19 Kasım 2017 Pazar

Psikologlar Sanata Karışırsa Faşist Zihniyet Ne Yapar? Çizgi Roman Tarihinden Kısa Bir Ders!

Ümit Kireççi
...
Bugünlerde "psikologlar çocuk edebiyatına el atsın" kampanyası başladı ancak bu kampanyaya destek veren birçok kişi olası faşizan uygulamaların farkında değil. Çizgi roman sanatı bir psikiyatırın önderliğinde başlayan, cahil ve dindar kitleler tarafından desteklenen, totaliter bir iktidar tarafından sansürlenmesiyle ciddi travmalar yaşadı zamanında. Üstelik "pedagog" kimliği altında yapılan abuk saldırılara karşı kendini ancak yeni yeni savunabilir hale geldi. Bu tuzağa düşmeden geçmişten ders çıkarmakta fayda var. 

Bilindiği üzere çizgi roman kitle kültürü, yığın kültürü, popüler kültürün ucuz üretimi olarak damgalanarak yıllar yılı küçük görüldü ve aşağılandı. Elitist veya büyük "S"li Sanat eleştirmenlerince yerden yere vuruldu. Açıkçası tüm eleştirilerin haksız olduğunu iddia etmek sanat dalı olan çizgi romanı savunmak adına yapılabilecek en büyük hata olur. İlla ki bu eleştirilerin haklılık payları vardır ve/veya bu eleştirilerden ders çıkararak bazı estetik ve içerik değişikliklerine gitmek gerekir. Ancak her şey bir yana çizgi roman sanatı ve sanatçısının ne yapacağını konuşmaktan çok belki de en çok üzerinde durulması gereken konu okur kitlesinin kalitesini arttırmayı başarmanın yollarını bulabilmektir. Çünkü üretilen eserin niteliğinden çok alıcısının niteliği belirler satışları ve üretim formlarını. Öte yandan konu çocuk olunca ve bu nitelik artışı hemen sağlanamayacaksa anne ve babaların kendilerini geliştirmeleri, yatakta tepişmek dışında da üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri sağlanmalıdır.

Anne-baba olmak zor iştir ve ciddi mesai harcamayı gerekli kılar. İzlenecek filmler, çizgi filmler, tiyatrolar, okunacak kitaplar, oynanacak oyunlar, oyuncaklar... Bunların seçiminde yetişkinler büyük rol oynamaktadır. Toptancı bir anlayışla bu görevin birilerine devredilmesi sorunların artmasına neden olur. 

Bugün bir güruhun "kızıyla evlenmeye çalışan baba" içerikli çocuk kitabından yola çıkarak bütün bir çocuk-gençlik edebiyatını denetlesinler diye psikologların yardım etmesini beklemesi tehlike çanlarının çaldığının en büyük göstergesidir.

Örnek... Çizgi Romanın Başına Gelenler

Dönem 1940'ların sonu 50'lerin başı. Soğuk savaşa girilen ve komünist avına çıkan demokratik, fikir özgürlüğünün beşiği Amerika'da ortaya çıkan Psikiyatrist Frederic Wertham "Seduction of the Innocent" adlı kitabını kaleme almış, çizgi romanı abuk iddialarla itham etmiştir. Bu kitaba göre tayt giyen ve sıkı dost olan Batman'la Superman eşcinseldir. Aynı zamanda 14 yaşındaki yardımcısı Robin'e babalık yapan Batman aslında sübyancıdır. Amazon olup savaşçı kadınlarla dolu adada yaşayan Wonder Woman ise lezbiyendir. Ve daha neler neler...

Alanında deneyimli ve bilgili bir psikiyatristin bunları söylemesiyle totaliter hükumet çizgi roman yayıncılarını ablukaya alma fırsatı yakalamış, özgür söylemi zapturapt altına almak için hemen baskıya başlamıştır. Yayıncılar ve sanatçılar vatan hainliğine varan suçlamalarla karşılaşmış, kendilerini kurtarmak için arayışlara girişmiştir.

Bunun sonucunda da Comics Code Authority” (Çizgi Roman Yayın Kuralları- Sansür) oluşmuş, çizgi romanlarda neyin nasıl çizileceği ve gösterileceği bir şablonla ortaya çıkarılmıştır. Bu süreçte kapanan yayın evleri olduğu gibi kilise destekli anlamsız kampanyalar başlatılmış, meydanlarda çizgi roman yakma şenlikleri düzenlenmiştir.

Amerika'da başlayan bu sansür hareketi elbette sınırları aşmış, Avrupa'ya da atlamıştır. Fransa'da Tarzan'ın giydirilmesine karar verilmiştir örneğin. Almanya'da çizgi romanı ve okurlarını aşağılayan onlarca makale kaleme alınmıştır. Sonra Çizgi roman karşıtlığı o kadar ileri gitmiştir ki Almanya’da 1955 yılında çizgi roman karşıtlığı Neue Zeit adlı gazeteden “Vom Comic-leser zum Mörder” (Çizgi roman okurluğundan katilliğe) sloganı ile duyurulmuştur.

Bu da yetmemiş ülkemizde Wilhelm Hoppe adlı Avusturyalı bir pedagogun yazıları Gülten Dayıoğlu imzasıyla Cumhuriyet Gazetesinden paylaşılmıştır. Çizgi romanı itham edenlerle karşıtlarının görüşlerini bir araya getiren, Dayıoğlu bir sohbetimizde "koskoca pedagog diyorsa bir anlamı vardır diye düşünmüştüm o zamanlar" sözleriyle yazılarına açıklık getirirken farkında olmadan psikolog veya pedagog kimliği altında insanların ne saçmalıklar yapabileceğine de altını çizmiş oluyordu. Ne var ki şu abuk ve temeli olmayan ithamların yayılması gerçekleşmiştir: Çizgi roman “edebiyatın en ilkel türü”dür, çizgi roman okumak “Bild Idiotismus” (Resim aptallığı) yapar, çocuklara nitelikli eserler okutulmalıdır.

İşte bu "nitelikli arayış" kısmı bence bu saçmalıkların içindeki en sakıncalı kısımdır. Totaliter ve baskıcı (çok şükür bizde yok) bir iktidarın elinde bu arayış doğrudan doğruya "benim adamlarım araştırsın, biz nasıl düşünüyor veya nasıl yaşamak istiyorsak bir şekil çıkarsın, bütün memleket de bizim istediğimiz gibi yazsın"cı bir sansür hareketine girişebilir. 

Hatta dakika durmaz girişir. 

Elbette bazı yazarlar (!) sakıncalı kitaplar yazabilirler. Elbette bazı yazarlar (!) kendi ruhsal rahatsızlıklarını eserlerine yansıtabilirler. Elbette bazı yazarlar (!) doğru bir şeyi söylerken bile yanlış örneklerle saçmalayabilirler. Ve elbetteki o bazı yazarlardan (!) çocuklarımızı uzak tutmalıyız ama altını çizerek söylüyorum bunun yolu yanlışı düzeltmek için daha büyük yanlışa adım atmak olmaz. Ortada bir yanlış varsa devletin yetkili makamları o kişinin peşine düşmeli, kişi olarak o kişiyi tek başına soruşturmalıdır. Koskoca bir edebiyatı sansürleyebilecek bir harekete girişmek ve kontrolsüz bir kurum oluşmasına vesile olabilecek bir harekete balıklama atlamak yanlıştır. Sanat özgür irade ve fikir hürriyeti ister faşizan bir denetim değil!

Bunun dışında çocuğumuzu korumanın bir başka yolu daha var ki bence asıl yapılması gereken de budur: Çocuğumuzun ulaşacağı her tür sanat veya tüketim eserini önceden okumalı, izlemeli, gözlemlemeli, hakkında çıkan yazıları takip etmeli ve; varsa güvenebileceğiniz, uzmanların yazılarına bakmalısınız. 

Yoksa bu iş cadı avına döner ve özgür sanat bu cadı avıyla Harry Potter'ı yasaklamaya kalkışan, Pokemon'u popüler olduğu dönemde kötüleyen ama yıllar sonra tekrar yayınlandığında hakkında konuşmaya gerek görmeyen, zamanında çizgi romanın daha çabuk gelişme ve hatalarından ders çıkarma şansını geciktiren ezberci pedagog-psikologların (ve onları kullanmaya hazır fırsatçı bir iktidarın) insafına kalır. Bu tuzağa düşmeyin, çizgi romanın geçmişinden ders çıkarın ve kendinizi biraz yormayı tercih edin... Ha, bir de çocuklarınıza sorgulayıcı ve eleştirel okumayı öğretin. Kuzu, koyun yerine koç olsunlar keçi olsunlar... Hayatla, onlara dayatılanla, onları hizaya getirmeye çalışanlarla inatlaşarak bizden daha değerli insanlar olabilsinler.

18 Kasım 2017 Cumartesi

İlk Türkçe DC Rebirth Arkabahçe'den Basıldı: Titan Avı

Beklenen Rebirth yağmuru başladı.
Şimdi sevgili dostum o elindeki şemsiyeyi yavaşça yere bırak, yağmurluğunu çıkarıp bana doğru it, çizmelerinden kurtulup diz çök ve koltukta arkana yaslanarak ıslanmanın tadını çıkar...

Titan Avı 
Yazar: Dan Abnett 
Çizer: Stephen Segovia & Paulo Siqueira
Genel Yayın Yönetmeni: Ahmet Kocaoğlu 
Çeviri: Cem Demirkan
 Grafik: Gökçay Vardar 
Arka Bahçe Yayıncılık

GENÇ TİTANLARIN GİZLİ TARİHİ GÜN IŞIĞINA ÇIKTI. 

Robin. Wonder Girl. Speedy. Aqualad. Hawk ve Dove. Bir zamanlar onların ve diğer genç kahramanların isimleri adaletle birlikte anılırdı. Onlar tüm çoklu evrenin en müthiş süper kahraman gruplarından biri olan Genç Titanlar’dı... ama o çoklu evren değişti ve Titanların dönemi dünyadan silinip gitti. 

Madem öyle neden Dick Grayson ve Roy Harper - namı diğer Nightwing ve Arsenal -hiç bilmedikleri bir dünyaya dair şeyler hatırlamaya devam ediyorlar. Onları Garth adındaki bir Atlantisli ve Donna Troy adındaki bir Amazon’un peşine düşmeye sevk eden nedir? Hangi tehlikeli sırlar onları kudretli bir yabancı, esrarlı bir psişik ve tuhaf bir çifte bağlamakta -ve dünya üzerindeki tüm canlıların akıbeti açısından bu sırların önemi nedir? 

Bir şekilde, bir zamanda ve bir yerde bu kişilerin tümü Titan’dı... Onları bir araya getirecek gücü elde edebilirlerse her şey yine eskisi gibi olacak.

17 Kasım 2017 Cuma

"Wolverine: Son" Çıktı

Yazar: Paul Jenkins
Çizer: Claudio Castellini
Çeviri: Tulgan Köksal
Gerekli Şeyler

Marvel’ın Eleştirmenlerin Çok Beğendiği Son Serisi Logan’ın - Yani Wolverine Denilen Adamın Hayatının Son Günlerine Bir Bakışla Devam Ediyor!

Uzak gelecekte, garip bir olaylar serisi yaşlanan Wolverine’i kökenlerinin arkasındaki son gerçekleri öğrenmek üzere dünya çapında bir göreve çıkaracak. Ama karşısına geçmişinden gizemli biri çıkınca, bildiğini sandığı her şey tepetaklak olacak! Bu bir efsanenin sonu, hem de size hikâyenin başını sunan kişi olan Paul Jenkins (Wolverine: Origin) tarafından yazıldı ve Claudio Castellini (DC vs. Marvel) tarafından çizildi!

Daredevil Cilt 9 "Kaideler" Çıktı

Yazar: Brian Michael Bendis 
Çizer: Alex Maleev 
Genel Yayın Yönetmeni: Ahmet Kocaoğlu 
Çeviri: Cem Demirkan 
Grafik: Cem Murat Yılmaz

Bekleyiş sona erdi! Daredevil’in Kingpin olarak hüküm sürdüğü bir yıl boyunca gerçekte neler oldu? Hell’s Kitchen’da tatbik ettiği tarihi temizlik nihayet tüm kanlı ayrıntılarıyla ortaya çıktı. 

On emir etrafında gelişen bu destansı hikâye daha önce gördüğünüz hiçbir şeye benzemeyecek.

16 Kasım 2017 Perşembe

SAHAFLAR ŞİMDİ DE HAYDARPAŞA’DA!

İstanbul’un çeşitli semtlerini mesken tutmuş kırk sahaf, Kadıköy’ün ilk sahaf etkinliğinde, Haydarpaşa’da bir araya geliyor.

18 Kasım – 3 Aralık 


Sinemamızın, tiyatromuzun ve elbette edebiyatımızın en kıymetli figürlerinden Haydarpaşa Tren Garı, asli görevine dönmek, yolcularına yeniden hizmet vermek için artık gün sayıyor. Bir roman sayfasındaki gibi; hasretin, özlemin, ayrılığın, kavuşmanın başlangıç noktası olan Haydarpaşa Garı yolcularına, trenlerine ve vapurlarına hoş geldiniz diyeceği günden önce kapılarını ve peronlarını kitapseverlere, Kadıköy, Üsküdar ve Beyoğlu’nun tam kırk sahafının on binlerce güzel kitabına açıyor.

Her kitapseveri mutlu edecek on binlerce kitap, dergi, efemera, evrak, harita, imzalı kitaplar, nadir eserler, plaklar, birinci baskı kitaplar 18 Kasım 3 Aralık 2017 tarihleri arasında düzenlenecek olan Haydarpaşa Sahaf Festivali’nde İstanbullu kitapseverlerle buluşacak, peronlar ısınacak!


Hepinizi saat 11:00-21:00 saatleri arasında gara, birinci perona, Haldun Taner Sokak’a bekliyoruz!


Kitaplar iyi ki var!
Okurlar iyi ki var!
Sahaflar iyi ki var!
Haydarpaşa Garı iyi ki var!

GİRİŞ ÜCRETSİZDİR:)

Karikatür Evi'nde 17 kasım cuma: amatör günü

Karikatür Evi'nde 17 Kasım Cuma 18.00-20.00 saatleri boyunca, 

Yeni çizerler, çizmeye meraklılar, Behiç Pek'e çizimlerini gösterme, tavsiyeler alma, deneyimlerinden faydalanma ve Gazete Kadıköy veya Leman'da yayınlama imkanını bulabilirler. 
http://karikaturevi.kadikoy.bel.tr/Etkinlik/Detay/amator-bulusmalari-09-11-2017 

Etkinliğe çizimlerinizle gelmeyi unutmayınız. 

15 Kasım 2017 Çarşamba

EKOLOJİ VE KİMYA KONULU KARİKATÜR YARIŞMASI

Her iki yılda bir zaman zaman diğer emek ve meslek örgütleri ile bazen de sadece KMO olarak düzenlediğimiz karikatür yarışmamızda meslek alanımızla kesişen ve adeta var olabilmemizin koşullarını ortadan kaldıran sorunları teşhir edecek ve/veya çözüm önerileri sunacak başlıklar seçmeye çalışıyoruz. Bu yılki başlığımızı seçerken yalnızca ülkemizdeki değil tüm dünyada doğa katliamına çevirdik yüzümüzü. Doğayı benzer hızla “tüketme”ye, tüketen/zarar verenleri izlemeye devam edemeyiz!

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak mesleğimizin hayatın her alanına temas ettiğinin, dahası aldığımız havadan, vücudumuza, tükettiğimiz/ürettiğimiz her türlü materyale, yaşamın her noktasında kimya olduğunun farkında olarak, güncel konulara meslek alanımız üzerinden çözüm önerileri üretmeyi kendimize dert ediniyoruz. 
Anlatılacak onlarca konu, kuracak yüzlerce cümleyi bir sanat ürününün tek solukta anlatabileceğine olan düşüncemizle iki yılda bir düzenlemiş olduğumuz karikatür yarışmamızın ilki "İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği," ikincisi "Barış için Kimya" idi ve şimdi üçüncüsü "Ekoloji ve Kimya" başlığı ile eserleri bekliyor. 

Her iki yılda bir zaman zaman diğer emek ve meslek örgütleri ile bazen de sadece KMO olarak düzenlediğimiz karikatür yarışmamızda meslek alanımızla kesişen ve adeta var olabilmemizin koşullarını ortadan kaldıran sorunları teşhir edecek ve/veya çözüm önerileri sunacak başlıklar seçmeye çalışıyoruz. Bu yılki başlığımızı seçerken yalnızca ülkemizdeki değil tüm dünyada doğa katliamına çevirdik yüzümüzü. Doğayı benzer hızla "tüketme"ye, tüketen/zarar verenleri izlemeye devam edemeyiz! 

Yediğimiz gıdalar, ektiğimiz toprak, aldığımız hava, içtiğimiz su yaşamımızı sürdüren, peki nasıl etkilenmiş durumdalar? İklim değişikliği hayatlarımızı bu kadar etkilerken hala ağaçsızlaştırma/betonlaşma, toprağın havanın suyun kirletilmesi, suyun şişelenmesi/gasp edilmesi, derelerin özgür akmaması/korkunç projeler ile kurutulması ve daha nice doğa katliamı doludizgin devam ediyor. Ekolojik denge değil, rant ön plana çıkarılıyor! Yaşam yok ediliyor. 

Sadece Türkiye`de İstanbul`a dahi bakacak olursak 2002-2017 yılları arasında orman katliamının (onunla beraber yaşam alanı bu ormanlar olan canlıların) boyutu gözle görülür düzeyde, Karadeniz`de derelerin özgür akması için, ormanları yok edecek yanlış yol projelerine karşı kendisini siper eden halk hepimizin isyanını dillendirmedi mi, Dersim`de orman yangınına müdahale geç kalınca koşanlar her birimiz değil miyiz, zeytin ağaçları kesilmesin diye sarılan kadın hepimiziz. Yaşamı savunmak boynumuzun borcu… 

Hakikatin adeta suç sayıldığı, bilimin, aklın, vicdanın cezalandırıldığı coğrafyamızda, meslek etiğinden söz etmek, meslek etiği ile hareket etmek insan olmanın temeli diye düşünüyoruz. Mesleğimizi icra ederken insanları, doğayı, tüm canlıları nasıl etkiliyoruz? Farkındayız, kimya endüstrisi yanlış uygulamalar sebebi ile doğaya en çok zarar verebilecek sektörlerden birisi; doğru bir mühendislikle, doğayı, yaşamı ön plana alarak bu zararların önüne geçilebileceğini de biliyoruz. Tüm canlılar uyum içerisinde doğada birlikte yaşayabilir, üretimimizi ekolojik dengeye zarar vermeyecek şekilde gerçekleştirebiliriz. Hatta ekolojik dengenin lehine iyileştirici projeler de geliştirebiliriz/geliştiriliyor. 

İşte tüm bu sorularımız, sorunlarımız ile üçüncü karikatür yarışmamızda "ekoloji ve kimya" üzerine hep beraber düşünelim istiyoruz. Ekolojik bir yaşam/dünya için sektörümüzün katkıları nasıl olabilir, sorunlara katkılarımız neler? Başka bir dünya mümkün, biliyoruz… 

Ayrıntılar - KMO

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
45. Dönem Yönetim Kurulu

14 Kasım 2017 Salı

Dünyaya gözünü açtı ve ilk gördüğü Joker oldu

Kaynak - Ekspres Haber
...
ABD'de Cadılar Bayramı’nda dünyaya gelen bir bebek, gözlerini açtığında karşısında Batman'in 'kötü adamı' Joker'i gördü. Kutlamalar için Joker kılığına girmiş olan doktor, ailenin ısrarı üzerine doğuma, kostümünü çıkarmadan girdi.
ABD'nin Tennessee eyaletindeki Nashville kentinde bulunan Henry County Sağlık Merkezi’nde gözlerini açan bebeğin ilk gördüğü şey, ünlü çizgi roman kahramanı Batman’in ezeli düşmanı olan 'Joker' oldu.

DOKTOR CADILAR BAYRAMINI KUTLUYORDU
Maskenin ardındaki ise, o gün Cadılar Bayramı’nı kutlayan doğum uzmanı doktor Paul Locus’tu. Çift hastaneye geldiklerinde üzerini değiştirmeyi teklif eden Locus, genç ebeveynin 'doğumu unutulmaz kılacağını' söylemesi üzerine, kostümünü çıkarmadan doğuma girdi. Anne Britanny Selph'in o anları fotoğraflayarak internete koymasının ardından sosyal medyadan ilginç tepkiler geldi.
​Kimi kullanıcılar ‘çocuk için fazlasıyla talihsiz bir doğum’ yorumunu yaparken kimileri bunun ‘unutulmaz bir olay’ olduğunu yazdı. Bir kullanıcı ise “Çizgi romanlarda ve filmlerde karşımıza çıkan kötü karakter Joker’in bu haliyle aslında içinde biraz sevgi olduğu gerçeğini biliyorduk” diye yazdı.

Biraz çizgi roman, daha az opera

Ayşegül Yüksel
...
Yazının kaynağı ve tamamı: Milliyet Blog

Çizgi roman dokusu
Seyirciyi sahneye bağlayan dramatik bir akış/enerji (aksiyon) olmadığı gibi, karakterlerin derinliğine de inilememiş. Oyuncular Suat Yalaz’ın tarihsel çizgi romanı ‘Karaoğlan’ı çağrıştıran görüntü ve jestlere büründürülmüş. Zaten giysiler ve sahnedeki sınırlı hareket düzeni de bu ünlü çizgi romanı ve başka resimli romanları anımsatıyor. Böylece, sahnede izlediğimiz, Buğra’nın anlatısının –çoğu resimli romanlarda olduğu gibi- görselliğe büründürülmeye çalışılmasından öteye gitmiyor. Durum böyle olunca, oyuncular ilk yarıda psikolojik açıdan boşlukta kalıyor. İkinci yarıda daha iyiler. Çok sayıdaki tabloda dekor değişimini sağlamak için, biçim değiştirebilen ahşap yapılar kullanılmış. Oyuncuların bu yapılar üstünde durmadan hareket ettirilmesiyle tablolar canlı tutulmaya çalışılmış. Oyun boyunca başka bağlamlarda da oluşturulan koreografik düzen ‘opera’ mizansenlerini anımsatan bir görselliği çağrıştırıyor. Sonuç olarak, çizgi roman ile ‘opera’ mizanseni arasında kalmış bir sahneleme söz konusu. Yoğun emek konmuş ‘Osmancık’ yapımına. Ne ki maya tutmamış...

13 Kasım 2017 Pazartesi

Injustice Ground Zero Cilt 1 Çıktı

Tanrılar Aramızda
Yazar Adı : Brian Buccellato
Çizerlerin Adı : Mike S. Miller Tom Derenick
Xermanico Marco Santucci
Çevirmen Adı : Tulgan Köksal
Orijinal Adı : Injustice Ground Zero Volume 1
Editör : F. Sinan Okan
Görsel Uygulama : Ozan Çağatay


HARLEY QUINN’İN ÇARPIK BAKIŞ AÇISINDAN INJUSTICE DÜNYASI! 

Orijinal çok satan oyun InJustice: Gods Among Us’ın çok beklenen devam oyununa, yani Injustice 2’ye hazırlanın... İlk oyunun hikâyesi hâlâ geçerli, ancak bu sefer daha önce görmediğiniz bir şekilde anlatılıyor! Harley Quinn, suç kariyerinin tamamı boyunca aşkı Joker’ın gölgesinde kalmıştı. Ama bir şaka fazla ileri gidip Superman’in cinayet işlemesine yol açınca, Harley ilk kez olarak tek başına kaldı... ve eskiden dövüştüğü kahramanlarla ekip oldu! Superman artık vahşi bir despot ve Batman’in de kahramanlardan ve hainlerden oluşan bir ekibe liderlik ederek Çelik Adam’a karşı Direniş’i oluşturması gerekiyor... ve Harley de ön saflarda, hem de Batman istese de istemese de! Harley’in, hayatında ilk kez olarak kendi kimliği, kendi çetesi ve kendi amacı var. Peki ama Harley, aşkı Bay J mezardan geri dönünce her şeyden vaz mı geçecek? Yoksa bu garip dünyada, bir kahraman olarak mı yer alacak? Bu ciltte Christopher Sebela (SUICIDE SQUAD MOST WANTED) ve Brian Buccellato’nun ( DETECTIVE COMICS) yazdığı ve Pop Mhan (HE-MAN: THE ETERNITY WAR,) Tom Derenick (INFINITE CRISIS: FIGHT FOR THE MULTIVERSE) ile Daniel Sampere’in (GREEN ARROW) çizdiği, Injustice: Tanrılar Aramızda hikâyesinin, Harley Quinn’in çarpık bakış açısından ve sil baştan anlatıldığı INJUSTICE: GROUND ZERO #1-6 sayıları bir araya getirilmiştir. Dccomics

Injustice Yıl 5 Cilt 3 Çıktı

Tanrılar Aramızda
Yazar Adı : Brian Buccellato
Çizerlerin Adı : Mike S. Miller Tom Derenick
Xermanico Marco Santucci
Çevirmen Adı : Tulgan Köksal
Orijinal Adı : injustice gods among us year 5 volume 3
Editör : F. Sinan Okan
Görsel Uygulama : Ozan Çağatay


ÜÇ CİLTTEN OLUŞAN BEŞİNCİ YILIN ÜÇÜNCÜ CİLDİ 

Superman’in hükümdarlığı sona erdi.

Ya da Batman ve Hawkman’e öyle geliyor. Çelik Adam’ın en azılı düşmanı Kara Şövalye, Thanagarlı savaş lorduyla birlik olup Superman’in rejimine ve tüm yaptıklarına kriptonitle güçlendirilmiş bir yıkım getirmek için bir araya gelecek.

Fakat Geleceğin Adamı’nın totaliter rejimini yıkmak için sadece kaba kuvvet yeterli olmayacak. Pelerinli Şövalye’nin müttefiki Batgirl, Superman’in vahşiliğini Dünya’ya kanıtlamak için Cyborg’un veri tabanına girecek bir boyutsal vorteks aşılacak ve Dünya’nın en büyük kahramanlarının bir arada çalıştığı bir Dünya’nın mümkün olduğu görülecek. Bu sırada Lex Luthor, Deathstroke ve Raven gibi ölümcül hasımlar da kendi planlarını devreye sokacak.

Superman’in yeni dünya düzeni yerle bir mi olacak? Yoksa hüküm sürmeyi sürdürebilecek mi?
Hepsinin cevabı INJUSTICE: TANRILAR ARAMIZDA - BEŞİNCİ YIL CİLT 3’TE! Yazar Brian Buccelato ve yıldız çizerlerden kurulu bir ekip, çok satan bilgisayar oyununun başlangıç hikâyesini şok edici bir sona götürüyor!

Bu ciltte INJUSTICE: GODS AMONG US : YEAR FIVE #9-20 ve INJUSTICE- GODS AMONG US ANNUAL #1 sayıları bir

10 Kasım 2017 Cuma

Atatürk'ün 10. Yıl Nutku çizgi roman oluyor

Kaynak - Aydınlık
...
Çizer Nuri Kurtcebe, Atatürk'ün 10. Yıl Nutku’nu çizgi roman yaptı. Çizgi roman, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda yayımlanacak

MERAL AKKAYA / İZMİR
Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 10. Yıl Nutku “ilüstire çizgi roman” oluyor. “Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir” sözleri ile hafızalara kazınan ve Cumhuriyet'in 10. yıl kutlamalarında Atatürk'ün bizzat okuduğu 10. Yıl Nutku, çizer Nuri Kurtcebe’nin kalemiyle yayımlanıyor. Kurtcebe baskı aşamasında olan kitabı sadece Aydınlık Ege eki ile paylaştı.
EGE’DEN İLHAM ALDI
Çalışma kapsamında Atatürk’ün Ankara Hipodrum’da Türk Milletine seslendiği her sözcük her cümle resmedildi. Nuri Kurcebe, desenlerini İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı sahil beldesi Ürkmez’de çizdi. Kurtcebe’yi böylesi bir çalışmaya iten ise “Atatürk ve devrimlerinin unutturulmak istenmesi". Kurtcebe, “Biz daha ölmedik. Senin kurduğun Cumhuriyeti yıkamayacaklar. Senin devrimlerini yok edemeyecekler” ifadelerini kullandı.

ATATÜRK'E BORCUMU ÖDEYECEĞİM
Herkesin denize girdiği tatil yaptığı eğlendiği Ütopya Mercan Otel’de Nuri Kurtcebe gece gündüz çalışarak çizimlerini tamamlıyor. Büyük Önder’in ifadeleri tek tek sayfalarda yer alacak. 92 sayfa olan çizgi roman aslında 2-3 yıllık bir projenin ürünü. “Biz bir ekibiz” diyen Nuri Kurtcebe, “Bir Kurtuluş Savaşı verildi ki üçüncü dünya ülkelerine örnek bir kurtuluş savaşı verildi. Bu çalışma ile Mustafa Kemal’e olan borcumu yerine getirmek istedim” dedi.

 Çizer Nuri Kurtcebe, Nutuk'un çizgi romanını İzmir'de hazırladı.
Kurtcebe’nin 10. Yıl Nutku’nu gözyaşları ile çizdiği bölümler de olmuş. Kurtcebe kendisini en çok şu sözlerin etkilediğini söyledi: “On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde başarı vaadeden çok sözlerimi işittin. Mutluyum ki, bu sözlerimin, hiçbirinde, ulusumun, hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.”
29 EKİM’DE YAYIMLANACAK
Nuri Kurtcebe, “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti geri isteyeceğiz. Atatürk Türkiyesini yeniden kuracağız. Mustafa kemal’in askerleri el ele verecek ülkemizi kurtaracağız” ifadelerini kullandı. Nuri Kurcebe’nin çizgileri özenle renklendirilecek… 92 sayfa olan çizgi roman Cumhuriyet’in 94. yıl dönümü olan 29 Ekim günü yayımlanacak. Daha önce Kurtuluş Savaşı'nı çizgilerle anlatan Nuri Kurtcebe 10. Yıl Nutku’ndan sonra da Bursa Nutku ve Gençliğe Hitabe’yi çizecek.


‘Ulu Önder Atatürk, yıkılmış Osmanlı’nın üzerine pırıl pırıl bir Cumhuriyet kurdu’

Yüksel ŞENGÜL
Kaynak - Sözcü
...
Ahmet Ümit, “Cumhuriyeti ilan edenler yanına demokrasiyi de koymayı başardılar. Ancak biz ne yazık ki Cumhuriyetin yanına demokrasiyi tam koyamadığımız için başarılı olamadık” dedi. Çok sevdiği Beyoğlu'nda buluştuk “Beyoğlu'nun en güzel abisi” unvanlı yazar Ahmet Ümit'le. “Bu semtin kokusu, büyüsü çok başka” diyen Ümit'le ‘Elveda Güzel Vatanım' adlı çizgi romanıyla başladık sohbetimize, sonrasında Türkiye'yi, yaşadıklarımızı konuştuk.

Devamı "Sözcü"

9 Kasım 2017 Perşembe

All-New All-Different Avengers 3: İç Savaş II

Yazar: Mark Waid
Çizer: Adam Kubert, Mahmud Asrar
Çeviri: Tulgan Köksal
Gerekli Şeyler

İÇ SAVAŞ II ALL NEW, ALL-DIFFERENT AVENGERS’I SALLIYOR!

VISION, TARTIŞMADA DOĞRU TARAFI MI SEÇTİ? 

- Öyle yaptığını düşündüğü kesin ve azmi, onu Dünya’nın en büyük kötülerinden birini avlamak için zamanda yolculuğa çıkaracak! All-New Wasp, sadakat duyduğu şeylerin savaş yüzünden parçalanmasına şahit olacak - ve kendisine rehberlik edecek şeyi, en umulmadık yerde arayacak! Thor da çekici Mjolnir’i kullandığı kısa süre içinde kozmik kaosa şahit oldu - ama insan yanı, bu son çekişmenin sonuçlarını nasıl karşılayacak? Ayrıca: bunu istediniz, bunu beklediniz - ve şimdi istediğinizi alacaksınız! Hiçbir Avengers üyesi… internetteki hayran hikâyelerinden kaçamaz!

8 Kasım 2017 Çarşamba

MK Perker ile Çizgi Atölyesi başlıyor

MK Perker ile Çizgi Atölyesi 18 Kasım’da ithaki Akademide başlıyor.
Çizgi Atölyesi çizim teknikleri, incelikleri, illüstürasyon, tip yaratma ve öykü kurgulama konularını geliştirmeyi hedefleyenler için. 
Atölye 8 hafta sürecek.
Tarih ve Saat: 18 Kasım – 6 Ocak Cumartesi günleri 16:00 18:00 arasında.
En az 5 en çok 15 kişilik sınıf açılacak.
M.K. Perker kimdir?
M.K. Perker (2 Kasım 1972) çizgi roman sanatçısı, karikatürist ve illüstratördür. İlk karikatürü 1988 yılında Gırgır dergisinde yayınlandı. Dıgıl, Hıbır, LeMan, Penguen mizah dergilerinde; Sabah, Yeni Yüzyıl, Milliyet, Vatan, Star ve Radikal gazetelerinde çalıştı. 2001 yılında ABD’ye yerleşen Perker, The New York Times, The Washington Post, The Wall Street Journal, The New Yorker, The Progressive, MAD ve Heavy Metal gibi yayınlarda çizdi.
ABD’de yayınlanmış çizgi romanları arasında Cairo (DC Comics / Vertigo), dört albümlük Air serisi (DC Comics / Vertigo), iki albümlük Todd serisi (Image Comics) ve Insomnia Cafe (Dark Horse) yer alır. Society of Illustrators’ün ilk ve tek türk üyesidir.
Çizerliğin yanı sıra müzik dergisi Rock Kazanı’nı (1992), çocuk çizgi roman dergisi Pilot’u (1998), aylık mizah dergisi Harakiri’yi (2011) ve tamamını kendi yazıp çizdiği çizgi roman dergisi Türk Mucizesi’ni (2014) yayınlamıştır. 2016 yılında Yelda Cumalıoğlu ile birlikte KaraKarga Yayınlarını kurdu. Halen Hürriyet gazetesinde günlük karikatürlerinin yanı sıra Ece karakterini çizmektedir. Ayrıca Karakarga yayın yönetmenliğini yapmaktadır.
edebiyathaber.net (6 Kasım 2017)

Linkler

Related Posts with Thumbnails