19 Haziran 2013 Çarşamba

İki Ağaç Deyip Geçmeyin - Zagor ve Day of the Triffids

"Yeşili sevelim, çevreci olalım" tamam ama acaba onlar bizi seviyorlar mı diye sorgulayasım geldi birden. Belki onlar bizi sevmiyordur! Belki doğayı fazlaca sevmek hepimizi Poison Ivy (DC Comics) gibi deliliğe itiyordur. Belki de Amerika'nın doğaseverleri "ekoterörist" diye damgalayarak en büyük tehdit olarak görmesinin (sorumsuz şirketlerin para kaybetme endişesi dışında) bir sebebi vardır. Ve belki de gün gelir bitkiler bizi yer! İşte sanatta iyi "Öcü bitki" örnekleri...

Bilindiği üzere ben öyle çok da fumetti hayranı değilim. Daha çok comics okumayı severim onda da tercihim DC Comics olur çoğunlukla. Ancak sanatla ilgilenmek demek her türünü ve ekolünü de bilmeyi zorunlu kılar. Zevk başkadır iş başka. 20 Ağustos 2012 tarihinde Zagor ve Day of the Triffids filmi arasındaki ilişkiyi ele alan bir yazı yazmaya karar vermişim notlarıma göre... Gelin görün ki kısmet bugüneymiş.

Önce hangisini izledim veya okudum hatırlamıyorum ancak hatırladığım tek şey her iki eserle de tanıştığımda deliler gibi korktuğumdu!

Day of the Triffids'i daha önce izlemiş olma ihtimalim çok yüksek. Videodan izlemiştik ve ben galiba 80'li yıllardı ve ben filmin ortasında uyumuştum yaşadığım korkudan kurtulmak için :) 

Filmin girişinde Walking Dead'den hatırladığımız bir kurgu vardı. Gözlerinden rahatsız olan kahraman hastaneye yatırılır ve operasyona alınır. O gece gökyüzünde inanılmaz güzel bir meteor yağmuru görüntüsü izler insanlar ve ertesi gün olan olur, izleyen herkes "kör olmuştur". Bir de üstüne üstlük insanları zehirleyen ve toprak üzerinde yürüyebilen dev Triffid bitkileri de serbest kalmışlardır. Kahramanımız gözlerini açarak hastanede gezinmeye başladığında dağılmış, terk edilmiş bir ortamla karşılaşır. Sokaklarda da durum farklı değildir. Bundan sonrası kör olmayanların körlerle ilişkisi, idarecilerin hizmet etmekle yükümlü olduğu halka muamelesi ve dinin temsilcilerinin bu koşullar karşısında takındığı tavrın sorgusuyla geçer. Bu mesajı da ben ancak geçen sene filmi tekrar izleyince anlayabildim tabii o ayrı mesele. Hem bu sefer korkmadım çok ve uyumadım da kaçmak için.

Yakın zamanda öğrendim ki bu yürüyen bitkili post-apokaliptik film aslında bir romandan uyarlanmış. Üstelik bu ilk uyarlanışı değilmiş ve ben 1981 dizi versiyonunu izlemişim. The Day of The Triffids, John Wundham'ın 1951 yılında kaleme aldığı bir romanmış. Bu kitap 1962 yılında sinemaya uyarlanmış (izlemek isterseniz http://www.youtube.com/watch?v=or3ygBd56gg), üç defa radyo piyesi olarak uyarlanmış, 1981 ve 2009 yıllarında da dizi film olmuş. Bu dizileri de internetten izleyebilirsiniz hatırlatayım. 

İlişkili değil ama Jose Saramago'nun Can Yayınlarınca basılmış olan romanı "Körlük" de bu noktada dikkate alınması gereken eserlerdendir. Okumayanlara ısrarla öneririm!

Triffidler, kökleri üzerinde yürüyebilen, ağaçsı gövdeye sahip olyp tepelerinde son derece güzel sayılabilecek bir çiçeğe sahiptir. Ancak çiçek bölümünden dışarı dil gibi uzattıkları bir uzantıları vardır ve bu uzantı zehirlidir:




İşte yürüyen bitkiler olan Triffidlerin roman-beyaz cam/radyo/beyaz perde ilişkisi bu yönde. İşin Zagor'la olan ilişkisine gelirsek aşağıdaki kapak hazırlayıcı bir fikir verebilir diye düşünüyorum:   

Zagor'un orjinal serisinin 147 ve 148. sayılarında yayınlanmış olan öykünün tarihi 1977. "La Minaccia Verde" öykünün adıymış ve dilimize Yeşil Tehlike olarak çevrilmiş, Tay fasikül Zagor'larda 426-430, 350'lik Siyah Zagor ciltlerde 122-124 ve 329-330. sayılarda, yakın zamanda ise Lal Klasik Maceralar dizisinde ise 39. ciltte yayınlanmış. 
Bu hikayeyi yazan Alfredo Castelli, çizen Franco Donatelli, kapak da ustadan, Gallieno Ferri. 

Bu hikayede Zagor bir grup soyguncuyu takip ederken kızılderililerce kutsal bir mağaraya girer. Bu mağaradan farkına varmadan bir bitkiyi serbest bırakır. Bu karada yürüyen, uzun diliyle insanları sokarak zehirleyen bitki serbestçe saldırmaya ve hızla tohumlar saçarak çoğalmaya başlar. 

Zagor'un beni en çok korkutan öykülerinden biri olma özelliğine sahip bu hikayenin üzülerek söylüyorum finali çok zayıftır. Hatta kurgusu da hikaye ilerledikçe etkisini yitirmektedir. Ancak fikrin kendisi ve her şeye rağmen uygulamadaki kimi noktaları okuru yeterince tedirgin edebilmektedir.

Bu hikayeyle ilgili araştırma yaparken Day of The Triffids ile arasında herhangi bir belgeye ulaşamadım. Ancak benzerlikler beni bu Zagor hikayesiyle diğer uyarlamaları yan yana koymaya itti. Alıntı, çalıntı, esinlenme, uyarlama gibi tezlerim bulunmuyor. Sadece inceleme ve benzerlik yakalamış olaabilmenin keyfini yaşıyorum o kadar. 

Şimdi sizi bazı sayfalarla başbaşa bırakayım da korkun :) Veya bir izlenim edinin, sonra da bunu bu sayıları edinmeye bahane edin:






20 Ağustos 2012'den bugüne uzun bir yol kat etmişim. Tam bir yıl. Neyse, iki ağaç deyip geçmeyelim, çizgi roman okumaya devam edelim.

Ümit Kireççi

Not - Bu yazıyı kaleme almadan önce yardım istediğim dostlardan sevgili Hüseyin Gazi ATEŞ (Nemo) ve kendisi gibi www.altinmadalyon.com üyesi Atilla Çolakoğlu dan destek almıştım. Kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum.

Hiç yorum yok:

Linkler

Related Posts with Thumbnails