Sayfalar

14 Ocak 2011 Cuma

Çizgi Romancılar Toplanıyor

Yeni yılın ilk toplantısı 15 Ocak 2011'de saat 12.00'de Kadıköy Pasajında gerçekleşecek. Önemle duyurulur!

Yeni Bir Türk Yazarın Fantastiğe Armağanı- Yemin ve Öç

M. İhsan Tatari, çok özlenen "türk fantazya yazarlarından" oldu ve edebiyatımıza yeni bir soluk getirdi.

"Aykırı Çağrışım" blogunda sevgili Hazal bu eseri okumak isteyeceklere güzel bir inceleme yazısı yayınlamış:

Fantazyaya gönül veren her Türk, kendi milletinin yazarlarının da bu alanda eserler vermesini ve onları raflarda görmek ister. Ama kendimizi kandırmayalım. Biliyoruz ki Türkiye’de fantastik üzerine bir şeyler basmak zor iş. Sizi ciddiye alacak yayınevlerinin yokluğu dışında (varlar ama yeni yazarlara ne kadar açıklar, tartışılır), her ne kadar okuyucu Türk yazar görmek istese de karşısına gelince bir çekince ve önyargı ile yaklaşıyor. Birazdan okuyacaklarınız ise, zoru başaran bir Türk fantastik yazarının kitabıdır ve ben sizin önyargılarınızı yıkmak için bu yazıyı yazıyorum :). Öncelikle gelin, kitap nasıl ortaya çıktı onu kısaca anlatayım.

Yorgun Savaşçı bloğunun yazarı ve aynı zamanda Kayıp Rıhtım sitesinin bir sakini olan mit, ya da gerçek adıyla M.İhsan Tatari’nin Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi için yazdığı bir hikâyeyle başlıyor her şey. Öncelikle Köle teması için Yemin ve Öç adıyla yazdığı hikâyesi beğeni toplayınca diğer ayın teması olan Kül için de bir devam öyküsü geliyor. Sonra nerden nereye… Önce e-kitap olarak çıkan Yemin ve Öç, daha sonra muhteşem bir sürpriz ve gizli yardımsever yurdum insanlarının ortaya çıkıp günü kurtarmasıyla (Vildan Ceyhan’dan bahsediyorum) daha sonra gerçek bir kitap olarak okuyucularına ulaştı. Ama bunu ben değil, yazarı anlatsın. Yazarın kitabın hikayesini anlattığı yazısı için buraya tıklayın.
Ama şunu demezsem de çatlarım: Önsözü, ya da kendi deyimiyle Ön(süz)söz’ü kıymetli yazarımız Aşkın Güngör yazmıştır.

Devamı - Aykırı Çağrışım

LeMan 1000 Yaşında

Limon adıyla başlayan macera Leman'la 1000 sayıya ulaştı ve bir çok derginin kurucusunun da okulu oldu... Çok yaşa LeMan!

12 Ocak 2011 Çarşamba

Yeni İntikamcılar Çıktı

AVENGERS DAĞILMIŞTIR, ZAMAN "YENİ İNTİKAMCILAR" ZAMANIDIR.

Takımın en eski üyelerinden birinin saldırısı sonucu dağılan Avengers’ın yokluğunda karanlık planlar yürürlüğe konmuştur.

Maksimum güvenlikli hapishane Raft’tan, Electro’nun güvenlik sistemini bozması sonucu yüzlerce süper güçlü suçlu New York’ta terör estirmek için serbest kalmıştır.

Bu ortamda bir grup kahraman beklenmedik şekilde şehri kurtarmak için birlikte çalışmak zorunda kalır.

Savaşın heyecanı içinde Avengers’ın boşluğunu dolduracak yeni bir takım oluşur:

NEW AVENGERS.

Avengers Disassembled adlı macera ile dağılan ve Gizli Savaş ile tekrar bir araya geleceğinin sinyalini veren Avengers, şaşırtıcı karakterlerle yeniden toplanıyor. Wolverine, Captain America, Iron Man, Örümcek Adam, Spider Woman, Luke Cage ve Sentry klasik Avengers’ı 21. yüzyıla taşıyor.

GEREKLİ ŞEYLER

BÜYÜK MAVİ YAYINCILIK LTD

Tel : + 90 212 2466131

Fax: + 90 212 2466438

www.gerekliseyler.com.tr

Romanın çizgisel yükselişi

Fransa'da 2010 yılı içinde 5 binden fazla çizgi roman basıldı.

Romanın yanında çizgi romanların da Türkçe yayın dünyasında birkaç yayınevi üzerinden gündeme gelişine tanıklık ettik geçtiğimiz iki yıl içinde. Türkiye'deki piyasaya göre fazla gibi görünen bu durum Fransa söz konusu olduğunda devede kulak misali. Çünkü Fransa’da kelimenin tam anlamıyla çizgi roman patlaması yaşanmakta. Macera tutkusu etkili olsa da bu durum üzerinde başat etken seyir ve yazının aynı olabilmesinden kaynaklı. Uğur Hüküm'ün Cumhuriyet'teki haberinde geçen veriler şöyle:

Çizgi Roman Gazetecileri ve Eleştirmenleri Derneği ACBD'nin yıllık raporuna göre Avrupa Frankofon çizgi roman piyasasındaki durgunluğa rağmen Fransa'daki satışlar 2010 yılında yüzde 5.85 oranında çoğaldı. 15 yıl önce yılda ortalama 1500 kitap yayımlanırken bu rakam 2009'da 4863'e yükselmiş, 2010'da ise 3811'i tamamen yeni olmak üzere 5165'i bulmuş.

Fransa'da çizgi roman sektörünü yalnızca kitap yayınlarıyla sınırlamak hatalı olur. Zira 9. Sanat diye anılan çizgi alanında 68 süreli uzman yayın, derginin yanı sıra 32 tane de internet sitesi düzenli olarak faaliyet gösteriyor. Belirlenebilen 15 bin kadar çizgi blogu var. Yeni nesil cep telefonları "Smartphone"lar ve piyasaya yeni sürülen "iPad"ler üzerinden resmileşmiş rakamlarla son 6 ayda günde ortalama 150-200 dijital çizgi roman satılıyor.

2010'da geçen yıla oranla 203 adet daha fazla çizgi roman yabancı dillerden çevrilmiş. Tüm yeniliklerin yüzde 38.76'sını oluşturan çevirilerin 1447 tanesi Japonya, Kore ya da Çin kökenli.

2010'nun en çok satanlarına gelince: 500 bin sınırını aşan Pat Berna ve Henri Jènfevre'in "Joe Bar Team"i zirveye yerleşmiş. Onu 470'şer bin adetle Daniel Pennac, Tonino Benacquista ve Achdé'nin hazırladıkları "Lucky Luke/Red Kit"in son maceraları ile Jean Van Hamme ve Philippe Francq'ın son "Largo Winch"i izliyor. Yine Jean Van Hamme'ın bu kez Antoine Aubin'le sürdürdüğü son "Blake ve Mortimer" 450 bine vururken, Philippe Geluck'ün kedisi "Le Chat" 300 bin adet satmış. Bu arada yeni bir olgu da 2010'da 396 ÇR'nin piyasaya çıkışından önce basın tanıtımının düzenlenmiş olması.

Kaynak - Dünya Bülteni

11 Ocak 2011 Salı

Batman'e Müslüman kanka

Batman, Fransa maceralarında kendisine Müslüman bir genci yardımcı aldı. ABD karıştı.

Ünlü çizgiroman kahramanı Batman'in Fransa maceralarını anlatan son iki sayısında Müslüman bir karaktere yer vermesi Amerikalı sağcıları ayağa kaldırdı. 'Detective Comics Annual #12' ve 'Batman Annual #28' sayılarında 'Nightrunner' adlı karakter 22 yaşında Cezayirli Müslüman Bilal Asselah...

Polis, Bilal'in arkadaşlarını sokak çetesi sanarak öldürüyor. Öç almak isteyen Bilal'e başı örtülü annesi engel oluyor ve inanışlarına göre kin ve nefret beslemenin yanlış olduğunu söylüyor.

BAŞKA FRANSIZ BULAMADI MI?

Ancak Müslüman karakter Amerika'da çizgiroman serisinin sıkı takipçileri arasında büyük tepkiye neden oldu. Özellikle sağcı kesim internet üzerinden başlattıkları kampanyayla çizgiromanı dağıtan DC şirketini boykot etmeleri çağrısında bulundu.

'Council of Conservative Citizens' isimli blog sitesinde 'Batman nasıl İslamcı birini kendisine yardımcı olarak alır? Koca Fransa'da başka bulacak insan kalmadı mı? Yeni bir Müslüman karakter mi yaratılmak isteniyor?' yorumları yapıldı
Kaynak - Vatan Gazetesi

Nightrunner hakkında bilgi

EROS Raflarda!

Arunas Yayıncılık, dilimize yeni çizgi romanlar kazandırmaya devam ediyor. Ryan Foley'in yazdığı Sankha Banerjee'in çizdiği "EROS" Eray Elmacı çevirisiyle raflardaki yerini aldı.
kirpi.yayincilik@gmail.com

Efsaneler çağıydı…

…Yunan güzellik Tanrıçası Afrodit, Psyche adındaki genç bir kızın güzelliğini kıskanır. Bu ölümlü kızın güzelliğine halkın hayranlık duyması onu kıskançlıktan deliye çevirir. Oğluna, aşk Tanrısı Eros’a, o kızı aşktan yoksun bırakmasını emreder.

Ne yazık ki oğlu Eros, Psyche’ye âşık olur. Kızın çekiciliğine karşı koyamayan Eros, Psyche’yi gökyüzündeki sarayına getirtir. Eros, Psyche’nin, kendisini görmeden de âşık olabileceğinden emin olmak ister ve gerçek kimliğini ondan gizler. Kendisini görmesini engellemek için sadece karanlıkta onun yanına gelir.

İki kıskanç kız kardeşinin ısrarıyla Psyche, bir lamba sayesinde Eros’u görür ve gerçek kimliğini anlar. Bu Eros’u çok kızdırır ve aldatıldığını düşünerek Psyche’yi terk eder. Eros’tan başka hiç kimseyle yaşamak istemeyen Psyche, Eros’un güvenini yeniden kazanmak için yola çıkar.

Mitolojinin altın çağında geçen bu muhteşem öyküde gerçek aşkın, sabrın ve aşılması imkânsız engellerin aşkın gücüyle nasıl kolayca aşılabildiği anlatılmaktadır.

10 Ocak 2011 Pazartesi

"Genesis" Çıktı!

Çizer Robert Crumb'un "GENESIS" çizgi romanı piyasaya dün itibariyle çıktıÇizgi roman dünyasının en yetenekli isimlerinden, yeraltı çizgi roman hareketinin yaratıcısı Robert Crumb’un, tartışmalar yaratan ve çok satan Çizgi romanı “Genesis.”

“Böylece Rab Tanrı, yaratmış olduğu toprağı işlemek üzere, ADEM’i Aden Bahçesinden çıkardı” Yaradılış III, 23

***
Yurt Kitap-Yayın

Konur Sokak 26/3

Kızılay/ANKARA

Tel: (0.312) 417 35 49

Fax: (0.312) 425 36 40

www.yurtkitap.com

Dünyayı Kurtaran Sahaf Fuarda

Dünyayı Kurtaran Sahaf, önümüzdeki hafta dördüncüsü düzenlenecek olan Çukurova Kitap Fuarı'nda tamamen çizgi romanlarla dolu rengarenk bir stand açıp ziyaretçilere hoş bir nostalji yaşatacak.


Tommiks'ten Zagor'a, Karaoğlan'dan Mister No'ya, Örümcek Adam'dan Yüzbaşı Volkan'a onlarca süper kahraman eski ve yeni maceralarıyla fuar boyunca hem eski dostlarını hem de yeni meraklılarını bekliyor olacak.

4. Çukurova Kitap Kitap Fuarı, 11-16 Ocak tarihleri arasında, Tüyap Adana Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Girişin ücretsiz olacağı fuarın ziyaret saatleri 10:30-20:30 saatleri arası.

Dünyayı Kurtaran Sahaf

Bursa'da Çizgi Roman Toplantısı

"16 Ocak 2011 de Çizman'a bütün Çizgi Roman,Sinema,Tarih aşıklarını sohbete toplantıya davet ediyoruz.
Saat 14.00 de orda olacağız herkes davetlidir ...."


8 Ocak 2011 Cumartesi

Padişahları 'iskambilde böcek yaptı'

Bahadır Baruter, iskambil kağıtları resimledi, adını da Osmanlı Böcekleri koydu. Baruter'e göre görsel bir şölen olan bu çizimler interneti birbirine kattı.

Karikatürist Bahadır Baruter çok ilginç bir iskambil destesi tasarımına imza attı. Baruter’in resimlediği iskambil destesinde, klasikleşmiş batılı kraliyet figürleri yerine Osmanlı figürleri yer alıyor. Ancak böcek biçiminde…

Radikal gazetesine konuşan Baruter bu ilginç fikrin nasıl aklına geldiğini şöyle anlatı; “Aklıma ilkin çok kolay bir fikir geldi. Avrupa saltanat figürleri yerine Osmanlı’nınkileri resmetmek...

Ancak ham haliyle yavan ve basit bir buluştu bu. Bu fikri daha zengin bir boyuta taşımalıyım diye düşündüm. O an doğdu kafamda, saltanat ve haşarat imgelerini çakıştırma fikri.”

Osmanlı sultanlarının böcek biçiminde çizilmesini hakaret olarak algılayan bazı çevrelerden eleştiri ve hakaret geldiğini söyleyen Baruter’e göre bunlar sanatçı ve entelektüel düşmanlığının kanıtları.

İşte çizerin internetteki yorumlarla ilgili Radikal'in sorduğu sorulara yanıtı:

Bu kartlar internet ortamında ortalığı karıştırdı. Sultanları böcek vücudunda çizmenizi hakaret olarak algılayanlar var.

Evet, kartları internet ortamında ilk kez sergilediğimizde birtakım çevrelerden hakaret ve kınama yağdı. Kendilerine “Ceddi Türk, nesli Türk Osmanlı torunlarıyız” falan türünden isimler veren Osmanlı fanatiği milliyetçi lumpen çevrelerdi bunlar. Osmanlı’ya kutsallık atfedişlerindeki fanatizm onları inanılmaz tahammülsüz ve saldırgan kılmış. Günlerce “Osmanlı’nın yüce mirasından çek elini bre zındık, bre kafir” türünden ya da “Senin ananı, bacını böcek yapsalar iyi mi olur?” gibisinden sataşmalarla doldu yorum listeleri.

Sizi en çok hangi yorum şaşırttı peki?

Bir tanesi vardı ki beni hakikaten dehşete düşürdü. “Ben bu herifi araştırdım, kendisi Ermeni asıllı ve Amerika’da eğitim görmüş bir şahısmış” gibisinden sözde bir ‘karalama’. Giderek bu protesto silsilesi birbirini tetikleyerek bir linç dalgasına dönüştü. Arada aklıselim birileri çıkıp da “Yahu yapmayın etmeyin, yanlış anlıyorsunuz, adamın derdi o değil” falan diye savunmaya kalktığında onu lince yelteniyorlardı bu kez. Hepsini silip söz haklarını kısıtlayarak güya susturduk da bu linç silsilesi durabildi. Oysa o yorumlar da olumlularıyla bir arada orada kalsınlar isterdim.

Tüm bu tartışmalar ne hissettirdi size?

Müthiş bir sanatçı ve entelektüel düşmanlığı dikkatimi çekti. Örneğin çizerler olarak bizler toplumda bir hayli şefkat veya en azından makul düzeyde hoşgörü gördüğümüze kendimizi inandırmış insanlarız. Meğer sadece kendi küçük çevremizdeki kültürlü bir azınlığın bize lütfettiği bir sevgi ve kabullenişmiş bu. O çevrenin dışına çıktığımızda, hele bir de bir alınganlığı uyardığımızda sanatçı ya da entelektüelliğimizin nasıl bir tiksinti ve nefretle karşılanabileceğini görmek beni bir hayli sarstı. Bence biz sanatçılar veya aydınlar, yazarlar, çizerler ve onların takipçileri olan kültürseverler, bizler bu ülkede kendi pişirip kendi yiyen bir avuç azınlığız. Çevremiz kâbus gibi bir taassup ve düşmanlıkla sarılı. Böcekler canlılık zincirinin en faydalı ve hayati öğeleri. Ölçü tiksinçlikse hiçbir böcek türünün kurbanlarının kadınlarına tecavüz etmediği ve çocuklarını diri diri gömmediği ve düşmanlarına zevk için işkence etmediği bir dünyada insanoğlu tüm bunları büyük bir vicdan rahatlığıyla yapabilen bir varlık olarak çok daha tiksinçtir diye düşünüyorum. Savaşlarda birbirimize yaptıklarımızı hatırlayalım, en zehirli böcekten çok daha ölümcül değil mi bizim bombalarımızın zehiri. Yaratılan her mahlûkun faydalı olduğuna inanmış dinsel görüşler bile benim savımı destekler gibi. Hiçbir kutsal kitapta böceklerin faydasızlığıyla ilgili bir tek ifade bulamazsınız. Bence insanoğlunun böceklere olan düşmanlığının kökeninde bir gün öldüğünde onlar tarafından yenilecek olduğunun bilgisi ve korkusu yatıyor. Bir de böceklerin mi daha çok insan, insanların mı daha çok böcek öldürdüğünü düşünecek olursak, kimin daha bencil bir vahşet taşıdığı ortaya çıkar. İnsanoğlunun mu tarihi daha karanlıktır yoksa böceklerinki mi sizce?

Kaynak - Mynet haber

Çizgi-romanda yağmur duası

İstanbul Halk Ekmek'te dağıtılan çizgi-roman, genç öğretmenin bir köye gelmesiyle başlıyor. Sınıfta yağmurun oluşumunu anlatan öğretmen, öğrencilerin kıkırdamalarıyla karşılaşıyor. Öğretmen de hemen köyün literatürüne uyum sağlıyor ve sınıfa yağmuru anlatması için imamı çağırıyor. Sonuç: Yağmur duasınıa çıkılıyor ve yağmur yağıyorGeçen hafta ilköğretim ikinci sınıf öğrencisi İrden, sınıfıyla birlikte İstanbul Halk Ekmek’e ziyarete gitmiş. Ekmek nasıl yapılıyor, görmek için. Dönerken 30 kişilik sınıfın her bir öğrencisinin eline 22 sayfalık bir broşür tutuşturulmuş: “Yağmur Rahmettir.” Alın, okuyun, anafikrini çıkarın. Yarın soracağız.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve İstanbul Halk Ekmek Müdürü Salih Bekaroğlu’nun “Sevgili Çocuklar” hitabıyla başlayan ve ekmeğin kültürümüzdeki önemine değindikleri kısa metinlerin ardından resimlerle bezenmiş bir öykü başlıyor kitapçıkta.

Bir köye yeni atanan genç öğretmen, köyün akil adamı Gazi Hızır’la tanışır, çok sever. Hızır dede genç öğretmene Kurtuluş Savaşı’nda nasıl savaştığını, o yüzden bu toprakların değerini çok iyi bildiğini anlatır. Gazi Hızır’ı sadece genç öğretmen değil, köy ahalisi de pek sevmektedir.

Genç öğretmen bir gün fen dersinde yağmurun nasıl oluştuğunu konvansiyonel yöntemlerle anlatmaya girişir: “Çocuklar, su güneşin etkisiyle buharlaşıp soğuk hava katmanlarıyla karşılaşınca yağmur olur.” Sınıf kıkırdamaya başlar. Çalışkan öğrencilerden Hızır’ın torunu Cemile parmak kaldırıp gülüşmenin sebebini açıklar:

”Öğretmenim, biz yağmur deyince Gazi Hızır dedem çok kızar, yağmur rahmettir diye anlatır. Yağmur diyen olursa bana haber verin, ona gününü gösteririm der. Dedem size gününüzü gösterecek, ona güldük.”

Bunun üstüne genç öğretmen köyün literatürüne uyum sağlar: “Gazi dede haklı çocuklar. Allah suyu yaratmasa, su buharlaşmasa değil ekmek hiçbir yemek olmazdı. Hayat dururdu.”

Ertesi gün köy ahalisi yağmur duasına çıkmaya hazırlanmaktadır. Duadan sonra inek mi yoksa koyun mu kurban edecekleri konusunda küçük bir kararsızlık yaşadıktan sonra Çanakçı Dede’nin türbesinin yolunu tutarlar. Gazi Hızır’ın telkiniyle genç öğretmen bu duaya elbette sınıfını da getirir. Çocuklar duanın yağmur yağması için ne kadar gerekli olduğunu bu kez de köyün imamından dinlerler.

Sonrasında tabii ki yağmur yağar. Çocuklar neşeyle bahçeye fırlayıp tekerlemeler söylerler: “Yağ yağ yağmur, teknede hamur, ver Allahım ver, sicim gibi yağmur.”

Orası artık doğa kanunlarına yüzde 100 vâkıf evlatların yetiştiği neşeli bir köydür.

Bekaroğlu ve Topbaş’tan ses yok

Öğrendiğim kadarıyla İstanbul Halk Ekmek ilköğretim öğrencilerine dağıtılmak üzere buna benzer beş kitapçık hazırlamış. “Yağmur Rahmettir” bu serinin ilki ve dolaşımda olanı.

Küçücük çocuklara niçin yağmurun bilimsel bir şekilde anlatılmasının gülünç olduğunu ima eden böyle bir kitapçık dağıtıldığının mutlaka mantıklı bir açıklaması vardır diye düşündüm.

Önce İstanbul Halk Ekmek Müdürü Bekaroğlu’nu aradım. Basın danışmanı, “Bu broşürle ilgili daha önce de sorular geldi. Kendisi kesinlikle bu konuda görüş vermek istemiyor. Zaten artık basılmış bir broşür” dedi.

Hikayenin yazarı Mikail Koçak’ın İmam Hatip ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu bir eğitmen olduğunu öğrendim. Koçak’ı da aradım, nereden buldu bu hikayeyi, kendisi mi kurguladı diye soracaktım ki… “Bu konuda konuşmam. İyi günler Ezgi Hanım..” deyip kapattı. Broşürün başındaki yazısını “Yeni bir bilinç ve şuur oluşturmak için bu kitapta yaşananları okumak ve tatbik etmek ümidiyle” şeklinde bitiren Topbaş’tan da cevap alabilmiş değilim, bilgilerinize sunarım.

Ezgi Başaran / Radikal


Kaynak - Milliyet

7 Ocak 2011 Cuma

Ters Ninja " Gianfranco Manfredi" röportajı

2010 TÜYAP Kitap Fuarına 1001 Roman Yayıncılık'ın binbir emeğiyle gelen ve türk okurlarıyla tanışan Gianfranco Manfredi son derece sempatik ve mütevazi kişiliğiyle de eserleri kadar aklımızda kalmıştı. Ters Ninja kendisiyle röportaj yaptı. Hem türkçe hem ingilizce okuyabileceğiniz röportajın girişi altta:
Çizgi roman severler, özellikle italyan menşeili çizgiromanların müptelaları Gianfranco Manfredi‘nin ne usta bir yazar olduğunu iyi bilirler. Eğer sözlerim sizi ikna etmeye yetmediyse, tek yapmanız gereken onun kitaplarını okumak. Büyülü Rüzgar (Magico Vento) işinizi görecektir, ama Saklı Yüz (Volto Nascoto) da ihmal etmeye gelmez. Bu kitapların Sinyor Manfredi‘nin, yani bir ustanın imzasını taşıyan zengin, elle tutulur ve ayrıntılı tarihsel arkaplanları sizi kendinizden geçirecektir. Neyse ki şimdi iki kitap da Türkçe olarak yayınlandı. Tabi teşekkürü en çok hak eden bu çizgi romanları yayınlayan yayınevleri Lal Kitap ve 1001 Roman. Sinyor Manfredi Ters Ninja’nın sorularını yanıtladı. Bu şeref tabii ki bize ait…
Devamı - Ters Ninja'da
Çok yaşa Ters Ninja

6 Ocak 2011 Perşembe

İzmir'de bir sahaf: Pınar Kitap

Pınar Kitap İzmir'de çizgi roman severlere hizmet veriyor. Merak , aradığ sayılar olanlara:
Pınar Kitap Sevenler Facebook Grubu

5 Ocak 2011 Çarşamba

ATATÜRK’ÜN YAŞAMI ÇİZGİ ROMAN OLDU.

Mustafa Kemal’in Harbiye yılları çizgi roman olarak yayınlandı. Sıradan okuyucunun bilmediği birçok yenilik ve tartışma içeren kitap, Atatürk’ün yaşamına bambaşka bir yorum getiriyor.


Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal’in 1900-1905 yılları arasında İstanbul’da, Harbiye’de geçirdiği yıllarını anlatan grafik roman, yeni belgeler ışığında, Atatürk’ün hiç bilinmeyen bir dönemini anlatıyor. Atatürk’ün tutuklandığı, işkence gördüğü, Yıldız Sarayı’nda, Paşalar tarafından dövüldüğü, idam edilmekten son anda kurtulduğu 1905 yılına ilişkin daha önce hiçbir yerde anlatılmamış yaşanmışlıkları, Genç Mustafa’nın sayfalarında bulacaksınız.

Genç Mustafa’yı Boğaziçi Üniversitesi’nde tarih yüksek lisansı yapmış, akademik bir tarihçi olan Yalın Alpay kaleme aldı. 1980 doğumlu genç yazar; 2,5 yaşında okumayı öğrenmiş, ilkokulda birinci ve ikinci sınıfları atlayarak üçüncü sınıftan eğitim yaşamına başlamış bir dahi. Çizimleri ise Türkiye’nin önde gelen çizerlerinden Barış Keşoğlu gerçekleştirdi.

Gaia Yayınları’ndan çıkan Genç Mustafa, ilk baskısını 20 bin gibi iddialı bir rakamla yaptı.

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Yavuz Selim Karakışla’nın kitap için yorumu: “Genç Mustafa resimli bir Mustafa Kemal biyografisinin çok daha ötesine geçiyor. Gençler, yetişkinler ve özellikle de aydınlar için tasarlanmış. Her üç okuyucu tipi için de farklı bilgiler, yorumlar ve eleştiriler içeriyor. Üç ayrı okuyucuya da aynı anda hitap etmeyi ve Mustafa Kemal’i bir insan olarak yeniden gözlerimizin önüne sermeyi başarıyor. Anlatılmayanı anlatan, sıradışı bir çalışma.” şeklinde oldu.

4 Ocak 2011 Salı

Yürüyen Ölüler 5. Cilt Çıktı

Ocak 23'de cnbc-e kanalında dizi filmi başlayacak olan yapıtın 5. cildi çıktı. Marmara Çizgi'y sonsuz teşekkürler

3 Ocak 2011 Pazartesi

Buket Uzuner’in “İstanbullular”ı şimdi de çizgi roman

Şehirler şehri, imparatorlar gözdesi Istanbul’un Buket Uzuner’in kaleminden romanı: İSTANBULLULAR, şimdi de Ayşe Nur Ataysoy’un çizgileriyle cizgi roman olarak şehrimize armağan
Yaz 2005. İstanbul Atatürk Havalimanı.

Modernitenin ve şehrin sınırlarında genetik bilimciden gurbetçi işçiye, taksi şoföründen ünlü bir heykeltraşa, tuvalet temizlikçisinden mimarlar odası eski başkanına kadar İstanbullu 15 kişinin yolları kesiştiğinde yüzyılımızın göçlerle genişlemiş İstanbul’undan ve dolayısıyla Türkiyesi’nden bir kesitle karşılaşıyoruz. Bir İstanbul romanının olmazsa olmazı aşk elbette başköşede yer alıyor.

13 yıl önce hayatını değiştiren trajik bir olayı İstanbul'la özdeşleştirerek şehri terk edip New York'a yerleşen bilim kadını-akademisyen Belgin, New York'ta bir sergi açılışında tanıştığı ünlü Türk heykeltıraş Ayhan ve diğerleri… Bir yanda her türlü ihanetten çok çekmiş biri olan Belgin'i ürküten İstanbul'a ve Ayhan'a olan aşkı, diğer yanda Belgin'e sırılsıklam aşık olan Ayhan'in tıpkı İstanbul'a duyduğu ürpertili hayranlık gibi bu aşktan da ürkmesi.

Bütün bunları seyrederek bizlere aktaransa, imparatorluklar şehri; Pagan, Hıristiyan ve Müslüman kültürüyle yoğrulmuş, görmüş geçirmiş, soylu, dünyanın 2700 yıldır menopoza girmemiş tek dişisi, güzeller güzeli, şehirler ecesi İstanbul'un kendisidir.

Büyük bir tehdit altında başlayan gerilim dolu dört saat boyunca İstanbul, Belgin ile Ayhan’ı kendisi ve aşkla hesaplaşmaya zorluyor.

Buket Uzuner'in çok satan İstanbullular romanı şimdi de görsel dünyanın kurgu ve anlatım özelliklerini kullanarak hayat buluyor. Şehirler şehri, imparatorlar gözdesi İstanbul'un Buket Uzuner'in kaleminden romanı grafik tasarımcı Ayşe Nur Ataysoy'un çizgileriyle çizgi roman olarak okuyucuyla tanışmak üzere. İstanbullular çizgi romanı çok yakında İngilizce çevirisiyle de raflarda yerini alacak.


Yayınevi:

Everest Yayınları

Ticarethane Sok. No: 53 34410

Cağaloğlu İstanbul

Tel: 0212 513 34 20

2 Ocak 2011 Pazar

Ödüllü ÇR Yarışma

www.altinmadalyon.com çizgi roman okurlarını ödüllü yarışmaya davet ediyor. Ödüller... Linke girin kendiniz bakın: Altın Madalyon

Linkler

Related Posts with Thumbnails