bunun dışında, söyleşi programında Ankara’ya konuk olacak sanatçılarla da canlı sohbetler yer alıyor. Festivalin bir diğer sürprizi ise filmlerin gösterileceği Kızılırmak Sineması’nın fuayesinde 3 gün boyunca açık kalacak olan “Fantastik Türk Filmleri Afiş-Lobi Kartı Sergisi”


Festivalin 23, 24 ve 25 Eylül günlerindeki film gösterimleri ve söyleşi programının saat saat kesin akış planı ise programın dağıtıldığı çeşitli medya organlarının yanısıra, “Fantasturka” resmî internet bloğu ve resmî Facebook sayfalarında görülebilir. Program, ayrıca önümüzdeki günlerde Ankara-Kızılırmak Sineması’nın gişesinde de sinemaseverlere basılı broşür olarak ücretsiz dağıtılacaktır.


“Fantasturka” hakkında ayrıntılı bilgi almak ve çeşitli konularda danışmak için aşağıdaki e-posta adreslerine başvurabilir; ayrıca festivalin internet ortamındaki (sürekli güncellenen) resmî adreslerini takip edebilirsiniz.



İstanbul: Festival Danışmanı Ali Murat Güven / alimuratg@yahoo.com


Ankara: Organizasyon Ekibi / fantastikfantasturka@gmail.com



FANTASTURKA


1’İNCİ TÜRK İŞİ FANTASTİK FİLMLER FESTİVALİ


ETKİNLİK PROGRAMI



Bu festival, ülkemizde “fantastik sinema” türünün sevilmesi, derinlemesine tanınması ve sinema sanatçılarımızın söz konusu dalda kısıtlı koşullar içinde ürettikleri yapıtların geçmişe göre çok daha farklı bir anlayış çerçevesinde ele alınması için meslek hayatı boyunca yoğun emekler ortaya koymuş bulunan merhum sinema yazarı / sinema tarihi araştırmacısı Metin Demirhan’ın (1965-2007) aziz hatırasına ithaf edilmiştir.



Festival’in film gösterimleri Kızılırmak Sineması 4 numaralı salonda, sanatçılarla söyleşiler ise ………………‘de gerçekleştirilecektir.


Gösterimlerin ve söyleşilerin başlangıç-bitiş saatleri kesindir. Genel akışın bozulmaması için hiç bir gösterim ya da söyleşide zaman sarkması olmayacaktır.


Salonda yabancı uyruklu sinemaseverler bulunduğunda ve organizasyon komitesinden özellikle talep edildiğinde, bütün uzun metrajlı filmler İngilizce altyazılı olarak (da) gösterilebilir.


Etkinliğin hiç bir aşaması için Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmî kurumlarından herhangi bir parasal destek talep edilmemiş ve bu türden bir yardım alınmamıştır.


Festival boyunca bütün etkinliklere giriş ücretsizdir.


23 EYLÜL CUMA / GÜN 1


12.00 - Belgesel Film: “Fantastiğin Sineması”


Yönetmen: Mesut Kara / 2007 Yapımı / Renkli ve Siyah-Beyaz / Süre: 90’20” (Yönetmenin katılımıyla gösterim)



“14,5 DAKİKA İSTİRAHAT VE İHTİYAÇ MOLASI”



13.45 - Kısa Film: “Hezarfen” (Animasyon)


Yönetmen: Tolga Arı / 2010 Yapımı / Süre: 3’20”



13.50 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Kilink, Uçan Adam’a Karşı”


Yönetmen: Yılmaz Atadeniz / 1967 Yapımı / Süre: 108’ / Siyah-Beyaz / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır



“7 DAKİKA İSTİRAHAT VE İHTİYAÇ MOLASI”



15.45 - Kısa Film: “Dördüncü Çarpışma: İstanbul Bağlantısı”


Yönetmen: Tanay Genco Ülgen / 2010 Yapımı / Süre: 4’15”



15.50 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Kilink: Soy ve Öldür”


Yönetmen: Yılmaz Atadeniz / 1967 yapımı / Süre: 93’ / Siyah-Beyaz / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır



“7 DAKİKA İSTİRAHAT VE İHTİYAÇ MOLASI”



17.30 - Kısa Film: “Eski Dünyanın Orduları”


Yönetmen: İsmail Kemâl Çiftçioğlu / 2011 Yapımı / Süre: 28’15”



18.00 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Zagor: Kara Bela”


Yönetmen: Nişan Hançer / 1970 yapımı / Süre: 75’ / Siyah-Beyaz / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır



“10 DAKİKA İSTİRAHAT VE İHTİYAÇ MOLASI”



19.25 - Kısa Film: “Vidalar”


Yönetmen: Can Evrenol / 2006 Yapımı / Süre: 10’



19.35 - Kısa Film: “Diyet Kokain”


Yönetmen: Haktan Kaan İçel / 2007 Yapımı / Süre: 07’40”



19.45 - Kısa Film: “Kırılmış: Bir Kara Film Hikâyesi”


Yönetmen: Berkin Çelik / 2011 Yapımı / Süre: 12’10”



HAYDİ, ŞİMDİ DE TÜRK SİNEMA TARİHİNDEKİ BU ÇILGIN FİLMLERİ ÜRETEN KAHRAMANLARIN EN ÖNDE GELENLERİNDEN BİRİYLE BİZZAT TANIŞMAYA!


(Söyleşi merkezine geçmek ve salonda yerinizi almak için toplam 17 dakikanız bulunmaktadır.)



20.15 - AKTÖR, DUBLÖR VE DÖVÜŞ SAHNELERİ KAREOGRAFI


LEVENT ÇAKIR İLE SÖYLEŞİ


Moderatör: Ali Murat Güven (Sinema Yazarı / Sinema Tarihi Araştırmacısı / Yeni Şafak gazetesi)


Yer:……………………..



24 EYLÜL CUMARTESİ / GÜN 2


12.00 - Kısa Film: “Aybike’nin Ölümü”


Yönetmen: Tolga Aydın / 2011 Yapımı / Süre: 12’55”



12.15 - Kısa Film: “Gelecekten Anılar”


Yönetmen: Hüseyin Mert Erverdi / 2010 Yapımı / Süre: 6’40”



12.25 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “3 Dev Adam”


Yönetmen: Tevfik Fikret Uçak (1933-2003 / Saygıyla anıyoruz) / 1973 yapımı / Süre: 79’ / Renkli / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır



“16 DAKİKA İSTİRAHAT VE İHTİYAÇ MOLASI”



14.00 - Kısa Film: “Diken Üstü” (Animasyon)


Yönetmen: Haktan Kaan İçel / 2006 Yapımı / Süre: 8’25”



14.10 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Ölüler Konuşmaz ki…”


Yönetmen: Yavuz Yalınkılıç (1930-2005 / Saygıyla anıyoruz) / 1970 Yapımı / Süre: 73’ / Siyah-Beyaz / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır



“7 DAKİKA İSTİRAHAT VE İHTİYAÇ MOLASI”



15.30 - Kısa Film: “Babaannem”


Yönetmen: Can Evrenol / 2008 Yapımı / Süre: 6’32” (+18 / Kanlı şiddet içermektedir)



14.40 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Turist Ömer Uzay Yolu’nda”


Yönetmen: Hulki Saner (1925-2005 / Saygıyla anıyoruz) / 1973 Yapımı / Süre: 72’ / Renkli / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır



“8 DAKİKA İSTİRAHAT VE İHTİYAÇ MOLASI”



16.00 - Kısa Film: “Kurban Bayramı”


Yönetmen: Can Evrenol / 2008 Yapımı / Süre: 05’37” (+18 / Kanlı şiddet içermektedir)



16.10 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Demir Yumruk: Devler Geliyor”


Yönetmen: Tunç Başaran / 1970 Yapımı / Süre: 71’ / Siyah-Beyaz / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır



“9 DAKİKA İSTİRAHAT VE İHTİYAÇ MOLASI”



17.30 - Kısa Film: “Babama ve Anneme” (Festivalin en rahatsız edici filmi / “Ön Uyarmalı” gösterim)


Yönetmen: Can Evrenol / 2010 Yapımı / Süre: 08’35” (+18 / Kanlı şiddet ve cinsellik içermektedir. Bu filmden önce izleyiciler filmin konusu ve anlatım tekniği konusunda özenle uyarılacak, izleme ya da izlememe yönündeki tercihleri bütünüyle kendilerine bırakılacaktır.)



“6,5 DAKİKA ‘KENDİNE GELME’ MOLASI”



17.45 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Süpermen Dönüyor”


Yönetmen: Kunt Tulgar / 1979 Yapımı / Süre: 69’ / Renkli / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır



HAYDİ, ŞİMDİ DE TÜRK SİNEMA TARİHİNDEKİ BU ÇILGIN FİLMLERİ ÜRETEN KAHRAMANLARIN EN ÖNDE GELENLERİNDEN BİRİYLE BİZZAT TANIŞMAYA!


(Söyleşi merkezine geçmek ve salonda yerinizi almak için toplam 36 dakikanız bulunmaktadır.)



19.30 - YAPIMCI, YÖNETMEN VE AKTÖR KUNT TULGAR İLE SÖYLEŞİ


Moderatör: Murat Tolga Şen (Sinema Yazarı / Sinema Tarihi Araştırmacısı / www.otekisinema.com)


Yer:……………………..



25 EYLÜL PAZAR / GÜN 3


12.00 - Kısa Film: “Sayfalar”


Yönetmen: Haktan Kaan İçel / 2007 Yapımı / Süre: 3’33”



12.05 - Kısa Film: “Aklımın Odaları”


Yönetmen: Can Fakıoğlu / 2008 Yapımı / Süre: 8’15”



12.15 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Demir Pençe: Korsan Adam”


Yönetmen: Çetin İnanç / 1969 yapımı / Süre: 85’ / Siyah-Beyaz / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır (Yönetmenin katılımıyla gösterim)



HAYDİ, ŞİMDİ DE TÜRK SİNEMA TARİHİNDEKİ BU ÇILGIN FİLMLERİ ÜRETEN KAHRAMANLARIN EN ÖNDE GELENLERİNDEN BİRİYLE BİZZAT TANIŞMAYA!


(Söyleşi merkezine geçmek ve salonda yerinizi almak için toplam 23 dakikanız bulunmaktadır.)



14.00 - YAPIMCI, SENARİST VE YÖNETMEN ÇETİN İNANÇ İLE SÖYLEŞİ


Moderatör: Utku Uluer (Sinema Yazarı / Sinema Tarihi Araştırmacısı http://sinematik.blogspot.com)


Yer:……………………..



16.00 - Kısa Film: “Sandık”


Yönetmen: Can Evrenol / 2007 Yapımı / Süre: 5’50”(+18 / Kanlı şiddet içermektedir)



16.10 - Türk Fantastik Sinema Tarihinden: “Yılmayan Şeytan”


Yönetmen: Yılmaz Atadeniz / 1973 yapımı / Süre: 86’ / Renkli / İngilizce Altyazı: İsteğe bağlıdır (Yönetmenin katılımıyla gösterim)



HAYDİ, ŞİMDİ DE TÜRK SİNEMA TARİHİNDEKİ BU ÇILGIN FİLMLERİ ÜRETEN KAHRAMANLARIN EN ÖNDE GELENLERİNDEN BİRİYLE BİZZAT TANIŞMAYA!


(Söyleşi merkezine geçmek ve salonda yerinizi almak için toplam 24 dakikanız bulunmaktadır.)



18.00 - YAPIMCI, SENARİST VE YÖNETMEN YILMAZ ATADENİZ İLE SÖYLEŞİ


Moderatör: Mesut Kara (Sinema Yazarı / Sinema Tarihi Araştırmacısı / http://yesilcamhatirasi.blogspot.com)


Yer:……………………..



20.30 - TÜM KONUKLARIN, YANISIRA DA FANTASTİK SİNEMASEVERLER VE MEDYANIN KATILIMIYLA ÖDÜL TÖRENİ


Yer: Kızılırmak Sineması / Salon 2


Linkler

Related Posts with Thumbnails