CR Tanıtımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CR Tanıtımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2025 Pazartesi

Naruto 55. Cilt Çıktı

Eser Adı: Naruto 55. Cilt

Yazar: Masaşi Kişimoto

Çevirmen: Yiğit Urhan

Yayınevi: Gerekli Şeyler 

Dördüncü büyük ninja savaşı patlak verir ! İttifak ordusu, Akatsuki’ye karşı koymak için birliklerini hızlı bir şekilde teşkil etmeye devam etmektedir. Gaara, Naruto’yu korumak için tüm orduyu motive motive edecek bir konuşma yapar !! Öte yandan, Madara ile güçlerini birleştiren Kabuto, ruh göçü tekniği sayesinde hepsi birbirinden güçlü ninjaları art arda diriltmeye başlamıştır !! 

 

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Kafka'nın Doğum Günü ve Dönüşüm'ün Çizgi Romanı

Bugün Franz Kafka'nın 130. doğum günü. Bu bahaneyle büyük ustanın büyük eseri Metamorphosis - Dönüşüm'ün çizgi roman uyarlaması hakkında kaleme alınmış YURT Kitap yayınevi tanıtım metnini paylaşalım istedik:

Dönüşüm / Franz Kafka - Uyarlama Peter Kuper

Peter Kuper, neredeyse otuz beş yıldır çizgi roman dünyasında var olan bir sanatçı, Kafkaesk olarak tanımlanabilecek bir tarzı var. Zaten sadece 'Dönüşüm'ü değil Kafka'nın pek çok hikâyesinin çizgi roman uyarlamasını yaptı. Kuper, modern medyanın bizi içine gömdüğü klişelerle didişen, otoriteyle uzlaşmayan, galipler ve yönetenlere güvenmeyen bir yerde durarak anlatır anlatacağını...

Kafka, sözcük seçimleri, oyunbaz cümleleri ve farklı göndermeleri nedeniyle çevirmenleri her zaman zorlamıştır. Die Verwandlung adlı kısa romanı, tercüme edildiği her dilde küçük ya da büyük bir tartışma yaratmıştır örneğin. Türkçede Değişim ya da Dönüşüm adıyla yayımlandığını hatırlatırım. Bir tür başkalaşmadan söz edildiği için ‘dönüşüm’ daha uygun görünüyor ama farklı adlandırmalar yapılmış. Yakınlarda aynı romanın Dönüşüm adıyla bir çizgi roman uyarlaması çıktı. İngilizceden çevrildiğinden, altbaşlık olarak ‘The Metamorphosis’ yazılmış. Türkçede başkalaşım anlamında kullanılıyor metamorfoz.

Romanın ilk cümlesinde geçen ‘ungeziefer’ sözcüğünün çevirisi de tartışmalıdır. Kafka, bir haşereden belki bir böcekten söz ediyor ama ‘insekt’ dememiş özellikle. İğrenilen, uzak durulan, insanı rahatsız eden bir ‘şeyle’ okuru baş başa bırakıyor. Türkçe çevirilerde böcek denilmiş genellikle, bunu eksik bulan ve uzun uzadıya tartışan çevirmenler vardır. Çizgi roman uyarlamasının böylesi bir sorunu yok. Çünkü Gregor Samsa’nın sıkıntılı rüyasından uyandığında neye dönüştüğü zaten ‘gösteriliyor’. Zırh gibi sert sırtı, boğum boğum karnı olan şeyi, uyarlamayı yapan çizer Peter Kuper’in tahayyülüyle görüyoruz. Bir hamamböceği mi? Evet, olabilir.

Çocukluğumda, yetmişli yılların TRT günlerinde, hafızamda yer eden bir tartışma programı izlemiştim. Tartışmacılardan biri, beni düşündüren ve yıllarca aklımda cevap yetiştirdiğim bir iddia öne sürmüştü. Çizgi roman çocukların hayal kurmasını engelliyordu, ‘öyle güzel kar yağıyordu ki’ cümlesi resmedilmemeliydi ve zaten resmedilemezdi buna göre. Dünyanın en iyi ressamı bile bunu başaramazdı, çizgi roman edebiyata ikame edilirse çocukların hayal güçleri kadükleşecekti. İlkokuldaydım, Adana’da yaşayan bir mektup arkadaşım hiç kar görmediğini, hep kartopu oynamak istediğini yazmış, bana kar yağdığında neler yaptığımı sormuştu. Arkadaşımın hayalindeki kış resmine ne kadar katkım olmuştur bilemem ama uzun uzadıya anlatmıştım kızakla nasıl kaydığımı, buz yüzünden yokuş çıkamayan otomobilleri, zincirleri... Kardanadam’ın kömür karası gözlerini... Yıllar sonra, aklım başka türden bir feylesofluğa meylettiğinde fark etmiştim. Dil, ne kadar kapsayabilir ki gerçekliği? Benim kış hikâyem gerçeği mi ‘resmediyordu’ yoksa okuduğum kitaplar, seyrettiğim filmler ya da dinlediğim hatıralardan damıtılmış melez bir tahayyül müydü? Bilirsiniz, Don Quijote başka bir gerçeklikte yaşadığı için komiktir. Hayal âleminde dolanır, olağandışı olana hemencecik seyirtiverir. Oysa ‘hay Allah nelere inanıyor’ dediğimiz trajikomik adam bir edebiyat kahramanıdır; romanların içinde kaybolan ‘şövalyeyi’ anlatan bir romanı okumaktayızdır, bunu unuturuz. Çünkü roman kendi gerçeklik düzlemini kurmuş, yarattığı vehimle bizi fethetmiştir. ‘Öyle güzel bir gerçeklik yağmaktadır ki’ Don Quijote’nin üstüne, ince ince...

Kafka ne kadar gerçekçiymiş

Samsa’nın bir sabah birdenbire bir ‘ungeziefer’e dönüşmesi olağandışıdır. Onun sahiden bir böcek olup olmaması çok da önemli değildir Kafka için. Bize bu dönüşümün gerekçesini anlatmaz, her nasılsa olmuştur işte. Samsa, durumunu kabullenir, yeni hayat şartlarına göre yaşamaya başlar. Ailesi başlangıçta bu felakete üzülse de giderek arka odadaki o böcekten kurtulmaya çalışır olur, acıma hislerini kaybetmişlerdir. Roman öyle bir yönlendirir ki bizi başlangıçtaki olağandışı dönüşümü önemsemez oluruz, dönüşüm ‘gerçektir’, hepimizin başına gelecek kadar sıradandır. Lukacs, Macaristan 1956’da tutuklanınca, yorumlarında yanıldığını fark ederek yanı başında dikilen subaya dönüp “Kafka ne kadar gerçekçiymiş” dediği rivayet edilir, bu hadisenin sahiden yaşanmış olması gerekir mi doğrusu emin değilim.

Çizgi romanlar, fantastik olanın içinde büyüyüp serpilmiştir. ‘Gerçeği başka yerde arayın’ diyen bir düzlemde var olmuşlardır. Samsa’nın neye dönüştüğünü okura bırakan bir muğlâklığa başvurulmaz o sebeple, basit ya da sakil diyelim, o ölçüde teşhircidirler. Kafka’nın Dönüşüm’deki olağanüstülükle başlayıp normalleşen anlatım seyri çizgi romanlarda genellikle ters yönde işler. Peter Parker’ı laboratuardaki örümcek ısırdığı için olağanüstü birine dönüşmüştür vs. Kafka’nın çevirisini tartışanlar ya da çizgi romanı azımsayanlar, uyarlamadan muhtemelen hoşlanmayacaklardır ama ben yine de onlara alternatif çizgi roman dünyasındaki Kafka ilgisinden söz etmek isterim. 1970’li yıllardan itibaren yükselen entelektüel arayışlarda, sonraki Grafik Roman akımında önemli referanslardan biri olmuştur Kafka. Örneğin, uyarlamanın çizeri 1958 doğumlu Peter Kuper, neredeyse otuz beş yıldır çizgi roman dünyasında var olan bir sanatçı, Kafkaesk olarak tanımlanabilecek bir tarzı var. Zaten sadece Dönüşüm’ü değil Kafka’nın pek çok hikâyesinin çizgi roman uyarlamasını da yaptı (Give It Up, 1995). Bir fikir verir mi bilmiyorum ama Upton Sinclair uyarlamaları da yaptı. Bizde Şikago Mezbahaları adıyla yayımlanan The Jungle’ın nasıl bir roman olduğunu bilenler bilmeyenlere anlatsın.

Kuper, ana akım çizgi roman anlatılarının dışında duran, modern medyanın bizi içine gömdüğü klişelerle didişen, otoriteyle uzlaşmayan, galipler ve yönetenlere güvenmeyen bir yerde durarak anlatır anlatacağını. Bir başka ifadeyle Kafka ya da Sinclar’i, tarzına yakın bulduğu için uyarlıyor çizgi romana. Çalışması, Kafka ve Dönüşüm olduğu için Türkçede yayımlanıyor ama Peter Kuper’in de bir yaratıcı olduğu unutulmamalı. Bu uyarlamaları ticari nedenlerle kotarmış değil, ilk günlerinden itibaren benzer nitelikte hikâyeler üretiyor. Doğrusu hiçbir zaman çok satar bir isim olmadı, röportajlarından ve üretimlerinden anlaşıldığı kadarıyla bunu da pek umursamıyor. Karanlık kareleri seviyor, özellikli bir sevimsizlik kullanıyor. Korku, endişe, sıkıntı, kasvet çıkıyor sayfalarından. Bana sorarsanız Kuper, ‘öyle güzel yağıyordu ki kar’ resmini çizemez(!) ama onun için huzursuzluğun ressamıdır diyebilirim, üstelik Kafka’ya da yakışır bu grilik.


“Tek kelimeyle edebi bir çizgi roman... Edebi olarak okunmak için iyiden iyiye bir çaba sarf edilmiş olsa da daha önce karşılaşmadığımız bir edebiyat türü. Dönüşüm bize kalıcı bir ders veriyorsa o da ‘olasılıksız olanın her daim önümüzde olduğudur’. Kuper bu düşünceyi fevkalade rahatsız edici eserinin neredeyse her karesinde gerçek kılmaktadır.”

Chicago Tribune

****
“Kuper’in karalama tahtası tekniğinin etkileyici görüntüsü, hikâyenin dehşetini ve şiddetini keskinleştirip gözlerin bayram etmesini sağlıyor.”

Harvey Pekar, Bookforum

****
“Hikâyenin karanlık mantığını gözler önüne sermeyi başaran şahane bir şekilde çıkışı olmayan, klostrofobik karelerde anlatılmış.”

San Francisco Chronicle

****
“Kuper’in çizimleri, Kafka’nın hikâyesini hızla içine katıyor... Baştan sona acıma ve üzüntü duyguları uyandırma gücünü ve Gregor Samsa’nın mecazi kaderinin sürrealizmini koruyor...”

LA Weekly

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Superman / He-Man Kapışmasında İkinci Round Başlıyor!

Bir süredir DC Comics bünyesinde yer alan Gölgelerin Gücü Adına kahramanımız He-Man ve eşrafı, comics sektörünü superhero bazında yaratan Superman ve avanesine karşı savaşacak.
Altı sayı sürecek kısa crossover kapışmasında sihir - bilime mücadele edecek, mini diziyi Keith Giffen yazacak, Dexter Soy çizecek.

Bununla birlikte biz Bilka tarafından yayınlanan Superman'lerde daha önce gerçekleşmiş bir kapışmayı okumuştuk galiba. DC Comics Presents dizisi 47. sayısında gerçekleşen karşılaşmayı Paul Kupperberg yazmış, Curt Swan çizmişti:



Ümit Kireççi

15 Ocak 2013 Salı

He-Man Nisanda Çizgi Roman Olarak Dönüyor

1982 senesinde başlayan ve bir neslin 130 bölümüyle büyümesini sağlayan He-Man şimdi DC Comics çizgi romanı olarak geri dönüyor. 2012 yılında çekimlerine başlandığı söylenen filmiyle ilgili bir gelişme yokmuş gibi görünse de "Gölgelerin Gücü Adına, Güç Bende Artık" narası Kayra Keri Küpçü'nün "Çizgilerin Gücü Adına" adlı kitabına isim babalığı yaptı.  


HE-MAN AND THE MASTERS OF THE UNIVERSE #1
Yazan - KEITH GIFFEN
Çizen - POP MHAN
Kapak - ED BENES
Nisan 2013

Hikayesi - Kainatın efendileri bir dosta yardım etmeye gidince Hordak Eternia'yı işgal etmiştir. Kahramanları son derece ciddi bir mücadele beklemektedir. He-Man'le aynı güçlere sahip olan She-Ra, Despera adıyla geri dönmüştür ve Hordak'ın emrindedir.

18 Aralık 2012 Salı

21 Aralık Kıyameti Çizgi Roman Olmuş...

Özgün Tektürk'ün bir bölümünü çevirdiği çizgi roman Türk okuruyla tanıştırılmak istenmiş. İşte 21 Aralık Kıyametini ele alan "On Üçüncü Baktun'un Laneti" çizgi romanının ilk sayfalarından örnekler:








25 Ekim 2012 Perşembe

DAREDEVIL VOL. 1 – MARK WAID – PAOLO RIVERA ve MARCOS MARTIN

Beni tanıyanlar bilir, en sevdiğim kahramandır Daredevil. O yüzden Mark Waid’in yazdığı Daredevil bu sene En İyi Devam Eden Seri ve En İyi Tek Sayı Eisner Ödülü’nü aldığında ben de içten içe (anlamsızca, artık bana ne oluyorsa) bir gurur duydum. Okumak için de cildini beklemeye koyuldum (tek sayı okuyamıyorum, çok şey okuyunca hepsi allak bullak oluyor kafamda). Cilt mağazaya gelir gelmez kendime bir tane aldım ve hemen okudum.
Evet, cilt gerçekten güzel ama en güzel yanı uzun süredir bunalımdan bunalıma koşan ve sonunda çıldırmanın eşiğine gelen Daredevil’ın en sonunda bunlardan kurtulup kendi tabiriyle kafayı yememek için (ben onun lafını biraz argolaştırdım) ve hayatına devam edebilmek için daha umarsız ve anın ve hayatın tadını daha çok çıkaran bir kimliğe bürünmesine bayıldım. Hele ki bu karede bir düğündeki gelini öpmesi var ki…
Yıllardır karanlık çizimlerle bu bunalımlı ve sıkıntılı havayı çizgi romanda devam ettirdikten sonra Daredevil’ın daha renkli karelerle karşımıza çıkması da bu değişimi çok net gösteriyor.

Bunun dışında Daredevil bu ödülü hak etmiş ama bu ödülü hak etmesini sağlayan etkenlerden biri de yıllardır Marvel’ın açık ara en iyi serisi olması (bunu Daredevil’ı sevdiğim için söylemiyorum. Yazarlara bir bakarsak haklı olduğum görülür. Frank Miller, Kevin Smith, Brian Michael Bendis, Ed Brubaker).
Sonuç olarak Mark Waid’in Daredevil’ını çok beğendim, yıllardır beğenerek okuduğum bir kahramanı son bıraktığımız noktadan biraz daha ileri taşıması ve farklı (ama olayların gidişatı doğrultusunda çok da mantıklı olan) bir noktaya getirmesi harika olmuş. Herkese okumasını tavsiye ederim. Bundan önce Bendis ve Brubaker’ın yazdığı serileri de mutlaka okumanızı tavsiye ederim, onları okuduktan sonra bunu okursanız daha da çok keyif alacağınızı düşünüyorum.
Burç (Bir Daredevil hastası) Üner
Kaynak - Arkabahçe

5 Eylül 2012 Çarşamba

Müslüman Green Lantern "Terörist değil araba hırsızı"

Gerçek adı Simon Baz olan yeni sektör 2814 yani Dünya ve çevresi koruyucusu Green Lantern'in yoğun spekülasyonların ardından kökenleri DC Comics'in "0" adlı dizisinde açıklandı. "A Comic Show"un haberine göre BAZ (Kod adı aynı zamanda) bir arap-müslüman. 
Geoff Johns'un yazarlığını üstlendiği Green Lantern serisinin bu yeni kahramanı bugünlerde JLA'ya da katılmış. Johns, Baz'ın kökenini 9 Eylül saldırılarına bağlıyor, bu saldırının ardından araplara karşı uygulanan dışlayıcı ve şüphe dolu muamele ele alınıyor. Zaten öykü Baz ailesinin 9 Eylül saldırılarını izlemesi sırasında başlıyor. Ancak bu arada üzerine vurgu yapılıyor "evet elinde silah olabilir ama Baz terörist değil araba hırsızıdır"!

Kaynak - 
A Comic Show
Action News

3 Eylül 2012 Pazartesi

İşte "İLK" Green Lantern'in Hikayesi Başlıyor!

Okuyanları bilir, Green Lantern organizasyonu bir tür uzaylı polis teşkilatıdır ve her uzaylı ırkının seçilen bireyi parmağına taktığı güç yüzüğüyle kendine ait bölgeyi korur, düzeni sağlar. Onlara bu yüzükleri OA gezegenindeki mavi derili Gardiyanlar vermektedir ve yakın zamana kadar bu renkli yüzük sayısı tek iken şimdi fazlalaşmıştır. Ancak yine okuyanları bilir ki Green Lantern'lerin "ilki" hakkında hiç konuşulmamıştır şimdiye kadar.

İLK Green Lantern hakkında kısa bilgiler veren Geoff Johns Gardiyanların "onu" nasıl kurtardıklarının ve Green Lantern'ları ortadan kaldıracak "Üçüncü Orduyu" kurmak üzere serbest bırakışlarının ip uçlarını verdi.

5 Eylül Çarşamba günü raflarda yerini alacak olan Green Lantern 0 sayısıyla birlikte bu hikaye de okurlara ulaşmaya başlayacak. “Rise of The Third Army” adını taşıyan crossover GREEN LANTERN, GREEN LANTERN CORPS, GREEN LANTERN: NEW GUARDIANS ve RED LANTERNS dizilerinde de sürecek. 


"Rise of The Third Army" öyküsüyle bağlantılı ve başlangıcı 2012 yılı 
GREEN LANTERN ANNUAL 1. sayısı 
Geoff Johns ve çizer Ethan Van Sciver imzalı ve hayli meark ettirici... Girişte yer alan sohbet de sond erece dikkat çekiciymiş.



Belli ki New 52 daha birçok sürprize gebe!

Ümit Kireççi
Kaynak - comics-x-aminer

2 Eylül 2012 Pazar

Kim Kardashian Çizgi Roman Kahramanı Oldu

Şöhretli insanların hayatını veya fiziksel özelliklerini çizgi romanda kullanma alışkanlığı edinen Bluewater Comics şimdi de yenilerin popüler kültür ikonlarından Kim Kardashian'ın çizgi romanını hazırladı. "15 dakika" adlı çizgi romanda Kardashian'ın bir büyük aşkını ele alan hikaye raflarda. 


Sonunda arama "motor"larında Kim Kardashian yazıldığında blogumuz da görülecek, eyoooo :)

Ümit Kireççi
"Çizgi Roman Hayatın İçinde"

26 Ağustos 2012 Pazar

Zahiri'yle Fanzin Çizgi Roman Yeniden Diriliyor!

Söylenecek çok bir şey yok, Zahiri çizgi roman fanzin dergi geri dönüyor!

"Ekim'de Zahiri #0 ile fanzin olayına dönüyoruz. Kadro yenilenecek. Beğenilen işler ve çizerler ana dergide yer alırken okurlardan gelen işleri de özel sayılarda kullanabiliriz. Üretmek için size bahane :) Ekim'e kadar işlerinizi bekliyoruz, sayfa sınırlaması olmasa da 5-6 sayfa idealdir. Üretmek dileğiyle ;) emrahcildir@gmail.com"

25 Ağustos 2012 Cumartesi

X-Men Tekrar Okula Dönüyor

Marvel Comics evrenini sıfırlamasının ardından birçok kahramanının hikayesini yeni baştan başlatmıştı. “All-New X-Men” adıyla yeniden sunulan X ekibi Kasım itibariyle Brian Michael Bendis ve Stuart Immonen'in elinden çıkan sayısıyla tekrar okula başlayacak. Charles Xavier yetenekli genç beşlisini tekrar bir araya getiriyor: Jean Grey / Marvel Girl, Scott Summers / Cyclops, Bobby Drake / Iceman, Hank McCoy / Beast ve Warren Worthington / Angel 

23 Ağustos 2012 Perşembe

Deadpool, Marvel Evrenini Öldürürse!

JBC Yayıncılığın ülkemizde yayımlayacağını duyurduğu Deadpool "The Jerk With a Mouth" bugünlerde zıvanadan çıkarak haftalık yayınıyla toplamda 4 sayıyla Marvel Comics evrenindeki kahramanları öldürmeye karar veriyor. Daha önce Punisher gibi karakterler için de aynı konuyu işlemiş olan yayınevinin bu defa neyi farklı yaptığı bilinmez ama kapaklar "al beni" diyor:




22 Ağustos 2012 Çarşamba

Bebek Superman'in Dadısı Olmak: Letitia Lerner

Evet, doğru okudunuz, acaba Superman o olağanüstü güçlerine sahipken bebekliği nasıl geçmişti ve anne-babası Kent'ler onunla nasıl ilgilendiler? Hatırlarsanız bebek Superman uzaydan Kansas'a düştüğünde baba Kent traktörünün altında kalmış, bebek Superman dıgıl mıgıllayarak traktörü havaya kaldırarak onu kurtarmıştı. Kent'ler başlarına geleceklere hazırdılar yani. Ama bu güçlerden haberdar olmayan bir dadı başına gelenlerle nasıl başa çıkar?
Bu sorunun yanıtı yazar Liz Glass'ın yardımıyla yazıp çizdiği "Letitia Lerner, Superman's Babysitter" adlı çizgi romanda bu sorunun yanıtını aramış ve bulmuş... 2000 yılı Eisner "En İyi Kısa Öykü" ödülüne layık görülen eser DC Comics'in paralel evrenleri ele aldığı Elseworlds dizisinin 1999 yılı 80-Page Giant albümünün ilk ve tek sayısında yayımlandı. 
İşte o internette dolanan sayının ödüllü muhteşem 10 sayfası:









Ümit Kireççi

17 Ağustos 2012 Cuma

"Uçma Sanatı" Tanıtım Videosu

“Sanat İncelendikçe Değer Kazanır” sloganıyla başlattığımız 
1. ÇROP Çizgi Roman İnceleme Yazısı Yarışması'nda bilindiği üzereele aldığımız ilk yapıt İspanya İç Savaşını anlatan, Versus KitapYayınları'nca yayımlanan Murat Tanakol çevirisi Antonio Altarriba - Kim eseri Uçma Sanatı - Bir İspanya İç Savaşı Hikayesi” (El Arte de Volar) oldu.
İşte eserin kısa bir tanıtım videosu:


El Arte de Volar from polinomio on Vimeo.

27 Nisan 2012 Cuma

“Bu Red Kit Başka Red Kit”

Vahşi batı dendiğinde akla ilk gelen, kötülerin korkulu rüyası, iyilerin dostu, gölgesinden bile hızlı silah çeken, hızlı atıyla ve sadık köpeğiyle maceradan maceraya koşan kahramanımızı tanımayan yoktur. Adını unutanlar için bir ipucu verelim nam-ı diğer “Yalnız Kovboy” sesiniz buraya kadar geliyor. Evet evet kahramanımız Red Kit. Red Kit’le tanışmamız uzun yıllara dayanır.

Çocukken evimize gelen Milliyet Gazetesi’nin köşesinde yayınlanan Red Kit’in maceralarını her gün sabırsızlıkla bekleyerek akşamları keyifle okurdum. Televizyonun hayatımıza girmesiyle önce siyah beyaz sonrada renkli televizyonda yayınlanan çizgi filmleri soluksuzca izledim. Çocukluğumda rüyalarımda ve oyunlarımda Hep Red Kit olup kötü adamları yakalardım.
Red Kit’in özgün adı Lucky Luke’dur. Belçikalı karikatürist Morris (1923-2001) tarafından çizilmiş çizgi romandır. Çizgi romanın maceralarından bazıları Fransız René Goscinny (1926-1977) tarafından yazılmıştır. Morris’in ölümünden sonra bazı maceralar Fransız Achdé tarafından çizilmiştir. 7 Aralık 1946 tarihinde Spirou dergisinin içinde yayınlanmaya başladığı günden bu yana dünyada en çok yayınlanan ve okunan çizgi roman kitapları arasına girmiştir. 1954-56 yılları arasında ülkemizde yayınlanmaya başlar. Türkiye’de çeşitli yayınevleri tarafında değişik formlarda basılır. Türkiye’de bugüne kadar tüm Red Kit serisi yayınlanmamıştır.
Sahafta, kitabevinde, TV’de her yerde yanı başımızdadır yalnız kahramanımız.
Kitabevi ziyaretlerimde Çizgi Roman raflarının arasında zaman geçirmek, çizgi kahramanlara yakın olmak vazgeçilmez bir alışkanlık. Yine bir çizgi roman rafında çocuklar için özel yazılmış, çizilmiş “Red Kit Morris’in İzinde” başlığıyla kitaplar ilgimi çekti. Yapı Kredi Yayınları Doğan Kardeş Kitaplığı’ndan yayınlanan bu kitapları incelediğimde bu kitapların bildiğimiz Red Kit kitaplarından farklı, maceralarının sosyal mesajlar içermesi çok sevindirdi. Tüm okurların keyifle ve merakla okuyacağı kitaplardı.


Bu Red Kit Başka Red Kit 
ABD’nin geri kalmış bölgelerinden felaket haberleri gelmektedir. Vahşi Batıda neredeyse kimse okumayı-yazmayı bilmemektedir. Senatörlerden durumdan kaygılıdır. Senatör Upgrade’den çok ilginç bir öneri gelir: “Silahların yerine tebeşir, silah fabrikalarının yerine kütüphane koyalım” der. Ve silah üreticisi ve satıcısı senatörlerden yuh sesleri yükselir, Senatonun tansiyonu yükselir. Ama fikrinden vazgeçmeyen senatör “BATIYA OKUL” harekâtı için oy ister. Oylama 2 ret oyuyla kabul edilir. Vahşi batı’da okuma yazma seferberliği başlar. Çok zaman geçmeden deneyimli öğretmen Irvin Straight yollara koyulur. Ama orası vahşi batıdır. Her an her her şey olur. Çok geçmeden haydutlar öğretmenin yolunu keser. Batının eğitim hamlesi başladığı gibi bitmek üzeredir ta ki iyilerin dostu kötülerin amansız düşmanı Red Kit gelene kadar. Haydutları etkisiz hale getiren yalnız kovboy öğretmene sorar orada ne yaptığını ve nereye gittiğini.
Öğretmen okul açıp halkı eğitmek üzere Raw Gulch’a gideceğini söyler. Red Kit oranın “Arizona’nın en tehlikeli kenti” olduğunu söyler. Öğretmen ise bu kararın isabetli olduğunu söyler. Ret Kid öğretmenin kendi desteği olmadan bu işi başaramayacağının farkındadır. Öğretmeni yalnız bırakırsa haydutlarca engelleneceğini, öldürülebileceğini düşünerek onunla gider. Zor günler geçer, barlar okul olur, engellemelere, saldırılara rağmen başarı yakındır. Red Kit kimi zaman öğretmenlik yapar onun desteği ve gayretiyle çalışmalar başarıya ulaşır. Ama kolay olmaz çok badireler atlatılır. Sonunda vahşi batıda silahlar bırakılır, kitaplar ele alınır. Keşke bu tüm dünyada gerçekleşecek bir ütopya olsa…
Her biri farklı yazarlarca romanlaştırılan ve renkli resimler çizilen “Morris’in İzinde Yeni Maceralarıyla Red Kit” kitapları Hem büyüklerin hem küçüklerin ellerinden düşürmeden kolay ve keyifle okuyacağı macera dolu keyifli bir kitap serisi raflardaki yerini almış.

Kitap Adı: Öğretmen – Red Kit
Yazar: Olivier Jean – Marie – Frank Ekinci
Çeviren: Orçun Türkay
Sayfa Sayısı: 87
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayınları Doğan Kardeş Kitaplığı


Aydın İleri
aydinileri @ gmail.com  

22 Nisan 2012 Pazar

DARTH VADER VE OĞLU (DART VADER AND SON) KİTABI YAYIMLANDI

Amerikalı çizgi roman ve karikatür sanatçısı Jeffrey Beown, Yıldız Savaşları (Star Wars) filmlerinin en önemli karakterlerinden Darth Vader’ı, serideki oğlu Luke Skywalker ile görüntülendiği bir dizi aile karikatürü çizdi ve bunları kitaplaştırdı…
Satış fiyatı 14,95 dolar olan kitapta 24 yaşındaki sanatçı, kendisi de yeni baba olduğu için baba-oğul ilişkisinden ilham aldığını ve eğer Darth Vader, gücün kötü tarafına geçmemiş olsaydı, nasıl bir baba olacağını hayal ettiğini söylüyor…
                                        

 Video ve Kaynak - http://www.filmlervekitaplar.com/darth-vader-ve-oglu-dart-vader-and-son-jeffrey-brown.html

19 Nisan 2012 Perşembe

1 teleye ihtiyacı olan adam... Gerçekten...

Yekta Kopan'ın Blogundan Alınmıştır -

Önceleri 1 yetele'ye ihtiyacı vardı Faik'in. Sonra o da ekonominin dinamiklerine ve söylemine ayak uydurup, ihtiyacı olan para miktarını 1 tele olarak belirledi. Eminim şimdilerde, liranın yeni simgesi konusunda da söyleyecekleri vardır.
Uğur Gürsoy'un düşünce ve çizgi dünyasının, Fırat'la birlikte takip edilesi karakterlerinden biri Faik. Onu Fırat'ın yaşadığı mahallede, boş bir arsada, kahvenin önünde, minibüs durağının arkasında her an görebileceğimizi biliyoruz. Fırat ve arkadaşları arada bir dalga geçip, makaraya alsalar da, Faik'siz bir mahalle düşünemezler. Aynı bakış açısı mahalle sakinleri ve esnafında da vardır; Faik bir bütün mahallenin ulaşamayacağı sadelik ve dürüstlüktür ne de olsa. Nihilist Faik, aslında saf insanlığa ulaşmanın bir resmi gibidir.

Onun naifliği okura iki duyguyu aynı anda yaşatır. Gülmek ve ağlamak. Bu anlamda o eski mahalle delilerinin bize yaşattığı duyguyu, hayatın sınırında, gülmeyle ağlamanın eşiğinde olmayı hatırlatır. Hikayesini hem merak ederiz hem de korkarız o hikayeyi duymaktan. Bizim için Faik'i "şimdi ve burada" izlemek yeterlidir. Çünkü bütün hikayesini bilmek, insanlığımızla ve kendimizle hesaplaşmamıza neden olacaktır. Oysa biz akıllılar, hesaplaşmayı değil sadece bakıp gülmeyi (ve aynı sıklıkta olmasa da üzülmeyi) severiz. Faik'in tek karelik maceralarında ve sahibi olsa biz akıllılar gibi kullanmayacağını bildiğimiz 1 tele aşkında o hesaplaşmanın anahtarları vardır.

Uğur Gürsoy imzalı Faik maceraları şimdi Mürekkep Yayınları'nın özenli baskısıyla "Uykusuz Çizgi Dizisi"nden çıktı. Hani hayatında bir kere yerde para bulur ya Faik. Ve o para da dediğine göre Zambiya Kıvaçasıdır ya. İşte bu kitap da, cebinde o yerde bulduğu parayı dolaştıran herkese hediye olsun.


Kaynak - Fil Uçuşu

14 Nisan 2012 Cumartesi

Fransız ÇR'sinde Türkler - Deliah Dirk ve Türk Teğmen

2012 Eisner Çizgi Roman Ödüllerinde aday olan "Deliah Dirk and the Turkish Lieutenant" çok önemli bazı yazılı belgelerin peşinde olan bir grubu konu alıyor ve muhteşem Osmanlı atmosferiyle mimarisi içinde maceralı bir yolculuk ederler.

Sabine Buchman

Linkler

Related Posts with Thumbnails