26 Mayıs 2016 Perşembe

Suicide Squad Çizgi Romanını Sorgulamak

Reha Ülkü
...
En sonda söylenecek 3 şeyi en baştan söyleyelim:

- Marvel gibi, DC Comics de, 2020’lere yeni bir atılımla girme işinde baştan şavullamış.

- Suicide Squad çizgiromanı, dünya rekoru kıracak kiloyu kafasının üstüne kaldırıp da, altında kalan halterci gibi olmuş.

- Bu ikisi de, 2020’lerin 3 x 30’ar yıllık çizgiroman tarihinin bu yeni ve 4. 30 yılında, adelokrasinin mental ve kültürel regresyonla, çizgiromanda eksi zekaya ve eksi bilgiye yönelimi demek olmuş.

Buradan çıkarsama:
İlk 2 30’ar yıldaki faşizm, çizgiromanda rönesans iken, bu 30 yıldaki anti-faşizm. çizgiromanda engizisyon demek olmuş. Ergen engizisyonu ve bu, 40 yıl gecikmeli olarak tezahürlü olmuş aynı zamanda; çünkü bu ergen engizisyonu, 12 yaş için kredi kartıyla ve çocukerkil aile formuyla, 1980 neo-liberalizminin marifetiydi.


Suicide Squad şaşırtıcı olarak, bu yaratıyı / tasarımı daha 1959’da başlatmış.

Dolayısıyla, ilkin şunu belirtmek gerekiyor:
Böyle bir içeriği ve formu, bu denli uzun süre ıskalamaları, ıskalamayınca da içeriğini soğuramamaları çok ilginç. Filmin devamı da yapılacağı için, 50 yıllık bir kuyruklu öyküden söz ediyoruz burada.
1959 Soğuk Savaş yılıydı. İyi-kötü ayrımı popüler kültürde, James Bond’daki parodik Dünya kadar çok keskin kontrastlı konuluyordu ortaya.

Oysa bu çizgiroman momentinde yapılan şey, Yin-Yang olmayan bir iyi-kötü girişiminin kırınım saçağı dağılımı olmuş.

İyi-iyi, iyi-kötü, ve kötü-kötü etkileşimleri var ortada:
İyi’lerin altkümeleri geçersiz tanımlanmış ama.

Edimsel-kuramsal, gönüllü-zorunlu, potansiyel-aktuel, zihinsel-kültürel, iç-dış ayrımları olabilecekken, ‘kötüye gidiyordum da, yoldan geri döndüm’ gibi, abidik gubudik iyi tanımlamaları yapılmış ortaya iki buçuk karışık olarak.

Nitelikli olmaya limitlenen ise, kötü tanımlamaları.

Kötüleri içeriden göstermek önemli. Öykünün ciddiyeti ve somutluğu açısından böyle. Bu, yeni dönemde ilk bu çizgiromanda denenmiş oldu.

Tuhaf olan şey ise, film ve çizgiromanın ayrı kulvarlarda koşması ve aynı tiplerin filmde karton, çizgiromanda cisim olurken; bazılarının da filmde cisim, çizgiromanda karton olması.

Burada en önemli avangard nosyon, kötünün ilk kez içeriden, cisimsel ve dürüstçe imajlanması olabilirdi. Kötüler, iyilere ve normal insanlara gerekli: Bunun söylenmesi gerekirdi. Bunun nasıl ifade edilebileceği daha sonraki konu.

Kötülerin neden gerekli olduğu, insandan insana, kültürden kültüre, yayıncıdan yayıncıya, yönetmenden yönetmene ve çizgiromancıdan çizgiromancıya değişir tabii ki.

Şunu söylüyorum yani:
Bunun çizgiromanını ve filmini Frank Miller yapsaymış, olay nokta atışı hedefini bulacakmış. Onun Sin City 1’ini biliyoruz çünkü.

Sonra gelelim popüler kültür irdelemelerine:
Taht Oyunları’nın kazandırdığı, favori at hep ilk ölür, geyiği olmamış. Heart Locker’da da olamamıştı. Bu nosyon bir araç olmakta, bir amaç değil.

Favori at neden ilk kez ölür?
That is the question.

Çizgiroman ve film, bu soruyu sormayı akıl bile edememiş.
Ki bu nosyon, rahatça 3-5 cilt öykü çıkarırdı ortaya.

Yerinde olanlar:
Kara mizah.
Klişeleri başaşağı çevirme. Bu konuda, Dexter ve Hannibal ile başabaş sayılır ama bu da aşılmalı artık kanımızca.

Eksik olanlar:
Harley Quinn – Joker aşkı, 1-2 cilt öykü ederdi.

Öldürmenin motor / dans estetiği çok çok eksik: Öldürmek, modern-1-4-danstır, artık bu böyle biline ki zaten neo-tango tanımı ile bunu Piazzolla, taa 1960’larda tanımlamıştı faşizme karşı faşizm öldürme olarak.

Çıkış-lar:
Sanırım, benim istediklerimin olması için, bu hesaba göre 2060’ları ve hatta 2070’leri beklemek gerekiyor.

Yapılabilir bir şeyin yapılmamışlığı, yapılamaz bir şeyin yapılmamışlığından daha üzücü.

1 yorum:

Emir Göç dedi ki...

hocam hiç bişey anlamadım :/

Linkler

Related Posts with Thumbnails